TOKTAMIŞ ATEŞ VE MURAT BELGE 15. ULUSAL İNSAN YÖNETİMİ KONGRESİ’NDE TARİH SAYFALARINDAN YÖNETİMİ ANLATTI
Askeri yapı genlerimizde var

Şirketlerin üzerinde durdukları bağlılık, sadakat yaratma gibi kavramlar geçmişte devlet yönetimlerinde nasıl sağlanıyordu? Askeri örgütlenme toplumda insanın yönetimi konusunda nasıl bir yer tutuyor? Geçtiğimiz hafta yapılan Tarih Sayfalarından Yönetim paneline konuşmacı olarak katılan Prof. Dr. Toktamış Ateş ve Prof. Dr. Murat Belge bu soruları yanıtladı. Toktamış Ateş, Osmanlı’da uygulanan devşirme sisteminden örnekler verirken, Murat Belge de askeri örgütlenmenin günümüzde şirket yönetimlerine nasıl etki ettiğini anlattı.

Geçtiğimiz hafta Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirilen Türkiye Personel Yönetimi Derneği’nin (PERYÖN) düzenlediği 15.Ulusal İnsan Yönetimi Kongresi’ndeki oturumlardan birinin konusu Tarih Sayfalarından Yönetim’di. Zorlu Holding İK Direktörü Necmi Kavuşturan’ın moderatörlüğünü yaptığı oturuma Prof. Dr. Toktamış Ateş ve Prof. Dr. Murat Belge konuşmacı olarak katıldı. 19. yüzyıl öncesi yönetim sistemleri hakkında bilgi veren Toktamış Ateş konuşmasında devşirme sistemi ve sadakat üzerinde durdu.

Bugün çalışanların içeriden yetiştirilmesi şirketlerin en önemli gündemlerinden birini oluşturuyor.

Osmanlı devlet yapısında da çok sağlam bir şekilde işleyen “içeriden yönetici yetiştirme sistemi” ilk defa Anadolu Selçukluları’nda ortaya çıkan kapıkulu sisteminde görülüyor. Merkeze bağlı olarak çalışan ve bunun karşılığında belli bir ücret alan kapıkulu ordusu Osmanlı’da devşirmelerden oluşuyordu. Önce savaşlarda tutsak edilen çocuklar ve imparatorluğun gayrimüslim köylülerin çocuklarından derlenen bir sınıf olan devşirmelerin nasıl seçildiği de aslında kapıkulunun amacını gösteriyor. Öncelikle ailenin tek oğlu varsa devşirilmez, çocuğun sağlıklı olmasına dikkat edilir, hiç kasaba, kent görmemiş olması, zanaat sahibi olmaması tercih edilirdi. Burada aranan özellikler de gösteriyor ki amaç istenildiği gibi yoğrulacak bir yönetici sınıfı yaratmaktı. 7 yıl boyunca büyük matematikçi Ali Kuşçu’nun hazırladığı bir program dahilinde felsefeden yemek yapmaya her alanda eğitim gören, dilleri, kültürleri, her şeyi değişen bu çocuklardan parlak görünenler Saray kısmına diğerleri ise Yeniçeri Ocağı’na gönderiliyordu. 15. yüzyıldan 18. yüzyıla kadar Osmanlı İmparatorluğu’nda adı öne çıkan tüm paşaların bu, Saray’a Enderun’a gönderilen devşirmelerden çıktığını söyleyen Toktamış Ateş, her hususta yetiştirilen bu çocukların devlet yönetiminde nasıl yer alıp, yükseldiklerini anlattı: “Bu yöntem çok başarılı bir yöntemdi. Amaç istenildiği gibi yoğrulan bir insan yaratmak; bu insanın özelliği padişaha ve devlete sonsuz sadık olmasıydı.” Aynı durum günümüzde şirketler içinde geçerli. Pekçok şirket yöneticilerini içeriden yetiştirmeyi tercih ediyor, yeni mezun gençleri işe alarak önce onları sıkı bir eğitime tabi tutan, daha sonra işe yerleştiren şirketler sadakati arttırmak için de ellerinden geleni yapıyorlar.

Osmanlı tarihiyle 20 yıldır hobi olarak ilgilenen Zorlu İK Direktörü ve oturumun moderatörü Necmi Kavuşturan, tarihte denenmiş her türlü yönetim sisteminin bugünkü şirket yöneticileri için iyi bir tecrübe olumşturduğunu söyleyerek, sadakat yaratmanın önemine vurgu yaptı: “Aidiyet duygusu, işe ve şirkete sahiplenme duyguları şirketlerde en çok istenen duygular. Osmanlı’da böylesine bağlılığı sağlayan şeyin ne olduğu konusunda düşünmek gerekir. Çünkü bugün her şirkette ciddi bir turnover sorunu var, herkes bununla mücadele etmeye çalışıyor.”

ASKERLİKTEKİ HİYERARŞİK YAPI
HALA İŞ HAYATINA NÜFUZ EDİYOR

Konuşmasında 19. yüzyıl sonrasına ve sanayi devrimine odaklanan Prof. Dr. Murat Belge, askeri örgütlenmeye dikkat çektiği konuşmasında “Tarihin tüm aşamalarında askeri örgütlenme toplumda insanın yönetimi konusunda belirleyici bir yer tutuyor” dedi. “Türkiye’de burjuva sınıfı olmadığı için Osmanlı’da organize güç ordudur, dolayısıyla yeni devleti kurmak, modenizasyonu başlatmak büyük ölçüde askeri modellerle yürümüştür. Bunu bugünlerde de o kadar değişmeyen alışkanlıklarımızda bir bakıma genetik yapımızda hissetmek mümkündür. Bunun getirdiği hiyerarşik anlayış Türkiye’de hala iş hayatına nüfus etmiştir.” Belge iş hayatındaki hiyerarşik yapının nasıl işlediğinin iki insana eşit yetki verildiğinde daha net görüleceğini söyleyerek, “Siz iki işçi olarak şu işi paylaşıp yapacaksınız dediğimiz zaman bunun arkası çok acıklı gelir, ama sen ona talimat vereceksin derseniz talimatı alan da daha mutlu ve rahat olur bu böyle yürür” dedi.

Askerin organizasyonel yapısının şirketler tarafından örnek alınacak yönleri de çok. Panelin moderatörlüğünü yapan Zorlu İK Direktörü Necmi Kavuşturan, holdingde unvan yapısını değiştirmek için bir çalışma yaptıklarını ve bunun için Türk Silahlı Kuvvetleri’ne baktıklarını söyledi: “Zorlu Holding’de tüm unvan yapısını yeniden değiştirmek için bir çalışma yapıyoruz, bu çalışmayı yaparken dünyada ve Türkiye’de örnek alabileceğimiz tüm çalışmalara bakarken TSK’nın organizasyonlarına da bakıyoruz. Gerçekten yararlanabileceğimiz çok eneteresan şeyler var. Çünkü askerliğin ve orduların çok değişik bir yapısı var.”
Burcu ÖZÇELİK, Hürriyet İK, 11,11,2007

Reklamlar