Bu yıl 6.’sı düzenlenen Microsoft Imagine Cup’a Türkiye’den 3 takım katıldı. Paris’te 3-8 Temmuz tarihleri arasında yapılan finallerde Türk öğrenciler internetten ağaç dikme projeleri ile yazılım dalında; bebek ağlamalarını analiz ettikleri projeleri ile Windows Live dalında ve kısa film dalında yarıştılar. Öğrenciler dereceye giremediler ama projeleri bazı şirketlerin ilgisini çekti bile.

Microsoft tarafından öğrencilerin teknolojik beceri ve potansiyellerini geliştirebilmeleri için düzenlenen Imagine Cup, 3-8 Temmuz’da Paris Novotel’de yapıldı. Bu yıl 6.’sı düzenlenen ve “Sürdürülebilir çevre için teknolojinin kullanıldığı bir dünya düşleyin” temalı yarışmanın Paris’te düzenlenen finaline 61 ülkeden 124 takım 370 öğrenci katıldı. 9 kategoriden ödüllerin dağıtıldığı finalde Avustralya’dan SOAK ekibi Yazılım Tasarımı dalında birinci olurken, Gömülü Sistem Geliştirme dalında Singapur’dan Trail Blazers ekibi, Oyun Geliştirme dalında Brezilya’dan Mother Gaia Studio ekibi, Programlama Yarışı dalında Rusya’dan Red Devils ekibi, Bilgi Teknolojileri dalında Fransa’dan Jean-Benoit Paux, Algoritma dalında Ukrayna’dan Roman Koshlyak, Fotoğraf dalında Amerika’dan Provisio ekibi, Kısa Film dalında Kore’den NEIP ekibi ve Arayüz Tasarımı dalında Amerika’dan IU EcoVis ekibi birinci oldu.

Imagine Cup finallerine bu yıl Türkiye’den 3 ekip katıldı. Yazılım kategorisinde Kocaeli Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği öğrencilerinin L’orientalis adlı projeleri Türkiye’yi temsil ederken, İTÜ Bilgisayar Mühendisliği öğrencileri bebek ağlamalarını analiz ettikleri i’mParent projeleriyle Windows Live Award dalında; 9 Eylül, Anadolu, Ege ve Bahçeşehir Üniversiteleri öğrencileri kısa film dalında Türkiye’yi temsil ettiler. Kısa film dalında tüm dünyadan 5.466 başvuru alındı ve içlerinden sadece 6’sı Paris finallerine gitmeye hak kazandı. Farklı bir kategori olan Windows Live ekibi ise yapılan 100’ün üzerinde başvuru arasından finale kalmaya hak kazanan 3 takımdan biri oldu. Öğrenciler finallerde bekledikleri sonuçları elde edemediler ama projeleri en çok dikkat çeken projeler arasında yer aldı. Daha önce aynı projenin daha basit versiyonuyla finallere katılan i’mParent ekibi Koreli bir firmadan proje üzerinden iş ortaklığı teklifi aldı. Kocaeli Üniversitesi öğrencilerinin insanları ağaç dikmeye teşvik etmeyi, bu konuda kolaylık sağlamayı ve ormanlık alanları genişletmeyi amaçlayan, internette harita üzerinde herhangi bir yer seçip ağaçlar dikebilmelerine olanak tanıyan L’orientalis projesi ise TEMA’nın dikkatini çekti.

100 binden fazla öğrenci yarıştı

Bu yıl 6.’sı düzenlenen Imagine Cup’ta bugüne kadar 100’ü aşkın ülkeden 100 binden fazla öğrenci yarıştı. Imagine Cup 2008 yarışması, dünyanın genç bilişimcilerinin, bilgi birikimlerini, teknolojik yetenek ve yaratıcılıklarını kullanarak, sürdürülebilir çevre konusunda aktif katkı sağlamalarını amaçlıyor. Yarışmada dokuz kategori bulunuyor: Yazılım Tasarımı, Gömülü Sistem Geliştirme, Oyun Geliştirme, Programlama Yarışı, Bilgi Teknolojileri, Algoritma, Fotoğraf, Kısa Film, Arayüz Tasarımı. Bu yıl, Imagine Cup’taki kategorilere Türkiye’den 2.400 başvuru yapıldı.

