Bahattin Duran Metro Group Meyve Sebze Departmanı Stratejik Satınalma Müdür Yardımcısı. Ama aynı zamanda Süper Lig yardımcı hakemi ve Türkiye’deki 10 FIFA kokartlı yardımcı hakemden biri. Lise yıllarında bir ara futbolu meslek olarak ciddi ciddi düşünen, ama o tarihte bakkallık yapan babasının uyarısıyla üniversite yolunu seçen Duran’la, hakemliğin heyecanını ve keyiflerini ve sürdürdüğü bu “ikili hayatın” güçlüklerini konuştuk.

Süper Lig yardımcı hakemlerinden Bahattin Duran (33), İÜ Endüstri Mühendisliği’nde okurken hakem olmaya karar verdi. Eski futbolcu olan ve amatör takımlarda da yöneticilik yapan babası ve amcası sayesinde küçük yaştan beri futbolla içli dışlı olan Duran, Bengay kokuları arasında geçen çocukluk yılları boyunca hep futbolcu olmak istedi. Sokakta futbol oynamaya başladı ama lise son sınıfa gelince o dönemde bakkallık yapan babası “Bak oğlum ben de futbol oynadım, amcan da, ama ben şu an bakkallık yapıyorum. Amcam da hayatını futboldan kazanmadı. Biz senin iyi yerlere gelmeni istiyoruz. Ya okursun ya da futbolcu olup ardından bakkal olursun” deyince Duran, üniversite sınavlarına hazırlanmaya başladı. 1992’de üniversiteye girdi ama futbol aklının hep bir köşesinde kaldı. Sınıf takımlarında, amatör kümede oynamak onu tatmin etmiyordu. Bir gün televizyonda bir yarışma programına konuk olan hepsi birer meslek sahibi hakemleri görünce “Hımmm ’mühendis hakem’ kulağa hoş geliyor” diye hakemlik kurslarına gitmeye karar verdi. O zaman hakemlere verilen serbest giriş kartlarının da hakem olma kararında önemli rol oynadığını söylüyor. 10 günlük bir eğitimin ardından, yazılı ve atletik testleri de geçerek ilk başta aday hakem olarak göreve başlayan Duran, amatör kümede minik takım, yıldız takım maçlarında görev yapmaya başladı. Haftada 8 maç yönettiği oldu. 1999’da amatör hakemlikten klasmana geçen Duran, 2 yıl yardımcı hakem olarak ikinci ve üçüncü liglerde görev yaptı. 2001’de Süper Lig yardımcı hakemi oldu.

1998 yılında o zaman Metro Cash & Carry’de Gıda Satınalma Direktörü olan ve aynı zamanda kendisi de endüstri mühendisi bir hakem olan Mustafa Kalkandelen’in tavsiyesiyle Metro Cash & Carry Meyve Satınalma Departman’ında asistan olarak işe başladı. Şu an Metro Group Meyve Sebze Satınalma Müdür Yardımcısı olan Bahattin Duran, aynı zamanda Süper Lig’de uzman yardımcı hakem. Duran Türkiye’deki 10 FIFA kokartlı yardımcı hakemden biri.

Duran, Süper Lig’e çıktığından bu yana 14 derbi yönetti, bunlardan 6’sı FB-GS derbisi oldu. Geçen yıl Türkiye Kupası finali ve FB-Beşiktaş Süper Kupa Finalini yöneten Duran, Süper Lig’de 100’den, Avrupa’da ise 30’dan fazla maç yönetti. Duran ile çift kariyerini konuştuk.

Maçlar ne zaman belli oluyor?

Bir yurt dışında, bir de yurt içinde maçlar var. Yurt içindeki maçlar Merkez Hakem Kurulu (MHK) tarafından veriliyor. Maçlar perşembe günü belli oluyor. Yurt dışında da maçlar FIFA veya UEFA tarafından hakeme geliyor, MHK hakemin yardımcı hakemlerini belirliyor.

Maça giderken izinleri nasıl ayarlıyorsunuz?

Mesela bu yaz tatilinde arkadaşlarım Bodrum’a, Antalya’ya tatile gitti ben gidemiyorum. Ben onun yerine yurtdışı maçlara, hakem seminerlerine gidiyorum. Yıllık iznimden kullanıyorum. Şimdi sabırsızlıkla bayram tatilini bekliyorum, hafta içine geliyor, maç da yok en azından biraz uyuyabileceğim.

Çok yoğun bir tempo olsa gerek hafta içi iş, haftasonu maç. Nasıl yetişiyorsunuz?

