Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu’nun yaptığı bir araştırmaya göre beyin göçünün Türkiye’ye ekonomik maliyeti yıllık 2-2.5 milyar dolar (3.2 – 4 milyar YTL). En çok beyin göçü veren 32 ülke arasında Türkiye 24’üncü sırada yer alıyor. Bunda Türkiye’de yaşanan krizler ve belirsizlik ortamının etkisi büyük. Sevindirici gelişme ise, az da olsa son yıllarda yaşanan tersine beyin göçleri.

Yaşadığımız kriz de tersine beyin göçünü hızlandıracak gibi . IK danışmanlık şirketleri, ABD ve Avrupa’da finans, bilişim ve perakendede çalışan Türkler’den gelen CV’lerde ciddi bir artış olduğuna dikkat çekiyor. Yurtdışı tecrübesi olanlara her zaman rağbet olacağını söyleyen danışmanlar, global ortamda kendilerini ispatlamış kişilerin Türkiye’nin gelişmesine her zaman katkı sağlayacağında hemfikirler.

Özellikle bilişim, ilaç ve hızlı tüketim malları sektörlerinde yurtdışında görev alan birçok Türk yönetici, Türkiye’ye tepe yönetici kadrosunda geri dönüyor. Bu kriz döneminde, gelişmiş piyasalarda işsiz kalan Türk bankacıların da geri döneceği tahmin ediliyor. Yurtdışında başarılı olmuş girişimciler de faaliyetlerinin en azından bazı bölümlerini Türkiye’ye kaydırma planları yapmaya başladılar. KRM Vedior Genel Müdürü Kerim Paker, özellikle yurtdışında görev alan bankacılık sektöründe deneyimli Türkler’den kendilerine gelen başvurularda yüzde 30’luk bir artış olduğunu söylüyor.

Human Resources Management Kurucu Ortağı Aylin Coşkunoğlu Nazlıaka da son dönemde Kanada, ABD ve Avrupa ülkelerinde yaşayan Türkler’den gelen CV’lerdeki artışa dikkat çekiyor: “Özellikle finans, perakendecilik ve bilgi teknolojileri sektörlerinde çalışan nitelikli kişiler Türkiye’ye dönmek istiyorlar. Önümüzdeki dönemde gelişmekte olan pazarların önemi devam edecek, Türkiye gibi ülkeler ön plana çıkacak. Eğer ülkemiz fiziksel güvenlikten istikrara kadar giden bir zincir içinde ’çalışılacak yer’ olmayı başarırsa, tersine beyin göçünü gerçekleştirebilir” diyor.

Türkiye’deki 20 yıllık faaliyetleri boyunca sayısız projede tersine beyin göçü sağladıklarını söyleyen Egon Zehnder International danışmanlarından Tankut şensürücü, son 5-6 haftada kendilerine yapılan başvurularda, daha çok da finansal hizmetler sektöründe, ortalama yüzde 50 artış olduğunu söylüyor.

Endeavor Etkin Girişimci Destekleme Derneği Genel Sekreteri Didem Altop ise, yaşanan krizin tersine beyin göçünü nasıl etkilediğini şu sözlerle anlatıyor: “Yurt dışında iş fırsatları azaldıkça herkes dönüp kendi ülkesindeki fırsatları araştırmaya başlayacaktır. ışsiz kalan nitelikli iş gücünü çekmek için bir fırsat olduğunu düşünüyorum. Bu krizle birlikte, yatırımlar daha elle tutulur gözle görülür somut ve etki şansınızın olduğu projelere ve girişimlere yönelecektir. Bu girişim sayısının ve istihdamın artmasına neden olacaktır. Böyle yatırımların da tersine beyin göçüne katkısı olacaktır.”

