Uygulamada Çalışan Destek Hizmetleri Konferansı’nın 7.si Avita Çalışan Destek Hizmetleri sponsorluğunda 10-13 Haziran’da İstanbul’da yapıldı. Konferansın konuşmacılarından biri de, merkezi İspanya’da bulunan Avrupa Ajansı Güvenlik ve Sağlık Alanı Avrupa Konseyi’nin Risk İzleme Ünitesi Başkanı Dr. Eusebio Rial Gonzalez oldu. “İş yerlerinde ruhsal sağlığı korumak için yapılan uygulamalar ve bu alandaki son gelişmeler” konulu bir konuşma yapan Gonzalez ile e-posta yoluyla yaptığımız röportajda mobbing (işyerinde zorbalık, duygusal taciz), çalışanların ruhsal sağlığı ve çalışan destek hizmetlerini konuştuk.

Avrupa’da çalışanların ruhsal sağlıklarını korumak için neler yapılıyor?

İki ana yöntem kullanılıyor. Birincisi şirketteki genel psikososyal problemlerin ölçümlenerek çalışanlara stresle baş etme / stres azaltma eğitim seminerleri düzenlenerek. İkincisi ise psikolojik sıkıntı yaşayan çalışanlara tam bir gizlilik içinde sunulan Çalışan Destek Programları (ÇDP). Çalışan Destek Hizmetleri, firmaların işyeri güvenliği ve sağlığı çalışmalarında önemli bir bileşeni oluşturuyor.

Çalışanların ruh sağlığı ne zamandır şirketlerin dikkat ettiği konulardan biri?

Avrupa Birliği mesleki güvenlik ve sağlık çerçevesi direktiflerine göre işverenler, çalışanların işyeri güvenliğini ve sağlığını güvence altına almak zorundalar. Bunun yanısıra işyeri ve ruh sağlığı hakkında Avrupa Birliği seviyesinde kabul edilmiş iki çerçeve anlaşma daha mevcut: 2004 yılında kabul edilen iş yerinde stresin engellenmesi ve 2007 yılında kabul edilen işyerinde taciz ve şiddet konuları. Genel olarak yıllar geçtikçe psikososyal sağlık riski bedensel sağlık riskinin önüne geçmeye başladı.

İşyerlerinde çalışanların ruh sağlığını bozan etkenler neler?

Avrupa İşyerinde Sağlık ve Güvenlik Ajansı’nın son yayımladığı raporlardan birinde zayıf ruh sağlığın işyerindeki psikososyal risk faktörlerini artırdığının altı çiziliyor. Bu raporda psikososyal risk faktörleri olarak iş güvenliğinde azalma, belirli süreli iş sözleşmelerinde artış, iş yoğunluğunun artması, aşırı iş yükü ve bunun karşılığında herhangi bir ödüllendirmenin yapılmaması, işyerinde duygusal baskıların artması (zorbalık ve şiddet) ve yetersiz iş-özel yaşam dengesi olarak sıralanıyor. Hem kadınları hem de erkekleri etkileyen bu risk faktörlerinin çoğu AB’de yaygın olarak görülüyor.

Çalışanların yaş ortalamaları, cinsiyet dağılımları, eğitim durumları son yıllarda nasıl bir değişme gösterdi ve bu çalışma hayatına nasıl yansıdı?

Toplumdaki ve işyerlerindeki değişiklikler mesleki güvenliği ve sağlığı etkiler. En önemli değişiklikler, işgücünde farklılıkların artması (artan çalışan kadın sayısı, göçün ve yaşlı nüfusunun artması vs), teknolojik gelişmelerin hızlanması ve küreselleşme olarak sayılabilir. Tüm bunlar psikososyal riskleri de içeren yeni riskler olarak iş hayatını etkiliyor. Çifte mesai, işte ve evde çalışmak zorunda kalmak, günümüz kadın çalışanlarında hálá çok önemli bir problem olarak öne çıkıyor ve bu da depresyona yol açıyor.

İşyerinde strese neden olan etkenler neler? Bunun maliyeti nedir?

Küreselleşen ve büyüyen ekonomi yeni beklentiler ve sonuçları ortaya çıkarıyor: 24 saat ulaşılabilirlik, artan iş temposu, karmaşa, yüksek beklentilerin yol açtığı duygusal problemler vb. 2007 yılında AB ülkeleri, Norveç, İzlanda, İsviçre’de yapılan bir araştırmaya göre, ruh sağlığı problemlerinin toplam verimlilikte yol açtığı işgücü kaybı 136,3 milyar avroya (260 milyon YTL) ulaşıyor. Bu kaybın büyük bir bölümü (99,3 milyar avro/yıl) anksiyete ve depresyona dayalı problemlerden kaynaklanıyor.

Depresyon, stres günümüzde çalışma hayatını nasıl etkiliyor?

AB vatandaşlarının yüzde 10’unun hayatları boyunca en az bir kere ruhsal sağlık problemi yaşadığı tahmin ediliyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün projeksiyonlarına göre 2020 yılında malulen emekliliğin en önemli bileşeni psikolojik problemler olacaktır.

Ruhsal huzursuzluklar ne tür hastalıklara yol açıyor? Bu nasıl bir iş, zaman ve maddi kayba yol açıyor?

Ruh sağlığı bozuklukları iş hayatında birçok sonuçlar doğuruyor. Bunların en önemlileri, yüksek verimlilik kaybına yol açan hastalıklara bağlı devamsızlık ve erken emeklilik. Özellikle erken emeklilik tecrübeli elemanların kaybedilmesi, işe alım maliyetlerinde ve dolayısıyla yeni işe girenlerin eğitim ve oryantasyon maliyetlerinde artışa yol açıyor. Bir diğer faktör de presenteism yani fiziksel olarak işyerinde bulunup çalışıyormuş gibi görünüp çalışmama durumu.

