Bob Gray İngiliz asıllı bir Kanada vatandaşı. Şaşırtıcı bir hafızaya sahip. Herşeyi anında tersten okuyabilen ve aynı zamanda el ve ayaklarıyla tersten yazabilen Gray, bu hafıza yeteneği ile Guinness Dünya Rekorlar Kitabı’nda da yerini aldı. Bugün özellikle satış kadrolarına hafıza geliştirme tekniklerini anlatan Gray, hafıza yeteneğini 6 yaşından bu yana kullanıyor. O, hatırlama tekniği sayesinde okulda da her türlü formülü, numarayı ezberleyip derslerinde hep en üst sıralarda yer alan bir öğrencilik hayatı yaşamış.

Formülleri ezberlemek onun için çocuk oyuncağı olmuş. Ama liseye geldiğinde farklı bir şeyler yapmak ve para kazanmak isteği ile okulu bırakıp pek çok işte çalışmış. 19’unda 6 aylığına Kanada’ya giden Gray, ülkeyi ve insanları çok sevince Kanada’ya yerleşmeye karar vermiş. Kanada’da ilkin bir otelde garson olarak çalışan, daha sonra hipnoz gösterisi yapan bir animatörün yanında hafıza yeteneğini kullanarak gösteriler yapan Gray, 30 yaşına geldiğinde nihayet kendisine “doğru dürüst” bir iş bulduğunu söylüyor: “Bir fitnes salonunda satış danışmanı olarak çalışmaya başladım. Tüm müşterilerin ilgi alanlarını, onların, eşlerinin ve çocuklarının isimlerini ezberleyip onlarla iletişimimi güçlendirince satışlar bir anda yüzde 13 arttı.” Satıcılık kariyerinde hafıza gücünü kullanarak elde ettiği bu başarıdan sonra Gray’e satış danışmanlarına eğitim vermesi için teklifler gelmeye başlamış. O da fitness sektöründeki kariyerini bırakarak, satış uzmanlarına hafızayı güçlendirmenin yollarını anlatmaya başlamış. Bundan 20 yıl önce kendi şirketi Memory Edge’i kuran Gray’in müşterileri arasında General Electic, TD Bank, Kodak, General Motors, Ford, Investors Group, Bell Canada gibi firmalar bulunuyor.

Hatırlamak öğretilebilir mi?

Açıklaması zor ama tüm hafıza sistemi birbiriyle ilişkili. Hafızaya almak istediğin bir şeyi bildiğin bir şey ile ilişkilendiriyorsun. Bir örnekle açıklamak gerekirse, insanlar tatile Yunanistan’a, Arjantin’e, İspanya’ya gider, ama nasıl bir coğrafi şekli olduğunu bilmezler oysa İtalya’ya gidenler, ülkenin şeklini bilirler çünkü İtalya, spesifik bir şekle, bir çizmeye benziyor. O nedenle hatırlama ilişkilendirmeyle alakalı, hatırlamak istediğin bir şeyi zaten bildiğin birşey ile ilişkilendiriyorsun, onu görselleştiriyorsun.

Bir insan hafızasını nasıl güçlendirebilir?

Hafıza tekniklerini öğrenmek gerekir. Eski Yunan’dan bu yana uygulanan 4 sistem var, biri chain (zincir) sistemi, bu liste halindeki bilgileri ezberlemenizi sağlar, alışveriş listesi veya matematik formülleri gibi. İkinci teknik peg (mandal) bilgileri, listeleri sırası ile hatırlamayı sağlar. Mesela Amerika başbakanlarının isim listesini ele alırsak, 37. başkan sorulunca Nixon’un bilinmesi gibi. Hatırlamaya yardımcı olan bir diğer teknik isimleri ve yüzleri hatırlamada kullanılan teknik. Dördüncüsü ise fonetik indeks. 3 bin yıldır var olan bu sistemler ne yazık ki çok az kişi tarafından biliniyor.

