Pluto, Oğlak burcunda

2009’da Lále Devri bitiyor

2003 yılından bu yana astroloji ile ilgilenen özellikle finansal astroloji konusunda incelemeler yapan Doğan Yayın Holding AŞ İnsan Kaynakları Koordinatörü Binnur Zaimler ile 2009 yılında iş dünyasını (astrolog gözüyle) nelerin beklediğini konuştuk. 1996 yılından bu yana Pluto’nun yay burcuna girmesiyle Lále Devri yaşandığını söyleyen Zaimler, 2009’da Pluto’nun Oğlak burcuna geçmesiyle tüm dünyada tasarruf devrinin başlayacağını söylüyor.

Astrolojiye merakınız nasıl başladı?

İnsan kaynaklarında uzun zamandır çalışıyorum. İnsanları tahlil etmek için sayısal ve sözel envanterler kullanıyoruz. Astroloji de aslında insanların motivasyonlarını, zorlandıkları noktaları veya yeteneklerini bize anlatıyor. Onun için bir çeşit ’kişilik envanteri’ yerine geçiyor. Ben endüstri mühendisliği mezunuyum. Üniversitede örneğin sistem dinamiği dersleri vardı. Astrolojinin de sistem dinamiğine çok paralel bir yapıda olduğunu gördüm, o yüzden ilgilimi çekti. Bir çok parametre, gezegen söz konusu ve bunların birbiri ile etkileşimleri çok önemli. Çünkü bu etkileşim de bizi etkiliyor. Bunları keşfetmek, bizim ve dünyanın üzerindeki, ekonomik sistemdeki etkilerini görmek çok heyecan verici.

Astroloji eğitimi aldınız mı?

Astroloji ile 2003 yılında tanıştım. 3-4 sene temel seviye, ileri seviye, klasik astroloji, soru astrolojisi alanlarında kurslara katıldım. Amerikan International Society for Astrological Research (ISAR) üyeliğim var. Bunun yanında özellikle Fransa ve ABD kökenli literatürü takip ediyorum.

İş dünyasına özel bir uzmanlık alanı var mı astrolojinin?

Finansal astroloji var. Finans astrolojisi tamamen ekonomi dünyasını sorguluyor. Örneğin hisse senetlerini ne zaman almanızla ilgili bir teknik. Bu konuda Danimarka’da iyi bir danışmanlık şirketi var: The International Society for Business Astrologers (ISBA), borsadaki hisseler, yatırım zamanları ve buna benzer konularda danışmanlık veriyorlar.

İş dünyası astrolojiyi nasıl kullanıyor?

Mesela ülkelerin, şirketlerin kuruluş tarihleri onların genel gidişatında, başarılarında çok etkili oluyor. O şirketin hangi dönemde zorluk içinde olabileceğini, hangi dönemde belirli destekler alabileceğini tahmin etmek mümkün, ama saatlerce süren bir uğraş gerektiriyor. Bundan 3.000 yıl önce kişisel astrolojiden önce ülkeler astrolojisi varmış. Krallar müneccimbaşlarına ne zaman savaşa gireceklerine dair sorular sorarlarmış. Bu çok eskiden beri kullanılan bir şey, geleneksel bir teknik, şu anda da dünyada çok önemli bir takım değişimler var.

Batıda ne sıklıkla uygulanıyor?

Batıda daha sık kullanılıyor astrolojik danışmanlık, özellikle finans konularında. Şirketler bunu profesyonel danışmanlık alarak yapıyorlar. Mesela kampanyayı ne zaman başlatalım, sözleşmeyi ne zaman imzalayalım, yatırıma ne zaman başlayalım, nerede yapalım gibi daha çok zamanlamayla ilgili sorular geliyor.

Siz işe alımlarda astrolojiden faydalanıyor musunuz?

