Dönemsel, geçici, part-time gibi esnek çalışma modellerine, kriz dönemlerinde rağbet artıyor. Özellikle işsizliğin yüksek olduğu Türkiye gibi ülkelerde esnek çalışma büyük önem taşıyor, çünkü bu yolla daha çok insana iş imkanı yaratmak mümkün. Örneğin esnek çalışma uygulamaları ile İspanya’da işsizlik seviyesi yüzde 25’den yüzde 12’ye düştü. Yapılan araştırmalar, esnek çalışma modelleriyle, AB ülkelerinde 2010 yılına kadar yaklaşık 4 milyon insana yeni iş imkanı yaratılacağını gösteriyor.
Esnek çalışma modelleri, sağladığı maliyet avantajları ve işsizliğe çare olması nedeniyle özellikle kriz dönemlerinde tercih ediliyor. Son dönemde pek çok şirket esnek çalışmaya geçiyor. Mesela bunlardan biri olan kimya şirketi Rhodia’da, Aralık ayından itibaren satış departmanında görevli 8 kişi evden çalışmaya başladı. Şirket önce 2009 kriz dönemi olduğu için masrafları nasıl kısabiliriz diye düşündü ve en büyük masraflardan biri de benzin olduğu için satışta çalışanların evden çalışmasına karar verildi. Diğer departmanlarda çalışanlara da bir önceki yıldan kalan izinleri kullandırılarak kriz karşı önlem alınmaya çalışılıyor. Şirket alınan tüm tedbirlerle birlikte aylık 7-10 bin YTL arasında maliyet avantajı sağlamayı amaçlıyor.
Şirketlerin en sıklıkla başvurulan esnek çalışma yöntemleri; 
* Dönemsel çalışma (belirli süreli iş sözleşmeleri)
* Geçici çalışma (bağlı bulunulan işveren dışında bir işverene hizmet verilmesi)
* Part-time çalışma (normal çalışma süresi olan haftada 45 saatin 2/3’ü veya daha az bir çalışma süresi), 
* Çağrı üzerine çalışma (işçinin gerektiğinde çalışmak üzere çağrılması, aksi kararlaştırılmadıkça haftalık 20 saatlik çalışma süresini ifade eder),
* Denkleştirme esasına dayalı çalışma (çalışma süresinin iş yoğunluğu esas alınarak artırılması/azaltılması) olarak sıralanıyor.
Özellikle, işsizlik seviyesinin ve kayıt dışı istihdamın çok yüksek olduğu Türkiye’de esnek çalışma büyük önem taşıyor. Çünkü esnek çalışmayla daha fazla insana iş imkanı yaratmak mümkün. Yapılan araştırmalar esnek çalışma modelleriyle, AB ülkelerinde 2010 yılına kadar yaklaşık 4 milyon insana yeni iş imkanı yaratılacağını gösteriyor. Esnek çalışmanın aynı zamanda şirketlerin rekabet avantajını geliştirdiğini, işsizliği azaltabildiğini ve istihdamı artırdığını söyleyen Antal International Türkiye Genel Müdürü Mine Batıyel “Birçok firma kriz döneminde maliyet giderici önlem olarak esnek çalışma sistemlerini uygulamaya başladı. Ofis dışı çalışma veya yarı zamanlı çalışma gibi esnek modeller uygulayarak firmalar ofis giderlerinde ve personel giderlerinde azalma yoluna gittiler. Yapılan araştırmalar, esnek çalışma sisteminin önümüzdeki yıllarda tüm dünyada daha da yaygın hale geleceğini gösteriyor. Avrupa’da esnek çalışma sistemine ilişkin modeller 1997 yılında yasal hale geldi ve esnek çalışmanın uygulanır hale gelmesi ile birlikte Avrupa’da işgücü seviyelerinde değişiklikler görüldü. Esnek çalışma biçimi uygulamaları ile İspanya’da işsizlik seviyesi yüzde 25’den yüzde 12’ye düştü. ABD’de yaklaşık olarak 30-40 milyon kişi fiziksel olarak ofislerine gelmeden çalışmayı tercih ediyor” diyor.
