Yeni yılda terfi etmenin yolları

Posted: Ocak 2, 2011 in Yazılar

Yeni yılla ilgili hepimizin pek çok temennisi var. Meslek hayatımızla ilgili olanların başında ise hiç kuşkusuz terfi etmek ve maaşımıza zam yapılması geliyor. Eskiden olduğu gibi terfi etmek için çok çalışıp sonra da oturup keşfedilmeyi beklemek artık nafile. Devir kendini satma devri. Değişen iş dünyasında terfi etmek istiyorsanız en başta kendinizi pazarlamayı bileceksiniz. İşte size terfi etmek için 20 küçük tavsiye.
Yeni bir yıla girerken çalışan insanın en büyük beklentilerinden biridir terfi etmek ve maaşına zam yapılması. Terfi etmek istiyorsanız sabırlı olacaksınız, kimlerle takılacağınızı bileceksiniz. Öyle ‘Ben nasıl olsa deliler gibi çalışıyorum, e müdürlerim de kör değil ya görüyorlardır herhalde, artık bu yıl terfi ederim canım’ demekle olmuyor bu işler ne yazık ki, keşke bu kadar adil olsa, hak eden kazansa ama nerde… Bu çok ender bir durum. Genelde siz deli gibi çalışırken, kafetaryada oturup geyik yapan ve sizinle kıyaslanması bile mümkün olmayan birileri terfi eder, siz de şaşırıp kalırsınız. Bugünün iş dünyasında terfi etmek için kendinizi satmanız, yöneticilerinizle aranızın iyi olması, takım oyuncusu olmanız (ya da öyle görünmeniz) ve kendinizi göstermeniz gerekiyor.
PwC İnsan Kaynakları Direktörü Murat Demiroğlu günümüz iş hayatında ‘Elimden geleni yaparım nasılsa biri görür ve takdir edilirim’ beklentisinin pek gerçekçi olmadığını doğruluyor: “Özellikle finansal odaklı, başarının neredeyse sadece dönemsel rakamlarla ölçüldüğü, orta-uzun vadede sürdürülebilirlikten ziyade kısa vadeli bakış açısına sahip yönetimlerde beklentilerin her iki taraf için de net belirlenmesi daha kritik. Hele ki işin içerisinde maaş artışı ve terfi tarzı bir beklenti var ise, bunların, mümkünse rakamsal paylaşılması ve mutabakat gerekiyor. İnsan yönetimi uygulamalarının net olmadığı, sistem yaklaşımından ziyade yönetim takdirine ve kişisel görüşlere dayalı kararların verildigi kurumlarda, çalışanlar kendi haklarını daha fazla sahiplenerek peşine düşmeliler.”

Ya terfi ettirirsiniz ya da çeker giderim
Adisa şirket ortağı Hüseyin Adanalı, “Motivasyonda adalet teorisi denilen bir yaklaşım var. Çalışan verdikleri ile aldıkları arasında bir karşılaştırma yapıyor. Ne verdim, ne aldım? Kendi tartısında çıkan değeri daha sonra şirketteki diğer kişilerin değerleri ile kıyaslıyor. Kıyaslama sonucunda kendisinin hakkının yendiği düşüncesine kapılırsa, farklı tutumlar gösterebiliyor. Tutumlardan ilki, pembe gözlük takmak. “Hakkım yenmiyor, ben öyle algılıyorum” şeklinde kendini bir süre yatıştırmaya çalışıyor. Bir yıl geçmeden bu ruh hali geçiyor, şahsın gözleri açılıyor. İkinci tutum masaya yumruk vurup “ya bana zam yaparsınız/beni terfi ettirirsiniz ya da ben çekip giderim” resti oluyor. Bu davranışı herkes yapamıyor. Kişiliğinde talep etme özelliği olmayan çalışanlar bu yolu pek tercih etmiyorlar. Daha doğrusu beceremiyorlar. Denerlerse, yüzlerine gözlerine bulaştırıyorlar. Talep etme konusunda mahir olanlar ise karşısındaki kişiye bağlı olarak bu müzakereden istediğini alarak çıkabiliyor. Son seçenek de istifa etmek. Bu seçenek de her çalışan için tercih edilen bir yaklaşım değil. İş bulabilme potansiyeli ve cesareti olan kişiler bu riski alabiliyor. Kendini geliştirememiş ve/veya kendine güvenemeyenler ise istifa etmek yerine “ne kadar ekmek o kadar köfte” moduna girip şirkete verme musluklarını kapatıyorlar” diyor.

