Şubat, 2007 için arşiv

Hızla şube ve personel sayılarını arttıran bankalar 2007 yılında da boş durmayacak. Akbank, Garanti Bankası, İş Bankası, Yapı Kredi, HSBC, Citibank, Oyakbank, Halkbank, Fortis, Finansbank, DenizBank ve TEB’den oluşan 12 banka 2006 yılında toplam 327 şube açarak 16 bin 621 kişiyi işe aldı. Böylece 12 bankanın toplam şube sayısı 4.805’e personel sayısı da 102 bin 133’e çıktı. Bu yıl da bu bankalar 400’e yakın şube açarak 12 bin 600 kişiyi işe almayı planlıyorlar.

İŞ BANKASI 2.300 KİŞİ
Banka, müfettiş yardımcısı, uzman yardımcısı ve memur olmak üzere üç ana pozisyon dışında mimar, mühendis, avukat, doktor, bilgi işlem ve yazılım uzmanı gibi uzman personel de alacak. Kendi yöneticilerini kendi içinde yetiştiren bankanın bu yıl alacağı kişilerin tamamına yakınını yeni mezunlar oluşturacak.
SEÇİM SÜRECİ Banka, adayların yetkinliklerin yanı sıra, yabancı dil bilgisi ve iyi bir formasyona sahip olmalarına da dikkat ediyor. Yazılı sınavın yanı sıra kişilik envanteri de uygulanıyor. Uzman yardımcılığı ve müfettiş yardımcılığı sınavlarında mesleki bilgiler de sınanıyor. Bankada geçen yıl Elektronik Memur Alım Sınavı (e-MAS) uygulanmaya başlandı. Yazılı sınav, elektronik ortamda yapılıyor, hız ve kolaylık sağlanıyor.

GARANTİ BANKASI 1.300 KİŞİ
Bankanın bu yıl alacağı yeni elemanların yüzde 70’i yeni mezun olacak. Müfettiş yardımcısı, management trainee ve sales trainee pozisyonları ile çağrı merkezi müşteri temsilcisi ve şube kadroları gişe asistanı pozisyonları için işe alımlar olacak. Yeni açılacak şubeler için, şube içi satış pozisyonları öncelikli olmak üzere, deneyimli bankacılara da ihtiyaç duyulacak.
Deneyimsiz adaylarda aranan temel kriterler şöyle: Üniversite mezunu olmak, 27 yaşını aşmamak, askerliğini yapmış veya en az 1 yıl tecil ettirmiş olmak. Deneyimli adayların da 32 yaşını aşmamış olması gerekiyor.
Satış pozisyonları için, eğitime ek olarak, iletişim ve satış becerileri gelişmiş kişiler ön plana çıkıyor. Genel müdürlükteki bazı pozisyonlar için ise, matematik, istatistik ve mühendislik mezunlarıyla, finans/bankacılık alanlarında lisanüstü programları tamamlamış, analitik yapısı güçlü kişiler daha şanslı.
SEÇİM SÜRECİ Deneyimsiz adayların değerlendirilmesi yazılı sınav, grup mülakatı ve birebir mülakat aşamalarıyla yapılıyor. Deneyimli adaylar ise, birebir mülakatla ve mesleki kişilik envanteri uygulanarak seçiliyor.

AKBANK 2.000 KİŞİ
Akbank’ta son birkaç yıldır, işe alınanların yaklaşık yüzde 80’ini deneyimsiz yeni mezun adaylar, yüzde 20’sini ise deneyimli çalışanlar oluşturuyor. Yeni mezunlar Akbank’a yönetici adayı, asistan veya müfettiş yardımcısı olarak katılıyor.
SEÇİM SÜRECİ Yeni mezunlar için en uygun adayı belirleme sürecinde yetenek testleri, kişilik envanterleri ve yetkinlik bazlı mülakatlar yapılıyor. Adayların http://www.akbank.com İK sayfasından yaptığı başvurular düzenli olarak kontrol edilerek ihtiyaç doğrultusunda sınav düzenleniyor. Deneyimli alımlarda ise uygun profiller incelenerek adaylarla yetkinlik bazlı birebir veya panel mülakatlar yapılıyor.

