BİLGİ ÜNİVERSİTESİ NİN BİR YIL SÜREN ARAŞTIRMASINA 70 ŞİRKET KATILDI
Sponsorluk üzerine ilk araştırma

Bilgi Üniversitesi Sahne ve Gösteri Sanatları Yönetmeni Öğretim üyelerinden Yrd. Doç. Dr. Serhan Ada ve öğretim görevlisi Burcu Yasemin Çavuş tarafından yapılan “Türkiye de Sponsorluk Araştırması 2004″e göre Türkiye de en çok sponsorluk yapan firmalar medya, tekstil ve hazır giyim, kültür merkezleri, banka ve holdingler. En çok sponsor olunan alanlar ise kültür-sanat, eğitim ve spor. Serhan Ada, uluslararası şirketlerin varlığı, kurumsallaşma ve 2004 te çıkan Sponsorluk yasası yasa firmaya yüzde 50 vergi indirimi sağlıyor nedeniyle sponsorluğun hızlı bir çıkış yaşadığını söylüyor.

Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü ve Paris VIII Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Nora Şeni nin işbirliği ile gerçekleştirilen Hayırsever, Mesen ve Kültür Politikaları seminerinde geçen hafta “Türkiye de Sonsorluk Araştırması 2004” başlıklı bir araştırmanın sonuçları tartışıldı. Bilgi Üniversitesi Sahne ve Gösteri Sanatları Yönetimi Bölümü nden Yrd. Doç. Dr. Serhan Ada ve öğretim görevlisi Burcu Yasemin Çavuş tarafından yapılan araştırma, Türkiye de şirketlerin sponsorluğa bakışını ortaya koydu.

Bir yıl süren araştırmada, Sahne ve Gösteri Sanatları Yönetimi bölümü son sınıf ve 3. sınıf öğrencilerinden oluşan 13 kişilik ekip şirketlere giderek birebir görüştüler. Öğretim görevlilerinden Burcu Çavuş, “Türkiye de bu konuda hiçbir araştırmanın yapılmamış olması, sponsorluk konusunun bizim bölümümüzle doğrudan ilgili olması ve 2004 te çıkartılan sponsorluk yasası bizi bu araştırmaya iten nedenler oldu” diyor.
Ekim 2003-Haziran 2004 arasında İKSV, Pozitif, Arya Sponsorluk, Anadolu Kültür AŞ ve Kollektif gibi kültür şirketleriyle yapılan araştırmada 70 şirketle görüşüldü.
Sponsorluk ilk kez ABD de 1960 larda ekonominin canlanmasıyla ortaya çıktı. Kültür-sanat, çevre ve sağlık olmak üzere 3 grupta toplanıyor. Serhan Ada, sponsorluğun Türkiye de yeni yeni gelişmeye başladığını belirtiyor: “Son yıllarda özellikle uluslararası şirketlerin sponsorluğun artışında önemli katkısı oldu. Onların kurumsal politikasının ayrılmaz bir bileşeni sponsorluk. Bu şirketler, bir anlamda Türkiye de sponsorluğun standartlarını belirliyor. Aile şirketlerinin kurumsallaşarak sponsorluk yatırımlarını arttırması da olumlu bir gelişme. 2004 te kabul edilen, bir sene sonra uygulama yönetmeliği de çıkan Sponsorluk Yasası da şirketleri teşvik ediyor. Yine de Türkiye de sponsorluk uluslararası kriterlerin çok gerisinde.”
Ada sponsorluk için büyük bir kaynak ve zaman ayrılmasının önemine dikkat çekiyor: “Sponsorluk artık isteğe bağlı olmaktan çıktı. Küresel rekabette yerini almak isteyen herkesin bir sponsorluk stratejisi olmalı. Ama ne yazık ki sponsorluğu bir kerelik görenler, proje bitti diyenler de var. Sponsorluk talebinde bulunanlar da gelişmiş değil. Projesini anlatamayanlar var. Bir iş alanı olarak henüz olgunlaşmamış. Etkinliğe bir iki ay kala, ucundan tutuver, diyor. Bir strateji yok.”
Ada Türkiye de sponsorluğun başarısız olma nedenlerini yeterince kaynak ayrılmaması, sponsorluk ilişkilerinin doğru algılanmaması ve bir sponsorluktan diğerine sıçrama yani tutarlığın olmaması olarak özetliyor.
Türkiye nin belli başlı ailelerinin ilgi alanlarına da dikkat çekiyor: “Bu ailelerin kaçı sanatla veya müzikle ilgileniyor? Ben 3-4 taneyi geçeceğini zannetmiyorum. Ailelerin çoğu futbola dönüyor. Burada ailelerin ilgi alanları çok önemli.” Nora Şeni ise strateji sahibi ailelerin de bulunduğuna dikkat çekiyor ve Eczacıbaşı örneğini veriyor. İşe Sinematek Derneği ile başlayan Eczacıbaşı ailesinin ardından bir İstanbul Festivali ni düzenlediğini ve sonunda İstanbul Modern i kurduğunu, bunun temelinde bir stratejinin yattığını söylüyor.

En çok medya sponsor oluyor
Araştırmaya katılmayı kabul eden şirketlerin yüzde 60 a yakını çokuluslu büyük şirketler, medya şirketleri, holdingler ve bankalardı. Geri kalanları ise orta ölçekli şirketlerdi.
En ağırlıklı sektörler ise medya, tekstil-hazır giyim, kültür merkezleri, banka ve holdingler. En fazla sponsor olan şirketlerin başında yüzde 20 ile medya, yüzde 16 ile tekstil ve hazır giyim, yüzde 11 ile kültür merkezleri geliyor. Onları bankacılık sektörü ve holdingler izliyor.
Serhan Ada bunu şöyle açıklıyor: “Medya en çok sponsorluk yapan sektör. Kültür merkezleri ise eğitim ve kültür-sanat alanında sponsorluk yapıyor. Medya ve kültür merkezleri bir anlamda zaten yapmakta oldukları işi yapıyor. Örneğin medya sütun-santim vererek ya da yabancı kültür merkezleri kendi mekánlarında olabildiğince fazla etkinlik gerçekleştirerek sponsor da oluyorlar. Yani kendiliğinden bir durum diyebiliriz. Banka ve holdingler ise daha çok kültür-sanat, çevre, sağlık ve spor alanlarında mali destek veriyorlar. Banka ve holdingler kurumsal imajı güçlendirmek, pazarlama-satış ve ürün tanıtımı için kültür-sanat ve sosyal sorumluluk alanlarına mali destek vermeyi tercih ediyorlar. ”

Sponsorluk mu istiyorsunuz diyerek görüşmeyi reddettiler
Araştırmanın bir ilginç noktası daha var. 170 şirketle temas kuran araştırmacılar, sadece 70’i ile görüşebildi. Burcu Yasemin Çavuş “Sigara ve alkol firmaları böyle bir araştırmada yer almak istemediklerini belirtti. Bizim bu 70 firmadan randevu almamız 3-4 ayı buldu, bu bizim için büyük bir hayal kırıklığıydı. Dekanlığın yazısına rağmen, pek çok firma bize, sponsorluk mu istiyorsunuz, diye sordu. ”
Burcu ÖZÇELİK, Hürriyet İK, 28, 05, 2006

Reklamlar