Hayır ben hiç kullanmıyorum işe alımda. Orada kötü insan – iyi insan gibi bir durum söz konusu değil ama sadece kim kiminle çalıştığı zaman verimli olabilir, kim kiminle hangi takım içinde daha mücadeleli olur veya daha zıt yönler ortaya çıkar, kim hangi mesleğe daha uygun gibi özellikleri görmek mümkün. Çünkü insanların meziyetlerini ve neyle mutlu olduğunu anlayabiliyorsunuz. Bu çok önemli bir şey. Eğer yaptığınız işle mutluluğunuz birbirine paralel değilse zaten bir süre sonra o kişi oradan ayrılıyor. Ama ben kullanmıyorum.

Siz neden kullanmıyorsunuz?

Çünkü iş dünyasının buna çok hazır olduğunu sanmıyorum.

2009’da iş dünyasını nasıl bir ortam bekliyor?

Bundan sonra şirketler kaynakları çok daha doğru kullanmak zorunda kalacaklar. İş süreçleri, iş akışları çok önem kazanacak, gereksiz işler atılmak zorunda kalacak. Çok sorgulanacak departmanlar bence pazarlama ve CRM olacak.

Neden pazarlama ve CRM?

Aslında bazı işler şu anda çok iyimser bir havada. Şirketler şu pazarlama tekniğini de uygulayalım, şu reklamı da yapalım vs deyip çok abartılı hale getirdiler işi. Şirketler de bundan ne kazandıklarının çok farkında değiller. Hala yapmaya devam ediyorlar ama herkes bunu yapıyor diye yapıyorlar. Gerçekten, ayakları yere basan doğru müşteri uygulamaları tabii ki kalacak ama başkalarını kopyaladığımız ve aslında çok da işe yaramayan bir takım uçuk kaçık pazarlama teknikleri veya boşa harcanan bir takım sponsorluklara bir son verilecek.

Lale Devri sona erecek yani?

Evet ben öyle diyorum. Şirketler neye para harcadıklarına çok dikkat edecekler; eğer bir işe yarıyorsa, satış para getirecekse devam edecekler ama sırf kurumsal itibar diye bir takım şeyleri yapmaya devam etmeyecekler artık. Bu da 16 sene sürecek, tüm dünya böyle bir döneme giriyor.

Abartılı tüketime artık son

Tüm dünyayı saran finansal kriz de Lale Devri’nin sona erdiğini mi gösteriyor?

Evet, son günlerde dünyada yaşananlar kalıcı değişimin ayak sesleri. Bir daha geri dönüş yok, ama bunu idrak etmemiz bir kaç sene sürecek. Finansal piyasaların ve bankaların çökmeye başlaması kendimizi alıştırmamız gereken yeni dünyanın ön sinyalleri. Abartılı tüketime (Yay) kendini teslim etmiş ekonomiler tutumlulugun (Oğlak) ne olduğunu deneyimleyecek. Bütün bunlar olumlu. Abartıdan uzaklaşıp, aşırı harcamaları uzakta bırakıyoruz. Arınıyoruz. Kaynaklarımızın değerini bilmeyi Pluto ile öğreneceğiz.

Türk iş dünyasında nasıl bir üne sahip astroloji?

Literatürü takip etmeyen, 2-3 tane kitap okuyanlar yüzünden astrolojinin ünü çok iyi bir noktada değil. Sadece Türkiye’de değil, dünyada genel olarak böyle bir problem var. Onun için de daha maddi, somut sonuçlara dayalı görülen iş dünyası bu tarz öngörülerden kaçınıyor. Çünkü geçerliğini test etmek istiyorlar. Bunun geçerliğini ortaya koyacak bir şey yok. Yurt dışında biraz daha akademik hayatın içinde astroloji. Örneğin İngiltere, Kanada ve Amerika’da akademik ortamda astrolojiyi görebiliyorsunuz, ama Türkiye’de böyle bir şey yok. Dolayısıyla iş dünyasının çok kolay kullanabileceği bir araç halinde değil.

