Son yıllarda en çok duyduğumuz kelimelerden biri de “sedanter hayat.” Eski çağ insanlarına göre çok daha durmuş-oturmuş bir hayat sürüyoruz. Otomobilimizi mümkün olduğu kadar evimizin tam önüne park ediyoruz, iki kat merdiven çıkmak yerine asansöre biniyoruz ve tüm iş günümüz bir masa başında geçiyor. İşte buna “sedanter hayat” diyor uzmanlar. Bu hayat tarzı, türlü çeşitli hastalıklara, ağrılara ve şişmanlığa neden oluyor. İlk gençlik günlerinde belki sorun değil ama orta yaşa yaklaşan insan, o güne kadar hep böyle bir hayat sürdürdüyse, sık sık hastalanmaya ve işten uzaklaşmaya başlıyor. İşte bu nedenle artık çalışanların çoğu, iş temposu arasında mutlaka spor yapmak için kendine vakit ayırmaya çalışıyor.

Burcu ÖZÇELİK

Haftanın beş-altı günü yoğun bir tempoyla çalışan bir insan için sporun birden fazla faydası var. Boyun-bel-omuz-sırt ağrılarının önüne geçmek, şişmanlamamak, fit kalmak gibi fiziksel yararlarının yanısıra psikolojik faydası da unutulmamalı: Spor yapmak, vücudu çalıştırmak mutluluk verici hormonların salgılanmasını artırıyor veya düzenliyor; beyinde biriken gerginliği çözüyor, enerji ve iyimserlik veriyor, kısacası insanın iş hayatının zorluklarına direncini azaltıyor. Örneğin sabah yarım saat yüzen bir insanın işte akşam saatlerine kadar öfkelenip kavga etmesi neredeyse imkansız hale gelebiliyor!

KİLO VERENLER İÇİN ŞART
İşyerlerine sağlık beslenmeyle ilgili danışmanlık veren diyetisyen Dilara Koçak, sağlık beslenmenin yanında sporun da önemine dikkat çekiyor ve başarılı kilo verenlerin ve daha sonrasında bu kiloyu muhafaza edenlerin yüzde 70-80 inin mutlaka egzersiz yaptıklarına değiniyor: “Sadece diyet ile sağlıklı kiloyu muhafaza etmek zor olabiliyor. Çünkü yaş ilerledikçe yavaşlayan metabolizmayı hızlandırmak, oluşan kas kaybına engel olmak egzersizle ilgili. Aksi takdirde sürekli yediklerinizi azaltmak zorunda kalırsınız ki bu sağlık için uygun olmaz.”

EN ÇOK SABAHLARI YAPILIYOR
Çalışanların ve yöneticilerin genelde sabah erken saatlerde veya akşam iş çıkışı spor yapmayı tercih ettiklerini belirtiyor Koçak, “Öğle arası spor yapan çok az bir grup var. Kurumsal beslenme danışmanlığı verdiğimiz şirketlerde genelde tepe yönetici kendi yaşamında da doğru besleniyor ve egzersiz yapıyor ise bu alışkanlığı çalışanlarında da görmek istiyor” diyor.
Coliseum Uzman Fitness Eğitmeni Gökçe Bağçivan, İstanbul daki bu spor merkezine üye iş adamlarının daha çok sabah saatlerinde egzersiz yapmayı tercih ettiklerini çünkü bu sayede güne çok daha dinç ve açık bir algı ile başladıklarını söylüyor. İş kadınları ise daha çok akşam saatlerinde spor yapıyor.

SPORA EN ÇOK MASA BAŞI
ÇALIŞANLAR İLGİ GÖSTERİYOR
İstanbul daki bir başka spor merkezi olan Metrocity deki Essporto Spor un Müdürü Bünyamin Aysoy, iş ortamından uzaklaşmanın verdiği zihinsel rahatlık ve fiziksel güç kazanmanın kişinin daha zinde olmasını, dolayısıyla kişiden alınacak verimin artmasına neden olduğunu söylüyor.
Aysoy, genellikle masa başı işlerinde hareketsiz olan grubun spor yapmayı tercih ettiğini ifade ediyor: “Özellikle sorumluluğu fazla olan yönetici grubu ve borsa, bankacılık gibi sektörlerde çalışan kişiler çoğunlukta.”
Sporun iş hayatının yarattığı strese bağlı psikolojik tahribatı minimalize ederek özgüveni artırdığını söyleyen Coliseum Sportif Yaşam Merkezi Uzman Fitness Eğitmeni Gökçe Bağçivan ise üyeleri arasında spora ilgi ve düzenli spor yapmak açısından mühendis kökenli yöneticilerin ilk sırada yer aldığını söylüyor. Ayrıca sporun masa başı çalışanların karşılaştığı kronik hale gelen boyun ve sırt ağrılarını ortadan kaldırdığını ekliyor.