Esnek çalışma birçok işyerini de kapanmaktan kurtarabilir. Datassist Genel Müdürü Ayşe N. Uça, ekonomik kriz dönemlerinde, siparişlerin azalması, iş hacminin daralması ve benzeri nedenlerle pek çok işyerinin faaliyetlerine ara vermeyi veya çalışmasını tümden sonlandırmayı seçmek zorunda kaldığını söyleyerek, “Bu da pek çok çalışanın aynı anda işsiz kalması demek. Esnek çalışmanın uygulanabilirliğinin sağlanması; bu durumdaki işyerlerinin önemli bir kısmını kapanmaktan kurtarabilir, kesintisiz olmasa bile insanların bir işe sahip olabilmelerinin yolunu açabilir. Kriz dönemlerinde büyük bir panikle işçi çıkaran sektörler, panik havası geçmeye başladığında dahi, istihdam yapmaktan çekiniyorlar. Bu durumda, işveren, geçici istihdamı tercih edecektir” diyor.
Esnek çalışma ile, dönem dönem çalışanların gelirlerinde artış ya da azalmalar olabiliyor ama çalışanlar işlerini tümden kaybetme riskini daha az yaşıyorlar. Krizde işten ayrılmak zorunda olan ya da krizde iş bulamayan kişiler, sonrasında iş hayatına, esnek çalışmanın getirdiği rekabet gücüyle önünü daha iyi görerek dönüyorlar. Diğer taraftan esnek çalışma şirkete de esneklik kazandırıyor. Exelect İşe Alım Genel Müdürü Jale Bengiler: “Çalışma düzeninin ve personel yoğunluğunun ihtiyaca göre değişebileceğini bilmek, şirketleri güçlü kılıyor. Rekabetin acımasız boyutlarda olduğu bir ekonomik düzende, esnemezseniz bırakın büyümeyi, hayatta kalabilmeniz bile çok zor. Şirket açısından baktığımızda da; tabii ki, girdinin yoğun olduğu dönemlerde harcamalar da buna paralel olarak yoğunlaşırken, girdinin düştüğü dönemlerde harcamaların da o oranda azaldığı bir düzen, finansal dengeleri sağlama açısından çok önemli.”

Türkiye’de sıcak bakılmıyor
Esnek çalışma Türkiye’de çok yaygın bir uygulama değil. 4857 sayılı Kanun esnek çalışma modelleri ile ilgili düzenlemeler içeriyor ancak yasa henüz çok yeni olduğundan iş hayatında yaygınlaşması ve uygulanır hale gelmesi için bir süre daha geçmesi gerekiyor. Diğer taraftan çalışanlar da esnek çalışmaya çok sıcak bakmıyor. Ayşe Uça: “İş güvencesinin olmadığı düşüncesiyle çalışanlar ve adaylar daha alışılmış ve sabit çalışma biçimlerinde yer almaya yatkın. Burada en önemli etkenlerden biri; esnek çalışma modelinde çalışanların işlerini kaybetmelerinin klasik çalışma modeline kıyasla daha kolay olduğu yanılgısı. Oysa çalışma biçimleri, iş gereksinimleri benzeri pek çok konu zaman içinde değişim ve gelişim gösteriyor. İşini kaybetme endişesi anlaşılabilir bir kaygı elbette. Ancak, bu kaygının anlam kazanabilmesi için önce bir işinizin olmasına ihtiyaç var. Yasada esnek çalışma biçimleri tanımlanırken, aynı zamanda o denli kurallar konuluyor ki, sonunda herhangi bir model uygulanamaz hale geliyor. Örneğin; çağrı üzerine çalışmada, ayda belirli bir zaman diliminden az olmaması isteniyor (Sürenin iş sözleşmesi ile sabit biçimde belirlenmesi, aksi halde haftalık çalışma süresinin “20” saat olarak kabul edileceği belirtiliyor). Oysa bu modeli kullanmak isteyen ama bu asgari zamanı en başından öngöremeyen işveren, bu durumda otomatikman bu modeli kullanmaktan vazgeçiyor. Zaman içinde bu asgari zamanı karşılasa bile en başta öngöremediği için uygulayamıyor.”