Önce istifa et, sonra daha iyi bir maaşla geri dön
Türk şirketlerinde yaygın olan bir diğer uygulama da istifa edip sonra aynı şirkete bir üst pozisyonda tabii ki çok daha iyi bir maaşla geri dönmek. Çalışanlara yapılan haksızlığı bir düşünün. Hüseyin Adanalı’ya bu durumun şirkette ne gibi zararlar doğuracağını sorduk: “Eğer bir çalışanın istifa sebebi yalnızca düşük ücretse ve istifa ettikten sonra maaş zammı alarak işinde kalmaya devam ediyorsa, bu bir şirket için çok vahim sonuçlara sebep olabilir. Her ücretinin düşük olduğunu düşünen karar vericilerin kapısına dayanır ve “bana da bana da” der. Çok süre geçmeden şirket ücret yapısı içinden çıkılmaz bir hal alır. Talep etmek, pazarlık yapmak, rest çekmek kurum kültürünün bir parçası haline gelir ki, bu noktadan sonra siz düşünün böyle bir şirkette nasıl iş yapılır.“
Gördüğünüz gibi, konu son derece karmaşık ve ‘ince’. Biz de yeni yılda, şu içinde bulunduğumuz yeni iş dünyası düzeninde terfi isteyenler için 20 ipucu derledik.

Patrondan nasıl zam istenir?
Patrondan nasıl zam istenir konusunu daha önce 10.10.2010 tarihli Hürriyet İK’da işlemiştik. O haberden özetle patrondan zam istemenin yolları: 
* Eğer patrondan zam isteyeceksiniz öncelikle ondan randevu isteyin. Bu arada sizinle aynı işi yapan kişilerin ne kadar maaş aldığını araştırın. 
* Ona neden maaş zammını hak ettiğinizi anlatın. Misal şirkete kazandırdığınız para, geliştirdiğiniz ürün ve hizmetler, müşteri memnuniyeti gibi. 
* Toplantı sırasında nazik ve güçlü durun, duygusal davranmayın. 
* Toplantıya giderken giyiminize, kuşamınıza özen gösterin. 
* Patronun karşısında dik durun, ezilip büzülmeyin. Özgüveninizin yüksek olduğunu hissettirin ona. 
* Eğer patronun zam isteğinize hayır derse, pes etmeyin, zammı hak etmek için ne yapmanız gerektiğini sorun, böylece kararlı olduğunuzu göstermiş olacaksınız. 
* Eğer zam alamadıysanız, o zaman giderim tarzında patronu tehdit etmeden önce iki kez düşünün, bunun geri dönüşü olmaz. 
* Baktınız beklediğiniz zam yapılmıyor o halde yan haklar, performasa dayalı prim, ek ödeme veya mesainizi istemeyi deneyin.

