Düşünün, eşinizle aynı işi yapıyor hatta aynı işyerinde çalışıyorsunuz. İlk aklınıza gelen cümle “Aman Allahım ne monoton bir hayat” olabilir. Ama durum hiç de öyle gözüktüğü gibi değil. Bir kere evli çiftler, aynı dili konuşuyor olmaktan, empati kurmaktan, birbirlerine destek olmaktan ve işe birlikte gidip gelmekten son derece memnunlar. En azından öyle diyorlar. Tabii çiftler işyerinde diğer çalışanların gözünde “tek bir birey” olarak algılanmaktan, birinin etkilendiği şeyden diğerinin de etkilenmesinden şikayetçiler, ama genel olarak aynı işi yapıyor olmanın sağladığı avantajlar, dezavantajlarından çok daha fazla diyorlar. 
Aynı işi yapanların veya aynı işyerinde çalışanların hayatlarının çok monoton olduğu düşünülür. 24 saat bir arada olmak birçok kişi için çok sıkıcı bir durum gibi gözükse de, aynı işyerinde çalışmak 24 saat beraber olmak anlamına gelmiyor. İş temposunda evli olduğunuzu unutuyorsunuz bile.
Forumlarda yazanlara, görüştüğümüz evli çiftlere bakılırsa, birlikte çalışmak hiç de sanıldığı gibi tüyleri diken diken eden bir şey değil. Evli çiftler de, etrafında evli çiftler olan diğer çalışanlar da gayet mutlu. Sıkıldığını söyleyen, sürekli beraber olmaktan yakınan yok, aynı departmanda dirsek dirseğe çalışılmadığı sürece. Bu kadar yakın çalışanların ise iş problemlerini kişiselleştirdikleri ve eve de yansıttıkları söyleniyor. O nedenle aynı departmanda çalışanların sorumlulukları ayırmaları, iş bölümü yapmak iyi bir fikir. Yine aynı işte çalışan çiftlere evde iş konuşmamaları da öneriliyor.
Eşi ile yaklaşık 1.5 sene aynı departmanda çalışan Serkan Vatansever, 24 saatini nasıl geçirdiğini şöyle anlatıyor: “Sabah beraber kalkıyorduk, bazen kahvaltıyı evde bazen de şirkette yapıyorduk. Servise beraber binip şirkete beraber geliyorduk, öğle yemeklerine de genellikle beraber iniyorduk. Her zaman beraberdik. Akşam da beraber gidiyorduk eve. Evde elimizden geldiği kadar işten konuşmamaya çalışıyorduk. Ama genede bir şekilde konu açılıyordu, açıldığını fark edincede hemen konuyu kapatıyorduk. Sevdiğiniz insan sürekli yanınızda, en yakın sırdaşınız. Eşiniz işyerinde iyi şeyler yaptığı zaman sanki kendiniz yapmış gibi mutlu oluyorsunuz. Ama arkadaş gibi olmaya çalışmak büyük dezavantaj, işyerinde öyle bir olmalısınız ki arkadaşlarınız bile sizin evli olduğunuzu unutmalı.”

Hem iş ortağım hem sevgilim
İletişim alanında eğitim ve danışmanlık hizmetleri veren ELC Consultants’ın yöneticileri Ebru ve Andy Kovacs, Londra’da tanıştılar. 2003 yılından bu yana evliler. Ebru Kovacs daha önce farklı işlerde çalıştıktan sonra, eşinin uzun zamandır yaptığı birlikte çalışma teklifini kabul ederek 2009 yılı başında eşinin yanında çalışmaya başladı.
Andy Kovacs, “Bir yılı geride bıraktık ve aldığımız en doğru kararlardan biriydi, beraber çalışmak benim hayalimdi ve gerçekleşti. Eşim benim en yakın arkadaşım, iş ortağım ve sevgilim. Beraber çalışmak benim her zaman hayalimdi ve başardık. Kritik yapmak, geri bildirim vermek ve farklı fikirleri paylaşmak çok önemli; biz de bunu sıklıkla yapıyor ve bu sayede de ilerliyoruz” diyor.
Ebru Kovacs ise daha önce farklı firmalarda çalışırken iş yoğunluğundan eşini görememekten şikayetçi olduğunu söylüyor: “Andy’nin programı çok yoğun, ofis dışında geçirdiği gün sayısı oldukça fazla, projeler için yurtiçinde ve yurtdışında oluyor, hele ki ürün geliştirme dönemlerinde akşamları da çalışır, 24 saati zor yeten insanlardan. Durum böyle olunca beraber çalışmak benim için çok iyi, gün içinde ofiste görüşebiliyoruz. Ancak ben başka firmada çalışırken, görüşememekten şikayetçiydim.”

Aynı dili konuşuyoruz
Aynı mesleğe mensup olmanın çok büyük avantajları ve dezavantajları var. En basitinden, izinleri beraber ayarlamak, eve birlikte gelip gitmek çok çok büyük avantaj; tabii birinin işi varken diğerinin onu beklemek zorunda kalmasını, her yere birlikte gidip gelmenin yarattığı o bağımlılık hissini hesaba katmazsak. Çünkü evli çiftler bir yere yalnız gitmek zorunda kaldıklarında çok bocalıyorlar, tabir yerindeyse sudan çıkmış balığa dönüyorlar.
İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde 1997 yılında tanışan ve 2001’de evlenen Doç. Dr. Aslı Yapar Gönenç ile Doç. Dr. Özgür Gönenç, aynı işi yapıyor olmanın en büyük avantajının birbirleriyle aynı dili konuşuyor olmaları olduğunu söylüyor: “Birbirimizin sorunlarını, sevinçlerini çok iyi anlayabiliyoruz; bir makale üretme aşamasında yaşanan stresi, bir profesörlük kadrosunun çıkmasının ne demek olduğunu, bir doçentliği kazanamanın ne demek olduğunu, hem o stresi hem de sevinci anlıyoruz. Ama dışarıdan birisine doçentlik sınavına gireceğim deseniz, o size ’Eeee, ne var gir’ der.”
Özgür Gönenç, “Başka işlerde çalışsanız işle ilgili kafanıza takılan şeyleri karınızla paylaşamazsınız çünkü işten anlamaz. Burada işi bildiğinizden, aynı işyerinde çalıştığınızdan sorunlar daha kolay çözülüyor” diyor.

Bilgi paylaşımı yapıyoruz
Aynı işi yapmanın en büyük artılarından biri karşınızdakiyle empati kurabilmeniz, hatta bilgi paylaşmında bulunarak birbirinizin iş hayatına pozitif katkılar sağlayabilmeniz. Kendisi gibi bankacı olan eşi M.S. ile 7 yıldır evli olan A.S.: “Öğrenecek çok şey var. Eksikliklerimizle ilgili birbirimize danışabiliyoruz. İşle ilgili sıkıntılarda birbirimize daha rahat anlayış gösterebiliyoruz” diyor.
Eğer çiftler patronsa ve aynı odayı paylaşıyorsa aralarında işbirliği yapmak çok önemli. Kadın hazır giyim markası Koton’un sahipleri Gülden ve Yılmaz Yılmaz, Koton’un ticari hayatına başladığı 1988 yılından bu yana beraber çalışıyorlar. