İnsan kaynakları dergisi People Management’in Genel Yayın Yönetmeni Steve Crabb
İKİ İDEAL KOÇ TANIYORUM
Biri Napolyon öbürü Celtic’in eski teknik direktörü Martin O’Neill

İngiltere’de uzun süredir yayınlanan People Management dergisiyle yeni çıkmaya başlayan Coaching At Work dergisinin Genel Yayın Yönetmeni Steve Crabb, 22 Mart’ta Ceylan Intercontinental’de düzenlenecek 3. Koçluk ve Mentorluk Konferansı’nda konuşacak. İnsan kaynakları ve koçluk alanında uzman olan Steve Crabb ile konferans öncesinde konuştuk. Ona “ideal koç modeliniz kimdir” diye sorduğumuzda, iki ilginç isim verdi: Biri Celtic Futbol Takımı’nın yakın zamana kadar teknik direktörlüğünü yapan Martin O’Neill, diğeri ünlü General ve İmparator Napoleon Bonaparte.
“Yönetici” “lider” ve “koç” kavramları sık sık birbirine karıştırılıyor. Bize aradaki farkları açıklar mısınız?
– Pekçok insan bu sözcükleri farklı şeyler ifade etmek için kullanıyor. Bence liderlik kavramı çok değişti. İnsanlar artık liderliğin “yönetim”den farklı olduğunu anlamaya başladı. “Lider” insanlara örnek oluşturur, emir verir, enerji verir ama onların ne yaptığını sıkı bir şekilde kontrol etmez. Fakat lider olmak için mutlaka Jack Welch veya George W. Bush gibi “güçlü adam” olmak gerekmez. İnsanlar her poziyonda lider olabilir. En iyi iş liderleri sessiz takım oyuncularıdır, başlıkları belirlemezler ama mükemmel sonuçlar yaratırlar. “Koç” da farklı anlamlar taşıyan diğer bir sözcük. Pek çoğumuz koçları kıdemli yöneticilerle çalışan özel eğitimden geçmiş uzmanlar olarak görmemize rağmen, sıradan yöneticilerin de artık kendi takım oyuncularının yeni hünerler kazanmalarını sağlaması bekleniyor, bu sayede onlar da koç haline gelebiliyor. Futbol bunun ortaya çıktığı ilk yer tabii.
Koçluk firmalara nasıl bir değer katar?
– Kurumlar artık eski moda kurslarla insanları günlerce işten uzak tutmanın pek yarar sağlamadığını anladı. Yoğun çalışan işyerlerinde çalışanların da sürekli e-maillerini, mesajlarını kontrol etmesi gerekir, akılları işte kalır, sonunda da kursu bitiremezler. Koçluk ise çok daha az zaman alır, bireye odaklanır, hedefe yönelik çalışıldığı için daha iyi sonuç elde edilir. Bazı kurum ve bireyler çok özel konularda (daha iyi iletişim gibi) koça ihtiyaç duyarken, bazıları da müşterileriyle çalışacak koçlara ihtiyaç duyabilir. O nedenle koçlar her şekilde değer katar diyebiliriz.

