Türkiye son yıllarda yurtdışından yönetici transfer eden ülke olmaktan çıktı, yönetici ihraç eden ülke haline geldi. Bazı şirketler adeta yurtdışına yönetici transfer eden birer fabrika gibi çalışıyor. Kriz ortamına alışık Türk yöneticiler, hızlı karar alma, esneklik, baskı altında yüksek performans göstermeleri gibi özelliklerinden dolayı tüm dünyada tercih ediliyorlar.

Türkiye’den yurtdışına yapılan en büyük yönetici transferleri düşünüldüğünde akla ilk Coca-Cola’nın CEO’luğuna yükselen Muhtar Kent geliyor. 26 yaşında Coca-Cola kamyonlarıyla şehir şehir gezip kola satarak işe başlayan Kent, 1 Temmuz 2008’de şirketin en tepe noktasına yükselerek CEO koltuğuna oturmuştu. Bazı şirketler de adeta yurtdışına yönetici ihraç ediyorlar. Coca-Cola bunlardan biri ama tek örnek değil. Örneğin HP son 5 yılda 50’ye aşkın çalışanını, Pfizer 26 yöneticisini, Metro 20 çalışanını, Microsoft son 2 yılda 20 çalışanını yurtdışına transfer etti. Bunlar arasında çok önemli görevlere gelenler de var. Misal, Pfizer Büyüyen Pazarlar İş Birimi bünyesindeki Orta ve Doğu Avrupa, Rusya ve Türkiye/İsrail/Caucar (Kafkaslar ve Orta Asya) Bölgesi Başkanı olan Özer Baysal, Pfizer Çin Genel Müdürü Ahmet Esen, Metro Polonya Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Kalkandelen, HP Amerika Bölgesi Yazılım Grubu İletişim ve Medya Çözümleri Destek Direktörü Erdem Kemik gibi niceleri yurtdışında önemli pozisyonlara getiriliyor.
Türkiye’de çalıştığı dönemde HP Türkiye’de Telekom Yazılımları (Doğu Avrupa, Eski Sovyetler Birliği, Orta Doğu, Afrika) Bölge Müdürü olan ve aynı görevde Fransa’ya transfer olan Erdem Kemik (38) neden yurtdışında çalışmayı tercih ettiğini şu sözlerle anlatıyor: “Bir aralar ’küresel düşün, yerel hareket et’ kavramı vardı; artık ’küresel düşün, küresel hareket et’ kavramı gündeme geldi. Değişen iş dünyasında iki tip insan ön plana çıkıyor; birincisi yerel dinamikleri iyi anlayan ve süreçleri yerel kültürle birleştirebilen insanlar, ikincisi ise tamamen küresel düşünüp planlayanlar. Çalıştığım sektörde bütün büyük kuruluşlar ABD kökenli ve onların Avrupa, Orta Doğu, Afrika (EMEA) bölge üst yöneticileri de Batı Avrupalı. Nedenleri ne olursa olsun bu gerçek benim de pusulamı Batı Avrupa ve ABD yönüne çevirmeme neden oldu. Fransa’ya ilk transferim sırasında görevim değişmedi. Aynı görevi Fransa’dan yürütmem planlanmıştı. Bu da zorlu bir süreç oldu, çünkü ilk önce aynı işi bir Türk olarak, Türkiye’den yürütürken, Fransa’ya yerleşmemi pek çok kişi anlayamadı. Ancak bu değişimin ve tecrübenin doğurabileceği olumlu sonuçları düşününce HP yönetimi bu değişikliği destekleme kararı verdi.”
Yurtdışına çıkmanın iş yaşamı için biraz ama aile yaşamı için büyük bir değişim olduğunu söyleyen Kemik, ’bir çıkayım olmazsa geri dönerim’ diyenlere bu maceraya atılmalarını hiç tavsiye etmiyor: “Çevrenin, alışkanlıkların, kültürün değişimi iyi hesaplanmalı. İnsan bazı değerleri ancak onları kaybedince anlıyor. Ancak öte yandan, yurtdışı yaşamı, olgunlaşmak, problemlere farklı çözümler getirebilmek, değişik kültürleri tanıyarak geniş düşünebilme yeteneği kazanmak açısından çok olumlu etkiliyor. Eğer insanın hedefleri ile uyuşuyorsa, yurtdışı tecrübesi mükemmel bir yatırım.”
Şirketler yönetici ihraç etme konusunda birbirleriyle yarışıyorlar. Yaşadıkları ekonomik krizler nedeniyle pişen Türk yöneticilere yurtdışında rağbet artıyor. Yaşadığımız ekonomik krizin henüz yönetici transferlerine bir etkisinin olmadığı söyleniyor ama, ekonomik krizin global olduğunu göz önüne bulunduran çalışanlar teklifleri daha hassas değerlendiriyorlar.

