DÜNYA BANKASI’NIN 185 ÜLKEDE 13 BİN ÇALIŞANDAN SORUMLU TÜRK BAŞKAN YARDIMCISI HASAN TULUY
Dünyadan kopmak için Marmaris’te telefonsuz TV’siz bir eve kapanıyor

Daha önce Atilla Karaosmanoğlu ve Kemal Derviş’in başkan yardımcısı olarak çalıştığı Dünya Bankası’na yeni bir Türk Başkan Yardımcısı atandı. 1987 yılından bu yana Dünya Bankası’nda çalışan Hasan Tuluy, Dünya Bankası Başkanı Robert Zoellick’in 2 hafta önce yaptığı atamayla İnsan Kaynakları’ndan Sorumlu Başkan Yardımcılığı görevine getirildi. Halen Dünya Bankası Çoktaraflı Yatırım Garanti Ajansı’nda Uygulayıcı Genel Müdür (COO) görevini yürüten Tuluy, 11 Mart’ta yeni görevine başlayacak. 185 ülkede 13 bin çalışanın sorumluğunu alan Tuluy, yeni göreviyle ilgili “Ben ve bölümdeki diğer çalışanlar, personel politikalarımızın Banka’nın stratejisine uyumluluğu ve personel sistemlerimizin iyi çalışır olması kadar çok çeşitli ülkelerden gelen personelimize karşı eşitlikçi ve adaletli bir biçimde davranmak zorundayız” diyor.

Dünya Bankası Başkan Yardımcılığı görevine atanan Hasan Tuluy, 1952 yılında İstanbul’da doğdu. Tuluy’un babası Kopenhag, Atina ve Moskova’da Büyükelçilik görevlerinde bulundu. İlkokulu Ankara Koleji’nde okuyan ve daha sonra eğitimine İstanbul Robert Kolej’de devam eden Hasan Tuluy’un Türkiye’den ayrılışı da 1970 senesinde oldu. Önce yüksek öğrenim, sonra da iş nedeniyle Amerika’ya yerleşti. 1979 yılında Boston’da Tufts Universitesi Fletcher School’da doktora kazandı. İş hayatının bir takım rastlantılarla başladığını söylüyor Tuluy. İlk kez, üniversitede okurken 1975 yılında o zamanlar Zaire olarak bilinen Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ne kısa bir araştırma için gönderildi. Ertesi yıl doktora çalışmalarını yürütürken Stanford Universitesi Food Research Institute araştırma merkezine araştırmacı olarak katıldı ve iki yıl Senegal’de tarım politikalarına ilişkin çalışmalar yaptı. Doktorasını bitirdikten sonra 1980’de profesör olan bir arkadaşıyla Amerika’nın Boston şehrinde bir danışmanlık firması kurdu ve tekrar Afrika’ya, bu defa Gine, ardından da Madagaskar, Fas ve Tunus’ta danışman olarak çalıştı. Tuluy’un bu çalışmaları genellikle tarım sektör politikalarına yönelikti.

