Hobilerinden iş yarattı

Yayınlandı: Temmuz 20, 2008 / Yazılar

Istanbul Sailing Academy’nin (İstanbul Yelken Akademisi) kurucusu İsmet Özbakır tam bir spor tutkunu. Spora olan bu ilgisi hobilerinden iş yaratmasına neden olmuş. Basketbol, kayak, tenis, ralli ve yelken sporlarıyla uğraşan Özbakır, 1994’de Uludağ Kayak Okulu’nu, 2002’de İstanbul Yelken Akademisi’ni kurdu.

“Hobiyi işe çevirmeyi başardım” diyen Özbakır, yelken sporunun iş dünyasındaki popülaritesi için “Türkiye’de çalışan herkesin hobi problemi var, çalışan insanların hobileri yok, sadece futbolla ilgileniyorlar, kendileri spor yapmıyorlar. Bence hobisi olan insanlar hakikaten işte daha verimli oluyor” diyor.

İsmet Özbakır (42) ilkokulu doğduğu yer olan Emirgan’da okudu. Babasının subay olması nedeniyle ailesiyle çok şehir dolaştı. Ankara, Kıbrıs ardından da bir süre Belçika’da yaşadı. Daha sonra Türkiye’ye geri döndüler. 1983’te Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği’ne girdi, 1993 yılında mezun oldu. Öğrenciyken dayısının tekstil şirketinde çalışan Özbakır, ardından Çukurova Dış Ticaret’te, Doğan Kumaşçılık’ta çalıştı. Tabii bu arada spora olan tutkusu da tam gaz devam etti. Özbakır’ın ilgi duyduğu ilk spor basketbol oldu. İlkokuldan itibaren basketbol oynayan Özbakır, Belçika’da da liselerarası Avrupa Şampiyonası’nda oynadı. Özbakır iyi bir basketçi olduğunu ama boyu uzun olmadığı için devam ettiremediğini söylüyor. Basketboldan sonra kayak sporuna gönül veren Özbakır’ın kayakla tanışması ise 1984’de Belçika’da annesinin ona doğum gününde aldığı kayak ayakkabısı sayesinde oldu. Sonra sık sık Uludağ’a kayağa gitmeye başladı, üniversiteden mezun olmasının 10 yılı bulmasını da bu kaçamaklara bağlıyor. 1990’larda tenisle tanışan, 1996’dan bu yana da ralli yapan Özbakır, Hyundai Türkiye, Renault Türkiye, Ford Türkiye takımlarında senelerce yarıştı, şu anda da aktif olarak Ford takımının pilotluğunu yapıyor.

Sporla bu kadar haşır neşir olunca hobilerini işe dönüştürmeye karar veren Özbakır, 1994 yılında Uludağ Kayak Okulu’nu kurdu. 2 sene öncede Kartepe Kayak Okulu da faaliyete geçti. Her iki kayak okulundan yılda 11.500 kişi eğitim alıyor. İstanbul Yelken Akademisi ise 2002’de kuruldu. Özbakır’ı yelken okulu kurmaya iten şey Türk insanın denize olan ilgisizliği olmuş: “Türkiye’nin deniz kıyıları 8.333 kilometre uzunluğunda. Bu Avrupa’daki en uzun kıyı şeridi anlamına geliyor. İspanya’dan da İtalya’dan da daha uzun ama Türk insanın denizle hiç tanışmamış olduğunu yurtdışına gittiğimde fark ettim. Oradaki yelken okullarını ziyaret edip broşüler aldım. Türkiye’de doğru dürüst bir yelken okulu olmadığını fark ettim ve İstanbul Sailing Academy’i 2002’de kurdum. Bizimle beraber pek çok yelkencilik okulu da açıldı. Bizim okul olarak misyonumuz herkesi denize çıkarmak, denizle tanıştırmak.”

