Riccon Doğan, tiyatro ve psikoloji eğitimi almış, İsviçre de yaşayan ünlü bir komedyen ve şovmen. Harlequin tiplemesinin önemli temsilcilerinden olan Doğan, psikoloji, beden dili ve mizahla birleştirerek yarattığı ve Riccon Teknik olarak adlandırdığı eğitimlerini pekçok firma ve kuruluşa verdi. Şimdi de Hotrain Otel ve Restoran Eğitimleri firması aracılığıyla otelde çalışan servis elemanlarını eğitecek. Bu eğitimler, üst seviyede hizmet, servis sırasında doğru duruş, kendi beden dilini kullanma, etkili bir izlenim bırakmak gibi konuları kapsayacak.

Burcu ÖZÇELİK

Riccon Doğan ın 42 asıl adı İlhan Doğan. İlk, ortaokul ve liseyi Ankara da okuduktan sonra Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi nde Eski Çağ Dilleri bölümünde eğitim gördü, sonra İtalya ya gitti, geleneksel İtalyan tiyatrosu Commedia Dell Arte konusunda eğitim gördü, beden dili ve pandonim okudu. 1990 da İsviçre ye yerleşerek Zürih AKAD Akademisi nde Ruh Bilimleri Geliştirme Psikolojisi üzerine eğitim aldı ve ardından Riccon Akademi yi kurdu. Tiyatrocu, pandomimci, komedyen kimliğine eğitimci kimliğini katarak tiyatro, psikoloji, beden dili ve mizahı birleştirdi, “Riccon Teknik” adı altında eğitimler vermeye başladı.

Bu teknikle öğrenmenin çok kolay olduğunu söylüyor Riccon Doğan: “Beden dili iletişim kurabilmek için çok önemli bir araç. Sağlıklı iletişim için beden dilinden yararlanıyoruz. Bunu da mizahla yapıyoruz ki hem daha kolay akılda kalsın hem de sıkıcı olmasın.”

En az üç saat süren eğitimlerin yüzde 10 u teorik yüzde 90 ı pratik. Riccon Doğan her sektörden her kademede kişinin alabileceği bu eğitimlerin insanın kendi yeteneğini ortaya çıkardığını söylüyor.

İLETİŞİM ELİMİZDEKİNİ EN İYİ BİÇİMDE SATABİLMEK

Riccon Doğan beden dilinin önemine işaret ediyor: “Mesela elimizi nasıl tuttuğumuz hangi sinyalleri verdiğimizi gösteriyor. Acaba pozitif sinyaller mi veriyoruz negatif mi, pasif mi aktif mi? Beden dilini iyi tanıyan bir insan içeri giren insanın alıcı mı yoksa satıcı mı olduğunu hemen söyleyebilir. Bir insanın depresyonda olduğunu göstermesi için illa omuzlarının düşük ayakkabılarının arka tarafının yıpranmış olması gerekmiyor. Kişinin tavrından nasıl bir psikolojik durum içinde olduğunu hemen anlaşılıyor zaten.”

Aynı şey iş yaşamında da geçerli: “İletişim dediğimiz elimizdeki şeyi en iyi şekilde satabilmek. Karşıdaki kişiyi ikna edebilmek. Başbakanımızın söylediği bir şey var: Ben şu Avrupalılara kendimi bir türlü izah edemedim. Mesele İngilizce yi iyi konuşabilmek değil. İletişim düello gibidir: Düelloyu kazanmak ya da kaybetmek diye bir şey yok. İki taraf da memnun olmalı düellodan. Biri satarak memnun olmalı diğeri alarak.”

KAPALIÇARŞI NİYE
İŞ YAPAMIYOR?
Türkiye’de pekçok alanda iletişim bozukluğu olduğunu söyleyen Riccon Doğan Kapalıçarşı örneğini veriyor: “Kapalıçarşı’nın istediği ölçüde satış yapamamasının nedeni, iletişim bozukluğu. Esnaf sizi sürekli çekiştiriyor. Gidince psikolojik olarak korkuyorsunuz. Bu iletişim bitti artık. Eğer Kapalıçarşı esnafı da Japonlar gibi hoşgeldiniz diye başlarını öne eğerlerse satışları artar.”
Burcu ÖZÇELİK, Hürriyet İK, 17,09,2006