Yay burcunun iyimserliği ekonomiyi balon gibi şişirdi

Pluto, 1996-2008 yıllarında yay burcuna girdi ve bu da dünyada Lale Devri’nin yaşanmasına neden oldu. Yay burcu geleceğe iyimser bakmak, endişe duymamak demektir. Varlığı, abartılı lüks hayatı, cömertliği, akademik öğrenme ve gelişme, yabancı kültürlerle iletişim, inançlarla yaşamayı simgelemektedir. Hatta tüm bunlarda abartıya kaçmaktır. Yay burcunun en büyük motivasyonu merak, uzakları keşfetmek ve öğrenmektir. Bu tabii ki iş dünyasına da yansıdı:

İş dünyası gerçek anlamda globalleşme ile tanıştı. Uluslararası ticaret ve rekabet her ülkeyi olumlu yönde etkiledi. 1996 dan itibaren yapılan tüm şirket sunuşlarının ilk iki slaytı ’Globalleşme’ ile ilgili oldu. Kazançlı işler holdinglerin büyümesini sağladı. Uluslararası şirket evlilikleri, ticari işletmelerin kendi ülkeleri dışında iş yapması bu yıllarda gelişti ve şu anda neredeyse KOBİ’ler için bile doğal hale geldi. Oysa 1996 öncesi bu işleri ancak büyük birkaç şirket gerçekleştiriyordu.

Yay burcunun yöneticisi Jüpiter’in Arapça ismi ’müşteri’dir. Müşteri odaklılık, müşteri memnuniyeti, rekabet için kullanılan bir silah olarak ortaya çıktı.

İyimserlik üzerine kurulmuş ekonomi, finans piyasalarının reel ekonominin çok üzerinde hacim ile iş yapmalarını, adeta balon gibi şişmelerine sebep oldu. Yay burcunun getirdiği iyimserlik ile, güvene dayalı finansal piyasalar hızla büyüdü. Gelecekte, bu çarkın aynı şekilde devam edeceği inancı da aşırı iyimserlik idi.

Varlık, refah, zenginlik, lüks kullanım çok geniş bir kesime yayıldı. Her zaman paranın bir yerlerden geleceği düşüncesi ile insanlar daha çok harcadılar. Eskilerin artık hiç saklanmaması, mobilyaların bile çok sık değiştirilmesi, evde tasarrufun son bulmasına da yol açtı. ’Marka’ kullanımı, lüks tüketim, tüm dünyaya hızla yayıldı. ’Alışveriş Merkezi’ konsepti eskiden de olmasına rağmen, daha abartılı, daha lüks ve geniş ölçeklerde yaygınlaştı.

Yüksek öğrenim de bir Yay konusu olduğu için bu dönemde kendi ülkemizde de yakından gözlemlediğimiz iki konu gerçekleşti: Üniversite sayısı katlanarak büyüdü, özel, pahalı üniversiteler de vakıflar tarafından açıldı ve varlıklı aileler çocuklarını daha fazla yurt dışına üniversiteye göndermeye başladı.

Tüm şirketlerde özellikle 1996 yılından itibaren sistemli eğitim ve geliştirme faaliyetleri gündeme geldi. İşte tam bu dönemde insan kaynakları birimleri oluşturulmaya başlandı. Eskiden bankalar ve mavi yaka çalışanların dikkate aldığı eğitimler tüm şirketlere yaygınlaştı. Eğitim firmalarının sayısında büyük artışlar oldu. Kişi başı eğitim saatleri ölçülmeye, giderek artırılmaya başlandı. Yay burcunun en önemli özelliklerinden ’Gelişme ve Eğitim’ gerekli öneme kavuştu.

Oğlak burcu ile 2009’da ayaklarımız yere basacak

Pluto önümüzdeki 16 sene, Oğlak ile ilgili konuları vurgulayacak. Pluto, iyimser, uçuk kaçık ve özgür Yay burcundan çıkıp geleneksel Oğlak burcuna geçtiğinde neler olacak :

Savurganlık, aşırı iyimserlik, uçuk kaçık fikirler, karşılarında Oğlak enerjisini bulacaklar.

