Koç Üniversitesi’nde, endüstri ve örgüt psikolojisi alanında yüksek lisans yapan Hatice İrem Gökcel ve Ayşegül Ertüreten, staj yaparken tanık oldukları olaylardan esinlenerek bir mobbing araştırması yaptı. “Şirketlerde Yıldırma Politikaları (mobbing) ve İnsan Kaynaklarının Rolü” araştırmasında üç büyük kentte çeşitli şirketlerde çalışan 165 kişiye 10 mobbing vakası sunularak çözüm önerileri istendi. Ayrıca İK departmanının bu konuda sorumlu olup olmadığı ve ne yapabileceği de soruldu. İlginç sonuçlardan biri de şuydu: Şirketlerin insan kaynakları bölümünde çalışanlar, mobbing vakalarında kurbana yardımcı olabileceklerine diğer departmanlarda çalışanlardan daha çok inanıyor.
İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Mühendisliği mezunu Hatice İrem Gökcel (23) ve ODTÜ Psikoloji mezunu Ayşegül Ertüreten (23), Koç Üniversitesi Endüstriyel Organizasyon Psikolojisi bölümünde yüksek lisans yapıyorlar. Mobbing (işyerinde çalışanlara yönelik zorbalık) konusunu işlemeye karar verdiler. İrem Gökcel şöyle anlatıyor: “İnsan kaynakları yönetimi dersinde bir proje yapmamız gerekiyordu. Türkiye’de mobbing konusunun yeterince incelenmediğini fark ettik. Ben de Ayşegül de daha önce stajlar yapmıştık ve insanların durumu az çok gözümüze çarpmıştı. Hocamız Doç. Dr. Zeynep Aycan da çok destekledi bu projeyi.”

BENİM BAŞIMA GELMEZ!
Öğrenciler, Prof. Heinz Leymann’ın kullandığı ölçeği temel alarak bir mobbing anketi hazırladılar ve 165 katılımcıya dağıttılar. Cevaplar onları şaşırttı. “Mobbing vakaları inkar ediliyordu. Benim stajda tanık olduğum olaylarda bile insanlar göz göre göre yaşadıklarını kabullenmiyorlardı. İşten kovulma korkusuyla veya çekindiklerinden ankete dürüst cevaplar veremediler.”
Bunun üzerine hocalarıyla konuşup anketi değiştirdiler. Önce yaşanabilecek en olası 10 mobbing vakasını tanımladılar. Soruları “X kişinin başına şöyle bir olay geldi” biçiminde genel hale getirdiler. Katılımcıların vakaları başkalarının başına geliyormuş gibi algılamaları sağlanınca herkes daha açık ve net cevaplar verdi.
Bu araştırmada asıl amaç mobbing vakalarında İK departmanının konumunu sorgulamaktı. “Katılımcılardan 21’i insan kaynakları bölümünde çalışıyordu. Amacımız şu ayrımı yapabilmekti: Mobbing vakalarında İK departmanı neler diyor, diğer departman çalışanları ne diyor?”
Anketten şu ilginç sonuç ortaya çıktı: İK çalışanları kurbana yardım edebileceklerine diğer departman çalışanlarından daha çok inanıyor.
Araştırmadan İK departmanları hakkında olumlu sonuçlar da çıktı. İK size nasıl yardım edebilir, sorusuna yanıt olarak bir şikayet mekanizması kursun, 360 derece performans değerlendirilmesi uygulasın, İK eğitim düzenlesin gibi öneriler yapıldı. Gökcel “Sesimizi IK ile duyurabiliriz diye bir algı var anladığımız kadarıyla. Derler ya İK’nın iki şapkası vardır. Birisi işveren, diğeri çalışan şapkası. Bu çok klişedir ama doğrudur da. Biz bu çalışmada bunu anladık.”

Kimler katıldı?
İstanbul, Ankara ve İzmir’de kamu ve özel sektörde çalışan 83 erkek, 82 kadın ankete katıldı. Yaş ortalaması 34’tü. Katılımcıların yüzde 20’si yüksek lisans, yüzde 47’si lisans, yüzde 15’i yükseköğretim ve yüzde 13’ü lise mezunuydu. Ortalama 6 yıl iş deneyimine sahiptiler. 21’i şirketlerinin insan kaynakları bölümünde çalışıyordu.

Üç milyon kişi zorbalığa maruz kalıyor
Popüler Yönetim Dergisi Şubat sayısında zorbalık “mobbing” konusuna yer verdi. Habere göre, Avrupa’da işyeri zorbalığınının yüzde 15 olduğu düşünülüyor. Kişisel gelişim uzmanı Gülcan Arpacıoğlu bu rakamlara göre bir Türkiye tahmini yapıyor ve çalışan 25 milyon insandan üç milyonunun işyerinde zorbalığa uğradığını düşünüyor. Avrupa’da en yüksek zorbalık oranı yüzde 20 ile İngiltere’de görülüyor. http://www.insankaynaklari.com tarafından yapılan iki günlük anket çalışması sonucunda bilişim, bankacılık, sigortacılık, tıp ve eğitim sektörlerinde zorbalığın daha çok uygulandığı ortaya çıkmış. Arpacıoğlu Türkiye’yi şöyle yorumluyor: “Zorbalık bize normal bir şeymiş gibi geliyor. Genellikle otoritenin hüküm sürdüğü ailelerden geliyoruz. İş hayatımızda aile hayatımızdaki gibi davranıyoruz. Patronumuzu baba figürü olarak algılıyoruz. Yaşı büyük olduğu için boyun eğiyor, saygı gösteriyor ve içimizden hayır desek de dışımızdan evet diyoruz.”

İlginç çözüm önerisi
Tacize uğrayan kadın evlensin
Cinsel taciz ankette “istenmeyen fiziksel temas, masaya bırakılan istenmeyen mesajlar” olarak tarif ediliyor. Bu konuda, ankete katılanların yüzde 40’ı suçlunun uyarılması ve işten çıkarılması gerektiğini söylüyor. Diğer öneriler, suçluyla görüşmek, kurbanın bölümünü değiştirmek, kurbana psikolojik destek vermek, suçlunun bölümünü değiştirmek, suçlu hakkında hukuki süreç başlatmak, şirkette şikayet mercileri oluşturmak. Ancak, bu vakalarda İK’nın bizzat kurbanı uyarması gerektiğini veya durumun düzelmesi için kurbanın evlenmesi gerektiğini söyleyen katılımcılar da vardı. Katılımcıların yüzde 16’sı cinsel taciz konusunda İK bölümünün bir şey yapamayacağını söylerken, İK bölümünde çalışanlar ise, taciz olaylarında kendi sorumluluklarının çok daha fazla olduğunu belirttiler.
Burcu ÖZÇELİK, Hürriyet İK, 19, 02, 2006