Şirkete bağlılığı artırıyor
Esnek çalışma modelleri şirketler açısından maliyet düşürücü ve verimlilik artırıcı avantajlar sağlarken, çalışanlar açısından da (işveren tarafından kötüye kullanılmaması kaydıyla) yeni iş fırsatlarının oluşması, iş ve özel hayatın dengelenmesi, motivasyon artışı gibi avantajlar taşıyor. Örneğin, çalışanların en verimli olduğu saatler belirlenebilir ve esnek çalışma sistemi ile çalışanların bu saatlerde çalışması sağlanabiliyor. Esnek çalışma sistemi ile zamandan tasarruf etmek de mümkün. Özellikle trafik probleminin yoğun olduğu büyük şehirlerde, işe gidiş ve dönüşte trafikte geçirilen zamanın azaltılması da esnek çalışmanın diğer bir önemli faydası. Mine Batıyel: “Esnek çalışma ile işe geç gelme problemi ortadan kalkacaktır, çünkü çalışanın işyerine geldiği vakit işe başlama zamanı kabul edilecektir. Esnek çalışma saatleri çalışana yarar sağlamakla birlikte işveren için de avantajlar oluşturuyor. Esnek çalışma sisteminde ofis dışı çalışma uygulaması da gerçekleşebileceği için, elektrik, su, yakıt, sarf malzeme vb. ofis giderlerinde azalma görülebilir. Ekonomik açıdan üretim araçlarının tam kapasite ile kullanılması ve giderlerin azalması da söz konusu. Ayrıca esnek çalışmanın yapılan araştırmalarda fazla mesai maliyetlerini de azalttığı tespit edilmiştir” diyor.
Esnek çalışma sistemi çalışanlar açısından bir çok kolaylık sağlıyor. Esnek çalışmada koşullarının iyileşmesi söz konusu olduğundan, bu imkanları sağlayan şirketler çalışanlar tarafından tercih ediliyor. Bu nedenle esnek çalışma sistemine geçişle birlikte, çalışanların şirketlerine bağlılıkları da artıyor.

Esnek çalışan meslekler
Türkiye’de esnek çalışma özellikle reklamcılık, basın-yayın, bilgi sistemleri (IT) gibi sektörlerde iş yapış biçiminden kaynaklanan ve yaratıcılığın ön planda olması gereken işlerde uygulanıyor. Çağrı merkezleri, perakende, tanıtım/organizasyon, gıda, tekstil, turizm, eğlence sektörleri esnek çalışmaya çok açık sektörler. Ancak, esnek çalışmaya, bu sektörlerin dışında belli zamanlarda ihtiyaç duyuluyor. Üretimin standardın üzerinde ya da altında gerçekleştiği her dönemin esnek çalışma için ideal dönem olduğunu söyleyen Jale Bengiler: “Kriz ve sonrası da bunlardan biri. Otomotiv ve beyaz eşya, esnek çalışmayı bu anlamda en çok kullanan sektörlerden biri sanırım. Bu tür, üretime yönelik sektörler denkleştirme esasına göre çalışmaya, kısa süreli çalışmaya başvurabiliyorlar” diyor.
Türkiye’de özellikle askerliğini yapmamış adaylar, öğrenciler ve ev kadınları dönemsel ve part-time çalışmayı tercih ediyorlar. Fakat diğer ülkelerle kıyaslandığında part-time çalışma oranı Türkiye’de çok az. KRM Genel Müdürü Kerim Paker, part-time çalışmanın gelişmiş ülkelerde bir yaşam şekli olarak ortaya çıktığını, Türkiye’de ise sürekli iş bulamayanların kerhen kabul ettikleri bir yapı olarak ortaya çıktığını söylüyor.
Türkiye’de part-time çalışanların oranı bile sadece yüzde 8,4. 2007 rakamlarına göre part-time çalışma oranı en yüksek olan OECD ülkesi yüzde 34,1 ile Hollanda. Hollanda’yı yüzde 32,3 ile İsviçre ve yüzde 28,3 ile Avustralya takip ediyor. Part-time çalışma konusunda şirketler de çok çeşitli modeller geliştiriyor. Bunlardan biri olan Lufthansa’nın 24.259 çalışanı part-time çalışıyor ve sadece kabin çalışanları için 38 farklı part-time çalışma modeli bulunuyor. Avrupa’da çalışan nüfusun yüzde 4.9’unun evde çalıştığı tahmin ediliyor. Avrupa Konseyi’nin bir araştırmasına göre, Almanya, Hollanda, İrlanda, İtalya ve Yunanistan’da evde çalışanların yüzde 90-95’ini kadınlar oluşturuyor.