Terfi etmek için 20 tavsiye
1) Mentorluk ilişkilerinizi güçlendirin: Bir araştırmaya göre terfi eden her 5 kişiden 4’ü şirkette daha üst pozisyonda bulunan bir kişi ile mentorluk ilişkisi içinde. Bazı şirketler mentorluk programlarına sahip ama sizin şirketiniz değilse bile üst yönetimle güçlü ilişkiler geliştirmeyi deneyin. Mentorlar daima bilgi ve kariyer rehberliği için sağlam kaynaklardır.
2) Yaptıklarınızı sunun: Geçmişteki başarılarınızı bir kenara not edin ve detayları ile birlikte yöneticilerinize sunun.
3) Kendinizi pazarlayın: İş dünyasında mütevazı olmak size hiç bir fayda getirmez aksine zarar verir. Gün kendini pazarlama günü. Çevrenize şöyle bir bakın, etrafta sizin yaptığınız işin yarısını bile yapmaya aciz pek çok kişiyi üst pozisyonlarda göreceksiniz. Neden? Çünkü kendilerini pazarlamayı biliyorlar da ondan. Bu kişiler dünyaları fethetmiş büyük bir imparator edasıyla kendilerinin ne kadar başarılı, ne kadar bulunmaz olduğunu anlatırlar sağa sola ve amaçlarına da ulaşıp, bir üst pozisyona otururlar.
4) İşe yöneticinizden başlayın: Kendi yöneticinizin sizin terfinizin en önemli destekleyicisi olması için elinizdeki tüm fırsatları kullanın. Ona kariyer planlarınızı anlatın, işinizden bıkmış gibi bir tablo çizmeyin ve özel olarak istediğiniz bir pozisyon varsa karar vericilerin bunu bilmesini sağlayın. Müdürünüzle bir terfi için olabilecek engelleri bu engelleri nasıl aşabileceğinizi konuşabilirsiniz. Yine bazı kaynaklar yöneticinizle dostça bir ilişki kurmanızı, hobileri hakkında bilgi sahibi olmanızı, partilerde, konferanslarda onlarla sohbet etmenizi öneriyor.
5) Kendinizi geliştirin: Şirketiniz için kritik olan alanlarda kendinizi geliştirin. Teknoloji ve diğer çevresel etkenler çok hızlı gelişiyor, o nedenle pazarlanabilir kalmak için kendinizi sadece sorumluğunda olduğunuz iş açısından değil her açıdan geliştirmeniz gerekiyor.
6) Network’ünüzü geliştirin: Ne kadar çok kişi sizin isminizi, yeteneklerinizi, organizasyondaki değerinizi ve hırslarınızı biliyorsa, bir fırsat doğduğunda sizin isminizin gündeme gelmesi o kadar olası. Hem organizasyondaki diğer kişilerle tanışma, onlardan yeni şeyler öğrenme, şirket hakkında daha çok bilgi edinme açısından faydalı olacaktır. 
7) Daha çok sorumluluk yüklenin: Diğer departmanlar ya da takımlara gönüllü olarak yardım etmek kısacası daha fazla sorumluluk yüklenmek istemek şirket içinde değerinizi artıracaktır.
8) Her zaman profesyonel davranın: Şirkette güvenilir, profesyonel ve işbirlikçi olarak ün salın.  
* Her zaman, serbest kıyafet günlerinde bile, profesyonel ve temiz giyinin
* Farklı olma cesaretini gösterin 
* Zor durumlarda bile pozitif bir bakış edinin
* İşler sizin umduğunuz gibi gitmezse mızmızlanmayın, şikayet etmeyin, diğerlerini suçlamayın
* Kendi sektörünüzde, konferanslar, makaleler, konuşmalar yoluyla isim yapın 
* Mesaiyi doldurmak için dört gözle saati beklemeyin
* Problem çözücü olun, patronunuza problemlerle gitmeyin
9) Takım oyuncusu olun: Artık pek çok iş, takımlar, departmanlar tarafından yapıldığı için başarıları paylaşmak ve başarısızlıkları parmakla göstermek çok daha önemli hale geldi. Bir takım oyuncusu olarak, ününüze ün katabilir ve organizasyon içindeki değerinizi arttırabilirsiniz.
10) Kendi fırsatınızı kendiniz yaratın: Şirketinizinde ihmal edilmiş bir alan görüyor ve bu alanda çok önemli yetkinlikleriniz var ise, yeni bir pozisyon için teklifinizi yazın. Ve eğer şirket yeni bir pozisyon açmıyorsa, siz girişimlerinizi, yaratıcılığınızı ve değerinizi şirkete tekrar göstermiş olacaksınız, bu size gelecek sefer yeni bir terfi istediğinizde yardımcı olacaktır.