Örneğin insanlar en çok tanıştıkları kişinin adlarını hatırlamamaktan şikayet eder. Bu konuda tüyolar verebilir misiniz?

İsimlerin hatırlanmaması hem iş hayatında hem de özel hayatta çok büyük bir problem. Pek çok zaman insanlar isimlerini unuttuklarını söylerler ama aslında ilk seferde söylenen ismi duymamışlardır, dinlememişlerdir. O nedenle ilk olarak ilk tanışmada söylenen bir ismi ’duymak’ gerek. İsmi işit ve beyninde hecele. Daha sonra eğer sıradan bir isimse, onu hatırlanabilir hale getir, ismini nasıl hecelediğini, isminin nerden geldiğini, anlamını sor. Mesela ben sana sordum. Kafamda bir imaj canlandı. Daha sonra karşı taraftakinin ismini bir iki kez kullan konuşma sırasında. Ve ayrılırken ismi tekrarla. Türkiye’de ise yeni tanıştığınız insanların isimlerini kolayca hatırlamak ve bu şekilde sosyal ilişkilerde ve iş hayatında başarılı olmak üzere, isimleri, çağrışımları ve anlamları ile insanların yüzlerini karşılaştırarak bir sunum yapacağım. 8 isim üzerinde çalışıyorum aralarında Türk isimleri de olacak.

Türk isimlerini hatırlamak zor mu?

Türk isimlerinin anlamları var, anlamı olunca bir imajları da olacak. Yani beynin sağ tarafıyla bağdaştırmak daha kolay.

Bir yönetici için çalışanların isimlerini hatırlamak ne kadar önemli?

Sadece çalışanlar değil, müşteriler hakkında da bilgi sahibi olmak önemli. Çünkü rekabet artıyor ve siz de kendinizi satmak zorundasınız. İki satış uzmanı var diyelim ikisi de bir konferansta potansiyel bir müşteri ile karşılaştılar. Bir ay sonra ikisi de aynı kişiyle farklı bir konferansta tekrar bir araya geldiler. Birisi potansiyel gördüğü müşteriye gidip Merhaba Sam der, ama adamın adı aslında Jim. Diğeri ise merhaba Jim, nasılsın, futbol nasıl gidiyor gibi ilgi alanları ve bir önceki konuşmalarından referans vererek konuşmayı sürdürdü diyelim. İşi kim alır? İşi bir yana bırakın hangisi kişiye kendini daha iyi hissettirir? Bu şekilde konuşmak karşı tarafa onunla ilgilendiğinizi gösterir, kendini özel hissettirir. Karşı taraf beni dinliyor, benimle ilgileniyor diye düşünür. Adını yanlış söylemek benimle ilgilenmiyorsun demek. Ürün numaralarını, ürün bilgilerini ezberlemek de aynı şekilde. Biri size ürün hakkında bilgi sorduğunda ’dur bir saniye bakayım’ demek yerine hemen o bilgiyi verebilmek güven ve inanırlık verir. Hafıza muazzam bir şey. Eğer karşınızdakinin ismini bilir, çocuklarını, eşinin ismini kullanarak hal ve hatırlarını sorarsanız, iki hafta önce konuştuğunuz konudan bahsedebilirseniz bunun etkisi devasa olur. Çünkü çok az insan bunu yapabiliyor. Harika bir hafıza bir hazine değerindedir. Ürünü satmadan önce kendinizi satmanız gerekir. Bu tüm sektörlerde, tüm işlerde aynı.

Ne zaman kurdunuz Memory Egde’i?

(Hatırlamaya çalışıyor) Hmmm Tanrım ne zamandı?

Hatırlamıyor musunuz yoksa?