Essporto Spor Müdürü Bünyamin Aysoy’dan
çalışanlara spor tavsiyeleri
* Bir iş adamı minimum haftanın 3 günü günde 50-60 dakika egzersiz yapmalı. Tercih edeceği egzersizler daha çok kardiovasküler çalışmalar yani kalp-dolaşım sistemini çalıştıran çalışmalar olmalı. Ancak bu çalışmalarda uzman bir eğitmenin belirleyeceği çalışma nabzı aralığında egzersiz yapılmalı: Aksi takdirde sağlıkta risk ortaya çıkabilir.
* Düşük tempolu yürüyüşler, bisiklet tercih edilebilir. 50 dakikalık grup egzersizleri de tercih edilebilir.
* Özellikle masabaşı işinde çalışan insanlar için duruş bozukluklarını düzelten yoga fit, ars corpore, bosu gibi dersler önerilebilir. Uzman eğitmenin belirleyeceği sürenin ardından kardiyovasküler çalışmalarla beraber temel kas gruplarına yönelik olan göğüs, sırt, omuz, ön kol, arka kol, bacak, kalça, karın ağırlık çalışmalarına başlanabilir.
* Özellikle işi stresli olan çalışanlar, sporun strese karşı iyileştirme gücünü keşfetmiş durumdalar. Sabah saatlerinde işe başlamadan önce egzersiz yapılması insanı güne zinde bir şekilde hazırladığından dolayı tercih edilmekte.
* Spor yapmaya vaktiniz yoksa, işyerinizde masa başında yapılabilecek olan egzersizleri deneyebilirsiniz. Daha çok kaslarınızı esneterek çalıştırabilirsiniz. Ancak kardiyovasküler çalışma için mutlaka günde 30 dakikadan az olmamak şartıyla hafif tempolu yürüyüş yapılmalı.

EN KOLAY EN RİSKSİZ EGZERSİZ YÜRÜYÜŞ
Diyetisyen Dilara Koçak, teknolojinin bizi hareketsiz bıraktığını ve bu nedenle de hareketi ne şekilde olursa olsun arttırmanın çok önemli olduğunu söylüyor: “Ancak egzersizi temelde iki grupta incelemek gerek. Yağ yakımını sağlayan kardiyovasküler egzersizler (yürüyüş, yüzme, koşu vb) diğeri ise kas gücü ve dayanıklılığını arttıran kas çalışmaları. Kişinin sağlığı müsaade ediyorsa her ikisinin de bir arada yapılması en doğrusu. İnsanlar bazen kas çalışmaktan korkuyor, oysa kas çalışması metabolizmayı hızlandıran en önemli doğal ilaçtır. Yürüyüş ise en kolay ve en çok tercih edilen egzersiz. Ancak hangi nabızda kaç dakika süreyle ve ne sıklıkta yürüdüğünüzün mutlaka ölçülmesi gerekir. Aksi takdirde kaybedilen yağ değil kas ve su olabilir. Bu istemediğimiz bir durumdur. Çünkü kas kaybı vücuttan hızlıca su kaybına sebep olur, metabolizma yavaşlar ve kısa sürede yüz güldüren bu sonuç ardından ömür boyu kilo fazlalığına sebep olabilir. Çünkü kaslar yağı yakan fabrikalardır bu fabrikada çalışan işçi sayısını azaltmak kilolara davetiye çıkarmaktır. Bu sebeple egzersiz tipi ve süresi, egzersiz öncesi ve sonrası yenilecek besinler mutlaka profesyoneller yardımıyla yapılmalıdır.”
Burcu ÖZÇELİK, Hürriyet İK, 15,10,2006