Mutfak şefliğinden genel müdürlüğe 20 uzun yıl

Kempinski Hotel Barboros Bay Bodrum, geçen mayısta Bodrum Yalıçiftlik te kuruldu. 300 e yakın kişinin çalıştığı otelin genel müdürlüğüne Alman Michael Sorgenfrey getirildi. Kariyerine liseyi bitirdikten sonra Kempinski Hotel Atlantic Hamburg da şef olarak başlayan Sorgenfrey, 20 yıllık otel tecrübesinden sonra genel müdür oldu. Sorgenfrey aşçılıktan başlamış olduğu için kendini şanslı sayıyor: “Birçok kişi biliyordu ki ben damak tadına sahibim. Diğer taraftan Tayland, İngiltere, Almanya ve Amerika gibi pek çok yerde çalıştığım için farklı tatları ve kültürleri iyi biliyordum.”

Kempinski Hotel Barboros Bay ın Alman Genel Müdürü Michael Sorgenfrey 39 , liseyi bitirdikten sonra 1985 yılında Almanya nın önemli otellerinden Kempinski Hotel Atlantic Hamburg da part-time şef yardımcısı olarak mesleğe girdi. Niye bu mesleği seçmişti? “Annemin işi grafik tasarımdı. Sürekli bahçe dizaynı, yemek pişirmeyle uğraşır, dekorasyonla ilgilenirdi. Sanırım ben de ondan etkilendim. Ona bahçede ya da yemek pişirirken yardımcı oluyordum. Bir elbise alırken bile bana danışırdı: Bu renkten hoşlandın mı Michael? Böylece bende de yaratıcılık ve lezzet konularında bir duygu oluştu. O zaman neden bir şef olmayayım diye düşündüm.”
Babası bu seçime kesinlikle karşı çıktı, oğlunun bir şef olmasını istemiyordu. Fakat genç Michael Almanya nın en büyük otellerinden birinde işe başlayınca da bunu gururla herkese anlatmaya başladı. Ama hayali oğlunu genel müdür olarak görmekti. Her otel değiştirdiğinde bu sefer genel müdür oldun mu diye soruyordu oğluna. “Ben de ona, baba bu zaman alır, diyordum. Genel müdür olduğumda seni otele davet edeceğim diye söz de verdim. Fakat ne yazık ki babam 2004 Nisan ında öldü, oysa ben 2005 Mart ında genel müdür oldum.”

23 YAŞINDAYDIM VE
MESLEĞİM ŞEFLİKTİ
Sorgenfrey, Kempinski Hotel Atlantic Hamburg daki şeflik deneyiminden sonra Zürih te Marriot Hotel de, ardından Almanya da Hotel Vier Jahreszeiten Hamburg da yiyecek-içecek yönetici adayı olarak çalıştı.
“İnsanlar daima mutfakta başlayarak iyi bir başlangıç yaptığımı söylediler bana. Mutfakta insanların nasıl çalıştığını görüyorsunuz. Ben 2 yıllık stajım boyunca serviste, restoranda, barda, bankette çalıştım. Bu 2 yıllık stajın bir parçasıydı. Sonra mutfağın dışına çıkıp yönetimde staj yaptım. Otelin pazarlamasında, resepsiyonda görev aldım. 18 ay bu kademelerde çalıştım, bir fikir sahibi olabilmek, işlerin nasıl yürüdüğünü görebilmek için.”
Michael Sorgenfrey 23 yaşında şef olduğunda bir şok yaşadığını söylüyor: “23 yaşındaydım ve mesleğim şeflikti. Kendime sürekli sen yalnızca yemek pişirebilirsin diyordum. Tam bu tarihte Hotel Vier Jahreszeiten Hamburg tarafından bana sunulan yönetici yetiştirme adaylığı programı çok önemli bir fırsattı. Bir departmanda en üst kademeye kadar gidebilirdim. Bazı insanlar ön büroyu bazıları yiyecek-içecek departmanını seçer. Bana yiyecek içecek çok daha ilginç geldi. Bir bilgisayarın başına oturup check-in yapmak, insanların adlarını sormak, merhaba, hoş geldiniz demek çok cazip değildi. Diğer taraftan şef olarak işe başlamış olmam bir avantajdı. Çünkü insanlar biliyordu ki bu adamda bir damak tadı var. Farklı ülkelerin tatlarını, servisin ne demek olduğunu biliyordum.”
Sorgenfrey daha sonra Hotel Steigenberger Hamburg da yiyecek-içecek asistanı, satış müdürü, banket koordinatörü asistanı ve koordinatörü olarak çalıştı. Hotel Adlon Kempinski Berlin de yiyecek-içecek müdürü asistanlığı ve yiyecek-içecek müdürlüğü yaptı. 1999 da Bangkok a gitti ve The Oriental Bankong da 2 yıl yiyecek içecek direktörü bir yıl da yönetici müdür asistanı olarak çalıştı. 2002 de tekrar Almanya ya Hotel Adlon Kempinski Berlin e hotel müdürü olarak geri döndü.