Her işin olduğu gibi bunun da hem zor hem kolay tarafları var. Zor tarafı şu: Çok yoğun bir iş ortamındayken bir maç gelebiliyor. Sizin burada çok önemli bir toplantınız olabilir, yurtdışından da çok önemli bir maç gelebilir. Ayarlamak zor oluyor. Onun dışında haftada 3 gün ortalama 1.5 saat antrenman yapıyorum, akşamları bunun dışında vaktim olursa salona gidiyorum, haftasonu maçlar hariç. Bir diğer zorluğu hafta içi iş, haftasonu maç, akşam antrenman veya salon… hálá bekarım. Hiçbir arkadaşımla program yapamıyorum. Rahatlığı ise çok yoğun, stresli bir iş günü geçiriyorsunuz, buradan çıkıp antrenmana gidiyorsunuz, çimin üstünde çıplak ayakla koşmak tüm elektriğinizi alıyor. Bir de plan yapamıyorum arkadaşlarımla dedim, ama aslında çok planlı ve düzenli bir hayatınız oluyor. Sürekli kendinizi kontrol altında tutuyorsunuz, yemek yediğim saatler bile belli. Hayatınıza disiplin giriyor, hakemlik disiplin gerektiren bir uğraş.

İş arkadaşlarınızla maç öncesi ve sonrasında nasıl muhabbetler oluyor?

İşyerinde olaylı maçlardan sonra bile arkadaşlar iyi yaklaşıyor, ama iş toplantılarında hakem olmak çok işe yarıyor. Çok kritik bir iş toplantısına gidiyorum, statü olarak benden yukarı insanlar, benim genel müdürlerim, karşı tarafın genel müdürleri vs doğal olarak çok gergin bir ortam varken birden birisi ’Hocam ne oldu ya o maçta?’ deyince ortam bir anda yumuşuyor, inanılmaz bir iletişim kuruyorsunuz.

Maç sonrası verdiğiniz kararları eleştiren size tavır takınan iş arkadaşları oluyor mu?

Hayır, sadece bir keresinde bir arkadaşım bir derbi maçı öncesi pankartlar hazırlayıp masama bırakmıştı. Hemen kaldırdım, arkadaşımı uyardım.

Genel müdürünüz hangi takımdan?

Alman Milli Takımı

Gençlerin ilgisi nasıl hakemliğe?

Hakemlik çok revaçta, yeni kurslar açılıyor sürekli. Türkiye’de de futbol çok gelişiyor, dünya üçüncülüğümüz, Avrupa üçüncülüğümüz var. Diğer taraftan hakemler Avrupa’da da çok iyi maçlara gitmeye başladı bu da gençlerin ilgisini çekiyor.

Bir hakem ne kazanır maç başına?

Hakem 1.500 YTL, yardımcı hakem de 850 YTL. Ama hakemlerin hepsinin profesyonel olarak yaptıkları işler var, hepsi meslek sahibi.

Bu iş kaç yaşına kadar yapılabilir?

Bu iş 45 yaşına kadar yapılıyor ama ben 45’e kadar yapamayacağım, benim hedefim 2012 Avrupa Şampiyonası’na veya 2014 Dünya Kupası’na gidebilmek. En azında Türk hakemleri olarak gidebilmek hoş olurdu.

45 yaşından sonra ne oluyor? Başka bir kariyer var mı önünüzde?

Hakemlikten sonra gözlemcilik yapılabilir. Gözlemcilikte antrenman zorunluluğu yok ama o da çok kolay değil. Bir gözlemci hakemin yanında olduğunu hissettirmeli, not veren hoca gibi olmamalı. Gözlemcinin sizinle aynı duyguyu hissettiğini bilmek çok önemli, rahatlıyorsunuz. Önemli olan hakemin hatalarını düzeltmesini sağlamak, yeni jenerasyonu daha iyi noktalara götürebilmek. 30 yaşından sonra gözlemciliğe hak kazanıyorsunuz.

Hakem olmak için ön kriterler neler?

Lise mezunu olmak, 18 yaşını geçmek ve Federasyon’un açtığı kurslara katılmak gerek. Bir de boy kıstası var; erkeklerde 1.70’den, bayanlarda 1.65’den kısa olmamak.

Süper Lig’de kaç hakem var?

38 hakem 80 yardımcı hakem var.

Hiç unutamadığınız bir anınız var mı?

Unutamadığım üç maç var. Birinde amatör kümede hakemliğimin ilk yılıydı. Cumartesi 4 maç yönetmişim, pazar da son maçıma çıkmışım yorgunluktan ölüyorum. Son dakikada bir pozisyon oldu, havadan top geldi ve ben istem dışı ofsaytı kaldırdım o sırada adam vurdu ve gol oldu. Yüzde 99 o pozisyon ofsayt değildi, hakem de benim bayrağımı görüp golü iptal etti. Sonra ortalık karıştı ama tamamen istem dışı yapılan bir şey, bir takımın geleceği ile oynuyorsunuz. O takım 1-0 mağlup oldu. Maçtan sonra ben vicdan azabıyla sezon sonuna kadar her hafta o takımın maçını gidip izledim, kümeden düşmesin diye. Sonra kümede kaldı da ’Oh be’ dedim. Unutamadığım bir diğer maç da ilk maçımdı, 21-0 bitmişti. Bir üçüncüsü ise Sivas’ta Sivasspor ve Trabzonspor arasında -28 derecede oynanan maçtır.
Burcu ÖZÇELİK, Hürriyet İK, 21,09,2008