İşyerleri buna nasıl hazırlanıyor, ne gibi tedbirler alıyorlar?

Avrupa’da bugüne kadar, fiziksel riskleri ve iş kazalarını önlemeye yönelik pekçok çalışma başarıyla uygulandı. Şimdi şirketlerin önündeki en önemli sorun, şirket değerleri ile bütünleşik olarak çalışanlarına azami desteğin sağlanması, hem fiziksel hem de ruhsal kapasitelerinin olası en yüksek verimlilikte kullanılması. Bu nedenle, gelecekte çalışan destek programlarının önemi daha da iyi anlaşılacaktır.

İş yerinde psikolojik taciz, mobbing Avrupa’da ne kadar yaygın?

Göreceli olarak çalışanların düşük bir yüzdesi şiddet ve zorbalığa maruz kalsa da sonuçları çok yıkıcı oluyor. Fiziksel şiddet tehditi yüzde 6, zorbalık (mobbing) yüzde 5.1, cinsel taciz ise yüzde 1.8. Fiziksel şiddete sektör bazında bakıldığında ise eğitim ve sağlık sektöründe yüzde 14.6, kamu kurumları ve orduda yüzde 11.6, ulaşım ve iletişimde yüzde 9.8, otel ve restoran yüzde 9.3

İş yerlerinde, ruhsal sağlıklarının bozulması riski yüksek kişiler genelde kimler oluyor?

Çalışanların yüzde 80’ininde ruhsal sağlık problemleri iş gerginliğinden veya emek/kazanç dengesizliğinden kaynaklanıyor. Yüksek iş gerginliği ve iş güvencesizliğinin bileşimi depresyon riskini 14 kat artırıyor. Uzun çalışma saatleri, monoton iş temposu, yeni bir şey öğrenmemek, kararlara iştirak edememek gibi nedenler de ruh sağlığının bozulmasına yol açıyor.

Çalışan Destek Hizmetleri Avrupa’da ne kadar yaygın? Şirketlerin kaçı bu hizmeti alıyor?

ÇDP özellikle Britanya Yarımadası’nda ve Kuzey Avrupa’da çok yaygın olarak kullanılıyor. Şimdilik Güney Avrupa ve Akdeniz Bölgesi’nde aynı yaygınlığa ulaşmamakla birlikte artan bir ivme ile büyüyor.

İşyerinde ruhsal sağlık için ÇDH’nin önemi nedir?

Bireysel desteğin yanısıra kolektif olarak da düzenlenecek eğitim ve seminerler ile çalışanlar ve yöneticilerin stresle baş etme eşiği yükseltiliyor. ÇDP, çalışanların strese bağlı oluşan iş ve/veya özel hayatlarındaki zorluklarla başa çıkmaları konusunda hayati bir öneme sahip. ÇDP çalışana, hayatındaki zorlukları kabullenmeyi, anlamayı ve onlarla baş etmeyi öğretiyor. Bunun yanısıra yeni yetenekler de kazandırıyor. Örneğin, bazı kabul edilemeyecek tekliflere hayır demek gibi… Yapılan birçok çalışmaya göre, ruh sağlığı problemlerinde psikolojik danışmanlık ve Bilişsel Davranışçı Terapi çok yararlı ve etkindir. ÇDP bu yararlı yöntemleri bu programdan yararlanan firma çalışanlarına kolaylıkla ulaşılır hale getirmektedir.

Avrupa İş Sağlığı ve Güvenliği Ajansı
Avrupa İş Sağlığı ve Güvenliği Ajansı 1996 yılında İspanya’da kuruldu. Amaç iş sağlığı ile ilgili konular ve önlemler konusunda bölgelerdeki geniş bilgi ve veri havuzunu biraraya toplayıp paylaşmaktı. Ajans Avrupa’da iş güvenliğini ve sağlığını iyiye götüren bilgileri geliştirmek, analiz etmek ve yaymak için bir katalizör görevi görüyor. Ayrıca bir yandan güvenlik ve sağlıkla ilgili kapsamlı bir web siteleri ağı oluştururken bir yandan da çok çeşitli OSH problemlerini inceleyen, özel bilgi raporlarından veriler kapsayan yayımlara kadar farklı yayımlar üreten aktif bir yayın programı ve kampanyaları yürütür. Ajansı sendikalar, işveren örgütleri, ulusal hükümetler ve Avrupa Komisyonu’nun temsil edildiği bir idari kurul yönetiyor.
Bu yıl 7.si düzenlenen “Uygulamada Çalışan Destek Hizmetleri” konferansı 10-13 Haziran’da İstanbul The Point Hotel’de yapıldı. Avita Çalışan Destek Hizmetleri sponsorluğunda gerçekleştirilen konferansa Avustralya, Belçika, Kanada, Danimarka, Fransa, Almanya, Yunanistan, Hong Kong, İrlanda, İsrail, Lüksemburg, Hollanda, Norveç, Portekiz, Malezya, Singapur, İspanya, İsveç, İsviçre, Türkiye, İngiltere, ABD ve İrlanda’dan 77 Çalışan Destek Hizmetleri profesyoneli ve insan kaynakları uygulamaları direktörleri katıldı.
Burcu ÖZÇELİK, Hürriyet İK, 29,06,2008

Reklamlar