OYAKBANK 500 KİŞİ
Banka öncelikle şube pazarlama kadrolarına eleman almayı hedefliyor. Şube operasyon kadrolarına da yeni personel alınacak. Genel müdürlükteki bazı üniteler, teftiş kurulu başkanlığı ve şubelerdeki pazarlama ve gişe kadroları için deneyimsiz eleman alınması da planlanıyor. Üniversitelerin 4 yıllık eğitim veren tercihen bankacılıkla ilgili bölümlerinden mezun adaylara fırsat veriliyor. Şube pazarlama kadroları için ise deneyimli eleman alınacak, bu iş için pazarlama alanında edinilmiş deneyim önemli.
SEÇİM SÜRECİ Banka kendi web sitelerine başvuruda bulunan adaylardan oluşan veri havuzundan yararlanıyor. Başvuruları uygun adaylara bağımsız bir kuruluş tarafından genel yetenek testi ve görevin gerektirdiği niteliklerin değerlendirildiği bir kişilik testi uygulanıyor. Başarılı olan adaylar İnsan Kaynakları ve aday oldukları görevle ilgili Genel Müdürlük yöneticilerinin katıldıkları mülakata alınıyorlar.

HSBC 1000 KİŞİ
Banka hem genel müdürlük hem de şubelerinde deneyimli ve deneyimsiz çeşitli pozisyonlarda alımlar yapacak. Bu yıl alınacak kişilerin yüzde 30’u deneyimsizler arasından seçilecek. Deneyimsiz eleman alımı gişe yetkilisi, telefon bankacılığı müşteri hizmet yetkilisi ve şube satış kadrolarında olacak.
SEÇİM SÜRECİ Deneyimsiz alımlar toplu sınav ve değerlendirmeyle, deneyimli alımlar ise iş kolu ile beraber görüşmeler yoluyla yürütülüyor.

HALKBANK 750 KİŞİ
Banka ağırlıklı olarak şubelerde istihdam edilmek üzere, uzman yardımcısı ve servis görevlisi gibi pozisyonlara eleman alacak. Eğer tecrübesiz eleman alınacaksa, işletme ve ekonomi mezunları tercih ediliyor ama mühendislik mezunu olup işletme veya ekonomi dallarında yüksek lisans yapmış adaylar da alınıyor. Ayrıca, proje değerlendirme ve istihbarat ile ekspertiz gibi teknik alanlarda, mühendislik bölümü mezunları istihdam ediliyor. Banka içinden aday bulamadığı ve tecrübe gerektiren pozisyonlar için ise banka dışından sınırlı sayıda tecrübeli eleman istihdam ediliyor.
SEÇİM SÜRECİ Genellikle, toplu personel alınıyor. Önce yazılı sınav, ardından mülakat yapılıyor. Deneyimli elemanların işe alımlarına, ilgili alan yöneticileri ve insan kaynakları yöneticilerinden oluşan Arama ve İşe Alma Komitesi karar veriyor.

YAPIKREDİ 300 KİŞİ
Yapı Kredi, ağırlıklı olarak satış ekiplerine eleman alacak. Banka yeni mezun işe alıp yetiştirmeyi tercih ediyor. Satış görevleri için öncelikle işletme, ekonomi ve benzeri alanlarla sosyal bilimlere öncelik veriliyor. Tabii kariyerinde yükselmek isteyenlerin yabancı dil bilmeleri şart. Bu sene ağırlıklı olarak yeni mezunlar işe alınacak. Ayrıca üniversite öğrencilerine çağrı merkezi ve direkt satış gibi alanlarda iş imkanı sunulacak.
SEÇİM SÜRECİ CV’lerin ön elemesi yapıldıktan sonra tüm adaylar sınava davet ediliyor. Sınavdaki başarıya göre mülakat süreci başlıyor. Münferit alımlarda ve özellikle deneyimli adaylar söz konusu olduğunda, CV ön elemesini takiben adaylar mülakata davet ediliyor.

