Kariyerine karısı yön verdi
BİR ZAMANLARIN SAVAŞ PİLOTU ANDERS LİNDBLAD ŞİMDİ ERICSSON TÜRKİYE GENEL MÜDÜRÜ
Ericsson Türkiye’nin yeni genel müdürü Anders Lindblad bir zamanlar savaş pilotuydu. 6 yıl İsveç Kraliyet Hava Kuvvetleri’nde çalıştıktan sonra İtalya’ya yerleşip Ericsson’da işe giren Lindblad, 15 yılda 4 ülke değiştirdi, 14 kere taşındı. Orduyu bırakıp özel sektöre geçmesinde eşinin payı büyüktü. Çünkü İtalyan eşi İsveç’te iş bulamamış, bunun üzerine Anders Linblad İtalya’da iş aramaya başlamıştı. Lindblad’ın Ericsson’daki kariyeri böyle başladı.
Anders Lindblad (39) İsveç’te küçük bir kasabada doğdu. Küçük yaşlarda babası ailesini terk ettiği için Protestan rahip olan büyükbabası hayatında önemli bir rol oynadı. Ancak büyükbabası muhafazakar bir din adamı değildi. Lindblad, “Çok açık fikirliydi. Farklı kültürlere, farklı dinlere bu kadar yakın olmamda onun etkisi çok fazla” diyor.
İsveç’te Linköping Üniversitesi’nde Bilgisayar Mühendisliği eğitimi aldı. Üniversitedeyken bir arkadaşının tavsiyesiyle İsveç Kraliyet Hava Kuvvetleri’ne başvurdu. Savaş pilotluğuna başvurmak demek, başkent Stockholm’e ücretsiz olarak gidip orada konaklamak demekti. 19 yaşında başkente gidip bir gece orada kalmak çok cazip geldi. Savaş pilotu olmak istemesinde Tom Cruise’un baş rolde oynadığı meşhur Top Gun filminin de rolü büyüktü. Tom Cruise’u üne kavuşturan bu film, Lindblad’a göre, o dönemde pek çok gencin savaş pilotu olmaya yönlendirmişti.
Lindbad testler sırasında aynı anda hem savaş pilotu hem de mühendis olarak çalışabileceğini öğrenince bu işi daha çok istemeye başladı. İsveç Hava Kuvvetleri aynı zamanda üniversite eğitimleri için öğrencilere para yardımında bulunuyordu. “Bu benim için harikaydı” diyor Lindblad “Hem para alacak, hem de mezuniyetten sonra savaş pilotu ve mühendis olarak çalışabilecektim.”
Tek bir pozisyon için 3000 başvuru oldu ve 3-4 gün süren testlerden sonra Anders Lindblad İsveç Hava Kuvvetleri’ne girmeye hak kazandı. Üniversitede mühendislik eğitimini tamamladıktan sonra pilotluk eğitimleri almaya başladı. İsveç Hava Kuvvetleri’nde 6 yıl boyunca aktif uçuşlara katılan Anders Lindblad “İsveç’te savunma endüstrisi çok güçlü. Uçak, savaş gemileri, silahlar üretiyoruz; o nedenle geniş bir mühendis ve memur kadrosuna sahibiz” diyor. İsveç herhangi bir savaşa girmediğinden, NATO’ya da üye olmadığından, Lindblad sadece İsveç içinde uçtu. Bunun da büyük bir kısmı sınır kontrolleriydi.
EŞİ İSVEÇ’TE İŞ BULAMAYINCA
O İTALYA’DA İŞ BULDU
Hava Kuvvetleri’ne katılmadan önce 1991’de şimdiki eşiyle İtalya’da bir tatil sırasında tanışan Lindblad 1992’de Roma’da küçük bir kilisede evlendi. Eugenia (44) hukuk mezunuydu ve İtalya’da bir bakanlıkta çalışıyordu. Evlenince İsveç’e yerleştiler. Anders Lindblad’ın savaş pilotluğu yaptığı dönemde eşi Eugenia çalışmıyordu. 1993’te doğan kızı Martina’ya bakmayı tercih etmişti. Ama 1996’da artık sıkılmış, çalışmaya karar vermişti. Bu da Lindbald’ın kariyerinde bir dönüm noktası oldu.
“Bir anlaşma yaptık. Eğer İsveç’te bir yılda ciddi bir iş bulamazsa, ben İtalya’da iş arayacaktım. Bir yıl sonra o iyi bir iş bulamayınca ben 1997’de İtalya’da iş aramaya başladım. İş Roma’da olmalıydı çünkü bakanlıklar oradaydı. Bir ay sonra Ericson’dan iş önerisi aldım.” Lindblad’ın bu işi almasında mühendislik eğitimi almış olmasının payı büyüktü: “Hava kuvvetlerinde vaktimin yüzde 30’unda uçuyordum. Yüzde 70’i ise teknik yöneticilik pozisyonunda geçiyordu. İletişim teknolojileri endüstrisiyle ilişkim de vardı. Ayrıca askeriye size sağlam bir yönetim eğitimi verir. Özel sektör sizin yönetim becerilerinizin kıymetini bilir. Yöneticilik becerilerimin yanı sıra 10 yıl boyunca teknik becerilerimi de kullandım.”