(Kahkahalar) Bu iyi bir nokta. İnsanlar benim hiç bir şeyi unutmadığımı düşünüyorlar. Eğer hafıza tekniğini uygulamazsam benim beynimin diğerlerinden herhangi bir farkı olmaz. Herkes hafıza tekniklerini kullanarak her şeyi hafızaya alabilir, o yüzden bunu öğretiyorum. Eğer doğuştan gelen bir şey olsaydı zaten öğretemezdim. Bazıları bugün gazeteyi okudun mu, 17’nci sayfada ne vardı diye soruyor. Bilmiyorum, ama ben o gazeteyi hafızaya almak maksadıyla okumadım en başından. Eğer birisi ’seni sonra test edeceğim’ deseydi, evet o zaman hafızaya alacak şekilde okurdum. Ben hafıza sistemleri hakkında çok bilgiliyim, ve bunu uygulayabilirim, herkes de bunu yapabilir, öğrettiğim şey bu. Memory Edge’i ne zaman kurduğuma dönersek, 20 yılı aşkın bir süre önce.

Peki örneğin kaç telefon numarası ezberleyebilirsiniz? Kapasiteniz ne kadar?

3.000 haneye kadar sayı ezberleyebilirim. İspatlayacağım. Doğum tarihin?

22 Ekim 1980

Çarşamba günü doğmuşsun.

Doğru.

Bu numaraların hafızaya alınması aslında. Workshop’larımda insanlara 30 numara verip ezberlemelerini istiyorum. Fonetik indeks sayesinde bunu herkes yapabilir.

Bir limit var mı hafıza için?

İngiltere’den bir adam tanıyorum fonetik indeksi kullanarak 22.000 haneli rakamları hafızaya almış. Beyninde rakamları sürekli olarak döndürüyor, durmadan rakamlar içinde seyahat ediyor. Bu alanda, yani çok haneli rakamları hatırlama konusunda numaraları farklı lokasyonlarda görselleştirme tekniği uyguluyor. Mesela evden içeri girdiniz diyelim, bildiğiniz eşyalar var karşınızda. Kapıdan içeri yürüdün ve elini duvara koydun ilk neyi gördün? Belki bir ayna, belki bir masa; bunu bir numara olarak belirlesin. Yukarı çık, gördüğün tüm eşyaları ezbere alabilirsin. 20-40-50 eşya… Rakamları bir obje haline getiriyorsunuz, işte fonetik indeks bu. Karşılaştığın eşyalar sana 2 veya 3 rakamlı numaraları yansıtır. Yani bir numarayı hatırlamak için evde eşyalar arasında hayali bir yolculuk yapıyorsun. Genel anlamda bu teknikte sayılara karşılık birer nesne belirleniyor ve bu şekilde bir tür alfabe oluşturuluyor. Örneğin 92 diyelim, fonetik indekste 9 numarası bo, 2 numarası nü’dür. Bo ve nü’nün bir araya gelmesi bone’u (kemik) oluşturur. 92 hatırlamak istediğimde kemik kelimesi gelir hemen aklıma. Tüm bunlar aslında görselleştirme, beyinde görsel bir imaja büründürmeyle ilgili. Bahsettiğim İngiliz’in evinde 50 eşya varsa 2 numaradan toplam 100 numara eder. Bu yetmez, otele giderken sokakta bir tur atıyor ve o rotayı da hafıza alıyor, numaralarını eşleştirmek için 50 farklı mekana sahip. Kulağa çok mu çılgın geliyor? Sizden aldığım sinyallere bakılırsa evet.

Olağanüstü hafızasıyla Guinness Rekorlar Kitabı’na giren Bob Gray, geliştirdiği hafıza tekniğiyle istediği herşeyi ezberleyebiliyor. İsimleri ve numaraları beyninde görselleştirerek, onlara özel hikayeler yaratarak veya fonetik indeksi kullanarak yapıyor bunu. Şimdi şirketlere hafıza teknikleri konusunda sunumlar yapan Gray, Soysal Danışmanlık’ın 22-23 Ekim’de Lütfi Kırdar’da yapacağı Perakende Günleri’nin davetlisi olarak Türkiye’ye gelecek.
Burcu ÖZÇELİK, Hürriyet İK, 14/09/2008