FORTİS 750 KİŞİ
Yeni eleman alımlarında şube personeline ağırlık verilecek. Bunların çoğu da satış ve şubelerdeki diğer kadrolarda görev alacaklar. Bu yıl alınacakların da yüzde 50’si yeni mezunlar olacak. Adaylarda aranan en önemli özelliklerden biri yabancı dil bilgisi.
SEÇİM SÜRECİ İş başvuruları http://www.fortis.com.tr’den ve http://www.kariyer.net adresinden yapılıyor. Yeni mezun adaylar için yılda bir ya da iki kez sınav düzenleniyor.

DENİZBANK 1.500 KİŞİ
Şube açılışlarına paralel olarak satış kadrolarına portföy yöneticileri, operasyon kadroları için gişe görevlileri, Genel Müdürlük kadrolarına Teftiş Kurulu, Merkezi Operasyon, İletişim Merkezi ve Direkt Satış bölümlerine yeni eleman alınması planlanıyor. Bu yıl alınacakların 500’ünü (üçte biri) yeni mezunlar oluşturacak. Deneyimsiz adaylarda, direkt satış, iletişim merkezi, gişe görevlileri ve bazı operasyon kadroları için lise mezunu, genel müdürlük kadroları, teftiş kurulu, pazarlama ve satış kadroları için ağırlıklı olarak üniversite mezunu adayları tercih ediliyor. Yabancı dil bilgisi, belirli pozisyonlar için aranılan en önemli özellik.
SEÇİM SÜRECİ Deneyimsiz eleman ihtiyaçlarında sınav (genel yetenek, aranılan pozisyona göre yabancı dil, kişilik envanteri ve dikkat testi) aşaması sonrasında başarılı bulunan adaylarla mülakat yapılıyor.

FİNANSBANK 850 KİŞİ
Bu yıl alınacak 850 kişinin 600’ünü yeni mezunlar oluşturacak. Ağırlıklı olarak şube satış kanallarında elemana ihtiyaç var. Portföy yönetmeni ve yetkilisi pozisyonunda 3-5 yıl deneyimli personel ve yetiştirmek üzere yeni mezunlar alınacak. Deneyimsiz adaylar toplu alım süreciyle seçiliyor. Bu adaylar için aranan kriterler şöyle: 4 yıllık eğitim veren üniversitelerden yeni mezun, tercihen yabancı dil bilen, kadınlarda 25 erkeklerde 27 yaşını aşmamış, temsil yeteneğine sahip, özgüveni yüksek, sözlü ifade ve iletişim yeteneği güçlü, analitik düşünen, ikna yeteneği yüksek, disiplinli ve sistematik çalışan, ekip çalışmasına yatkın olmak.
SEÇİM SÜRECİ Başvuru havuzunda bulunan adaylar ile, anlaşmalı çalışılan insan kaynakları web siteleri ve gazete ilanlarına başvuru yapanlar arasında bir ön eleme yapılıp seçilenler sınava ve görüşmelere davet ediliyor. Deneyimli elemanlarla tek tek görüşmeler yapılıyor.

CITIBANK 300 KİŞİ
Citibank hem ticari hem de bireysel bankacılık alanlarında deneyimli adayları tercih edecek. Banka başta Citigold olarak tabir edilen yüksek meblağda mevduatı olan müşterilere hizmet sunacak bireysel satış temsilcileri olmak üzere, operasyon ve teknoloji, krediler gibi destek birimlerinde de yeni personel alacak.
SEÇİM SÜRECİ Başvurular tek tek değerlendirilecek.