Neden tercih ediliyorlar?
Türkiye’de kriz üstüne kriz yaşayan işadamlarının başta hızlı karar alma yetisi olmak üzere pek çok özellikleri haliyle gelişti. Bu da onları yurtdışında aranan yöneticiler haline getirdi. Pratik zekaları, esneklikleri, insan ilişkilerinde iyi olmaları, baskı altında yüksek performans göstermeleri, yaratıcılıkları, maliyet yönetiminde uzman, risklere karşı dirençli, çalışkan olmaları, işi ön planda tutmaları, çabuk adapte olmaları ile Türk yöneticiler kendilerinden söz ettiriyorlar.
HP Türkiye İK Müdürü Adnan Erdoğmuş, durumu şöyle özetliyor: “Aşılı olduğumuz için, birbiri sıra kriz ve büyüme ortamlarında çalıştıkları için, Türk yöneticiler, özellikle değişim yönetiminde ve dinamik stratejiler üretmek ve uygulamak konusunda başarılı oluyorlar.” Türk yöneticiler dünyanın her yerinde göreve getiriliyor, riskli pazarlarda ise yaşadığımız benzer ekonomik gelişmelerden dolayı daha çok tercih ediliyorlar.”
Yurtdışına çıkan yöneticileri iş yapış konusunda en çok etkileyen şeyin ise bireysel inisiyatife tanınan öncelikler olduğunu söyleyen Microsoft Türkiye İK’dan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Belgin Ertam, “Batıdaki şirketlerde yerleşik kurumsal kültürle bireysel inisiyatife tanınan öncelikler arasında oluşmuş ince bir denge var. Haklı olduğunuz veya inandığınız bir konuda harekete geçtiğinizde üstlendiğiniz riskler oranında işin getirisi veya kaybı da yüksek olabiliyor. Bu sorumluluğu kişisel olarak üstlenmek zorundasınız, dolayısıyla kariyerinizi bireysel olarak verdiğiniz kararlar ve attığınız adımlar belirliyor” diyor.

26 üst düzey yönetici transfer edildi
Pfizer Türkiye’nin önce İsrail ve ardından Kafkasya ve Orta Asya ülkelerinin bulunduğu Caucar Bölgesi’nin yönetiminden sorumlu hale gelmesiyle birlikte bu bölgedeki ülkelere yaptığı yönetici ihracatı da büyük hız kazandı. Pfizer bugüne kadar yurtdışına 26 üst düzey Türk yönetici transfer etti. Pfizer’de tüm çalışanların gelişimleri sistematik olarak değerlendirilip, sonuçlara ve hedeflerine göre kariyer yolları çiziliyor. Çizilen gelişim planları doğrultusunda departmanlar ve divizyonlar arası rotasyonlar yapılıyor. Bunlara yurtdışı pozisyonları da dahil ediliyor. Pfizer çalışanlarından yurtdışında kariyer yapmak isteyenler için tüm dünyadaki Pfizer’lerde geçerli olan bir sistem kullanılıyor. Globalde tüm açık pozisyonlar intranet üzerinden duyuruluyor ve isteyenler başvurularını yapıyorlar. İsrail – Caucar IK Bölge Direktörü Hande Eskinazi, yurtdışı kariyer olanaklarından yararlanacak kişilerin, performanslarına, organizasyonun ihtiyaçlarına ve yurtdışında görev almaya hazır olmalarına göre belirlendiğini söylüyor.

5 yılda 50 kişi transfer edildi
HP’de son 5 yıldır, 50’den fazla çalışan, MEMA (Ortadoğu, Akdeniz ve Afrika) ve EMEA (Avrupa, Ortadoğu ve Afrika) çapında, pazarlamadan finansa geniş bir yelpazede, kendi kariyer gelişim planları doğrultusunda kendi istekleri veya yöneticilerinin teşvikleriyle orta veya üst düzey yöneticilik görevlerinde bulunmak üzere gittiler. HP Türkiye kadrosunun HP içinde global bazda ihtiyaç duyulan uzmanlık ve yöneticilik pozisyonları için seçkin bir insan kaynağı havuzu oluşturduğunu söyleyen HP Türkiye İK Müdürü Adnan Erdoğmuş, “Şirket içindeki performansları, başarıları, akademik kariyer ve yabancı dil yetkinlikleri, arkadaşlarımızın bu tür görevler için yapılan seçimlerde öne çıkmalarını sağlıyor. Ayrıca, HP Türkiye’nin bağlı bulunduğu bölgede öne çıkan ülke başarısı da bu tercihlerde önemli rol oynuyor. Başarılı bir takımın oyuncularına doğal olarak rağbet artıyor” diyor.

