Türkiye’de görme engellilerin sadece yüzde 1-1.5’i istihdam ediliyor. Görme engellilerin en büyük şikayeti insanların bilinçsizliği ve işverenin ’sen görmüyorsun, işe nasıl gidip geleceksin’ tarzı yaklaşımı. Altı Nokta Körler Vakfı, görme engellilere eğitim verip, daha çok kişinin istihdam edilmesi için şirketlerle işbirliğine gidiyor. Bu işbirliklerinden birinin sonucunda, HSBC, çağrı merkezinde istihdam etmek üzere 3 görme engelliyi işe aldı.
Başbakanlık Özürlüler İdaresi’nin Türkiye Özürlüler Araştırması 2002 Analiz Raporuna göre az görenler dahil görme engellilerin sayısı 411.735. Bunlardan 160 bin kadarının tamamen görme engelli olduğu tahmin ediliyor. T.C Devlet Personel Başkanlığı’nın Haziran 2009 verilerine göre kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan özürlülerin sayısı 10.300, görme engelliler sayısı ise 2.303 kişi. 2008 verilerine göre, özel sektörde istihdam edilen görme engelli sayısı da 3.427. Yani toplam görme engellilerin yüzde 1-1.5’i istihdam ediliyor. Oysa ki küçük yatırımlar yapılarak görme engellileri iş dünyasına kazandırabiliriz. Altı Nokta Körler Vakfı, görme engellileri iş dünyasına kazandırmak için şirketlerle işbirliği yapıyor. Bunun örneklerinden biri de HSBC oldu.
HSBC, Altı Nokta Körler Vakfı ile işbirliği yaparak, çağrı merkezinde çalıştırmak üzere 3 görme engelliyi istihdam etti. Rakam çok küçük olsa da, anlamı önemli ve örnek teşkil etmeli.
HSBC bunun için bir altyapı oluşturdu, öncelikle görme engellilerin çalışabilmesi için bilgisayarlara Jaws adı verilen bir program yüklendi. Bilgisayarda görünen herşeyi sesli iletişime aktaran bu program sayesinde görme engelliler, bir kulaklarıyla müşteriyi dinlerken, diğer kulaklarıyla da bilgisayardaki sesli komutları dinleyerek işlem yapacaklar. Programı kurmak kullanıcı başına 1.500 TL’lik bir yatırım gerektiriyor. Fakat görme engelliler bu program sayesinde her işlerini yapabiliyorlar.
Çağrı merkezinde 770 çalışanları olduğunu söyleyen HSBC Bireysel Direkt Bankacılık Grup Başkanı Bülent Beler, ileride görme engelli çalışanların sayısını artırmayı düşündüklerini söylüyor: “Mevcutta dış arama ile bu projeye başlayacaklar, ondan sonra in-bound dediğimiz gelen çağrıları da cevaplayacaklar. Hatta satış yapmalarını bekliyoruz. Bu proje başarılı olacak ve görme engellilerin sayıları hızla artacak. Bankanın her noktasında çalışabilir bu arkadaşlar, yeter ki sistem desteği olsun. Önleri açık. Özellikle çağrı merkezi sektöründe istihdam, her yıl 5 bin kişi artıyor. Görme engelliler, bunun içinde büyük bir pay alabilirler. Çağrı merkezinde çalışma hep çok kısa dönem düşünülen bir iş olarak görülüyor. Çağrı merkezlerinden devinim çok yüksek, yıllık yüzde 40-50’lara varan bir devinim var. Bir müddet sonra artık insanlar tükeniyor ve başka bir iş aramaya başlıyorlar, görme engelli arkadaşlarımız bu mesleğin kalıcı bir meslek olacağını gösterecekler. Diğer arkadaşlarımıza çok iyi bir örnek olacak. İstedikten sonra herşeyin başarılabileceğini ispat edecek bu arkadaşlarımız, bunu gören diğer arkadaşlar da bu işe dört elle sarılacaklar.”
Altı Nokta Körler Vakfı’nın gönderdiği 60 CV arasından seçim yatıklarını söyleyen HSBC Telefon Bankacılığı Kalite Yönetimi Birim Yöneticisi Canan Salacan, elemeyi yüz yüze mülakatta değil, CV üzerinden yapmayı tercih ettiklerini söylüyor: “Çünkü birebir görüşmede başarısız olan arkadaşlar, istihdam edilmediklerinde hayata adaptasyonları çok daha zorlaşıyor. O yüzden çok fazla yüzyüze aday görmek istemedik, CV’lerden 10 parmak klavye bilgisine göre ilerledik. 4 kişiyle görüşüp 3’ünü işe aldık.” İşe alınanlara 6’sı teknik, 2’si pratik olmak üzere 8 haftalık eğitim veriliyor. Görme engelliler ilk çağrılarını ise Aralık’ın ilk haftasında almaya başlayacaklar.