TEB 1000 KİŞİ
2006’da 1000 kişiyi işe alan TEB, 2007’de benzer bir büyüme gösterecek. Mevcut ve açılacak şubeler için hem deneyimli bankacılara, hem de yeni mezun adaylara ihtiyaç duyulacak. Özellikle şubelerin satış ve operasyon kadrolarına yeni alımlar planlanıyor.
SEÇİM SÜRECİ Yeni mezunlar genellikle TEB Yetenek Havuzu sınavları organize edilerek alınıyor. 4 Mart’ta da böyle bir toplu sınav yapılacak. TEB Yetenek Havuzu, bankada işe başlayacak olan genç bankacı adaylarını eğiterek ilgili birimlerde görevlendiriyor. Deneyimli bankacıların başvuruları ise yetkinlik bazlı değerlendirme araçlarının yanında, ilgili işkolu yöneticilerinin görüşmeleriyle değerlendiriliyor.
Burcu ÖZÇELİK, Hürriyet İK, 18,02,2007

Reklamlar

Alışveriş merkezleriyle büyüdük

Yayınlandı: Şubat 12, 2007 / Röportajlar

75 MAĞAZASI BULUNAN İPEKYOL’UN SAHİBİ AYAYDIN GROUP BAŞKANI YALÇIN AYAYDIN

Alışveriş merkezleriyle büyüdük

21. yılını dolduran hazır giyim markası İpekyol’un kurucusu Yalçın Ayaydın, tekstil sektörüne üniversitede okurken adım attı. İki farklı şirkette 8 yıl çalıştıktan sonra 1986’da kendi markası İpekyol’u yarattı. 21 yılda 75 mağazaya ulaşan 2007 cirosu 75 milyon YTL olan şirketin başkanı Yalçın Ayaydın, büyümelerindeki en önemli nedenin açılan alışveriş merkezleri olduğunu söylüyor. Önümüzdeki yıl 40 mağaza açarak 500 civarında kişiye iş sağlayacaklarını söyleyen Yalçın Ayaydın ile kariyerini ve 2008 hedeflerini konuştuk.

Mardin, Derik doğumlu Yalçın Ayaydın (37), ilk, ortaokul ve liseyi Mardin’de bitirdikten sonra Marmara Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde okumaya başladı. İkinci öğretimde okuyan Ayaydın, üniversiteye akşamları gittiğinden gündüzleri de kendine yapacak bir iş aramaya başladı. 2. sınıfa geldiğinde abisinin vasıtasıyla Jitan firmasında tekstil sektörüne adım attı. İki yıl şirketin finans işlerini üstlenen Yalçın Ayaydın, masa başında oturmanın kendisine göre olmadığını anlayınca şirket içindeki rolünü değiştirerek pazarlamaya geçti, burada dışarıdan aldığı bilgileri dizayn bölümüyle paylaşarak şirkette 3 yıl daha çalıştı. 5 yıl sonra daha büyük bir şirket olan Lema’ya geçti: “Başka bir şirkette çalışmam gerektiğini hissettim çünkü daha öğrenecek çok şeyim vardı. O günkü konjektörde o şirket daha büyüktü ve daha çok müşterisi vardı. Benim de yeni müşterileri, yeni satınalma yapacağım yerleri öğrenmem lazımdı.” 2 yıl Lema’da çalıştıktıktan sonra askerliğini yapan Yalçın Ayaydın, askerden gelir gelmez bir ay içinde kendi şirketini kurdu. 1986’da tek başına İpekyol markasını yaratan Yalçın Ayaydın’ın şirketine daha sonra 4 kardeşi ve 2 yeğeni de ortak oldu. Ayaydın, “Üniversiteyi bitiren şirkete ortak oldu” diyor. Başından beri kendi işini yapacağını bilen Yalçın Ayaydın, şirketi kurduğu dönemi şöyle anlatıyor: “O yıllarda Türkiye’nin önü açıktı, eline çantasını alan yurt dışına koşup pazarlama yapıyordu, Türkiye dünya ile tanışıyordu, benim için avantajlı bir yıldı, gerçekten dünya ile entegre olmuştuk. İstediğim an yurt dışına çıkabiliyordum, 70’li yıllar öncesinde yurt dışına çıktığında döviz bile çıkaramıyordunuz, ama 80’li yıllarda serbest piyasa ekonomisiyle artık dünyayla entegre olmuştuk. Bizim için gerçekten avantajlı bir dönemdi.” Yalçın Ayaydın, şirketini tam da zamanında kurmuştu. Sıra markasına isim bulmaya gelmişti. İpekyol ismi aslında Yalçın Ayaydın’ın başından beri aklındaydı: “İpekyol Mardin’den gelen bir isim. Dünyanın en eski ticaret yolu Mardin’den geçiyor, benim yaşadığım yer olduğu için hep aklımdaydı, eğer ben bir gün bir iş yaparsam adını İpekyol koyacağım derdim. Şirketin ismini İpekyol koydum, daha sonra kızım olunca onun da adını İpek koyduk.”