Yöneticiler de destekliyor
HP, 2003 yılından bu yana esnek çalışma sitemlerini yoğun olarak kullanıyor. Esnek çalışma modelleri ile trafikte zaman kaybının, iş-özel yaşam dengesinin bozulmasının önüne geçilmesi amaçlanıyor. Çalışanların esnek saatlerde veya evden çalışma talepleri iş verimliliğine ve çalışan motivasyonuna olumlu katkıda bulunduğundan yöneticiler tarafından da destekleniyor. HP Türkiye İnsan Kaynakları Müdürü Adnan Erdoğmuş, “Ancak gerek masa paylaşımı, gerek evden esnek çalışma alanında elverişli çalışma koşullarının, ergonomik şartların ve cep telefonu, ADSL, daha güçlü bir BT altyapısı gibi araç ve olanakların sağlanması bu tür uygulamaların başarısı için çok büyük önem taşıyor. Aslında bu tür uygulamalarda çalışan motivasyonu, iş verimliliği ve maliyet faktörünün yanı sıra, artık teknolojinin bu tür bir çalışmaya olanak tanıması ve özellikle mobil çalışanlar tarafında daha pragmatik, faydacı çalışma koşullarının sağlanabilir olması da önemli rol oynuyor. Bu tür çalışma ortamlarına yönelik araçları ve ergonomik düzenekleri sağladığınız ve uygulama hakkında çalışanlardan gelecek yapıcı önerilere açık olup, karşılıklı güvenle desteklediğiniz ölçüde bu uygulamalardan yarar sağlayabiliyorsunuz” diyor.

İş ve özel yaşam dengeleniyor
Frito Lay’de esnek çalışma modeli, daha çok çalışanların iş-özel hayat kalitelerini artırmaya yönelik olarak uygulanıyor. Ofis personeli günün belirli saatlerinde ofiste bulunmak kaydıyla, yöneticisinin onayı ile haftalık çalışma saatlerini kişisel ihtiyaçlarına göre ayarlayabiliyor. Örneğin; işinin gerekliliklerine göre yöneticisinin onayıyla normal mesai saatleri başlangıcından 1 saat sonra işe gelen bir çalışan, normal çıkış saatinden 1 saat sonra işten çıkarak, sabah kazandığı bir saatlik zamanı çocuğunun okul ile ilgili bir problemini çözmek veya eviyle ilgili bir sorunu yönetmek için değerlendiriyor. Frito Lay’de part-time çalışma modeli ise belirli bir dönem için geçerli olacak şekilde; özel, ailevi ve buna benzer nedenlerden dolayı normal çalışma süresinden daha az çalışma mecburiyeti olan ofis çalışanları için sunulan bir seçenek. Bu model haftanın üç tam günü ofiste bulunulacak şekilde iş programı yapılarak uygulanıyor. Ayrıca, yöneticisinin onayını almak kaydıyla yine ofis çalışanlarına evden çalışma imkanı da sunuluyor. Çalışanların en çok tercih ettiği yöntemin bu olduğunu söyleyen Frito Lay Türkiye Genel Müdürü Ece Aksel, esnek çalışma krize çare olur mu sorusuna şöyle yanıt veriyor: “Biz aslında bu modelleri çalışanlarımızın daha kaliteli bir iş-özel hayat dengesine kavuşmaları için hayata geçirdik ve bir süredir de uyguluyoruz. Bunlar artık bizim standart uygulamalarımız haline gelmiş modeller. Frito Lay Türkiye olarak henüz bu yöntemleri kriz koşullarının etkilerini hafifletmek üzere kullanmadık. Ancak bu modeller; tam zamanlı modelleri uygulamaya devam eden, mevcut iş gücü kaynaklarını ekonomik anlamda koruyamayacak şirketler için, daha katı önlemler öncesinde destekleyici olabilir.”