Çok iş aradım, hep olumsuz yanıt geldi
Gökhan Biçer (26): Lise mezunuyum, daha önce hiç bir yerde çalışmadım. Çok iş aradım, devletin açtığı memurluk sınavına, özel kurumlara başvurdum ama görme engelli olduğumuz için hepsinden olumsuz yanıt geldi. Altı Nokta Körler Vakıf ile bir arkadaşım vasıtasıyla tanıştım, Vakfın, İstanbul’da kurs verdiğinden bahsetti. Vakıf’ta ilk 5.5 ay bilgisayar, santral operatörlüğü, baston dersi aldım. Daha sonra 1 yıl masörlük eğitimi aldım.
HSBC binasına ilk geldiğimde çok heyecanlandım, değişik bir yerdesiniz ve ilk defa iş hayatına atılıyorsunuz. Agent’ların (müşteri temsilcisi) olduğu yere gelince tuhaf geldi, çok kalabalıktı.

İşveren korktuğu için yanaşmıyor
Cihan Yazıcı (23): Doğuştan görme engelliyim. İlkokul eğitimimi görme engellilerin olduğu bir okulda aldım. Orada hep görme engellilerle, iç içe yaşıyorsunuz, o nedenle dışarıya çıkınca çok zor oluyordu. Lise, adaptasyonumuz açısından iyi oldu çünkü dünyanın hiç bir yerinde görme engellilere özel lise olmadığından herkesin gittiği bir liseye gittim.  Görme engellilerin en büyük sıkıntısı matematik konusunda. Benim iyi bir üniversitede okuyamama nedenim matematik sıkıntısı çekmem. Sonuçta matematik çok yüzeysel bir kavram, pek çok şeyi yapabildiğiniz gibi pek çok şeyi de yapamıyorsunuz. O yüzden görme engellilerin çoğu sözel bölümlerde okur. Mesela çok fazla görme engelli avukat var. Üniversite mezunlarının ciddi bir kısmı hukuk mezunudur.
Ben bilgisayar mühendisliği okumak isterdim örneğin, bilgisayarla aram çok iyidir. Evde programlar yazıyorum. Bilgisayarla bir tek yemek pişirmeyi beceremiyorum.  Görme engellilerin karşılaştığı en büyük sorun insanların görme engellileri bilmemesi, başka sorun yok. Çok tuhaf sorularla karşılaşıyorum, hepsine gülüp geçiyorum. Mesela bir arkadaşım yemek yerken ağzımı nasıl bulduğumu sordu. Siz nasıl yürüyorsunuz, nasıl giyiniyorsunuz, seni sokağa kim saldı, evinde niye oturmuyorsun, gözün görmüyor, sen arabaya nasıl bineceksin, yürüyen merdivene binme düşersin, suyu görmeden bardağını nasıl dolduruyorsun, telefonla nasıl konuşuyorsun, bilgisayarda nasıl yazıyorsun vs sıklıkla muhatap olduğumuz sorular. Otobüsten inerken 2-3 kişi koluma girip kaldırıyor, iyilik yapmak istiyorlar, ama bıraksa kendim 2 dakikada ineceğim.
Birçok işveren de görme engelliyi yürüyüp gidemez diye işe almıyor. Pek çok arkadaşımdan da duydum, görüşmeye gidiyorlar, herşey çok güzel, sonra işveren “Sen görmüyorsun nasıl gidip geleceksin, gece gidemezsin karanlık” deyip gönderiyor kibarca. Oysa tüm görme engelliler kendi kendine gidip gelir işe; işveren korktuğu için yanaşmıyor.

Baston eğitiminden sonra önüm açıldı
Mehmet Hüseyinçelebi(30): Lise mezunuyum, ön lisansta sosyal hizmetler okuyorum. Daha önceki yıl da sınava girmiştim, Marmara Yerel Yönetimleri kazanmıştım ama baston eğitimi olmadığı için, gidememiştim. Şubat ayında Vakfın açtığı baston eğitimini aldıktan sonra önüm açıldı. Çok önemli bir eğitim, görme engellilerin en önemli eğitimi. Kendi başına bir yere gidip gelemedikten sonra o insanın istediği kadar yeteneği olsun, bir şeyler yapamıyor.
Benim görme engelim sonradan başladı. O nedenle daha önce babamın inşaat şirketinde 3 yıl kadar büro işlerinde çalıştım. Göz rahatsızlığım askerlik döneminde başladı, askerlikten sonra da yavaş yavaş görmem kayboldu, o sırada bir bilgisayar firmasında çalıştım, bir yılını görerek bir yılını da az görerek çalıştım, o zaman 23 yaşındaydım. Daha sonra rahatsızlığım ilerleyince eve tek başıma gidip gelemez oldum. 4 yıl evden dışarı çıkamadım.
Daha sonrasında bir şirkete engelli kontenjanından girdim ama gidip gelmiyordum, pasif işçi olarak. Engellilerin neler yapabileceklerini bilmedikleri için çalıştırmayı tercih etmiyorlar. Aktif olarak çalışmak istediğim için HSBC’ye geldim. Eğitimler çok iyi gidiyor, kendimize olan güvenimiz daha da artıyor. Bu işi yapabileceğimize inanıyoruz. Herkesin yapamayacağımızı düşündüğü şeyleri yapacağımızı düşünüyorum. Şu andaki düşüncem mevcut işimi en iyi şekilde yapabilmek.
Burcu ÖZÇELİK / Hürriyet İK

 

Reklamlar