Dünyanın ayakları yere basacak. Sanal olarak büyümüş olan, reelin çok üzerinde hacmi olan finansal piyasalar Oğlak burcunun kısıtlamasına yakalanarak küçülecek. Ekonomi, daha geleneksel konuların üzerinde dönmeye başlayacak; inşaat, imalat, tarım gibi konular gelişecek, alıp satarak yapılan ticaretten kazanılan paralar yerini reel, katma değeri olan, somut olarak görülen işlere bırakacak.

Dünya, temel muhasebe dahil olmak üzere, tüm ekonomik sistemleri değiştirecek. Paraya bakış açımız 2012’ye kadar değişecek, çünkü mevcut muhasebe, ticaret ve raporlama modellerinin, gerçek başarıyı göstermediğini anlayacağız. Bunu idrak ettikten sonra ekonomi sisteminde, tıpkı Adam Smith zamanındaki gibi bir devrim başlayacak.

Yaşlı adam arketipi de Oğlak burcuna aittir. Yaşlılar ve emeklilik ile ilgili tüm sistem 15 yıl sonra tamamiyle değişmiş olacak. Şu anda emekliler ve yaşlılar ile ilgili uygulamaların yetersiz olduğu, problemleri çözmediği anlaşılarak, dünya üzerinde tüm bu konular tekrar düzenlenecek.

Tüm dünya için tasarruf zamanı başlıyor. Bunun en önemli çıkış noktası, kuraklıktan dolayı temel gıda maddeleri ile ilgili kısıtlar. Su ve suyun dağılımı düzenlenmek durumunda kalacak, damıtma ile sulama yöntemi ağırlık kazanacak. Temel ihtiyaç maddeleri kısıtlı olacağından, eski zamanlarda yapılan ama son zamanlarda unutulmuş olan ’tutumlu olma’ kavramı geri dönecek. Vita yağ tenekelerinden saksılar yapmasak da bir sezon giyildikten sonra atılan kıyafetleri artık onararak kullanma yoluna gideceğiz. Sokaklarda eskicileri tekrar görmeye başlayabiliriz.

Oğlak-Yengeç aksı, eskiye önem veren, geleneksel değerlere sahip çıkan burçlardır. Eski ile bağlantılı herşeyin değer kazanması kuvvetle muhtemel. Antikalara sahip çıkmanın tam zamanı…

Geleneksel alışkanlıklara geri dönüş, son yıllarda sayıları fazlalaşan boşanmaların da sonunu getirecek. Geleneksel aile düzeni, sağlam temelli evlilikler daha da güçlenerek geri gelecektir.

Şirketlerin en önemli motivasyonları, bundan sonra ’verimlilik’ olacaktır. Fazladan, müşteri memnuniyeti için yapılan, ama etkisi dahi bilinmeyen bir çok harcama son bulacak, iş süreçleri tamamen para kazanmaya yönelik olarak çalışacak. Bu anlamda, şirket içindeki performansın artması için çeşitli önlemler alınacaktır. Şirket yönetimleri, demokratik ve katılımcı yönetim modellerinden uzaklaşarak, daha gerçekçi, sonuç odaklı ve otoriter yapılara dönüş yapacak. Bu durum, değişen ve küçülen pazarların gereği olarak ortaya çıkacak. Daha az kişi ile daha çok iş yapmanın yolları aranacak.

Ülkelere dönersek, düzen, verimlilik, az ile yetinme konusunda yol katetmiş olan ülkeler, yeni döneme çok kolay adapte olacak, yeniden doğacaklar. Bu ülkelerin başında Çin geliyor. ABD, haritasındaki Yengeç burcu ağırlığı düşünüldüğünde mücadeleli bir döneme giriyor diyebiliriz. Oğlak Yengeç karşıt burçlardır. ABD’nin diğer göstergeleri ile birlikte düşünüldüğünde, önümüzdeki 16 sene içinde ekonomik olarak çöküşe gireceği bellidir. 2011’den itibaren ise dış güçler ile savaşmak, yurdunu savunmak durumunda da kalacaktır. ABD’nin yakın gelecekte, Balık burcu etkisine girerek maneviyatını geliştirmesi, fedakar, arka planda kalması bekleniyor.
Burcu ÖZÇELİK, Hürriyet İK, 19/10/2008