Çalışan kadın ve erkekler işyerinde ne giymeli, ne giymemeli? Bu kıyafetleri tasarlayanlar nelere dikkat ediyorlar? Konuya bir de tasarımcıların gözünden bakalım dedik. Fabrika, Park Bravo, Damat ve Sarar’ın tasarımcılarına iş kıyafetlerini hazırlarken nelere dikkat etiklerini, en son trendleri sorduk. Artık iş dünyasında klasik takımların yerini “smart casual” yani resmi olmayan, rahat giysiler aldı. Çünkü rahatlık ön plana çıkıyor.

İlerleyen teknoloji, ekonomik kalkınma ve gençlerin eğitim seviyesinin artmasıyla Türk insanının da modaya bakışı değişti. Bu tabii ki iş dünyasına da yansıdı. Kadın ve erkek giyiminin önemli markalarından Fabrika’nın tasarımcıları Kudret Saka ve Banu Bornovalı, Park Bravo Group Tasarım Koordinatörü Zeynep Tuncel, Damat Kreatif Direktörü Güneş Güner Işık ve Sarar tasarımcılarından Pınar Oskay’a iş dünyasına yönelik kreasyonlarını hazırlarken nelere dikkat ettiklerini sorduk. Onlar tasarımlarını yaparken müşteriden gelen talepleri de dinliyor, mağazalardaki satış ekipleriyle iç içe çalışarak moda ile ihtiyaçları bir arada yorumluyorlar. Tasarımcılar son 3-4 yılda iş dünyasında klasik giyimden ’smart casual’lara kayışın nedeninin rahatlık olduğu konusunda hemfikir.

Önceden herkesin kendi çapında bir duruşu vardı ve bu duruşa göre giyinilirdi. Ama ilerleyen yıllarda Türk insanın modaya bakışı değişti. Son 4-5 yılda insanlar daha akıllıca alışveriş yapmaya başladılar. Ülke kalkındıkça insanlar da artık örtünmek için değil zevk için giyinmeye başlıyorlar. Önceleri daha az eğitimli ve kendine daha az güvenen genç nüfus, artık çok daha kuvvetli ve güçlü bir şekilde yürüyor, bu giyimine de yansıyor. Sarar tasarımcılarından Pınar Oskay, “Artık dış görünüşün önemi, vücut dili, ilk izlenim gibi kavramlar işe girmek konusunda bile çok etkili olduğundan herkes daha özenli. Değişim ise hem rahat hem şık giyinmek yönünde” diyor.

Kıyafetler daha kadınsı

80’lerden sonra tüm dünyada iş kadınlarının sayısı artmaya başladı, kadınlar önce iş dünyasındaki yerlerini sağlamlaştırdılar, şimdi de o sağlamlaştırdıkları imajın üzerinde trendlerle oynuyorlar. 1980’lerde büyük vatkalar, kocaman ceketlerle “ben kuvvetliyim, erkeğim” mesajını vermeye çalışan kadınlar, şimdi o imajın üzerine “başarılı iş kadınıyım, artık daha kadınsı giyinebilirim, kendime güveniyorum, işim gücüm her şeyim belli, neyle buraya geldiğim belli” rahatlığıyla trendlere göre giyiniyorlar. Fabrika’nın kadın koleksiyonlarını tasarlayan Banu Bornovalı koleksiyon hazırlarken dikkat ettiği şeyin, kadının rahatlığı olduğunu söylüyor: “Hareket ederken frikik vermeyeceğim, şık olacağım, zayıf gözükeceğim ve genç olacağım formlarının üzerinde durmaya çalışıyorum. Yırtmaç boyunda, yaka dekoltesinde olsun kişinin kendini, içinde rahat hareket edebileceği ve sınırlamayacağı bir takım ölçüler var, onlara dikkat ediyoruz. Tüm iş kıyafetleri konseptlerinde hep böyle bir ölçü vardır.”

Park Bravo Group Tasarım Koordinatörü Zeynep Tuncel, tasarımları yaparken abartısız, sade bir feminenlik yakalamaya çalıştıklarını söylüyor: “Kişinin rahat etmesini aynı zamanda şık olmasını istiyoruz. İş kadını abartılı kıyafetlerden kaçınmalı, biraz sade olmalı ama makyajına, saçına başına, takısına özen göstermeli. Modanın getirdiği ölçüde olmalı. ”

Takım elbise renklendi

Erkekler ise her zaman işte takım elbiseyi tercih ederlerdi. Önceden amaç sadece takım elbise almaktı, ama yükselen değerlerle beraber Türk erkeği de bir şekilde kendine bakmaya başladı, daha düzgün vücutlu, daha ince görünmek, daha düz silüetlerde toplanmak öne çıktı ve sonuç olarak iş dünyasındaki erkekler dar kesimli takım elbiseler içine girip, modayı takip etmeye başladılar. Artık hangi rengin içine hangi gömleğin daha güzel gidebileceğini biliyorlar. Klasik iş kıyafetinin dışında ’smart casual’a doğru bir kayma oldu. Son 3-4 yılda tüm dünyada ve Türkiye’de erkekler ’smart casual’ giyinmeye başladılar. Örneğin bir koton pantolon üzerine çok şık bir gömlek ve güzel bir takım elbisenin ceketini giyip işe gidebiliyor, ya da takım elbisesinin altında spor ayakkabı giyebiliyorlar. Takım takım olmak yerine ikisi de farklı tonlarda ceket ve pantolonla işe gitmeyi tercih ediyorlar. Kudret Saka, genelde büyük toplantı günü haricindeki günlerde erkeklerin ’smart casual’ı tercih ettiklerini söylüyor: ’smart casual’lar da takım elbise ayarında ve bence artık tüm dünyada bu tür giyim daha ön plana çıktı erkekler için. Sadece cuma günü giyilen rahat kıyafetlerdense tüm haftaya yayılmaya başladı.”