Istanbul Sailing Academy, yılda ortalama bin kişiye bireysel, iki bin civarında insana da kurumsal eğitimler veriyor. Kurumsal eğitimler ikiye ayrılıyor. Biri eğlence amaçlı olan eğitimlerde çalışanlar denize çıkarılıp, yelken yaptırılıyor, diğerinde ise takım ruhu eğitimi veriliyor. Takım ruhu eğitimleri şirketlerin çalışanlarının birbirine uyumlu olup olmadıklarını anlamak için düzenleniyor. Takım ruhu eğitimleri ABC Danışmanlık firması tarafından veriliyor. “Hiç denize çıkmamış bir grubu, bir firmanın üst düzey çalışanlarını, tekneye bindirip, denize çıkarıp, görev dağılımları veriyoruz. ABC Danışmanlığın eğitmenleri de bu insanları gözlemliyor. Bu gözlemler neticesinde değişik senaryolar üretip, örneğin fırtına çıktığını varsayıp, insanların bu görev dağılımından sonraki reaksiyonlarına göre de eğitimden sonra bir workshop düzenleniyor. Orada da şirketin isteği doğrultusunda bu insanların bu takım ruhunu geliştirmeye yönelik nasıl hareket etmeleri ve nasıl davranmaları gerektiği anlatılıyor” diyor Özbakır. Eğitim bir gün sürüyor. Bugüne kadar bu tür eğitim alan firma sayısı 50 kadar. İsmet Özbakır, yelkenciliğin iş dünyasında eğitim amaçlı kullanılmasının nedenlerini şu şekilde anlatıyor: “Teknede herkes takım halinde hareket etmek zorunda yoksa tekne bir yerden bir yere gidemiyor. Birisi halatı çekerken, ötekinin vinci çevirmesi gerekiyor. Bunlar hep bir senkronda hareket etmesi gereken şeyler. Burada hiç bu işleri tatmamış ve yaşamamış insanlar arasındaki görev dağılımından sonraki reaksiyonlar bu insanların takım çalışmasına ne kadar uygun olup olmadıklarını gösteriyor. Workshop’tan sonra geri dönüşüm veriyoruz. Kişiler üzerindeki raporları insan kaynaklarına veriyoruz. Onların hangi tip çalışmalara daha yatkın olduklarını bildiriyoruz.”

Eğlence tarafında ise yurtdışından 2-3 günlüğüne toplantılar için gelen şirketlerin çalışanları bir gün boyunca denize çıkartılıp ufak teknelerde yarıştırılıyor. Her tekneye bir eğitmen koyuluyor, sembolik yarışlar organize ediliyor. 3 senedir yapılan bu yarışlarda önce büyük bir tekne kiralanıyor, onun etrafından da küçük tekneler yarışıyorlar. Katılımcıların bir kısmı seyrederken bir kısım da yarışıyor. Yarış öncesinde bir eğitim veriliyor, ardından takımlara ayrılıyor. Ücretler kişi başı 55 Avro’dan 395 Avro’ya kadar çıkıyor.

İş dünyasında hobi eksikliği var

İş dünyasının yelkene ilgisi neden son iki yılda bu kadar arttı? İsmet Özbakır, sorunun hobi eksikliğinden kaynaklandığını söylüyor: “Sadece yelken değil iş dünyasında çalışan herkesin hobi problemi var. Çalışan insanların hobileri yok, sadece futbolla ilgileniyorlar, spor yapmıyorlar. Bence hobisi olan insanlar hakikaten işte daha verimli olur. Şu anda biz çok üst düzey yöneticilere eğitimler veriyoruz, gerçekten işe alımda hobilere çok dikkat ediliyor. Bir çok şirketin CEO’suyla konuştuğumda hobilere baktıklarını ve çok önem verdiklerini öğrendim, ben de şaşırdım. Bence çok önemli insanın hobisinin olması. Yelken ise zaten çok uygulanan bir eğitim tarzı yurtdışında. Biz bunu keşfetmedik. Yurtdışında çok sık uygulanan bir eğitim tarzı ve takım ruhunun en iyi icra edildiği yerlerden biri yelken. Gerçekten teknenin bir yerden başka bir yere gitmesi için bu takımın kusursuz çalışması gerekiyor.”
Burcu ÖZÇELİK, Hürriyet İK, 20,07,2008

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s