Ekim, 2007 için arşiv

HIZLI YAVAŞI YER KURAMININ YARATICISI JASON JENNINGS
Hayatımdaki en büyük şans, cezaevi isyanında rehin alınmam oldu

ABD’de best-seller olan “Büyük Küçüğü Değil Hızlı Yavaşı Yer” kitabının yazarı Jason Jennings 21-22 Kasım’da düzenlenecek Perakende Günleri için Türkiye’ye geliyor. Bugüne kadar 3 kitap yazan, yılda 80’den fazla konuşma yapan Jason Jennings, ilginç hayat hikayesini ve başarılı gördüğü şirketlerin ortak noktalarını Chicago’da yaptığımız söyleşide anlattı.

Kendini beğenmişlik ve taktik düşünme
Amerikan şirketlerinin başını yiyor

Bence ABD iş dünyasının problemi, taktiklere ağırlık vermek. Örneğin American Airlines 7 yılda 40 milyar dolar kaybetti, iflas etti. Sebebi ne 11 Eylül’dü ne de yüksek fiyatlar. Havayollarının 30 yıllık kendini beğenmişliği ve taktik kararlar verme alışkanlığıydı. Bunu düzeltmek artık imkansızdı, kapatıp her şeye tekrar başlamak gerekiyordu. Otomobil endüstrisine bakın, hepsi ABD operasyonlarında para kaybediyor. Daimler, Chrysler’ı satmak zorunda kaldı. Yılların kendini beğenmişliği, kısa dönemli düşünme alışkanlığıydı neden. Strateji daima taktiği yener.

Jason Jennings kimdir? Hayatınızda örnek aldığınız birileri var mıydı?

-Ben Michigan’ın kuzeyinde Negaunee isimli küçük bir demir madeni köyünde doğdum. Büyükanne ve büyükbabalarım İsveç, Finlandiya ve İngiltere’den kendilerine daha iyi bir hayat kurmak için gelmişlerdi bu kasabaya. Maden şirketi kasabadaki herşeyin sahibiydi, büyük malikanalerde oturur çalışanlara ise çok kötü muamele ederlerdi. Bu nedenle nefret demek istemiyorum ama bir antipati duyarak büyüdüm. Büyüdüğümde çok başarılı olacağım ama asla onlar gibi olmayacağım dedim hep. Northern Michigan Universitesi’nde siyaset bilimi okuyordum ama asıl amacım avukat olmaktı.

Peki nasıl oldu da avukat yerine bir iş yazarı ve danışman oldunuz?

-Aynı dönemde yerel radyo ve televizyonda muhabir olarak çalışıyordum. Kuzey Michigan’da bir hapishane isyanını izlemeye gittiğimde mahkumlar tarafından 3.5 gün rehin alındım. Hayatımın en şanslı olayıydı! Serbest bırakıldıktan sonra The Detroit Michigan televizyon kanalı bana muhabirlik teklif etti. Detroit’e yerleşip siyaset bilimi okumaya devam ettim.

 Daha sonra da Amerika’nın en genç radyo istasyonu sahibi oldunuz.

-ABD’de siyasete girenler tv ve radyo sahibi olamayacağından, bir başkan adayının radyosunu alarak 22 yaşında ülkenin en genç radyo istasyonu sahibi oldum. İstasyon çok başarılı oldu, arkasından farklı şehirlerde 8 radyo istasyonu daha geldi. Gazete ve tv işindekiler arayıp ne yaptığınızı görebilir miyiz diye sormaya başladılar. O zaman gençtim, bildiğim her şeyi paylaşıyordum. Bir gün yanımda çalışanlardan biri niye bu işi parayla yapmıyoruz deyince, 1970’lerin sonunda bir hafta için 10 bin dolar alarak gelin, ne yaptığımızı görün dedik. Bu Jennings-McGlothlin & Co Danışmanlık Şirketi’nin de başlangıcıydı. Dünyadaki en büyük medya danışmanlık şirketi olduk. Sonra herşeyi satıp kitap yazmaya başladım.

Ne itti sizi kitabı yazamaya?

-11 yıl önce bir sabah evde oturuyordum. Kalkmak istedim, ama üzerimde binlerce kilo ağırlık hissettim. Hiç depresyona girmemiştim, bunun ne olduğunu bilemedim. 41 yaşındayım. 18 ay ne yapmak istediğimi düşündüm. Politikayla ilgilenmek, gençlerin eğitimi için bir fon oluşturmak gibi düşüncelerim oldu, sonunda bir arkadaşım “Dünyadaki en büyük şirketleri ve lideri biliyorsun, onlar hakkında yaz” dedi.

 İlk kitabınız Büyük Küçüğü Değil Hızlı Yavaşı Yer’i yazmak ne kadar sürdü?