Nasıl artırılmalı

Beyin göçünün en büyük nedenlerinden biri gelişmiş ülkelerin yetişmiş beyinlere daha yüksek ücret ve daha iyi olanaklar sağlaması. Gelişmekte olan ülkelerde bilim, teknoloji ve Ar-Ge çalışmalarına verilen önem arttıkça, çalışma koşulları cazip hale getirildikçe, teknoparklar kurulup, iş kurma ve çalışma koşulları geliştikçe tersine beyin göçünün de artması bekleniyor. Aylin Coşkunoğlu Nazlıaka’ya göre tersine beyin göçünü artırmak için yurt dışına gönderilen kişilere verilen burslardaki geri ödeme sisteminin gözden geçirilmesi şart. Türkiye’den yurtdışına okumak için giden yaklaşık 50 bin öğrenci bulunduğunu ve her 100 öğrenciden 59’unun Türkiye’ye geri dönmediğine dikkat çeken Nazlıaka: “Bu da Türkiye’nin yetişmiş beyinlerinin yüzde 59’unu gelişmiş ülkelere gönderdiğini gösteriyor. Dünya ortalamalarına baktığımızda en çok beyin göçü veren 32 ülke arasında Türkiye 24’üncü sırada yer alıyor. Bunun en önemli nedenleri son 10 yıldır Türkiye’de yaşanan krizler ve belirsizlik ortamı. Beyin göçünün en büyük nedeni olarak ekonomik yetersizlik görülse de gelişmiş ülkelerdeki düzen ve sosyal yaşam, yurtdışına giden öğrencileri etkileyen konular arasında en üst sırayı alıyor. Türkiye’nin istikrarlı bir ülke olması, eğitsel, sosyal, siyasal ve ekonomik imkanlarının gelişmiş ülkeler düzeyinde olması beyin göçünü engelleyecektir. Beyin göçünün Türkiye’ye ekonomik maliyeti ise yıllık 2-2.5 milyar doları buluyor. Bu maliyetin azalması için de politika ve altyapıda uygun şartlar yaratılmalıdır. Tersine beyin göçü ancak bu şekilde sağlanabilecektir. ABD’ye göç eden nitelikli göçmenlerin Amerikan ekonomisine katkısının kişi başına yıllık 150 bin dolar düzeyinde olduğu biliniyor. Durum böyle iken Türkiye elindeki cevherleri sürekli kaybediyor” diyor.

Silikon Vadisi’nden 22 Türk’ü getirdi

Uzun yıllar ABD’de Silikon Vadisi’nde çalışan, en son 2003’de mikroişlem teknolojileri alanında faaliyet gösteren Ubicom’un CEO’luğunu yapan Bülent Çelebi, bundan 4.5 yıl önce Türkiye’ye dönerek kablosuz internet erişimi ve modemler üzerinde ürünler geliştiren AirTies’ı kurdu. Kendisi gibi Amerika’da Silikon Vadisi’nde önemli başarılara imza atmış 22 Türk yöneticiyi daha Türkiye’ye getirerek tersine beyin göçünü başlattı.

Silikon Vadisi’de 2000’li yıllara kadar çok keyifli bir çalışma ortamı olduğunu fakat krizle birlikte Silikon Vadisi’nin de tadının kaçtığını söyleyen Çelebi Türkiye’ye dönme planları yapmaya başlamış. Üstelik iş planını evinin balkonunda yapmış: “Ani bir kararla, hayallerimin peşinden giderek Türkiye’ye döndüm. 2003 yazında Amerika’daki evinin bahçesinde AirTies projesinin detaylarını yazdım. Bu projede hedeflerim, Türkiye’ye dönmek, kablosuz ses ve veri iletişiminde Avrupa, Ortadoğu ve Afrika Bölgesi’nin ihtiyaçlarına cevap veren, pazarın lideri, uluslararası bir teknoloji markası yaratmaktı.”

AirTies bugün tersine beyin göçünü daha artırmak için çalışanlarını şirket ortağı yapıyor. Amerika’da “stock option” adı ile çalışanlara verilen hisselerin, yönetim anlayışları ve iş yapma şekillerinin geri dönmek isteyenlere cazip geldiğini söyleyen Çelebi: “Türkiye’den giden çok fazla mühendis var. Bu kişiler orada bir numaralı mühendisler oluyorlar. Onların Türkiye’ye geri dönmek istediklerini biliyoruz. Türkiye’de Ar-Ge yapan şirket sayısının artmasıyla geri dönüşler artacaktır” diyor.

Fırsatları dışarıdan izlemek sorun

Cem Baydar, lisans ve yüksek lisansını ODTÜ’de mühendislik üzerine tamamladıktan sonra, 1998 yılında burslu olarak Amerika’ya gitti ve doktorasını da mühendislik üzerine University of Michigan’da tamamladı. 2001-2006 yılları arasında dünyanın en büyük danışmanlık şirketlerinden birisi olan Accenture’ın Chicago ofisinde müdürlük yaptı. Daha sonra da yine Chicago’da bulunan global bir danışmanlık firmasında grup direktörlüğü pozisyonunda yönetim kurulu başkanına bağlı olarak çalıştı. Aynı zamanda da dünyanın en büyük para fonlarından Citadel’e de danışmanlık hizmeti verdi. 9 yılın sonunda, 2007 yılının Ağustos ayında, Amerika’da çalışma ve oturma hakkı olmasına rağmen, ailesine daha yakın olmak amacıyla Türkiye’ye geri dönüş yaptı. şu anda yine bir Amerikan şirketi olan, strateji ve yönetim danışmanlığı hizmetleri veren Peppers & Rogers Group şirketinde bölge direktörü olarak görev yapıyor. En çok beyin göçünün Amerika’dan geldiğini söyleyen Baydar: “Özellikle finans, telekom ve danışmanlık sektörlerinden tersine beyin göçü var. Kriz ortamının Türkiye’ye geri dönüşü pozitif olarak etkileyeceğini düşünüyorum. Özellikle son bir yıl içinde, bize başvurularda bir artış gözlemliyoruz” diyor.