DATASSİST GENEL MÜDÜRÜ AYŞE UÇA:
Yasal altyapı çalışmaları gerekli
Öncelikle; esnek çalışmanın anlaşılabilmesi ve uygulanabilmesi için doğru ele alınmış ve düzenlenmiş bir yasal altyapı çalışmasına gereksinim var. İstihdamı Teşvik Yasası hazırlıkları arasında, aynı Avrupa’da olduğu gibi istihdam bürolarına “geçici iş ilişkisi kurma yetkisi” verilmesi için yasa taslağı hazırlanmıştı. Fakat, Meclis’te bu bölüm ne yazık ki ortadan kaldırıldı. İş Yasası bir yandan Avrupa’ya uyum sağlarken, esneklik açısından bu yerine getirilmedi. Oysa, bu Yasa çıkmış olsaydı, özellikle kriz dönemlerinde işverenlerin haklı olarak istihdamdan kaçınması bir ölçüde geçici istihdamla önlenecekti. İşveren, bir yandan iş güvencesi nedeniyle işçi alımına çok dikkatli yaklaşırken, unutulmamalıdır ki; geçici istihdamın kolaylaştırılması birçok kişiye iş olanağı sağlayacak, üstelik de kayıt dışı çalışmayı fazlasıyla önleyecek bir yöntemdir. İş yaşamı düzenlemelerinde daima kötü niyetli işveren örneklerinden hareket etmek, sistemin işlerliğini olanaksız kılmakta. Oysa dünyada her geçen gün güçlenen eğilim, “işçi” kadar “iş”in de korunması gerektiği, uygulanabilir kurallar konulması yönünde.

KRM GENEL MÜDÜRÜ KERİM PAKER:
Avrupa’da üçgen modeli uygulanıyor
Ülkemizde yasalar gereği uygulanmayan fakat batı ülkelerinde uzun senelerdir uygulanan bir başka metod da geçici süreli çalışma. Bu metodda üçgen ilişki diye de tabir edilen çalışacak kişi, çalışacağı ana firma ve bu konuda aracılık eden şirketten oluşan 3’lü bir yapı var. Burada amaç, belirli sürelerde eleman ihtiyacı duyan şirketlerin, bu isteklerini doldurmak için arayışlarını aracılık eden firmalar üzerinden gerçekleştirmeleri. Kısa dönemde yararlanacağı kişileri bulmak için çok fazla zaman ve kaynak harcamak yerine bunu sürekli yapan firmalara bırakmayı tercih ediyorlar. Aynı şekilde bu şekilde çalışmak isteyen kişiler, bir işte çalışmaları bittikten sonra başka bir yerde iş aramak yerine, bu süreci aracı firmalara yaptırıyorlar. Aracı firmalar, hangi tip işleri kimin yapabileceğini geçmiş deneyimlerinden bilerek doğru yönlendirmelerde bulunabiliyor, adaylara eğitimler vererek kendilerini geliştirmelerini sağlayabiliyorlar. Avrupa’da çalışan  nüfusun yüzde 2’ye yakını üçgen çalışma metodu ile çalışıyor. İngiltere’de bu rakam yüzde 4.5 civarında. Ayrıca yapılan araştırmalar bu şekilde yapılan istihdamın, yüzde 80 oranında sürekli istihdamı ikame etmediğini gösteriyor. Bir başka değişle Avrupa’da bu şekilde ortalama istihdama yüzde 1.6 oranında ek yapılabiliyor. İstihdamı yaygınlaştırmak açısından, farklı kesimlere ulaşarak da sosyal yapıya önemli katkı sağlayabiliyor.

Kamuda esnek çalışma devri
Referans Gazetesi’nin 02.01.2009 tarihli haberine göre kamuda da esnek çalışma için yasa taslağı yolda. Haberde, 2009 yılı programında kamuda esnek çalışmayla ilgili bir yasa taslağı hazırlanacağı belirtiliyor. Buna göre kamuda esnek çalışma, kamu çalışanlarının kendi kurumları dışında farklı kamu kurum ve kuruluşlarında görevlendirilmesine de olanak tanıyacak. Yetkililer şu anda da farklı kamu kurum ve kuruluşlarında görevlendirme yapmanın kısmen mümkün olduğunu ancak bunu genel bir sistem haline getirmek için çalışılacağını kaydediyor. Esnek çalışmayla ilgili hazırlanacak düzenleme kısa süre içinde de yasa taslağı haline dönüştürülecek. Çalışmayı Devlet Personel Başkanlığı yürütecek, gerekli görüldüğü takdirde üniversitelerden de destek alınacak. Gelecek yıl içinde olgunlaştırılması öngörülen düzenlemenin, 2010’dan itibaren ise yaşama geçirilmesi hedefleniyor.
Burcu ÖZÇELİK / Hürriyet İK