185 ÜLKEDE 13 BİN
ÇALIŞANDAN SORUMLU OLACAK

Temmuz 1987’de Dünya Bankası’nın Batı Afrika Bölümü’ne ekonomist olarak katıldı. Dünya Bankası’nda 1990-91 yılında Avrupa ve Ortadoğu Bölümü’nde, Akdeniz Çevre Programı’nın (METAP-Mediterranean Environmental Technical Assistance Program) yöneticiliği görevine atandı. O dönemde Çekoslovakya ve Kazakistan üzerinde de çalıştı. 1994-95’te yeniden Afrika Bölümü’ne döndü, ancak bu sefer Ülke Sorumlusu Müdür olarak. 2001-2003 yılları arasında Dünya Bankası’nın Strateji Bölümü’nün Başkanlığını üstlendi; 2003-2007 arasında ise Ortadoğu ve Kuzey Afrika Bölümü’nde Strateji Başkanı olarak çalıştı. Halen Dünya Bankası’nın 5 ayrı kurumundan biri olan MIGA’da (Çok Taraflı Yatırım Garanti Kurumu) COO yani Uygulama Genel Başkanı olarak çalışıyor. MIGA, yatırımcılara ve kredi verenlere siyasi risk sigortası sağlayan ve bu vasıtayla gelişmekte olan ekonomilere doğrudan yabancı yatırımları teşvik eden bir kuruluş. Hasan Tuluy’un Uygulama Genel Başkanı olarak görevi ise, kurum olarak stratejilerin bütçe ve iş planlarıyla uyuşması ve böylece MIGA’nın etkin bir biçimde çalışmasını sağlamak. Tuluy yaptığı işi şöyle anlatıyor: “Her gün önümüze çıkan engel ve fırsatlardan haberdar, gelir ve giderlerimizin bilincinde ve de projelerimiz ve onların maliyetleriyle ulaşmaya çalıştığımız kalkınma amaçlarını sürekli göz önünde bulundurmamız gerekiyor. Bunu da sürekli olarak yapmak zorundayız çünkü bulunduğumuz rekabetçi ortam sürekli değişiyor.” Bu görevine ek olarak iki hafta önce İnsan Kaynakları’ndan sorumlu Dünya Bankası Başkan Yardımcılığı görevine atanan Hasan Tuluy, 185 üye ülke ile üçte biri dünyanın 120 ülkesine dağılmış 13 bin banka çalışanının sorunları ve istekleriyle uğraşan bir bölümün sorumluluğunu üstlendi. 11 Mart’ta yeni görevine başlayacak olan Tuluy, “Ben ve bölümdeki diğer çalışanlar, personel politikalarımızın Banka’nın stratejisine uyumluluğu ve personel sistemlerimizin iyi çalışır olması kadar çok çeşitli ülkelerden gelen personelimize karşı eşitlikçi ve adaletli bir biçimde davranmak zorundayız” diyor. Tuluy yeni atamayla birlikte coğrafi bölgeler, kalkınma, yoksullukla mücadele ve kurum için çalışmaların koordinasyonu gibi alanlarda görevli 20 başkan yardımcısından biri oldu.

Dünya Bankası’nın 129 Türk çalışanı var
İkinci Dünya Savaşı sırasında ABD New Hampshire eyaletinin Bretton Woods şehrinde oluşturulan Dünya Bankası, önceleri savaş sonrası Avrupasının imarına yardımcı oldu. Banka bugün yoksulluğun azaltılmasını için çalışıyor. Bir zamanlar Washington DC’de yerleşik mühendisler ve finansal analistlerden oluşan homojen bir kadrosu vardı. Bugün ise ekonomistleri, kamu politikası ile sektörel uzmanları ve sosyal bilimcileri içeren çok geniş bir kadrosu var. Daha büyük, daha geniş kapsamlı ve daha karmaşık bir yapıya sahip olan Banka birbiriyle yakından bağıntılı beş kalkınma kurumunu kapsayan bir grup haline geldi: Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası (IBRD), Uluslararası Kalkınma Birliği (IDA), Uluslararası Finans Kurumu (IFC), Çok Taraflı Yatırım Garanti Ajansı (MIGA), ve Uluslararası Yatırım Anlaşmazlıkları Çözüm Merkezi (ICSID). Dünya Bankası’nın bugün 13 bin çalışanı var; bunların yüzde 48’i erkek, yüzde 52’si kadın. Personelin yaş ortalaması 43. Çalışanların 1.600’ü doktora ve 4.500’ü master derecesi sahibi. Banka personeli 169 değişik ülkenin vatandaşlarından oluşuyor ve aralarında 129 Türk bulunuyor.

Dünya Bankası
Türkiye’nin ortağı olacak
Türkiye, kişi başına milli gelirin 5.000 ABD Dolarını aştığı, üst-orta gelir grubunda yer alan bir ülke. Türkiye, bulunduğu coğrafi konum bakımından da stratejik bir öneme sahip. Türkiye, son altı yılda güçlü bir ekonomik kalkınma başarısı göstererek dünyadaki gelişmiş ekonomi ve toplumlardan biri haline geldi. Dünya Bankası İcra Direktörleri Kurulu’nun 28 Şubat 2008 günü görüşerek kabul ettiği 2008-2011 yıllarını kapsayacak yeni Ülke Ortaklık Stratejisi (UOS) ile, ülkenin yakaladığı bu kalkınma fırsatının gerçeğe dönüştürülmesinde Türkiye’nin ortağı olmayı amaçlıyor. Dünya Bankası, yeni ortaklık stratejisini Türkiye’nin önceliklerine göre şekillendirecek. Yeni strateji, Türkiye’nin güçlü makroekonomik çerçevesi üzerine inşa edilecek; “rekabetin ve istihdam olanaklarının arttırılması”, “adil insani ve sosyal kalkınma” ve “kaliteli kamu hizmetlerinin verimli sunumu” olarak sıralanabilecek üç alana odaklanacak.

Komşular bize zenginlik katıyor
Krizlerden geçmiş olmak, iş yapan insana herşeyden evvel müthiş bir tecrübe kazandırıyor, bir de alternatif üretmekte çeviklik, pratiklik sağlıyor. Türkiye coğrafi konumunun da getirisiyle sadece kıtalararası değil, kalkınmasında da kültürlerarası. Sağında solunda, yukarısında, aşağısında bir çok farklı düşünüş ve yaşayışıyla çevrili. Yani komşuların çeşitliligi bize bir zenginlik kazandırıyor. Böyle bir çevrede iş yapan insanın hayata ve hayatın getirdiklerine de adaptasyonu çok hızlı olur haliyle.

Türk yöneticiler rüştünü ispatladı
Son döneme bakıldığında gittikçe artan bir hızda küreselleşen dünyada çokuluslu şirketlerin ülkemizde de iş yaptığını, yabancı sermayenin de yatırım yaptığını görüyoruz. Türkiye pazarına bir şekilde giren şirketler, işleri ülkenin yerel kaynaklarını kullanarak yürütüyorlar ve bu yerel kaynakların başında da son derece kaliteli bir insan kaynağı bulunuyor. Böyle bir kaynak kullanmak, yani işleri Türkler’le beraber yapmak, hatta işleri Türkler’in önderliğinde yürütmek ülkemize gelmiş olan bu firmaların lehine olan bir gelişme. Bugün iş dünyasındaki Türkler’in hepsi son derece iyi eğitimli, birikimleri ve tecrübeleri oluşmuş, gerek dünyayı gerek Türkiye’yi çok iyi bilen, ülkemizin özelliklerinden, hassasiyetlerinden haberdar bilinçli yöneticiler. Rüştünü fazlasıyla ispat etmiş bu yöneticilerin bir süre sonra temsil ettikleri çokuluslu şirketlerin, yatırımcı firmaların bölgesel ofislerinde daha geniş çaplı sorumluluk almaları kaçınılmaz oluyor. Bu müthiş sevindirici bir gelişme tabii. Türkiye’yi layık olduğu dünya liginde kendi alanlarında temsil etmiş oluyorlar.

Bir günü nasıl geçiyor
Hasan Tuluy günün ilk toplantısına 08.30’da başlıyor. Günde ortalama 6-7 toplantı, 8-10 uzun telefon görüşmesi yapıyor; 200’den fazla e-posta ve düzinelerce evrak okuyor. Tuluy, yoğun iş temposunda nefes alabilmek için ise ailesiyle beraber her yıl Türkiye’ye tatile geliyor. 25 senedir Marmaris’in batısında, cennet gibi bir kuytu koyda çok basit yazlık bir evleri olduğunu söylüyor Tuluy. Ne telefonu, ne televizyonu olan bu evde bir kaç haftalığına da olsa dünyadan kopuyor. Kendi deyimiyle temiz hava ve berrak denizde kendini buluyor. Yoğun iş temposundan vakit buldukça da kitap okumayı ve ailece seyahat etmeyi seviyor. Ayrıca oğlu 15 yıldır buz hokeyi oynadığı için ABD’de buz hokey ligini ve koyu Galatasaray’lı olduğu için de Türk futbol ligini yakından takip ediyor yeni Dünya Bankası Başkan Yardımcısı.
Burcu ÖZÇELİK, Hürriyet İK, 09,03,2008