YÖNETİCİ ADAYLARINA
MBA EĞİTİMİ
2004 yılında Michael Sorgenfrey den MBA e katılması istendi. Çünkü Kempinksi Otelleri nde genel müdür olabilmek için MBA yapmak şart. Tüm adaylar Fransa daki MBA Student Reims Management School da 2 yıl eğitim görüyor. Sorgenfrey “Sadece deneyim de genel müdür olmaya yetmiyor bunu kanıtlamanız gerekiyor. Sadece pratiği değil işin diğer tarafını da öğrenmeniz gerekiyor” diyor.
2005 te Sorgenfrey ilk genel müdürlük görevine getirildi. Londra da Courthose Hotel Kempinski ve The Bentley Kempinski London ın genel müdürlüğünü yapan Sorgenfrey, 2006 da Kempinski Hotel Barboros Bay a genel müdür olarak geldi.
Kendisinin genel müdür olmasının 20 yıl aldığını ama bu sürenin otelin kalitesine göre değişebileceğini belirtiyor: “Fakat zaman değişiyor. 30 yıl önce bir genel müdür olmak daha kolaydı. Ama şimdi beklentiler çok daha fazla.”

Türkler giyimde çok serbest saç uzatmaya çok meraklı
Sorgenfrey MBA ini yaparken ülkelerarası liderliği konu almış. Tayland, ABD, İngiltere ve Türkiye gibi pek çok ülkede çalışan Sorgenfrey farklı kültürler hakkında da bilgi sahibi. Sorgenfrey a göre:

* İngiliz halkı cuma gününe çok düşkündür. Şükürler olsun bugün cuma derler ve saat 2 den sonra herkes pub a koşar.

*  Tayland da insanlar çok sıcak ve güler yüzlü. Bu güleryüz servise de yansıyor.

* Almanlar ise çok sıkıdırlar ve çok iyi organize olurlar.

* Türkler iyi eğitimli, serviste iyi, lider ruhlu, arkadaşça fakat giyim kuşamda biraz fazla serbest. Uzun saça çok özeniyorlar, ben de saçlarımı bazen uzatmayı severim ama işyerinde değil.

Birisi tuvaleti sorduğunda tarif etmeyin gidin gösterin
Otel işi zordur. İnsanları iyi anlayın. Diğerlerinden bir adım önde olmak şart. Örneğin birisi tuvaleti sorduğunda tarif etmeyin, gidin ve gösterin diyorum. Çalışanlar bazen sadece “okay” diyorlar, elbette demeyi öğretiyoruz onlara. Otelde sürekli dolaşıyorum ve çalışanları kontrol ediyorum.

Özel hayat açısından zor ama bulunduğum yeri seviyorum
Sorgenfrey, Kempinski Hotel Barboros Bay’da hem çalışıyor hem yaşıyor. “Cenevre’da yaşayan Taylandlı bir kız arkadaşım var. Birbirimizi ayda bir görüyoruz. Zaten pek çok arkadaşım yoğun iş temposundan dolayı boşandı. Otel yöneticisi olmasaydım farklı bir hayatım olacaktı belki ama burada olmaktan hoşlanıyorum.”
Burcu ÖZÇELİK, Hürriyet İK, 23,07,2006