BAZI GLOBAL ŞİRKETLER YAZILIM VE DESTEK HİZMETLERİNİ İSTANBUL’DAN SAĞLIYOR

Türkiye’deki IT üsleri

Batımızdaki İrlanda ile doğumuzdaki Hindistan, güçlü yazılım sektörleri sayesinde dünya şirketlerine hizmet vererek ülkelerinin kalkınmasında büyük rol oynuyorlar. Türkiye böyle bir rol üstlenebilir mi? Son dönemde bazı büyük şirketler, yazılım işlerinin bir bölümünü Türkiye’de yaptırmaya başladı. İstanbul’da kurdukları merkezlerde genç bilişimciler, işletmeciler bölgeye, Avrupa’ya, hatta bütün dünyaya hizmet veriyor.

Avrupa’daki bazı şirketler IT bölümlerini Türkiye’ye kaydırmaya başladı. Türkiye’nin genç, kalifiye nüfusu ve maliyetlerin düşük olması bunun en büyük nedeni. İnsan Kaynakları ve Yönetim Danışmanlığı şirketi Data Expert’in CEO’su Hasan Altunkaya bu nedenle yurt dışındaki firmalarla görüşerek onları Türkiye’ye gelmeye ikna ediyor. Şu ana kadar 4 firmayı bu şekilde Türkiye’ye getiren Altunkaya bu akımın hızla süreceğini söylüyor.

TÜBİSAD Bilişim Sanayicileri ve İş Adamları Derneği Başkanı Tuğrul Tekbulut IT departmanlarının Türkiye’ye taşınmasının geç kalmış bir gelişme olduğunu söylüyor: “Avrupa’da nüfus yaşlanıyor ve bir yetenek dar boğazına giriyorlar. Hindistan da eskisi kadar ucuz değil. O nedenle şirketler Bulgaristan, Romanya, Macaristan gibi ülkelere gitmeye başladılar. Ama bu ülkelerin de nüfusu az ve dinamik değiller. Türkiye bu süreçte hep görünmez ülke olarak kaldı. Fakat AB süreci bunu hızlandırdı. Türkiye’de üretim belki az ama nitelikli. O nedenle küçük çaplı kalifiye işler Türkiye’ye büyük çaplı ucuz işler Hindistan’a gidecek. Hindistan rakibimiz değil iş ortağımız olacak. Evet biz ucuz değiliz, o kadar fazla çalışan sağlayamayabiliriz ama Türkiye’de gene de sağlanabilecek çok önemli şeyler var. Türkiye Avrupa’nın bilişim üssü olacak.”

Türkiye’de bilişim sektöründe 130 bin kişinin çalıştığı tahmin ediliyor. Her yıl 21 bin 611 kişi bilişimle ilgili bölümlerde eğitime başlıyor. 5 bin 400’ü lisans, 16.205’i ön lisans eğitimi alıyor. Tekbulut “Türkiye’nin hatalarından biri zamanında bilişim insanı yetiştirmemiş olması” diyor. “Sektörde başka mesleklerden yetişen pekçok kişi var. Fakat son yıllarda açılan özel üniversiteler ve kurslar mezun sayısını artırdı.”

Maliyetler açısından Türkiye, Avrupa ve Hindistan’ın arasında kalıyor. Data Expert CEO’su Hasan Altunkaya, Avrupa’da bir yöneticinin 98 bin Euro, Türkiye’de 85 bin Euro ücret aldığını, Senior Developer’ın (kıdemli yazılımcı) Avrupa’da 80 bin Türkiye’de 65 bin, Developer’ın (yazılımcı) Avrupa’da 70 bin Türkiye’de 50 bin, Support Engineer’ın (destek mühendisi) ise Avrupa’da 55 bin, Türkiye’de 35 bin Euro aldığını söylüyor.

Sony’nin İstanbul’da kurduğu merkezin direktörü Mustafa Gülser’e göre, büyük şirketler, basit yazılımları Hindistan’a kaydırıyor: “Biz ise yazılımın dizaynından analizine kadar herşeyini Türkiye’den yapıyoruz. Hindistan’da bu tür beklentilere girmek mümkün değil. Basit işler için Türkiye pahalı. Türkiye’ye gelme nedeni kesinlikle para değil.”

Türkiye Siemens Business Services Genel Müdürü Ali Rıza Ersoy ise, Türkiye’nin rakiplerinin avantajlarına değiniyor: “Hindistan, İrlanda, Polonya, İspanya gibi ülkelerde firmalar devlet tarafından ciddi olarak destekleniyor, iş maliyete geldiğinde bizden daha avantajlı oluyorlar. Bizim farklılaştığımız nokta insan kaynağının kalitesi. Türkler önemli bir potansiyele sahip. Ama hem sayılarının hem yetkinliklerinin artması gerekiyor.”