İLK İŞ ANADOLU’DAKİ
TÜM MAĞAZALARA
’CORNER’ VERMEK OLDU

İpekyol’u kurduğunda 7 yıllık bir sektör geçmişi olduğundan, neyi, nerede üreteceğini ve nereye satacağını çok iyi bilen Ayaydın, Anadolu’nun her vilayetindeki en iyi mağazalara ’corner’ olarak İpekyol’u vermeye başladı: “Anadolu’da tanımadığım insan yoktu. Gelecekte ben kendi işimi kuracağım diye tüm sistemi beynimde kurmuştum. Örneğin kumaşı nereden alacağımı çok iyi biliyordum hepsi artık dostlarımdı, çok sevdiğim abilerimdi.”

ALIŞVERİŞ MERKEZLERİ
OLMASA BU KADAR
BÜYÜYEMEZDİK

Osmanbey’de 100 metrekarelik bir dairede İpekyol markasıyla yola çıkan Ayaydın, daha sonraya Bomonti’ye transfer oldu. Bugün merkezi Bomonti’de 10 bin metrekarelik binada yer alan İpekyol’un Edirne’de 17 bin metrekarelik kapalı alana sahip üretim tesisi bulunuyor. Tesis yılda yaklaşık 2.5 milyon adet üretim kapasitesine sahip. Türkiye’de ve yurt dışında 75 mağazası bulunan İpekyol, 2007 yılını yaklaşık 75 milyon YTL ciro ile kapatmayı planlıyor. İlk yıl şirketin cirosunun bugünkü rakamlarla 50-60 bin YTL civarında olduğunu söyleyen Ayaydın, bu büyümede hayatındaki sürprizlerin etkili olduğunu söylüyor: “İpekyol’u açtıktan 3 yıl sonra hiç beklemediğim bir anda bir arkadaşım telefon edip, artık Rumeli Caddesi’ndeki mağazalarına mal üretemediklerini söyledi ve bana o mağazaya mal koymamı teklif etti. ’Senin mallarını satalım, biz işletelim’ dediler. Bir hafta sonra İstanbul’un en popüler, en pahalı caddelerinden birinde bir anda İpekyol mağazası oldu. Bu hayatımın en önemli dönüm noktalarından birisi.” Ardından Kadıköy mağazasını açan İpekyol, yeni açılan Akmerkez ve Galeria alışveriş merkezlerinde de yerini aldı: “Ondan sonra alışveriş merkezlerinin sayısı arttıkça biz de her yerde mağaza açmaya başladık çünkü artık perakendeciliği öğrenmiştik ve dünyada markalaşmanın birinci kuralının da mağaza açmak olduğunu yurt dışında geze geze öğrenmiştik. Sizin tüketiciniz gittiği her caddede ve şehirde sizi görebiliyorsa siz artık onun gözünde gerçekten önemli bir isimsiniz. Biz de bunu gerçekleştirdik. Bugün artık Türkiye’de o kadar çok alışveriş merkezi yapılmaya başladı ki bu da Türkiye’nin perakende sektörüyle tanışması, artık marka çıkarması anlamına geliyor. Bu kadar alışveriş merkezi açılmasaydı, bizler bu kadar çok mağaza açamazdık ve perakendeyi bu kadar iyi bir şekilde öğrenemezdik. Alışveriş merkezlerinin açılması perakende sektörü için çok iyi, İstanbul’un daha çok alışveriş merkezine ihtiyacı var, en az bu kadar daha yapılmalı ama hepsi aynı bölgede yer almamalı, bunların İstanbul’a yayılması lazım. 2010 yılına kadar alışveriş merkezi projeleri Türkiye’nin her yıl 100 bin nüfuslu şehrine yayılacaktır bu dünyada böyledir, Türkiye’de de önümüzdeki 5 yıl içinde böyle olacaktır.”

