Tiyatroculuk yapabilmek için 2.5 yıl önce Tatlıcı Tombak markasını yaratan Nedim Saban, franchising yoluyla Tatlıcı Tombak ların sayısını 70 e çıkardı. Tatlıcı Tombak, 2008 sonuna kadar başta Karadeniz, Ege ve Ankara da olmak üzere toplam 120 franchise a ulaşmayı hedefliyor. Nedim Saban pekçok tiyatrocunun tiyatrosunu ayakta tutabilmek için ek meslekler edindiklerini, kendisinin de tatlıcılığı seçtiğini söylüyor: “Başka bir meslek de düşünemedim. Hem ikisinin de ortak yönleri var; tatlıcılık da tiyatro da insana mutluluk veriyor.”

Tiyatrocu Nedim Saban, New York Üniversitesi nde drama eğitimi aldıktan sonra 1992 de Türkiye ye dönerek kendi tiyatrosu Tiyatrokare yi kurdu. Aynı dönemde televizyonda Dr. Stress isimli talkshow programını sunuyordu. Bu dönemde tiyatro yapmakta zorluk çekmedi. Ama tv programları bitince tiyatrosunu ayakta tutabilmek için bir ek iş aramaya başladı ve Bolulu Hasan Usta tatlı zincirinin bayiliğini aldı. İstanbul da 14 bayi açtıktan sonra Bolulu Hasan Usta dan ayrıldı ve 2.5 yıl önce Tatlıcı Tombak markasını yarattı. Modern muhallebici konseptinde tatlılar yapmaya başlayan Saban, kısa sürede 5 bölgede 70 franchise a ulaştı. “Tatlıcılık bana çok tatlı geldi, kendimi başka bir işte düşünemedim” diyor.

Nedim Saban ı ikinci bir iş yapmaya iten neden çok sevdiği tiyatrodan para kazanamasıydı. Bugün de, 70 dükkanım var ama hala zar zor tiyatro yapabiliyorum diyor: “İstanbul da perde açmak çok maliyetli. Profilo da salonum var ama perde açamıyorum. 70 dükkanımla zar zor tiyatro yapabiliyorum. Hala Anadolu ya turneye gitmek zorundayım ki tiyatromu ayakta tutabileyim. Ek işler olmaksızın tiyatro yapmak mümkün değil.”

Saban, tatlı sanattır, diyor. Çünkü Tatlıcı Tombak ta her tatlı sanata bir pay olarak katkıda bulunuyor. Şu anda 5 kişilik bir ekiple “2 Oda 1 Sinan” oyununu oynayan, Anadolu ya turnelere çıkan Nedim Saban, oyuncularının geçim kaynağının Tatlıcı Tombak olduğunu söylüyor: “Hatta bazen onlara bu hafta size birşey veremiyorum, tatlı versem olur mu diye şakalaşıyorum.”

BÜTÜN TİYATROCULARIN EK BİR İŞİ VAR
12 yıllık tiyatroculuk hayatında şu ana kadar sadece iki oyundan, “Salaklar Sofrası” ve “Şen Makas”dan para kazanabilmiş. “Ama 12 yıl boyunca kira, vergi ve oyunculara para ödemem gerekti. İşin ilginç yanı gerek kiralar gerek salon maliyetleri, gerek gazete reklamları gerek oyuncu giderleri son derece artmış durumda. Mesela önceden oyuncular, ödenekli tiyatronun maaşlarıyla gelip oynayabiliyorlardı. Ama şu anda dizilerden çok büyük gelir elde ettikleri için perdeleri açmak çok büyük bir maliyet oldu. O nedenle her tiyatro sahibinin bir ek gelirinin olması şart. İstanbul da bir tiyatroyu ayakta tutmak, senede 250-300 bin dolarlık bir yatırım demek. Bugün Haluk Bilginer dizilerde yada reklamlarda oynarak, Ali Poyarazoğlu konferanslar vererek bunu sağlıyor. Çolpan İlhan da hem sinema yapıyor hem modaevi var. Bende tatlıcılık yapıyorum. Bana da bu cesareti veren Melda Gür oldu. Onun da Olivium da bir butiği vardı. Sonuçta herkes birşeyler yaparak tiyatrosunu açık tutabiliyor.”
Nedim Saban, tatlıcılığın tiyatrodan çok farklı bir alan olduğunu kabul ediyor. “Ama yapılacak pek de bir şey yoktu” diyor. “Televizyon kapanmıştı. Ben de kötü işlerde yer almak istemedim. İkinci Bahar kalitesinde bir işin gelmesi çok zordu. Ben de ekmeğimi tatlıcılık yaparak kazanırım tiyatroma da devam ederim dedim.”
Nedim Saban tatlıcılıktan kazandığı ilk parayla “Salı Ziyaretleri” oyununu sahneye koydu. Büyük bir gişe geliri elde etmedi ama o yine de memun çünkü bana Afife Jale gibi çok prestijli bir ödülü getirdi diyor. Sonra tatlıcılıktan kazandığı parayla çocuk tiyatrosu da kurdu. Geçen yıl Gamze Özçelik in oynadığı “Seni Seviyorum” oyunu da büyük bir prodüksiyondu. Nedim Saban, “Kazandığımız paraları tiyatroya yatırıyoruz. Böylece bir vakıf gibi dönüyor” diyor.