ARTIK ŞİRKETLER HEMEN
EĞİTİMİ KESMİYORLAR
Sizce verilen eğitimler koç olmak için ne kadar yeterli? Eğitimlerden başka ne gibi özellikler gerekli?
– Bir koçun profesyonel bir eğitiminin olması çok önemli. En basitinden eğitim, insanların yaptıkları işin etik çerçevesini anlamalarını sağlar. Hiç koçluk eğitimi almamış iyi koçlar da tanıyorum ama onların da uzun yıllara dayanan engin bir tecrübesi var. Başarılı koçlara bakıldığında tek bir karakteristik özellik yok. Benim bildiğim pekçok hareketli, kendine güvenen koçun yanı sıra pekçok utangaç koç da var örneğin. Ortak özellikleri insanlara ilgi duymaları ve onların potansiyellerini ortaya çıkartmak için bir istek duymaları.
Tarihte ideal koç modeliniz kim?
– Celtic Futbol Takımı’nın yakın zamana kadar yöneticiliğini yapan Martin O’Neill bence iyi bir koç modeli. Sıradan oyunculara inanç aşılayarak onları dünya standartlarında oyuncular haline getirdi. Bunu da hiç bağırmadan, kabadayılık taslamadan yaptı. Güven telkin eden sessiz bir otorite. Bu özellikler onu mükemmel bir lider mi yoksa mükemmel bir koç mu yapar emin değilim, belki her ikisi de. Tarihe bakarsak eğer, Napoleon Bonaparte’ı örnek verebilirim. O da sıradan askerleri aldı; tüm orduyu, hatta ülkeleri bile yönetebilecek mareşaller haline getirdi -tabii zaafları da vardı.
Pekçok şirket, çalışanlarının eğitimine ciddi bütçeler ayırıyor. Eğitimler son dönemde Türkiye’de çok popüler oldu. İngiltere’de durum nasıl?
– Eskiden eğitim, bir şirketin koşulları kötüye gittiğinde keseceği ilk harcamaydı. İngiltere’deki en son iki ekonomik düşüşte, eğitim bütçelerinde bir kısılma olmadı. Bu iyi bir haber, insana yatırım yapmanın yüksek performanslı kurumlar için ne kadar önemli olduğunu gösteriyor bize.
Avrupa İK politikaları ile ABD’nin İK politikalarını kıyaslayabilir misiniz?
– Bazı konularda, özellikle teknoloji kullanımında ABD, Avrupa’dan 4 yıl önde. Ama Amerikan şirketleri de Avrupalı şirketlerle kıyaslandığında çok daha az sofistike. Bu belki de mahkeme, tazminat korkusundan kaynaklanıyor. Amerikalı şirketler kendilerini yığınla ayrıntılı kuralla kuşatmış durumdalar; kurallar kitabına bakmadan adım atmazlar. Bunun çokuluslu Amerikan şirketleri için bir yararı da var, hiç ABD’ye gitmemiş olsanız bile bir Amerikan şirketinde çalışıyorsanız, neyi nasıl yapacağınızı bu sayede bilirsiniz. Avrupa’da ise Brüksel’den, AB’den gelen yeni kuralların bazılarına karşı sert tepkiler var, haklara çok fazla vurgu yapıldığı, sorumluluklara yeterince vurgu yapılmadığı iddia ediliyor. Ama bazı düzenlemeler de olumlu; örneğin dini inanç veya yaşla ile ilgili ayrımcılığı engelleyen düzenlemeler.

124 bin üyeli
İK Yöneticileri Derneği’nin dergisi
People Management, Chartered Institute of Personnel and Development (CIPD) adlı derneğin yayın organı. Genel Yayın Yönetmeni Steve Crobbs bu dergi için şöyle diyor: “Yayınladığımız en popüler konular yetenek yönetimi, insan kaynaklarının geleceği (teknolojinin etkisi, bazı işleri şirket dışına vermek gibi yeni eğilimler vb.), çalışma yasaları (örneğin geçen yıl yaş ayrımcılığı Birleşik Krallık’ta yasaklandı, bu da önemli etkilere yol açacak), insan sermayesi (çalışanların değerini nasıl ölçersiniz, şirket raporlarına bu bilgiyi nasıl yansıtırsınız vb.) ve tabii koçluk.”
Napoleon Bonaparte, Fransız Devrimi’nin eşitlikçi ordusundaki yetenekli asker ve subayları tereddüt etmeden üst rütbelere çıkardı. Ney, Murat gibi alt sınıflardan gelen mareşaller, Avrupa monarşileri tarafından küçümsendi ama Napolyon’a büyük zaferler kazandırdılar.
İrlandalı futbolcu Martin O’Neill (54) 1987’de teknik direktör oldu, Leicester City’yi birinci lige yükseltti, 2000’de Celtic takımına geçti. 2001 ve 2002’de takımını İskoçya lig şampiyonu yaptı, ertesi yıl takım UEFA finaline kaldı, 2004’te hem lig şampiyonu oldu hem kupayı aldı. O’Neill, geçen mayısta karısının kanser tedavisi nedeniyle işinden ayrıldı.

Yeni koçluk dergisi Coaching at work
Coaching at work koçluk ve mentorluk alanlarında Avrupa ve Asya’nın ilk dergisi. İki aylık. Kurumlarında koçluk kültürünü yerleştirmeye çalışan yöneticileri ve uzman koçları hedef alıyor. Spor koçluğu, kariyer koçluğu ve yaşam koçluğu gibi alanlara yer verse de asıl konusu iş yaşamındaki koçluk.

Göçmenleri kollarımı açarak karşılıyorum
Biz İngiltere’de göçmenlik konusunda oldukça liberal bir tutum izledik ve sonuçlarını da aldık. Göçmenlerin eknomik performansı canlandırdığı bir gerçek. Ayrıca kültürel faydalar da elde ettik. Londra’da yaşıyorum ve çocuklarım 40’ın üzerinde dilin konuşulduğu bir okula gidiyorlar. Boşalan kasabalara göçmenler yeni bir enerji katıyor. Tabii göç, yaşlanma sorununun tek çözümü değil, yaşlıların da istedikleri kadar aktif kalmalarını sağlamalıyız.
Burcu ÖZÇELİK, Hürriyet İK, 19,03,2006