BATI TRAKYA’DA VE
DOĞU BLOKU’NDA HENÜZ
TREN KAÇMADI

Gelecek 5 yılda hangi alışveriş merkezlerinde mağaza açacaklarının belli olduğunu, bağlantılarını şimdiden yaptıklarını söyleyen Yalçın Ayaydın, 2012 yılına kadar yurt dışında 150-200 mağaza açmayı planlıyor. Yunanistan, Bulgaristan, Romanya, Ukrayna, Azerbaycan, Kazakistan, Rusya, Hırvastistan, Sırbistan, Karadağ, Moldova gibi Batı Trakya ve Doğu Bloku ülkelerine yoğun bir şekilde gireceklerini söyleyen Ayaydın, “Çünkü bu ülkelerde henüz perakende sektörü yeni başlıyor. Alışveriş merkezleriyle yeni tanışıyorlar, tam da Türkiye’nin ayağa kalkacağı dönem. Bu fırsatı Türk perakende sektörünün kesinlikle kaçırmaması lazım. Çünkü Batı Avrupa’da zaten hepimiz treni kaçırmışız ama burada yeni kalkıyor, onun için herkesin hızlı bir şekilde davranması lazım. Türkiye’de zaten 20-25 marka var bu markalar hızlı bir şekilde dünyaya yayılmalı.”

2008’DE 40 MAĞAZA AÇIP
450 KİŞİYE İŞ İMKANI
SAĞLAYACAKLAR

20008 yılında Türkiye’de ve yurt dışında 40 mağaza açmayı planlayan İpekyol, 450 kişiye iş imkanı sağlayacak. İstanbul, Ankara, İzmir, Gaziantep, Erzurum, Yalova, Salihli, Trabzon ve yurt dışında Sofya, Bükreş, Varna, Kiev, Moskova ve Atina’da açılacak mağazalarda satış danışmanları başta olmak üzere mağaza müdürleri, mağaza koordinatörleri, kasiyerler, görsel tasarımcılar, merkezde çalışmak üzere finanscılar işe alınacak. Yöneticilerini kendi içinde yetiştirmeyi tercih eden İpekyol, yeni mezun iş tecrübesi olmayan kişileri tercih ediyor: “Genel olarak bizim kimliğimiz taşıyabilecek, bizim yetiştirebileceğimiz elemanları tercih ediyoruz. Çünkü mevcut mağaza müdürlerimizin yüzde 50’si kendi içimizden yetiştirdiğimiz kişiler. Satış elemanı olarak başlamış, şimdi mağaza müdürü olmuş. Gönlüm istiyor ki hep içeriden elemanlarımızı yetiştirelim. Bütün yöneticilerime tek söylediğim şey elinizden geldikçe dışarıdan yönetici almayın, yöneticilerinizi kendi içinizden seçin. Bunu yaptığınızda eleman size daha bağımlı bir şekilde çalışıyor. Çünkü burada istikbal görüyorlar, ömürleri boyunca satış elemanı olarak kalmayacaklarını biliyorlar. Tüm şirketler de bunu yapmalı.”

