Amerikalılar “Don’t dip your pen in company ink” derler, “kaleminizi işyerindeki mürekkebe bandırmayın!” İşyeri aşkları için söylenmiş bu söz, bugün artık pek geçerli değil. Uzayıp giden mesai saatleri, ekip ruhu, kadınların çalışma hayatına katılımının artması işyerinde aşka bakışı da değiştirdi. Eğer herşey güzel giderse işyerinde aşk, motivasyonu artırıyor, pazartesi gününü iple çekmenize neden oluyor. Tabii kötü giderse durum tam tersi. Size bir iki tavsiye: Sonuçlara hazırlıklı olun, doğrudan raporlama yaptığınız biriyle ilişkiye girmeyin, aşık olduğunuzu hemen iş arkadaşınıza itiraf etmeyin.

“Hayatımın aşkını ilk gördüğüm anda, perişan giden evliliğim kafamı kurcalıyordu. 13 yıllık evliydim ve 3 harika kızım vardı. 6 yıllık bir boşluktan sonra iş hayatına geri döndüm. Çok düşük bir maaşa işi kabul ettim, bence bu işi kabul etmemdeki asıl neden onunla tanışacak olmamdı. Ne de olsa kadere karşı koyamazsın. O benim yol gösterenim, arkadaşım oldu. Tabii çok dikkatliydik. Çünkü yasal olarak hala evliyken böyle bir ilişkiye girmenin yanlış olduğunu düşünüyorduk. Her ne kadar uzun zamandır kendimi evli hissetmesem de… Aramızda üstesinden gelemeyeceğimiz bir kimya doğdu ofiste. Her ikimiz de savaş verdik ama sonuçta pheromone (hayvanlarda bedenin ürettiği, karşı cinsi etkileyip uyaran salgı) çok güçlüydü ve karşı koyamadık. Ama bu sadece hayvansal çekicilik değildi. Birbirimizin en iyi arkadaşı olduk. Beşinci yılımızı kutluyoruz ve çok mutluyuz. Ruh ikizi olduğumuza ve birbirimizin alnına yazıldığına inanıyoruz.” 
“Benim için bu büyük bir felaketti. Bir üretim tesisinde satınalma asistanıydım. Aynı işyerinde çalıştığım süpervizörlerden biri (benimki değil) son derece çekiciydi. Öğle yemeklerinde gizli öpücükler, ofisimde buluşmalar vs. Ama daha sonra sorgulamalar başladı, beni başka birisiyle konuşurken gördüğünde sinirleniyor, niye güldüğümü soruyordu. Aşırı kıskançlaştı ve beni konuştuğum her erkekle yatmak istemekle suçladı. Ben bir satınalma asistanıydım! Birçok insanla konuşmak zorundaydım. Bu korkunç deneyimden sonra çalıştığım işyerinden birisiyle asla ve asla çıkmayacağıma yemin ettim. Ve yapmadım da.”
Bunlar online kariyer sitesi Monster’a işyerinde aşk yaşanların gönderdiği hikayelerden bazıları.  Kaçamak bakışlar, uzayıp giden hatta bitmesini hiç istemediğiniz çalışma saatleri, iple çektiğiniz pazartesi günleri, çay-kahve ve sigara molalarında fısır fısır konuşmalar… Yoksa çalışma arkadaşınıza aşık mı oldunuz? Telaşlanmayın, yalnız değilsiniz. Stern Dergisi’nin Avrupa’da yaptığı bir araştırmaya göre, başta İngilizler olmak üzere, Avrupalılar’ın yüzde 40’ı en az bir kez iş arkadaşlarıyla aşk yaşadıklarını, katılımcıların yüzde 25’i ise bunu düşünebileceklerini belirtmiş. Ayrıca kadın ve erkeklerin yüzde 56’sı, iş arkadaşlarından biriyle beraber olduklarında daha yoğun çalıştıklarını, yüzde 12’si, áşık oldukları kişinin işinin bitmesini beklemek için fazla mesai yaptıklarını belirtmiş. Aşk nelere kadir!

