Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye de hemşire açığı var. Fakat bu hemşire azlığından mı yoksa yanlış istihdamdan mı kaynaklanıyor, tartışma konusu. Özellikle son iki yılda hemşireleri devlet hastanelerine kaptıran özel hastaneler hemşire bulmak için birbirleriyle yarışıyor. Türk Hemşireler Derneği Genel Başkan Prof. Dr. Saadet Ülker, bu gelişmenin temelinde iş güvencesi, az ücret ve az insan gücü ile çok iş yaptırma sorununun yer aldığını söylüyor: “Güvence nedeniyle devlet, o da bir süre için, ehven-i şer sayılabilir…”

Türkiye de pek çok hastane hemşire sıkıntısından yakınırken bir grup da aslında hemşire açığının dramatik boyutlarda olmadığını, doğru istihdam politikalarıyla ortadan kalkacağını söylüyor. Türk Hemşireler Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Saadet Ülker, “Sorun, var olan hemşire insan gücünün etkin kullanımıyla ilgili. DPT nin 8. Beş Yıllık Kalkınma Planı nda bildirdiği gibi 200 bin hemşireye ihtiyaç var deyip işin içinden çıkmak mümkün değil. Sorun, istihdamla ilgili. Bir de işe alınanı işte tutamamaktan kaynaklanıyor. Buna son dönemde ağır çalışma koşulları ve yetersiz maaş, yetersiz döner sermaye, yetersiz nöbet ücreti ve güvencesiz çalışma koşulları da ilave oldu. İlginçtir ki özellikle 1990 ların ortalarından itibaren işsiz hemşire sayısı çoğalmaya başladı. Hemşirenin bir meslek mensubu olarak hangi işlerde görevli, sorumlu ve yetkili olacağı açıklığa kavuşturulmadan insan gücü planlaması çalışmasına başlamak, yapılabilecek en büyük yanlışlardan birisi olur” diyor.

DEVLET KAPISI OLARAK GÖRÜLÜYOR
Hemşire açığı nedeniyle, bugün işten ayrılan bir hemşire ertesi gün başka bir hastanede iş bulabiliyor. Özel hastanelerde çalışan hemşireler için artık devlet daha cazip. Hemşireler biraz devlet güvencesi nedeniyle, biraz da daha fazla maaş için özel hastaneleri terk etmeye başladı. Özel hastaneler ise hemşirelerin garanticiliği seçtiğini, özel sektörde yoğun bir iş temposu olduğunu ama kariyer planlarının yapıldığını söylüyor.
Amerikan Hastanesi Hemşirelik Hizmetleri Müdürü Prof. Dr. Seçil Aksayan Şubat ayında 28 hemşirenin devlet hastanelerine geçtiğini söylüyor: “Devlet hastanelerinde hemşirelik çok sınırlı, iğne yap, tansiyon ölç vs. Oysa burada baştan aşağı hastayı değerlendiriyorsunuz. Hemşirelik tanısı var. Hedef koyuyor, ben şu kadar gün sonra şu hastaya banyo yaptıracağım diyor. Burada sürekli eğitim, beklenti var. Biraz yorulunca devlete gidiyorlar. Bir de maaş olarak 4 te 1 oranında daha yüksek maaş veriyor devlet.”
Hemşire bulmakta zorluk çektikleri için üniversite açıp kendi elemanlarını yetiştirmeye karar veren Acıbadem Sağlık Grubu Hemşirelik Hizmetleri Direktörü Saliha Koç da bu durumu doğruluyor: “Devlet daha çok tercih ediliyor. Bunun bir nedeni garanticilik. Ama devlet hastanesine gidip geri dönen de var.”

VARDİYADAN KAÇIŞ
Florence Nightingale Hemşirelik Yüksekokulu Hemşirelikte Yönetim Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Aytolan Yıldırım, devlete, özellikle sağlık ocaklarına kaçışın nedeninin vardiyalar olduğunu söylüyor: “Hemşireler sırf vardiyadan kaçabilmek için röntgen odasında çalışmayı talep ediyor. Çalışan kadın olmak zaten çok zor, bir de vardiyalar işin içine girince hemşireler büyük bir sorunla karşı karşıya kalıyor. Bir düzenleme yapılması lazım. Örneğin uzmanlığını almış kişilerin nöbet sayıları azaltılabilir.” Saadet Ülker ise hemşirelerin çalışma koşullarının çoğu yerde suç duyurusunda bulunmayı gerektirecek denli ağır olduğunu söylüyor: “Haftalık en fazla 45 saat olması gerekirken çoğu yerde 60-80 hatta 100 saati bulabiliyor. Yazın koşullar daha da ağırlaşıyor.”
İÜ Florence Nightingale Hemşirelik Yüksekokulu Hemşirelikte Yönetim Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Aytolan Yıldırım da “Hemşire kimdir, ne yapar sorusuna yanıt verildiği zaman kaos ortadan kalkacak” diyor. “Hemşire doktorların belirlediği talimatları yerine getiren kişi olarak algılanıyor. Kayıt, arşiv gibi yerlerde çalıştırılıyor, eczacının olmadığı yerde eczacı oluyorlar. Cerrahide çalışan ebe bile var. Aslında hemşireler doğru yerlerde istihdam edilse istihdam sorunu kalmayacak.”

