MARMARA ÜNİVERSİTESİ’NDEN PROF. DR. PINAR TINAZ UYARIYOR
İşyerindeki her çatışmayı mobbing zannetmeyin

Mobbing, yani işyerinde maruz kalınan duygusal taciz, artık çoğu kişi tarafından biliniyor. Mağdurların açtıkları ve kazandıkları davalar sonucu artık daha çok ilgi çekiyor. Fakat şimdi de işyerinde yaşadığı ufacık bir çatışmayı bile mobbing olarak görüp dava açmaya niyetlenen çalışanlarla, onlara yardım vaadinde bulunan mobbing uzmanları türedi. Mobbing alanında yıllardır çalışan Marmara Üniversitesi’nden çalışma psikoloğu Prof. Dr. Pınar Tınaz, bu konuda uyarılarda bulunuyor.

Yargıya intikal eden örnekleri sayesinde mobbing davası açmak isteyenlerin de sayısında artış oldu. İnsanlar artık mobbing’in ciddiyetinin farkında. Ancak bu konuda uzun süredir çalışan Prof. Dr. Pınar Tınaz bir uyarıda bulunuyor: Ona göre, işyerinde pekçok olay mobbing diye çarpıtılıyor. Bir olayın mobbing olarak adlandırılabilmesi için, işyerinde geçmesi, sistematik ve kasıtlı olarak yapılması ve en önemlisi kişiyi işyerinden uzaklaştırmayı amaç edinmesi gerekir. Yani patron ya da iş arkadaşınızla yaşadığınız anlık öfkeler, çatışmalar, geçici darılmalar mobbing değil.

Marmara Üniversitesi İİBF Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Başkanı Prof. Dr. Pınar Tınaz, “Aile içinde, okulda öğrenciler arasında gerçekleşen olayları bile mobbing diye tanımlayanlar var” diyor. “Oysa konu çok hassas. Yargıya intikal edecek kadar ciddi böyle bir konu hakkında bilgisi olmayan kişiler hem mağdura, hem işyerine zarar veriyor hem de yargıyı meşgul ediyorlar. Konunun çalışma psikologları tarafından ele alınması gerekiyor.”

Mobbing aslında hiçbir ülkede tanımlanmış bir uzmanlık alanı değil. Çok disiplinli bir çalışma alanı. Bunların en başında çalışma psikolojisi var ancak iş hukuku, çalışma sosyolojisi, psikiyatri, işyeri hekimliği ve ileri vakalarda adli tıp da işin içine giriyor. Bazı olaylarda kişilik bozukluğu, paronoya, aşırı iş yükü gibi nedenlerle de bir çalışan kendisini mobbing’e uğramış hissedebiliyor. Mobbing’i normal bir çatışmadan ayırt etmek uzmanlık gerektiriyor. Tınaz “Normal bir çatışma veya cinsel taciz de mobbing zannediliyor olabilir. Veya işyerinde iş yükü çok fazladır, siz sübjektif olarak size mobbing yapıldığını düşünürsünüz ama değildir. Oranın çalışma şartları öyledir” diyor.

Ne psikolog olan ne de çalışma psikolojisi hakkında uzmanlığa sahip mobbing uzmanlarının türemesinden şikayetçi Prof. Tınaz: “Sadece psikolog olmak da yetmiyor. Psikolojinin de çeşitli uzmanlık alanları mevcut. Ayırt edici tanının konulması, bir mobbing mağduruna yardım etmek ve ne yapacağı konusunda onu yönlendirmek çok kolay bir iş değil, çok vakit kaybedilebilir. Ve acımasız sonuçlar ortaya çıkabilir. Özel eğitimler, sertifika programlarıyla ben bireysel danışmanım deyip mobbing uzmanlığı yapanlar var.”

Aynı durumun hukuk konusunda da geçerli olduğunu söylüyor Tınaz, “Mobbing’e uğrayan pekçok kişiden telefon ve mektup geliyor. Avukata gidip bu davanın açılamayacağı cevabını alanlar veya psikolojik yardım alıp hiçbir faydasını görmediğini söyleyenler var. Çünkü muhtemelen başvurduğu avukat veya psikolog bu kavramı bilmiyor. Kavram çok yeni. Yargıçlar da bu konuda bilgilendirilmeli ve eğitime tabi tutulmalı.”

İlk mobbing merkezi açılıyor
M.Ü. Rektörlüğü’ne bağlı olarak Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü bünyesinde bir Mobbing Merkezi kurulacak. Başkanlığını Prof. Pınar Tınaz’ın yapacağı merkezi 5 kişilik bir yönetim kurulu yönetecek. Bu kurulun üyeleri iş hukukçusu, çalışma sosyoloğu, psikiyatr ve adli tıp uzmanları arasından seçilecek. Merkez mobbing ile ilgili araştırmalar yapacak. İnsan kaynakları uzman ve yöneticilerinin de bu konuda bilgilendirilmesinin şart olduğunu söyleyen Tınaz, Belçika örneğini veriyor: “Belçika’da hem işletmede hem işletme dışında bu konuyla ilgili bir kişi görevli. Olay ancak bu iki kişinin araştırmaları sonucunda yargıya gidiyor, böylece şikayetler süzgeçten geçmiş oluyor.”
Burcu ÖZÇELİK, Hürriyet İK, 01,04,2007