Fiziksel şartlar ortam yaratıyor
İşyerleri çoğunlukla fiziksel şartlar nedeniyle flört ve aşk ilişkileri için ideal ortamlar yaratabiliyor. Eğer işler yolunda giderse işyerinde aşk kişinin iş yerine bağlılığını ve motivasyonunu olumlu yönde etkiliyor. İlişki kötüye gittiğinde sert tepkiler ortaya çıkabilir. İş yerinden ayrılmak veya çalışma motivasyonunun azalması gibi. Psikiyatrist Dr. Alp Karaosmanoğlu, önemli bir noktaya dikkat çekiyor: “İşyeri aşklarında ’Karşımızdaki kişi ile dışarıda tanışsaydım nasıl etkilenirdim?’ sorusu önemli. Eğer dışarıda tanışsaydınız, o kişi sizi bu kadar etkilemeyecekse, dikkat! Bu durumda ruhsal yapımızla ilgili bir şey var demektir. Karşımızdaki kişinin mesleği ve konumu bizi ayrıca etkiliyor demektir. Etkilenmemize neden olan şey aslında başarı, otorite, liderlik, liderin gözdesi olma, hak, yetkinlik gibi kavramlar olabilir. Bu kavramlar bizde güçlü cinsel kimyalar yaratabilir ancak sonsuza kadar sürmezler ve ayrıca sağlıklı bir ilişkinin parçaları değildirler. Bu nedenle karşıdaki kişiyi mesleki konumundan arındırarak düşündüğümüzde de benzer bir çekim hissediyorsak, bunlar daha gerçekçi duygulardır ve izlemeye değerdirler.”
Monster’ın 2004 yılında 34 bin çalışanın katılımıyla yaptığı İşyerinde Aşk Araştırması’na göre ofis aşkları Amerika’da daha az kabul görürken, dünyanın diğer ülkelerinde daha rahat karşılanıyor. Amerikalılar’ın yalnızca yüzde 30’u işverenlerin işyerinde aşka izin vermeleri gerektiğini düşünürken, bu rakam Kanada’da yüzde 43’e, Avrupa’da ise yüzde 65’e çıkıyor. İspanya’da katılımcıların yüzde 76’sı, Fransa’da ise yüzde 67’si işyerinde aşka izin verilmesi gerektiğini düşünüyor. İngiltere’de ise bu oran yüzde 64.  Ofiste flört veya aşkın doğru olup olmadığı her zaman net bir karara dayanmıyor. Durumunuza ve karakterinize de bağlı olarak değişebiliyor. İşten biriyle çıkmak çoğu için oldukça doğal bir durum. Sonuçta, haftada 60 saat hatta bazen daha fazla çalıştığınızda biriyle tanışmak için kimin zamanı var? Karşılıklı olarak iş hayatlarınınızı anlamanın ilişkinizi daha da derinleştirdiğini düşünebilirsiniz. Ayrıca her gece eve dönmek için acele ederken, geç saatlere kadar çalışmaya istekli olabilirsiniz, özellikle de sevdiğinizle birlikte olabiliyorsanız. İyi yönlerinin yanında, bu durumun kötü yanları da zorlu ve yıldırıcı olabilir. Birincisi eğer ilişki kötü giderse, kaçışınız yok. Onu her gün görmek ve interaksiyon içinde olmak durumundasınız. Kötü sonuçlanan bir işyeri aşkı kariyerinizi ve itibarınızı da zedeleyebilir. Siz ne kadar hak etmiş olsanız da, insanlar bir promosyonu veya terfiyi kayırma olarak görebilirler. İlişki yürüse bile, iş yerinde sevdiğinizle birlikte çalışmak zor olabilir. O nedenle duygusallığın, iş şartlarının önüne geçmemesine dikkat etmek gerekebilir.

CEO’lar olumlu bakıyor
Artık işveren işyerinde aşka daha hoşgörüyle bakıyor; yapılan araştırmalar da uygun koşullar sağlandığında bunun işyerine zarar vermediğini, aksine çalışanın motivasyonunu ve verimliliğini arttırdığını söylüyor. Fortune Dergisi’nin yaptığı araştırma sonuçlarına göre, dünyanın en ünlü 200 CEO’sunun yüzde 75’i iş yerinde aşkın olumlu olduğu ve kurumsal yapıya zarar vermediğini düşünüyor. Ama ilişki patron ve çalışanı arasında, üst ile ast arasında ise işverenin de duruşu değişiyor.  Monster Türkiye yetkililerinin verdiği bilgiye göre ilişkiye giren kişilere gayri resmi danışmanlık veren, onlara ilişkilerinde bir problem olmadığı ancak profesyonel bir şekilde hareket etmeleri gerektiği açıklayan şirketler de var.

Etik görülmeyen 3 ilişki türü
“Her işyeri tarafından etik olarak kesinlikle olumsuz görülen üç ilişki şekli; (1) Arada mevki farkının olması ve çiftlerden birinin diğerinin üstü/işvereni olması; (2) Arada çıkar ilişkisinin olması (Bir tarafın işle ilgili çıkarlarının, karşı tarafın seksüel ya da duygusal istekleriyle tatmin edilmesi durumu) ve (3) Çiftlerden bir ya da ikisinin evli olması ve evlilik dışı ilişki yaşanması. Bu gibi durumlar işyerine çok zarar verir; özellikle çalışanlar ve ast-üstler arasındaki güven duyguları zedelenir. Çatışmalar artar, bağlılık azalır, özel hayatında sorunlar yaşamaya başlayan çalışanın iş performansı düşer ve ahenk bozulur. O yüzden çok dikkatli olunmasında ve ilişkinin niteliğini mümkün olduğunca iş hayatından uzak tutmakta fayda var.”