LİSANS EĞİTİMİNİN BAŞINA GELENLER
Hemşirelik el becerisine
dayalı basit bir meslektir!
Hemşire olmak için 4 yıllık lisans eğitimini tamamlamak şart. Önceden sağlık meslek liseleri de hemşire yetiştirebiliyordu ama 2005 te lisans eğitimi mecburi oldu. Zaten AB ye uyum direktifleri de 4 yıllık lisans programını şart koşuyordu. Aslında sağlık meslek liselerinde eğitim, Yüksek Sağlık Şurası nın kararıyla 1996 da sona ermişti. Ancak Ekim 2000 de dönemin Sağlık Bakanı Osman Durmuş, “Türkiye nin ihtiyacı olan hemşire sağlık meslek lisesi mezunu hemşiredir, çünkü insanı sevme nosyonu küçük yaşlarda kazandırılır, hemşirelik basit el becerilerine dayalı bir meslektir,” gibi gerekçelerle şura kararını kaldırdı, 2001 de meslek liselerinin hemşirelik bölümlerine yine öğrenci almaya başladı. Türk Hemşireler Derneği Mayıs 2005 de yargıya başvurdu ve meslek liselerine hemşire alımı Temmuz 2005 de yargı kararıyla durduruldu.
1954 tarih ve 6283 Sayılı Hemşirelik Kanunu, hemşireleri ortaokul mezunu olarak tanımlıyor. THD Başkanı Prof. Dr. Saadet Ülker, “Yürürlükteki yasaya göre hemşirelik hekimlik, diyetisyenlik, fizyoterapistlik, eczacılık gibi bir meslek olmaktan çok bir ara eleman statüsünde” diyor.
Dernek, yıllardır bir yasa taslağı üzerinde çalışıyor. Bu taslak, geçen haziranda hükümet tarafından benimsendi. Şu anda TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu nda bekliyor. Kabul edilirse, artık hemşirelik “kadın mesleği” veya “ortaokul mezunlarının işi” gibi 50 yıl geride kalmış tanımlardan kurtulacak.

Yarısı ilk 3 tercihi arasında yazmış
Hemşirelik çok tercih edilen bir meslek dalı. İÜ Florence Nightingale Hemşirelik Yüksekokulu na kayıt yaptıran öğrenciler arasında yapılan bir ankete göre tercih edenlerin yarısının ilk üç tercihi hemşirelik. Yüksek Okulun Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Sevim Savaşer önceden tercihlerde ailenin isteğinin ön planda olduğunu söylüyor. Şu anda hemşireliği seçen öğrencilerin en önemli tercih sebebi iş bulmanın kolaylığı.

Ameriken Hastanesi’ne Koç Üniversitesi desteği
Amerikan Hastanesi, Koç Üniversitesi ve SANERC Semahat Arsel Hemşirelik Eğitim ve Araştırma Merkezi ile çalışanlarına sürekli eğitim veriyor. Bunun Türkiye de tek örnek olduğunu söylüyor Hemşirelik Hizmetleri Müdürü Prof. Seçil Aksayan: “Dışarıdan meslekdaşlarımız da yararlanabiliyor bu eğitimlerden. Yeni mezunların çalışma saatlerini ona göre ayarlıyoruz. Kurs ve sertifika programlarına gönderiyoruz. Diyabet, iş sağlığı hemşiresi, alerji eğitimi hemşiresi, yeni doğan yoğun bakım ünitesi, doğum öncesi sonrası eğitim programları var.”

Bir mühendis nasıl kariyer yaparsa ben de yaparım
Bir hemşire nasıl kariyer planı yapar? Örneğin Acıbadem Hastenesi nde uzmanlaşmak için yılda 85 saatlik eğitim almak gerek. Harvard Medical International ile işbirliği olan Acıbadem, geçen yıl ABD ye 4 hemşire gönderdi. Acıbadem Hemşirelik Hizmetleri Direktörü Saliha Koç “Biz Türkiye de ilk riskli gebelik ve cinsel ilişki bozuklukları hemşirelik dallarını yarattık” diyor. “Bir mühendis nasıl kariyer yaparsa ben de kariyer yapabilirim. Çalışanlar intranetten kariyer planı yapabiliyor.”

Bir erkek hemşirenin başarılı kariyeri
Acıbadem de çalışanların yüzde 20 sini erkek hemşireler oluşturuyor. Hastaların da erkek hemşirelere çok sıcak baktıklarını söylüyor Saliha Koç: “Hastalarımızdan biri iyi ki erkek bir hemşire var onunla maç tartışabiliyorum demişti” diyor.
İşte onlardan biri olan Muhammet Demir 27 yaşında. Trakya Üniversitesi Kırklareli Sağlık Yüksek Okulu Sağlık Memurluğu bölümünü 4. tercihi olarak yazıp kazanmış. “Arkadaşlarımın yaklaşımı olumsuzdu” diyor. “Ama annemin ameliyat olması ve babamın bu mesleği 4. tercihim olarak yazdırması, beni yüreklendirdi. Bir süre özel bir hastanede çalıştım, sonra ACB Hastanesi bir ay oryantasyondan geçip üç ay çalıştıktan sonra gece nöbetlerde ve hafta sonlarında vardiya sorumlusu olarak işe başladım. 2005’te Klinik Eğitim Hemşireliği modelini duydum ve bunu çok yapmak istedim. Çok geçmedi, bana Klinik Eğitim Hemşireliği teklifinde bulunuldu. Yeni bir meslek olduğu için yurt dışı destekli eğitimler aldım. Bu yaz da sorumlu hemşire oldum.”
Burcu ÖZÇELİK, Hürriyet İK, 17,09,2006