5 dakika erken gelip 5 dakikaka geç çıkın

11) İşinize konsantre olun:
Mükemmel bir performans bir terfi için yeterli değil ama gerekli. İyi bir katılım, dakiklik ve isteklilik size artı puan katacaktır. 5 dakika önce gelip 5 dakika geç çıkmayı deneyin. Böylece sizin gece gündüz işinizin başında olduğunuz düşünelecek.
12) Popüler olun: İdealinde tüm terfiler hak etme üzerine kurulu olmalı ama gerçek hayatta böyle olmuyor, kimin terfi edip etmeyeceğini ofis politikaları belirliyor. O nedenle insan ilişkilerini geliştirin ve kullanın. Çalışma arkadaşlarınıza nazik, yardımsever olun. Çalıştığınız kişilerle ilişkilerinizi geliştirin, patronunuzla golf oynayın, şirketteki karar vericilerle ilişki kurun. Şirket aktivitelerinde yer alın.
13) Şirket içindeki pozisyonlara başvurun: Daha önce de dedik. Armut piş ağzıma düş misali oturup terfi beklemek pek işe yaramaz. Yıllarca birilerinin sizi keşfetmesini bekleyip, yerinizde sayabilirsiniz. Bugün pek çok terfi, özellikle de büyük şirketlerde, başvuru veya görüşme yoluyla oluyor ve genellikle şirket dışından gelen adaylarla yarışmak zorunda oluyorsunuz.
Başvuru sürecini ciddiye alın. Kurum içi adaylar genelde yeni pozisyonu çantada keklik olarak görürler ama araştırmalar göre kurum içi adaylardan 1/3’ü aradıkları işi elde edebiliyor. Dışarıdan gelen adaylar oldukça rekabetçi olabiliyorlar, diğer taraftan şirketler de bazen taze kana, farklı bakış açılarına ihtiyaç duyabiliyorlar. 
14) Yerinize adam bulun: İşyerinde çok başarılısınız ve yeriniz doldurulamaz, öyle ki şirketiniz size o pozisyonda muhtaç. Çözüm, altınıza bir adam alıp, onu eğitmeye başlamak. Pek çok kişi işimi elimden alır endişeyle yerine birisini yetiştirmeye korkar ama diğer çalışanları eğitmek, yöneticilik yeteneklerinizin de geliştiğini gösterir.
15) Belki de dışarıya göz atmanın tam zamanı: Her nedenden dolayı olursa olsun eğer yöneticinizle kör bir noktaya geldiyseniz, belki de dışarıda farklı bir iş bakmanın tam sırasıdır. Araştırmalara göre çalışanların yüzde 75’i herhangi bir zamanda dışarıda iş bakıyorlar.
16) Bulduğunuz fikirler büyük olsun: Şirketinize büyük bir iş kazandıracak ya da maddi anlamda destek olacak bir fikir bulun. Gerekirse başınızı ortaya koyun ama fikri ortaya atın. Fikriniz işe yarasın yaramasın birileri tarafından fark edilecek ve ilgiyi üzerinize çekeceksiniz.
17) Stratejinizi değiştirin: Şirketiniz belirli bir alana yönelmişse siz de hareketin olduğu o alanda yer alın.
18) Fırsatları değerlendirin: Farz edelim işlerin yolunda gitmediği bir departman veya bir şubeniz var, herkes o projede veya şube çalışmaya karşı, görevden kaçmak için bin bir türlü bahaneler yaratıyor. İşte bu size kendinizi göstermeniz için müthiş bir fırsat olabilir.
19) Uzmanlaşın: Bir konuda uzmanlaşın ve o alanda en iyisi olmaya bakın.
20) Yöneticinize göre davranın: Yöneticinizin gözüne girmek için onun önem verdiği şeyleri yapın.  Söyleneni yapan, sözünden çıkmayan çalışanlardan hoşlanan bir yöneticinin altında böyle çalışanlar makbule geçiyor. Pohpohlanmaktan hoşlananların çevresinde de evet efendicilerim bitiyor. Diğer yandan çalışanlarını güçlendiren inisiyatif kullanmasını isteyen yöneticilerin gözünde de özgüveni olan inisiyatif kullanan çalışanlar prim yapıyor. 
(Kaynak, www.quintcareers.com ve www.wikihow.com)
Burcu ÖZÇELİK / Hürriyet İK

About these ads

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logo

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ photo

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s