Bundan tam 17 yıl önce ünlü sinema sanatçısı Tarık Akan tarafından Bakırköy’de kurulan Özel Taş İlköğretim Okulu öğrencileri 389.033’lük puan ortalamasıyla OKS’de büyük başarı elde etti. Okuldan mezun olan 49 öğrencinin tamamı sınava girdi ve birinci yerleştirme sonuçlarına göre yüzde 91 başarı elde edildi. Bundan önceki yıllarda da sürekli ilk 5 okul arasında yer alan okulun başarısının altında yatan en önemli nedenlerin başında, sorgulamaya dayalı uluslararası ezbersiz eğitim programı geliyor.

Özel Taş İlköğretim Okulu’nun Bakırköy’de bulunan tarihi binası 1884 yılında Fransızlar tarafından karakol binası olarak inşa edilip, ardından Aya Yorgi Kilisesine bağlı Rahibeler Okulu, daha sonra ortaokul olarak yıllarca kullanıldı. Yoksullar için aşevi ve yurt işlevi gördükten sonra 1928 yılında Bakırköy, Yeşilköy ve Yeşilyurt’un tek merkez ilkokulu olarak hizmete açıldı. 1968’e dek bu fonksiyonu sürdüren okul 1968’den 1991’e kadar boş ve bakımsız olarak kaldıktan sonra tarihi bina 1991 yılında ünlü sinema sanatçısı Tarık Akan tarafından aslına uygun olarak restore edilerek Özel Taş İlköğretim Okulu olarak eğitim ve öğretim hayatına başladı. Tarık Akan, tarihi taş binayı önce bir sanat merkezi olarak düşündüğünü ama binanın yeterli büyükte olmadığını görünce kendisinin de bir dönem okuduğu bu binayı yeniden okula çevirmeye karar verdiğini söylüyor. O nedenle olsa gerek Tarık Akan’ın okulla arasındaki bağ çok büyük. Sadece okula yatırım yapıp çıkmamış, her şeyiyle yakından ilgilenmiş. Okulda küçük bir odası bulunan Akan hemen hemen her gün okula geliyor, ama okulun içinde kendisini kaybettirmeyi başarıyor. Hep arka planda kalmayı tercih ettiği için kimse Akan’ın bir okul sahibi olduğunu dahi bilmiyor. Akan, okulla ilgili anılmaktan da pek hoşlanmıyor. Çünkü o bu başarının kendisine değil öğretmenlere ait olduğunu, bir kurumu başarıya götürenlerin parayı yatıranlar değil çalışanlar olduğunu söylüyor: “Ben sadece binayı yaptım, burası öğretmenlerin. O yüzden hep kaçtım, ön plana çıkmak istemedim. Bu okulda 500 öğrenciye 100 çalışan düşüyor, ben sadece para yatırdım, para dediğin nedir ki? Öğretmenler olmadan burası da olmazdı.”

6 ÖĞRENCİYE 1 ÖĞRETMEN

Tarık Akan, okulu yaparken restorasyonuyla da özel olarak ilgilenmiş. Bugün Özel Taş İlköğretim Okulu eski taş bina, yeni yapılan bina ve ana sınıflarının olduğu 3 farklı yapıdan oluşuyor. 26 derslikte 500 öğrencinin eğitim gördüğü okulda 68’i öğretmen olmak üzere 100 kişi çalışıyor. Yani 6 öğrenciye 1 öğretmen düşüyor. Yeni başlayan öğrencileri seçerek alan okul, onları önce pedagojik bir değerlendirmeye alıyor. Aile ile okul felsefesi arasındaki ilişkiyi ortaya çıkaracak bir görüşmenin ardından öğrenciler okula kabul ediliyor. Öğretmenler seçilirken, en çok okulda uzun zaman hizmet verecek olmalarına dikkat ediliyor. Okuldaki öğretmen sirkülasyonu çok düşük, okuldaki öğretmenler çalışma ortalaması 8 yıl. Okuldaki her öğretmen düzenli aralıklarla hem yurtdışından ve yurtiçinden ezbersiz eğitim hakkında danışmanlık ve eğitim alıyorlar.

Her yıl ortalama 50 kişinin mezun olduğu Özel Taş İlköğretim Okulu’ndan bu yıl mezun olan 49 öğrenciden hepsi OKS sınavına girdi. Okul 389.033 puan ortalamasıyla OKS’de büyük başarı elde etti.

Birinci yerleştirme sonuçlarına göre yüzde 91 düzeyinde başarı elde eden okul, Kabataş Erkek Lisesi, Robert Kolej, İstanbul Lisesi gibi pek çok liseye öğrenci gönderdi. Geçen yıllarda OKS sonuçlarına göre de hep ilk 5’te yer alan Özel Taş İlköğretim Okulu’nun Müdürü Ali Akdoğan da tıpkı Tarık Akan gibi bu başarılarındaki en büyük nedenin öğretmenleri olduğunu söylüyor: “Öğrencilere ezberden uzak, analiz, sentez değerlendirme yapabilecekleri bir ortam yarattığınızda ve öğrenme süreçlerine aktif bir biçimde katılmalarını sağladığınızda başarı kendiliğinden geliyor.” Okul düzenlediği mizah haftaları, matematik günleri, müzik haftası, sosyal bilimler haftası, kitap fuarı, Türkçe yabancı paneller ve gezi etkinlikleri aracılığıyla da çocukların aktif biçimde öğrenmelerini sağlıyor.