Twist bu yıl açılan 10 mağazayla İpekyol’un dışına çıktı
Twist markası 10 yıl önce ailenin daha genç üyelerine hitap etmek için kuruldu: “Çünkü annesine mal satarken kızına mal satamıyorduk. Ailenin daha genç ferdine de hitap etmek için daha genç bir koleksiyon oluşturmamız lazım dedik. Ortaya Twist markası çıktı.” 10 yıldır İpekyol mağazalarında ’corner’ olarak satılan Twist, bu yıl İpekyol mağazalarının içinden çıkarak kendi kimliğini kazandı. 2007’de 10 Twist mağazası açan Ayaydın Group, 2008’de büyük şehirlerde 10 Twist mağazası daha açacak.
Burcu ÖZÇELİK, Hürriyet İK, 02,12,2007

Gıda şirketi Nestle, 2009’da Türkiye’deki 100. yılını yeni bir yönetimle kutlayacak. Son satın aldıkları Erikli dahil 1600 çalışanı olan şirkette yaş ortalaması mavi yakalılarda 30, beyaz yakalılarda 35. Bu yıl başında şirkette yeni atamalar yapıldı. Nestle Türkiye ve Orta Asya Cumhuriyetleri Pazar Başkanı ve Genel Müdürü Hans-Ulrich Mayer de 4 ay önce Singapur’dan transfer oldu. Onunla Türkiye’de gıda sektöründe yaşanan rekabeti, yeniden yapılanma süreçlerini ve Türkiye’deki izlenimlerini konuştuk.

 Nestle’de yöneticiler içerden mi yetişir?

-Bugün Nestle’de çalışanların çoğu öyledir. Biz tüm dünyada var olan uluslararası bir şirketiz. Fortune’ın ilk 500 şirketine baktığınızda Nestle uluslararası yönetim konusunda dünyanın bir numaralı şirketi. Bunda merkezden idare edilmeyen bir yapımızın olmasının da etkisi var.

Nestle’nin bu çokuluslu yapısı çalışanlara nasıl yansıyor?

-İlk olarak ne tür bir pasaport taşıdığımız önemli değil. Merkezde herkesin farklı bir pasaportu var, İsviçreli, Alman, Latin Amerikalı, Meksikalı, Kuzey Amerikalı vs. Önemli olan şirketin prensipleri. Şili’ye ya da Çin ’e gittiğinizde kültürler çok farklıdır. Fakat biz benzer değerler yaratmaya uğraşıyoruz. Bir network içinde, merkeze bağlı olmayan bir yapıda çalışıyoruz. Dogmatik değil pragmatiğiz.

 Türkiye’de neden yeniden yapılanmaya karar verdiniz?

-Türkiye’de pazar çok dinamik. Yeni bir organizasyon kurmalıydık. Bir iş ünitesi kurduk. Bu ünitede şekerleme, yiyecek, içecek ve su gibi tek başına ürün gruplarına odaklanıldı. Bu yeni iş ünitesi ile daha fazla tüketiciye dayalı, işe odaklı olmayı planlıyoruz. Çok hızla gelişen bir sektör; çalışanlar hızlı karar almalı ve üretime yakın olmalı. Çünkü bu eczacılık gibi bir ürünün çıkması için 10 yıl beklenen bir sektör değil.

Ne gibi değişiklikler oldu şirkette?

-Nestle Satış Direktörlüğünü yapmakta olan Devrim Cöbek, Çikolata ve Şekerleme Grubu Genel Müdürlüğüne, Profesyonel Gıda ve İçecek Grup Direktörü olarak görev yapan Burak Özbaşoğlu, Ev Dışı Tüketim Grubu Genel Müdürlüğüne, Ulusal Zincir Mağazalar Müdürü olarak görev yapmakta olan Oben Akyol ise Satış Direktörü ve Yönetim Kurulu Üyeliği görevine getirildi. Yeni ataması yapılan kişiler 10 yıldır bu şirkette çalışıyor. Ayrıca kahve bölümüne bir yönetici daha atayacağız, ki bu dışarıdan da olabilir. İlerleyen günlerde çocuk ürünleri bölümü ile mutfak bölümü de daha güçlendirilecek. Bu sayede yeniden yapılanma sürecini tamamlayacağız.