Tersine beyin göçünün önündeki en büyük engelin insan kaynakları şirketlerinin ve büyük şirketlerin Türkiye’den okumak için ayrılmış veya uzun yıllar yurtdışında yöneticilik yapan insanlarla aktif olarak iletişim kurmaması olduğunu söylüyor Baydar: “Tersine beyin göçü kesinlikle artırılmalı. Özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin, tecrübeli ve kendini ispatlamış insan kaynağına global dünyada daha çok ihtiyacı olduğu kesin.”

“Turkish Dream” kavramı yaratılmalı

Boğaziçi Üniversitesi, Bilgisayar Mühendisliği mezun olan Bahadır Kuru, bir süre çalıştığı Turkcell’den şef mühendis olarak yurt dışına gitme planıyla ayrıldı. Önce bir yıl Dubai’de Etisalat firmasında mühendis-danışman, iki ay Çin’de CMCC firmasında danışmanlık, bir buçuk yıl Meksika’da Telcel 1.Bölge, optimizasyon bölge sorumlusu ve bir yıl da ABD’de T-Mobile firmasında Batı Washington Radyo Optimizasyon Bölge Sorumlusu olarak görev aldı. Türkiye’ye 2004 yılının yazında kendi firmasını kurmak üzere döndü. Bir şirket kurma fikri daha Türkiye’den ayrılmadan kafasındaydı. Turkcell’de beraber çalıştığı ortağı Başar Akpınar ile buna karar vermişlerdi. 2005 Eylül’de mobil operatörlere altyapılarını iyileştirecek yüksek teknoloji SW ürünler üreten şirketleri PIWorks’ü GOSB Teknopark’da kurdular. şu anda firmada çalışan 20 kişiden 3’ü yurtdışından dönen Türkler. “Bir ülkenin kalkınması, ekonominin büyümesi beyin gücü ile bağlantılıdır” diyen Kuru, “ABD bunu başka kültürlerden ve uluslardan sağladı yıllarca ve bugünkü konumuna ulaştı. Biz de öncelikle kendi beyinlerimizi, sonra da global beyinleri bu ülkeye çekmeliyiz. Tersine beyin göçünün sağlamak için insanlara fikirlerini hayata geçirebilecek rahat, özgür, sınırlamalardan uzak bir ortam kuracaksınız, güzel ekonomik fırsatlar sunacaksınız, bu insanların çocukları için iyi bir gelecek yarattığınıza insanları ikna edeceksiniz. Kısacası bir “Turkish Dream” kavramı yaratacaksınız” diyor.

Kuru, Türkiye’ye dönenlerin iş yapış modellerinde ciddi farklılıklarla karşılaştıklarını , Türk iş dünyasındaki en büyük sorunun güvensizlik olduğunu söylüyor.

En çok dönüş talebi finans ve bilişimden

Cem Sertoğlu, Robert Kolej’in ardından University of Texas at Austin’de ekonomi okudu aldı. 1993-2005 arasında ABD’de önce profesyonel olarak yönetim danışmanı olarak çalıştı. 1999 sonunda SelectMinds adında, New York bazlı bir internet firması kurdu. 2005 yılında şirketin satılışına dek CEO olarak görev aldı. 2005 yılında ilginç pazar fırsatlarının olduğuna karar vererek Türkiye’ye dönem kararı aldı. 2005-2007 yıllarında Türkiye’de internet yatırımları yaptı ve bir internet girişimi olan Mondus.net’in kurucu ekibinde CEO olarak yer aldı. 2008 başında Access Turkey Capital Group’un internet yatırım şirketi olan iLab Ventures’a ortak olarak katıldı. şu ana kadar 6 firmaya yatırım yaptıklarını söyleyen Sertoğlu, “Portföyümüzdeki firmaların 5’inde tersine beyin göçü gerçekleştirmiş yönetim ekipleri mevcut. Türkiye’deki başarı hikayelerinin duyulması, yurt dışındaki insanların dikkatini çekebilmesi önemli. Beyin göçünün önemli sebepleri arasında erkeklerin askerlik yükümlülüğü var. Eğitim hayatında belirli bir seviyeyi aşabilmiş erkeklerin askerlik seçeneklerini genişletmek bir çözüm olabilir” diyor. Sertoğlu, tersine beyin göçünün internet ve bilişim sektöründe çok örneklerinin olduğunu ve bu alanda çalışanların da genellikle ABD’den geldiklerini söylüyor. Son dönemde kendileriyle çalışmak isteyenlerde artış olduğunu belirten Sertoğlu, “Genelde finans ve bilişim sektöründekiler dönmek istiyor” diyor.