Lindblad İtalya’da 3 yıl satış ünitesi, sistem entegrasyonu, danışmanlık, proje yönetim servisinden sorumlu olarak çalıştıktan sonra, bu sefer eşi İtalya’daki işinden sıkılmaya başladı. Tam da bu sırada Anders Lindblad’a EMEA bölgesinde satış direktörlüğü teklif edildi. “Tekrar taşınmak, İsveç’e gitmek gerekiyordu ama karım evet dedi. 2000 Nisanında İsveç’e gidecektim, yazın da ailem gelecekti. Fakat Mayıs ayında karım terfi etti. Ulaştırma ve İletişim Bakanlığı’nda direktör seviyesine yükseldi. O pozisyonda en az 6 ay çalışmalıydı ki rahatça ayrılabilsin. Annem benim yanıma taşındı. 6 ay çocuklar ve annemle Stockholm’de yaşadık, bu dönemde karım ayda bir kez yanımıza gelebildi. Bu aile perspektifinden bakıldığında tam bir fedakarlıktı.”
İNGİLTERE’DEN İTALYA’YA
İTALYA’DAN TÜRKİYE’YE
2001 ilkbaharında Linblad’dan Global Servisler ve Kablolu Servisler Yöneticisi olarak İngiltere’ye gitmesi istendi. “Telekomünikasyon pazarının global düzeyde güçlendiği bir dönemdi. Vodafone, Telecom İtalya, BT gibi büyük oyuncular işe daha global bakıyorlardı. Ericsson bu nedenle global hesaplar açmaya başladı. Ben de British Telecom’la servis iş geliştirmeden sorumluydum. İngiltere’deki çalışma büyük bir deneyimdi. Çok dinamik bir pazar.”
İki yıl sonra Lindblad tekrar İtalya’ya çağrıldı. Servisler Genel Müdür Yardımcısı olarak çalıştı. 2005’de Telekom İtalya’nın sorumluluğunu global olarak alması istendi. Buraya gelmeden önce Güney Amerika, İtalya, Almanya, Fransa ve Hollanda’dan sorumlu oldu. 2007 Şubatında Anders Lindblad’ı yeni görevi için aradılar: “Şirket daima adayları tespit eder ve bir sonraki adıma hazır olup olmadığını sorar. Bir kış akşamı telefon çaldı, senin için müthiş bir iş fırsatı sunuyoruz, Türkiye’ye gitmeni istiyoruz dediler. Karımlar konuştum ve Türkiye’ye gelmeye karar verdik.”
Türkiye’de internet müthiş patlayacak
15 Temmuz’da Türkiye’ye genel müdür olarak gelen Andres Lindblad, aynı zamanda İsrail ve Filistin’den de sorumlu. Türkiye’de telekomünikasyonun çok dinamik bir pazar olduğunu söyleyen Lindblad, “Geniş bandın gelişiyle telekomünikasyon sektöründe büyük bir değişim olmak üzere. Bu konuda yapılacak çok şey daha var. İnternet Türkiye’de de birkaç yıl içinde müthiş patlayacak. Bu mobil geniş bant için de geçerli. İnsanların hayatında büyük değişimler olacak. Geniş bandın ve Web 2.0’ın insanların iletişim tarzını nasıl değiştirdiğinin farkında değiliz. Günlük yaşamda bu kadar etkili bir sektörde olmak bir ayrıcalık.”
Ailece Türkçe öğreniyorlar
14 yılda 15 kez taşınan ve işleri nedeniyle sürekli uçan Lindblad savaş pilotu olduğundan daha fazla uçuyor ama pilotluk yıllarını da özlüyor. “Başka hiçbir şeyden uçmaktan aldığınız tadı alamazsınız” diyor. Her taşınma bir fedakarlık ama aynı zamanda yeni perspektifler de kazandırıyor: “Daha önce eşimle birlikte tatil için İstanbul’a gelmiştik. O nedenle İstanbul’a gelmem teklif edilince eşim hemen kabul etti.” Anders Lindblad’ın kızları Martina (14), Alessia (12) ve Karolina (5) bu taşınmalardan en çok etkilenenler. Şimdi İstanbul’da yeni çevrelerine alışmaya çalışıyorlar. Ailenin tamamı Türkçe öğreniyor.
TÜRKİYE’DE 300 KİŞİ ÇALIŞIYOR
Ericsson Türkiye’de 300’ün üzerinde kişi çalışıyor. Lindblad eğer işler planladıkları gibi giderse önümüzdeki yıllarda bu sayıyı iki kat artıracaklarını söylüyor. “Ericsson kendi yöneticilerini içeriden yetiştirir. Kıdemli çalışanların hepsi Ericsson’da uzun yıllar çalışan kişilerdir.”
Burcu ÖZÇELİK, Hürriyet İK, 05,08,2007