Franchise’da en başarılı olanlar askerler ve öğretmenler
Tatlıcı Tombak ı ilk kurduğunda bir francising konusunda bir firmadan danışmanlık aldıklarını söyleyen Nedim Saban, el kitabı niteliğinde bir franchise kitabı da yazdıklarını söylüyor: “Franchise bir disiplin gerekiyor. Her sabah kendi dükkanınızı açıyorsunuz ama aynı zamanda bir markayı temsil ediyorsunuz, sorumluluğunuz var. Bu disipline ayak uyduramayıp sistemden çıkan arkadaşlar da oluyor. Mesela çok büyük bir cezai şartı olduğu halde evde kendi kendine tiramisu yapmış onu satıyor. Neymiş bizim tiramisunun tadı acıymış. Öyle bir sistem ki o dükkan onun ama onun değil. Bu sisteme en iyi uyan kişiler askerler, öğretmenler, bir de tekstilden gelme insanlar. Üst düzey yöneticiler de bizden franchise aldı ama sisteme uyamayıp dükkanları devrettiler. Bir pastacının, yada yaratıcı bir mimarın da başarı şansı çok az. Çünkü çok yaratıcı olmaya gerek yok, önemli olan kuralları uygulamak.”

Bu işte herkes kilo alıyor
Sabah 8.30 da yapılan tatma seanslarına kendisi de katılıyor. Kendisi de dahil bu işe giren herkesin kilo aldığını söylüyor: “Mesela güllaç çıkacak yada bir pasta çıkacak diyelim. 6 çeşit, 8 çeşit çıkıyor, bunları tek tek denemek lazım. Önceden tadını anlayabilmek için hepsini yerdik. Bu nedenle feci kilo aldım ama şimdi azıcık tadına bakarak anlayabiliyorum. Tat duygum çok gelişti.”
Sabah tatlıcılık, öğleden sonra tiyatroculuk yapan Nedim Saban, iki işi arasındaki ortak yönü şöyle açıklıyor: “Tiyatroda da anında gülme alıyorsunuz, tatlıcılıkta da. Ziyaretçileriniz tatlıyı yedikleri anda yüzleri değişiyor, mutluluk beliriyor. 3 dakikada tatlınızı yiyiyorsunuz, adrenaliniz yükseliyor ve dükkandan mutlu ayrılıyorsunuz. Ama bir restoranda uzun bir yemek yendiğinde bu mutluluğu görmeniz mümkün değil. Tiyatroda olduğu gibi burada da halkla yüzyüzesiniz, berabersiniz.”

TATLICI TOMBAK NEDİM SABAN
1967’de İstanbul’da doğan Nedim Saban, Robert Lisesi’nden mezun olduktan sonra New York Üniversitesi’nde tiyatro bölümünü bitirdi. Aynı üniversitede iki sene TV ve sinema eğitimi alan Saban, bitirme tezi olarak “Hizmetçiler ve Hortlaklar” adlı bir oyunu sahneye koydu. Bu oyunla bir burs kazandı ve bir yıl boyunca ABD’de tiyatrolarda yönetmen yardımcılığı yaptı. 1992’de Türkiye’ye dönüp Tiyatrokare’yi kurdu. 10 yıl boyunca çeşitli kanallarda Dr. Stress isimli bir talkshow sundu. İkinci Bahar dizisinde de Medet rolüyle yer aldı.
Burcu ÖZÇELİK, Hürriyet İK, 22,10,2006

 

Reklamlar