-Bir yayıneviyle anlaşmak hiç kolay olmadı, çok geri çevrildim, aşağılandım ama ne zaman birisi hayır dese daha da kararlı oluyordum. Sonunda bir yayıncı beni çağırdı. Hız hakkında bir kitap istiyordu. O sıralar (8 yıl önce) internetin patladığı dönemde hız çok sıcak bir konuydu. O gece oturdum 20 başlık buldum. Yayıncı hiçbiriyle ilgilenmedi, ama 10’uncu numaraya geldiğinde “Büyük Küçüğü Değil Hızlı Yavaşı Yer”i okudu ve çok hoşuna gitti. 1.5 yıl içinde kitabı yadım. Bu sırada radyo istasyonunu, danışmanlık firmasını sattım. Çünkü hayatımda ne yapmak istediğimden emindim.

Kitap bestseller olunca ne hissettiniz, bekliyor muydunuz bu kadar büyük bir ilgiyi?

-Yayıncım bence sen 10 bin satarsın dedi. Ben 1 milyon satarım deyince, bunu başarabilirsen kendimi The Empire State Building’den atarım dedi ama yapmadı! Bu kitaptan sonra Less is More (Daha Az Daha Çoktur), Think Big Act Small (Büyük Düşün Küçük Hareket Et) geldi. İlk kitap çıktığında Washington’dan bir konuşma ajansından beni arayarak “Konuşabilir misin” diye sordular. Bu sayede konuşmacı oldum. Bugün yılda 80 konuşma yapıyorum.

VERİMLİ ŞİRKETLERİN İKİ ÖZELLİĞİ

1. Bürokratik bir yapı yok

2. Çalışanlar işten çıkarılmıyor

Jason Jennings, Büyük Düşün Küçük Hareket Et (Thing Big Act Small) adlı kitabında 40 bin şirketi araştırdı, 10 yıl boyunca verimlilik ve karda en hızla büyüyen şirketleri taradı ve karşısına şu firmalar çıktı: SAS Institute (yazılım); Sonic Drive-In (fast food), Cabela’s (avlanma ve balık tutma araçları), Koch Industries (şirketler grubu), Dot Foods (gıda redistribüsyonü), Medline Industries (hastane araçları), Petco Animal Supplies (hayvan ürünleri), Strayer Education (özel üniversite), O’Reilly Automotive (otomobil parçaları). Bunların özelliklerini sorduğumuzda şunları anlatıyor:

“Bu şirketlerin içine girdiğinizde bir kere hava bile daha taze. İki önemli şey buldum; birincisi büyük bürokratik yapıları yok hiçbirinin. İkinci önemli nokta ise verimli şirketlerin tarihlerinde hiç işten çıkarma olmaması. İşler iyi gittiğinde eleman almak kötü gittiğinde işten çıkarmak yok. Buna en güzel örneklerinden biri Nucor Steel. Amerika’da son 10 yılda çelik endüstrisinde 35 büyük iflas oldu. Oysa Nucor Steel’de geçen yıl 20 bin çelik işçisinden hiçbiri işten çıkarılmadı. Bu nasıl oluyor diye CEO’ya sorulduğunda yanıtı şu oldu: “Biz iyi zamanlarımızda haftada 6 gün, kötü zamanlarımızda haftada 5 gün, yeri geldiğinde haftada 4 yada 3 gün çalışırız. Buna ben de dahil.” Altını çizmek istiyorum, yöneticiler de buna dahil. Eğer maaşlar kesiliyorsa herkesinki kesilir. Çalışanlar firmamızın en önemli varlığı demek popüler bir şey ama ben buna gerçekten inanıyorum. Çünkü çalışanlar sadece ürün değil çözüm de sunuyor. Artık bir şey satmak yetmiyor, bugün ne yaparsanız yapın, yarın daha hızlı, daha iyi üretmek zorundasınız.

Bu şirketlerin çalışanları, müşterileri gibidir. Örneğin Jonhson&Jonhson’a gittiğimde merkezde 5 bin kişi vardı. Yarısı kadın yarısı erkekti. Yüzde 25’i Afirikalı-Amerikalı, yüzde 10’u Asyalı-Amerikalıydı. Şirketler biliyorlar ki müşterileri gibi görünmek zorundalar. Ayrıca iş dünyası farkına varmalı ki kadınlar hızlı düşünme ve karar alma yeteneğine sahip. İş dünyası genellikle erkek gibi düşünür ve karar verir. Bu nedenle hiyerarşik yapı vardır. Kadınlar, insanları neyin mutlu edeceğini bulmak için hisler, tatlar ve sezgiler geliştirirler. Bu da kadınların rakamların arkasına bakmalarını, başkalarıyla empati kurmalarını ve daha hızlı kararlar almalarını sağlar.”

Perakende Günleri’ne kimler katılıyor

Soysal Danışmanlık tarafından düzenlenen Perakende Günleri’nin 7’incisi bu yıl, 21-22 Kasım’da İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda yapılacak. Bu iki günde Jason Jenings’in yanısıra, efsanevi futbolcu Pele, Coca Cola İcra Başkanı Muhtar Kent, Mustafa Koç, Harvard Üniversitesi’nden Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil konuşma yapacaklar arasında.
Burcu ÖZÇELİK, Hürriyet İK, 07,10,2007

Reklamlar