Bunlar sadece yeni atamalar mı yoksa yeniden yapılanma planının bir parçası mı?

-Çikolata-şekerleme grubu olsun, ev dışı tüketim olsun, bunlar genel müdürlük seviyesine getirildi. Önceden de çikolata şekerleme diye bir grup vardı ama genel müdürlük değildi. İlk kez bu birimlerin genel müdürleri oluyor. Ayrıca hepsi de doğrudan genel müdüre bağlandılar. Amaç daha güçlü bir performans elde etmek ve tüketiciye daha yakın olmak.

 Nestle Türkiye’de kaç yabancı yönetici var?

-Şu anda Türkiye’de sadece iki yabancı üst düzey yönetici var. Ben, bir de finanstan sorumlu müdürümüz Bernard Passhoud. Nestle Türkiye’nin yurt dışına gönderdiği yönetici sayısı ise bunun on katı. 20’den fazla Türk şu anda Avustralya, İsviçre ve Avrupa ülkelerindeki Nestle’lerde çalışıyor.

 Son dönemde gıda sektöründe ciddi bir rekabet yaşanıyor. Nestle bu dönem biraz sessiz mi kaldı?

-Eğer su işine bakarsak 5 yıl önce başladık, üç yıl önce Nescafe 3’ü Bir Arada çıktı. Kitkat 2 yaşında. Farklı kategoriler yaratmaya çalışıyoruz. Uluslararası bir şirket olarak büyüme sürdürülebilir ve uzun dönemli olmalı. Bazen çok hızlı gitmek çok tehlikeli olabilir. Ben dört aydır Türkiye’deyim ve Türk şirketlerine hayran kaldım. Bugün tüm şirketler, hepimiz, tüketimi arttırmak için uğraşıyoruz. Şekerleme ve çikolatada tüketim hala İtalya, Yunanistan ve diğer ülkelerin çok çok altında.

1909’da Karaköy’de ilk şubeyi açtılar
Nestle 1867’de İsviçre’de Henri Nestle tarafından kuruldu. Türkiye pazarıyla 1875’te tanıştı. İlk şubesini 1909’da Karaköy’de açarak bebek maması, yoğunlaştırılmış süt ve çikolata satmaya başladı. 1927’de Feriköy’de Türkiye’nin ilk çikolata fabrikasını açtı. 1984’de Nescafe’yi Türk pazarına sundu. 1989’da Etsu’yu bünyesine kattı. 1990’da fabrikasını Bursa Karacabey’e taşıdı. 1998’de kahvaltılık gevrek, 2001’de su pazarına girdi ve Nestle Pure Life’ı çıkardı. Eylül 2006’da Erikli su şirketini satın aldı.

Asya’da 8 yıl çalıştıktan
sonra Türkleri açıksözlü buluyor
Almanya’da mühendislik eğitimi alan Hans Ulrich Mayer otomotiv sektöründe çalıştı. Fransa ve Brezilya’da görev aldıktan sonra 1995’de İsviçre’de Nestle ile tanıştı. Mayer, Türkiye’ye gelmeden önce 8 yıl boyunca Asya ülkelerinde, son olarak da Singapur’da görev aldı. Uzakdoğu’da uzun süre çalışması, Türk çalışanları değerlendirmesine de yansıyor. “Asya’da insanlar çok duygusaldı. Türkiye’de duygu ve mantık arasında çok iyi bir kombinasyon var” diyor. Uzakdoğu tecrübesi, belki Türkleri “açıksözlü” olarak değerlendirmesinde de etkili: “Türkiye’de insanlar ne söylemek istiyorlarsa doğrudan söylüyorlar. Bu da benim tercih ettiğim bir şey.”
Burcu ÖZÇELİK, Hürriyet İK, 11,02,2007