Evlenince iş değiştiren genelde kadın oluyor
Önceden evlilik durumunda eşlerden biri mutlaka şirketten ayrılırdı, ancak iki yıl önce Amerika’da American Society for Personel Administration tarafından yapılan bir araştırma, katılan 547 şirketten yüzde 60’ının bu kuralları esnettiğini belirledi. Nedeni, işyerinde tanışıp evlenenlerin sayısının artması ve şirketlerin iyi çalışanlarını kaybetmek istememeleri. Ancak yine de şirketlerin 2/3’ü söz konusu çiftle müzakerelerde bulunarak birinin başka bir departmana veya şubeye transfer edilmesini destekliyor. İK danışmanlık firması HILL International Türkiye Ülke Müdürü Hazar Candan Wilson, “Hiçbir işveren işyerinde aşkı yasaklamaz, ancak bu pek sıcak bakılan bir konu değil. Mesela bazı işyerlerinde evli insanlar kesinlikle aynı şirkette çalışamıyor. Evlenince biri mutlaka iş değiştiriyor ve bu genelde kadın oluyor ” diyor.

Aşk bitince iş hayatınız cehenneme dönmesin
İşyerinde aşka evet diyorsanız önce sonuçlarına katlanabileceğinizden emin olun. İlişkiye girmeye karar verdiyseniz, iyisiyle birlikte kötüsüne de hazırlıklı olun. Ofis içi aşklarında en büyük problem, ilişki yürümediği zaman o kişiyi her gün görmeye devam etmeniz gerektiği. Bunu yapabileceğinizden emin olun.
Doğrudan raporlama yaptığınız biriyle ilişkiye girmeden önce 10 kez düşünün. Bu ilişki iyi giderken bile zor bir durum. Üstelik, bu kişiden ayrılmanız durumunda iş hayatınız cehenneme dönebilir. Size “Bu ekstra işi yapmanı rica ediyorum”, “Üzgünüm, yemek için ekstra 15 dakika izin veremem”, “Sana daha fazla kaynak sağlayamam” gibi işkencelerle gelebilecektir.
Mutlaka böyle bir ilişkiye girecekseniz, en azından “astınızla değil üstünüzle” birlikte olun, yani “Date Up, Not Down”: Kendinizden daha alt bir pozisyonda biriyle çıkmak hiç akıllıca değil. İlişkiniz “Benimle çık, yoksa istediğin promosyonu alamazsın” şeklinde bir güç oyunu gibi yanlış anlaşılabilir. Hatta karşılıklı bir aşk olsa da, ilişki yolunda gitmezse işyerinde taciz yüzünden bir dava ile karşı karşıya bile kalabilirsiniz.
Aynı zamanda bazı durumlarda üstünüzle ilişki yaşamak size ayrıcalıklar da getirebilir. Hatta ayrıldığınızda bile sizin şikayete sebep olabilecek bir hal ve üzüntüye girmemeniz için size terfi veya promosyon bile sağlayabilir. Bir araştırmaya göre üstüyle ilişki yasayan kadınların yüzde 64’ü iş hayatlarının daha iyiye gittiğini açıklamış.
Aşıkken bunu herkese anlatmak istersiniz, ama ofiste bu büyük bir yanlış. Tam tersine daha sessiz durun. Çünkü bundan sonra ikiniz de mikroskop altında olacaksınız. Örneğin sizin yardımınıza ihtiyacı olan bir başka iş arkadaşınız, sevgilinize yardım ettiğinizi gördüğünde bundan rahatsızlık duyacaktır ve patronunuza şikayet edecektir. Önemli olan burada dikkatli ve ketum olmak. Unutmayın eğer ofiste ilişkinizi 1 kişiye söylerseniz bu 24 saat içerisinde tüm ofise yayılacaktır. O yüzden hislerinizden emin olmadan önce ilişkinizi kendinize saklayın.
Hayatınızın her dakikasını sevgilinizle ve işinizle geçirmemeniz önemli. Bu hiç bir ilişki için iyi değil. Sevdiğinizle birlikte veya bireysel olarak başka ilgi alanlarına zaman ayırın. Sevdiğinizle işinizden daha fazla ortak noktanız olduğundan emin olun.
Bu ilişkiyi mesai saatleri ve iş ortamı dışında yaşamak gerekir. Örneğin iş ortamında kesinlikle özel mesajlar gönderilmemeli ve karşılıklı iletişime mesai harcanmamalı. Mesajlaşmanın verimliliğinize etkisi olmadığını düşünebilirsiniz ama yakalanma ihtimaliniz işyerinde puan kaybetmenize neden olur.
İşyeri gizliliği kurallarına da çok dikkat etmek gerekir çünkü bu kariyerinize ve güvenilirliğinize zarar verecektir; gizli kalması gereken bilgileri eşinizle paylaşmayın, bilmeniz gerekmeyen şeyleri de sormamaya özen gösterin; sır tutmak bireyleri psikolojik olarak çok yıpratan bir durumdur.
Burcu ÖZÇELİK / Hürriyet İK