Peki ya büyük holdinglerin üst düzey yöneticileri için de aynı şey geçerli mi? Kudret Saka, ’casual’ giyimin çalışılan işin konseptine, sektöre göre değişiklik gösterebileceğini söylüyor: “Bir holdingde yöneticisiyseniz birçok takım elbisenizin olması gerekiyor, ama atık sadece siyah takım elbise giyilmiyor, farklı renklerde takım elbiseler de giyebiliyorlar.”

Çalışan kadın ve erkek modasında son trendler

KADINLARDA

Son dönemde etek ve elbise revaçta. İş kadınları artık pantolon ceket takım giymektense etek, ceket veya sırf elbise giymeyi tercih ediyorlar. Ya da ceket pantolon değil de pantolon, gömlek, yelek, fular gibi şeyler daha trendi.

Sürpriz (gizli) yırtmaçlar ise her zaman kadının hoşuna gidiyor.

Etek ve gömlekle giyilen, hırkalarla giyilebilen iş elbisileri çok tercih ediliyor.

Bu kış da gri iki sezondur olduğu gibi hakimiyetini sürdürüyor. Siyahın yerini alacak oranda gri mevcut. Gri ve vizon tonları siyahın yerini alıyor ama iş kıyafetlerindeki iç parçalar da biraz daha renklendi, sarılar yeşiller, uçuk mavi yeşiller vs. Önceden daha çok siyah, beyaz, lacivert ve mavi gömlek giyilirken, şimdi bir iş kıyafetinin içine ipek, saten gömlek de rahatça giyebiliyor.

İş dünyasında daha erkeksi takımlar da ilgi görüyor. Erkek takım elbiselerinde kullanılan kumaşlarla hazırlanan, çizgili, daha yüksek belli pantolonlar, bol paça pantolon ya da dar boru paça pantolonlar gibi.

Bu kış tek ceketler daha moda olacak, klasik pantolonlarla tek ceketler giyilecek. Herşeyin takım olması gerekmeyecek. Klasik bir siyah pantolon üstüne kaşe bir bordo veya kemik rengi ceket giyip çıkabileceksiniz.

Kışın ince trikolar, bluzların yerini almaya başladı.

ERKEKLERDE

Dar takımlar revaçta.

İş hayatında klasik görüntünün içerisine biraz daha casual’ın sentezlenmesi mevcut. Yumuşak yakalı yıkanmış gömlekler, kravatsız bir şekilde yine yumuşak omuzlu pamuk takımlarla birleştirilerek iş hayatı için daha doğal bir görüntü sunuyor.

Klasik tarzı tercih eden erkeklerin bu sezonki vazgeçilmezleri ipek-yün ve ipek-pamuk karışımı takım elbiseler. Klasik koleksiyonun renk paleti; bisküvi, beyaz ve mavi tonlarından oluşuyor. En moda ürünlerin başında gömlek ve ceketler gelirken; en demode ürünler ise geniş omuzlu vatkalı ceketler.

Griler iki sezondur revaçta ve siyahın yerini alıyor. Çünkü griyi, farklı renklerle kombine etmek kolay.

Mavi, kışla beraber 2009 yazında da hüküm sürecek. Hem kadında hem erkekte, bu kış da çok renkli geçecek ama tabii ki çok renklilik yazda canlı, kışta daha soğuk ve soft tonlarda.

Bu kıştan itibaren aynı tonlarda giyinmek çok revaçta. Gri bir takım elbise giyiyorsanız, gri bir gömlek, onunla aynı tonlarda bir kravat giyilebilecek. Bu da çok kolaylaştıracak erkeklerin işini.

SERBEST CUMADA SINIRLAR NELER

Her ne kadar serbest cumalarda çalışanlar daha rahat giyinme imkanı bulsa da, bu imkan sektörden sektöre, çalışılan kurum kültürüne göre değişiklik gösteriyor. Kimi çalışan serbest cumada kot giyebilirken kimisi açık ayakkabı dahi giyemiyor. Serbest cumada da sınırları çizmek gerekiyor. Örneğin parmak arası terlik giymenin, plaja gider gibi işe gitmenin hiçbir işyerinde hoş karşılanmayacağı ortada. O yüzden tasarımcılar iş yerinde giyilecek kıyafetleri tasarlarken “smart casual” yani şık ve rahat olmasına dikkat ediyorlar. Örneğin kot üstü kravat, gömlekle kombine edilip, üzerine güzel bir ceket giyilerek işe gidilebiliyor. Ama unutulmaması gereken o günün serbest cuma olsa da bir çalışma günü olduğu. O gün içinde yapacağınız toplantılarda firmanızı temsil ediyor olacaksınız ve bunu düşünerek serbest cumanın sınırlarını çizmelisiniz. Kot giymek serbestse bile kottan kota fark olduğu unutulmamalı. Kotun bile koyu renk olmasında fayda var.
Burcu ÖZÇELİK, Hürriyet İK, 06,07,2008