Merkezde ve gelişen pazarlarda tercih ediliyorlar
Metro’nun genel müdürlük çalışanlarından 20 kişi, farklı ülkelere yönetim kurulu üyesi, grup müdürü, müdür ve uzman gibi çeşitli görevlere atandı. Metro Toptancı Market İK Direktörü Figen Alkan, genel müdürlük çalışanlarının mağazalara göre daha şanslı olduklarını söylüyor: “Aslında mağaza personeli için potansiyel olarak diğer ülkelere transfer olasılığı daha yüksek, ama karşımıza yabancı dil büyük bir engel olarak çıkıyor. Genel müdürlük içerisindeki departmanlar dikkate alındığında ise; bütçe planlama, satış ve satın alma ve IT bölümlerindeki üst ve orta kademe yöneticiler transferlerde ağırlıklı yer alıyor. Teknik uzmanlığa ihtiyaç duyulan idari pozisyonlarda, özellikle merkez ofisin olduğu Almanya, Türk uzmanları tercih ediyor. Almanya dışında çalışanların transfer olduğu diğer ülkeler Rusya, Ukrayna, İtalya, Fas, Pakistan, Çin, Polonya, Romanya ve Çek Cumhuriyeti. Asya ve Doğu Avrupa ülkeleri gibi Metro’nun gelişmekte olduğu ülkeler, satış-satınalma alanlarında orta ve üst düzey yönetici olarak tercih ediliyorlar.”
Metro’da yöneticiler potansiyel olarak belirlenmiş ve yurtdışında çalışmaya açıksalar, Almanya’da bir değerlendirme programına davet edilerek kişisel gelişim programına alınıyorlar. Şirket içinde açık pozisyon olduğunda havuz içindeki uygun adaylara teklif götürülüyor. Daha alt kademe pozisyonlarda ise eğer çalışan dahil olduğu uluslararası projelerde başarı göstermişse kendisine teklif götürülüyor. Her iki durumda da personelin istemesi temel kriter. Yurtdışına atanacak kişilerin eğitim, uzmanlık alanı ve lisans bilgilerinin yanı sıra kültürlerarası iletişime açık olmalarına da bakılıyor. 

Herkes başvurabiliyor
Microsoft, son 2 yılda Ortadoğu Afrika Bölge ofisi, Avrupa ülke ofisleri ve Amerika Redmond merkez ofisine 20 kişiyi transfer etti. Gidenlerin pozisyonları genelde teknik odaklı roller fakat özellikle pazarlama ve finans alanında çalışanlar da bu liste içerisinde yer alıyor. Şu anda yurtdışı ofislerde üst düzey yönetici konumunda 7 çalışan var. Çalışanlar en çok Dubai-BAE, Reading-İngiltere, Redmond-ABD’ye gidiyorlar. Amerika Redmond ofisi araştırma geliştirme çalışmalarının yapıldığı merkez ofis konumunda olduğu için, özellikle teknik odaklı roller ile ilgili ihtiyacın fazla olması sebebi ile bu tür niteliklere sahip kişiler için iyi bir fırsat oluşturuyor. Ancak çalışanların tamamı yurtdışında açık olan pozisyonları takip edebiliyor ve özelliklerine uygun olan pozisyonlara başvuru yapabiliyorlar.
Microsoft ülke ofislerinde açık olan pozisyonlar, tüm çalışanların erişebildiği ortak platformlarda duyuruluyor ve bu rollerle ilgilenenler öncelikle kendi yöneticileri ve insan kaynakları ekibi ile bu isteklerini paylaşıyor, daha sonra yöneticilerinin onayı doğrultusunda resmi başvurularını yapıyorlar. Tüm görüşme süreçlerini başarıyla tamamladıkları noktada tamamen o ülkenin kendi işe alım politikalarına göre bir teklif alıyorlar. Microsoft Türkiye İK’dan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Belgin Ertam, bununla birlikte, çalışanlarının çok sayıda uluslararası projede görev aldıkları için, zaman zaman karşı tarafın da transfer talebiyle geldiğini söylüyor.
Burcu ÖZÇELİK / Hürriyet İK