İstanbul’daki Sony yazılım üssü
Sony’nin İstanbul’daki Yazılım Geliştirme Merkezi (Istanbul Development Center-IDC) Mayıs 2003’de kuruldu. Merkezin direktörü Mustafa Gülser “burası Sony’nun gözbebeği” diyor. Merkez, ISMS (Interactive Sales and Marketing Solutions) ve IS3 (Interaktif SAP Solutions) olmak üzere iki ana platformda hizmet veriyor. ISMS’de 45 kişi, IS3’de 10 kişi çalışıyor. Çalışanların ezici çoğunluğu kadın. Çoğu mühendis ama içlerinde işletme ve matematik mezunları da var. Sony ISMS Ürün ve Servis Müdürü Çağatay Topçu, “Sony Avrupa ile beraber çalışıyoruz” diyor. “Farklı bir lokasyonda olmanın yarattığı en büyük sorun iletişim. Kadınlar iletişimde erkeklerden daha iyi. Burası proje bazlı çalışıyor, kadınlar da projeyi çok sahipleniyor. Ayrıca kadınlar takım çalışmasına daha yakın.”
Sony Avrupa’daki her ülkenin web sitelerinin tasarımı, güncellenmesi, İstanbul’daki bu merkezden yapılıyor. ISMS, ürün grubu ve servis grubu olmak üzere ikiye ayrılıyor. Ürün grubu 3-4 ay süren yazılım projeleri üzerinde çalışıyor. Servis grubu ise hem destek veriyor hem Avrupa’da ihtiyaç duyulan hizmetleri sağlıyor. Örneğin bir ülke internette bir anket düzenlemek veya tüketicilere e-mail yoluyla haber yollamak istiyorlarsa ve ellerinde eleman yoksa, bu hizmeti İstanbul’daki merkezden alıyorlar.
Merkez, Rusya ve Ukrayna’dan İrlanda’ya kadar tüm Avrupa’ya hizmet veriyor. Son olarak Sony Pasifik ile de çalışmaya başladılar. Topçu, “Yazılımlarımız onların da ilgisini çekti. Ekibi büyüterek Pasifik grubumuzun Yeni Zelanda’dan Orta Doğu’ya kadar kullanacağı yazılımları yapıyoruz” diyor.

Unilever Türkiye’den bölgeye SAP desteği
Unilever’in İstanbul’daki Unity SAP – Bölgesel Uygulama Departmanı, Afrika, Ortadoğu, Türkiye bölgesinde SAP desteği veriyor. 2005’ten itibaren çalışmaya başladı. Üç yönetici dışında 22 destek personeli ve değişen sayıda proje ekipleri çalışıyor. Çoğu 25-30 yaşında, lisans, yüksek lisans veya doktora mezunu.
Bu bölüm, bölgede kullanılan Unity SAP sistemi ile ilgili her türlü problemi çözmek, SAP sistemi üzerinde iş ihtiyaçlarına göre yeni projeler yapmakla görevli. Şu anda Türkiye, İsrail, Birleşik Arap Emirlikleri, S. Arabistan, Bahreyn, Umman’a hizmet veriyorlar. Güney Afrika projesi ise 2007’de başlayacak. Hizmetin bazı Asya ülkelerine verilmesi de düşünülüyor.
Unity Bölgesel Uygulama Merkezi Müdürü Şebnem Gürler, Türkiye’nin seçilmesinin nedenlerini şöyle sıralıyor: Unilever Türkiye’nin başarılı performansı, Türkiye’nin konumu, lojistik açıdan ulaşılabilirliği, politik açıdan tüm ülkelere açık olması, Türkiye’de SAP tecrübesine sahip elemanların bulunabilmesi ve Avrupa’ya göre maliyetlerin düşüklüğü.