Çevreci robotlar filmiyle NEOSKAN

9 Eylül Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği’nde yüksek lisans yapan Mehmet Doğan Yetik (25), yine aynı bölümden mezun olan ve Bahçeşehir Üniversitesi’nde yüksek lisans yapan Sinan Dinç (25), Eskişehir Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi son sınıf öğrencisi Cerem Dinç (23) ve Ege Üniversitesi İşletme Bölümü’nde okuyan Sercan Göktepeli (23) Neoskan isimli filmleriyle kısa film kategorisinde yarıştı. Filmin girişinde gelecekte bir robot, tv kanallarını değiştirirek ana haberleri, belgeselleri izliyor ve her açtığı kanalda çevrenin nasıl yok olduğunu görüyor. Filmin sonunda da bu kanalları değiştiren robotun çevreyle olan etkileşimi ekrana geliyor. Robotlar tarlada çalışıyorlar, bir kuş yuvası bulup, o kuşları insancıl duygular besliyor, şefkat gösteriyorlar.

İnternetten ağaç dikme projesi ile L’ORIENTALIS

Kocaeli Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği’nden bu yıl mezun olan Semih Balkancı (22), Yusuf Avcı (22), Engin Kızıl (22) ve önümüzdeki yıl mezun olacak Deniz Şen (22) L’orientalis isimli projeleriyle yazılım tasarımı bölümünde proje geliştirdiler. Proje insanları ağaç dikmeye teşvik etmeyi, bu konuda kolaylık sağlamayı ve ormanlık alanları genişletmeyi amaçlıyor. Proje ile insanlar internette harita üzerinde herhangi bir yer seçip, orada kendi adlarını taşıyan ağaçlar dikebilecekler. Aynı zamanda ağaçlar hakkında bilgi edinmek, fotoğraflar ve videolar ekleyerek tüm dünya ile paylaşmak da mümkün. TEMA’nın projeyi kullanmak istediğini söyleyen gençler, yıl sonunda projelerinin hayata geçmesini planlıyor.

Bebeklerin seslerini analiz eden i’MPARENT

İTÜ Bilgisayar Mühendisliği 2008 mezunu olan Can Kayacan (22) ve Murat Bilici (22) i’mParent projesiyle Windows Live kategorisinde dünya genelinde 100’ün üzerinde başvuru arasından sıyrılıp ilk 3’e kalmayı başararak Türkiye’yi Paris’te temsil ettiler. İki arkadaş, bebek seslerini analiz ettikleri projelerinin daha basit bir versiyonuyla geçen yıl da Kore’de düzenlenen yarışmaya katılmışlar ve Kore basınının dolayısıyla Kore şirketlerinin de ilgisini çekmişlerdi. Bebek bakıcısı tarzı robotlar üzerine projeleri olan Koreli bir firma iki Türk gencine orada çalışma ve proje üzerinden iş ortaklığı teklif etti. Kayacan ve Bilici şimdi bu teklifi değerlendiriyor. İki genç, i’mParent adını verdikleri projelerinde ebeveynlerin birbirleriyle ilişkilerini inceliyorlar, projede yer alan sosyal ağ uygulaması ile ebeveynler bir topluluk yaratıp, bilgiyi paylaşıyorlar. Projenin bir diğer ayağında yer alan yapay zeka uygulaması ile de ebeveynlerin bebekleri konusunda karşılaştıkları problemler sisteme giriliyor, sistem onları uygun çözüme yönlendiriyor ve gerekirse “bebeğinizde şu semptomlar da var mı?” diye soru soruyor. Projenin üçüncü kısmında ise ebeveynle bebek arasındaki iletişim problemi çözülüyor. Tüm dünyada yapılan araştırmalara göre bebeklerin ortak bir dil kullandıklarından yola çıkan ve pedagoglarla da görüşerek incelemeler yapan iki arkadaş, mikrofon yardımıyla bebekten alınan sesin bilgisayar ortamında analiz edilmesini sağladı. Can Kayacan, “Şu ana kadar yüzlerce bebek sesi dinledik. Sanal ortamda yüzde 95 doğrulukla çalışıyor proje ama gerçek bebekler üzerinde de denenmesi gerekiyor. Biz 5 ses belirledik; acıktı, uykusu var, kendisini rahatsız hissediyor, mide gazı ve normal gazı var şeklinde. Ama sesler birbirine çok yakın o nedenle analizi çok zor.” Projenin geçen yıldan en büyük farkı ise artık internet üzerinden de çalışıyor olması.
Burcu ÖZÇELİK, Hürriyet İK, 13,07,2008