SORGULAMAYA DAYALI EZBERSİZ EĞİTİM

Özel Taş İlköğretim Okulu 2000 yılından bu yana merkezi Cenevre’de bulunan International Baccalaureate Organization’ın geliştirdiği Sorgulamaya Dayalı Ulusalarası Ezbersiz Eğitim programını uyguluyor. PYP (Primary Years Programme) adı verilen bu program ilköğretimin 5. sınıfa kadar olan bölümünde uygulanıyor. PYP, 3-12 yaş arası çocukların sadece akademik olarak yetişmelerine değil aynı zamanda davranış, tutum, beceriyle ilgili özelliklerine de odaklanan bir yaklaşım. Bu sistem sayesinde okulda mevcut müfredat tek tek işlenmek yerine, tüm alanları kapsayacak şekilde birlikte işleniyor. Örneğin 4. sınıfta görülen Geçmişten Günümüze dersi sosyal bilimler, türkçe, matematik ve resim derslerinin hepsini bir bütün olarak alıyor. Bu dört ders birbiriyle paralel ve birleşik bir biçimde veriliyor öğrenciye. Ali Akdoğan, “Böyle olunca çocuk hayatı parça parça algılamıyor, bütüne yönelik algılıyor” diyor. “İnsanlar, yetişkinler bunu bölerler ama hayat bilgisi, türkçe, matematik, hayatta bölünmez. Okullarda bir düzen olsun diye bölünmüştür ama o bölünme öğrencinin öğrenmesi yönünde önemli bir engeldir. Biz de bu programı sorgulama kapısı araladığı için ezberden ziyade öğrenci kendisi sorgulayarak öğrendiği için çok önemsiyoruz. Çünkü yaşamda dil sanattan bağımsız değildir. Sosyal bilgiler onun içindedir, fen de ona karışıktır.” Dönem sonunda öğrencilere resmi olarak almaları gereken karnenin yanı sıra her dersin hedeflerine ulaşıp ulaşmadığını içeren bir de alternatif karne veriliyor. İkinci karnede öğrencinin, öğretmenin değerlendirmeleri ve ailelerin görüşleri yer alıyor.

ZİLSİZ EĞİTİM

Okulda herkesin kendini yönetmesi bir temel ilke olarak gözetildiği için tenefüs zilleri yok. Öğrenciler kollarındaki ve bahçelerdeki saatlere bakarak derslere girip çıkıyorlar. Okul müdürü Ali Akdoğan, “Öğrencileri doldurulacak boş bir kova olarak görmeyiz, onları potansiyelleri olan düşünen akıllı birer birey olarak algılar ve onlara çeşitli sorumluklar verip, nedenlerini anlatırız. Zilsiz eğitim de bu inancın bir sonucu” diyor.

Dershanesiz de başarılı olunacağını gösterdik

Biz öğrencilerimizin dershaneye gitmeden de başarılı olabileceklerini gösterdik. 7. sınıfa kadar öğrencilerin dershaneye gitmesini uygun bulmuyoruz ve bunu velilerle de paylaşıyoruz. 8. sınıfta öğrencilerin ancak yüzde 50’ye yakını dershaneye gider. Bu yolla Türkiye’ye de bir model sunmak istiyoruz. Öğrenciler iyi bir çalışma yürütürse dershaneye gerek olmadan da başarılı olabilirler.

28 gönüllü abi ve abla var

Okulda ana sınıfından 8. sınıfa kadar tüm öğrencilerin birbirleriyle ilişki kurması ve sağlıklı etkileşim için gönüllü abi ve ablalık programları uygulanıyor. 5. 6. 7. ve 8. sınıfta okuyan 14 sınıftan 28 gönüllü abi ve abla, 4. sınıfa kadar olan öğrencilere törenlerde, tenefüs saatlerinde veya çeşitli özel günlerde onların yanında bulunarak, özel sorunlarında onlara arabuluculuk yaparak ablalık ve abilik yapıyorlar. Bunun öncesinde kendileri de 8 haftalık bir eğitimden geçiyor.

Yıllık ücret 16.000 YTL

Özel Taş İlköğretim Okulu’nda yıllık ücret 16 bin YTL. Sabah 08.55’den akşam 16.20’ye kadar ders veren okul, 16.20’den 18.00’e kadar da öğrencilerin bireysel eksikliklerine, gelişmelerine yönelik özel ders uyguluyor. 68 öğretmenin eğitim verdiği okulda 2’si İngiliz olmak üzere 14 yabancı dil öğretmeni var. Okulun yabancı dili İngilizce ve Almanca.
Burcu ÖZÇELİK, Hürriyet İK, 12,08,2007

Reklamlar