Siemens Türkiye’den bütün Avrupa’ya IT hizmeti
Türkiye Siemens Business Services Genel Müdürü Ali Rıza Ersoy, uzun zamandır Türkiye’den yürüttükleri global çağrı merkezi gibi pekçok projenin başarılı olduğunu hatırlatıyor: “Bu başarılar, Türkiye’nin Siemens’in faaliyet gösterdiği ülkeler içinde Global Üretim Merkezi lokasyonlarından biri seçilmesini sağladı. Tüm dünyada Service Desk (Yardım Masası), Command & Control Center (Uzaktan Sunucu Yönetimi Hizmetleri) ve Data Center & Infrastructure (Veri Merkezi ve Altyapı Yönetimi) konularında bir uzmanlık merkezi haline geldik. Dünya çapındaki uzmanlık alanlarımıza network hizmetlerini de eklemek üzereyiz.”
Siemens Business Services 2005’te 1. seviye Windows Sunucu yönetim hizmetleri pilot projesini başlattı. Bu projede Almanya’da değişik veri merkezlerinde bulunan 2000 Windows sunucusu, İstanbul Kartal’daki Operasyon Merkezi’nden 10 kişilik bir ekiple 7 gün 24 saat uzaktan yönetilmeye başlandı. Bu proje başarıya ulaştı. Bugün 40 kişilik uzman ekiple hem 1. seviye hem 2. seviye Windows, Unix, Backup sistem ve sunucularına uzaktan yönetim hizmetleri sunuluyor. Yardım masası servis ihracatı ise, iç ve dış müşterilere verilen 1. seviye son kullanıcı destek hizmetleriyle genişlemeye devam ediyor. Siemens için verilen IT hizmetleri başta Almanya olmak üzere Avrupa ülkelerini kapsıyor. Dış müşterilere yönelik projelerde ise ABD, İngiltere, Fransa, İspanya gibi ülkelere farklı dillerde teknik destek veriliyor.

CadLogic neden İstanbul’da ofis açtı
Hollandalı bir yazılım firması olan CadLogic, Almanya, İngiltere ve Hindistan’dan sonra İstanbul’da bir ofis açtı. Lojistik hizmet tedarikçilerine yazılım çözümleri sunan CadLogic’in İstanbul ofisinde şu anda 15 kişi uluslararası projelerde yazılım üretmek üzere çalışıyor. Eğer başarılı olursa ekibin daha da büyüyeceğini söyleyen CadLogic’den Marcel Bakker, ofis açmalarını Türkiye’de eğitim seviyesinin yüksek, maliyetlerin düşük olmasına bağlıyor. Romanya ve Bulgaristan gibi ülkeleri de düşünmüşler ama vazgeçmişler: “Bu ülkelerde komünist mantık hala devam ediyor. Türkler daha aktif ve yeni fikirlere açık. Ayrıca İstanbul’a seyahat etmek de çok kolay. Hindistan’a gitmek zor, zaten orada işyerindeki hiyerarşik yapı esnek bir işbirliği kurmanızı engelliyor.”

Whirlpool’un Türkiye Geliştirme Merkezi
Beyaz eşya devi Whirlpool’un Küresel Bilgi Sistemleri (GIS) içinde yer alan Türkiye Geliştirme Merkezi’nde şu an 3 kişilik bir ekip çalışıyor. 2007 sonuna kadar ekibin 20 kişiye çıkması planlanıyor. Merkezin Müdürü Murat Özgür Kara, ekibin görevinin destek vermek olmadığını, verilecek hizmetin IT’nin katma değeri en yüksek kısmı olan yeni fikirler üretmek, çözümler geliştirmek, prototipler hazırlamak ve projeleri hayata geçirmek olduğunu söylüyor. Kara, “Bu ekip, küresel bir ekibin entegre bir parçası; Michigan BentonHarbor’daki, Sao Paolo’daki, Varese’deki veya İstanbul’daki ekip üyelerinin birbirinden tek farkı, çalıştıkları ofis ve yaşadıkları şehir. Aynı proje havuzundan, yetkinliklerine ve iş yüklerine uygun herhangi bir projede görev alabilecekler.

HASAN ALTUNKAYA
Bilişimde istihdam devri
IT departmanlarını Türkiye’ye taşıyan firmalarla ilgili araştırmalar yapan Data Expert CEO’su Hasan Altunkaya, Türkiye’nin bu sayede 3 yılda 12 bin kişiye iş imkanı sağlayacağını söylüyor: “Ben buna bilişimde istihdam devri diyorum. Genç bir nüfusa sahibiz. Hindistan’dan Batı Avrupa’ya kadar olan bölgeye baktığımız zaman bu coğrafyada genç nüfusa sahip iki ülke var: Türkiye ve Polonya. Bu Türkiye için büyük bir avantaj.”
Altunkaya’ya göre Hindistan’a BT işlemleri ve iş süreçlerinin outsourcing’i, ürün geliştirme ve çağrı merkezleri hizmeti, Türkiye’ye e-öğrenme, IT hizmetleri, paylaşılan hizmetler, yazılım geliştirme ve çağrı merkezi hizmetleri, İrlanda’ya paket uygulamaları, ürün geliştirme ve yerelleştirme hizmetleri, İsrail’e ise ileri seviyede yazılım ve öğrenme sistemleri gidiyor.
Burcu ÖZÇELİK, Hürriyet İK, 12,11,2006

Reklamlar