Dönüş yapanların en büyük sorunları neler?

-Geçiş döneminde büyük sorunlar yaşanabiliyor. Kültür şoku Türkiye dışında geçen zamanın uzunluğuyla doğru orantılı.

-İstanbul’un trafik sorunu alışması en zor olumsuzluklardan.

-Bürokrasisi daha az olan ülkelerde çalışmaya alışmış kişilerin, Türkiye’ye geldiğinde karşılaştıkları en önemli problem bürokrasi.

-Ücret ve hakların azlığı.

-Türkiye’nin ekonomik istikrarıyla ilgili endişeler.

-İş yapış şekilleri arasındaki farklar.

-Türk yöneticilerin sonuç odaklı fakat işbirliği ve bilgi paylaşımı konusunda tereddütlü oluşu.

-Geri dönenlerden gelen önemli şikayetlerden biri Türklerin “pasif direnç” göstermesi yani inanmadığı bir konuyu tartışmaktansa kabullenmiş gibi görünmeleri fakat harekete geçmemeleri. Böylece çatışmayı ve problemi erteliyorlar.

-Hiyerarşinin daha yoğun olması.

-Kurumsallaşmada yaşanan sıkıntılar.

Bilgi birikimimi aktarmak için Türkiye’ye döndüm

Tankut şensürücü, 1989 yılında Boğaziçi Üniversitesi Elektrik Mühendisliği’ni, 1990 yılında ıstanbul Üniversitesi MBA programını bitirdikten sonra burslu okumak üzere Amerika’ya gitti. Indiana eyaletinde Endüstri Mühendisliği yüksek lisansını birincilikle tamamladı. Doktoraya devam etmesi için yapılan teklifleri geri çevirerek 1992’de Türkiye’ye döndü. 1993 yılında Türkiye PepsiCo’da çalışmaya başladı. 1994 ekonomik krizinin ardından kariyerine yurtdışında devam etmeye karar verdi ve PepsiCo bünyesinde Viyana’ya transfer oldu, 3 yıl boyunca PepsiCo’nun Doğu Avrupa’daki stratejik yatırımlarına yön verdi. 1997’de Coca-Cola’ya transfer oldu ve 7 yıl boyunca artan sorumluluklar aldı. Bu zaman zarfında Viyana’da, Varşova’da ve Budapeşte’de yaşadı. 2003 yılının sonunda Orta ve Doğu Avrupa Yeni Ürünler Bölge Direktörü olarak Coca-Cola’dan ayrıldı. 2005 yılından beri Egon Zehnder International’da danışmanlık yapan Tankut şensürücü, elde ettiği bilgi birikimi Türkiye’ye aktarmak için dönüş kararı vermiş: “Asıl amacım edindiğim bilgi ve deneyimi kendi ülkemde kullanmaktı. Dönüş kararını alırken öncelikle rasyonel/profesyonel faktörleri değerlendirdim. Örneğin Türkiye’nin ekonomik ve politik ortamı, profesyonel fırsatların varlığı bana deneyimimi kullanma zemini hazırladı. Doğal olarak duygusal ve sosyal faktörler de rol oynadı; aileme ve arkadaşlarıma daha yakın olmak istedim. Çocuklarım kültürümüzü daha yoğun yaşasın ve öğrensin istedim.” Ama yine de Türkiye’ye dönüşte kendi de kültür şokunu yoğun bir şekilde yaşamış: “Farkında olmadan daha önce yaşadığım ülkelerin en güzel özelliklerini bulmayı umdum ıstanbul’da. Alışık olduğum bazı sosyal ritüelleri bulamayınca hayal kırıklığına uğradım. Türk kültüründe yetişmiş olmama rağmen bazı şeyleri yeniden öğrenmem, kıyaslayıp sorguladığım için zaman aldı.”

Burcu ÖZÇELİK / Hürriyet İK

Reklamlar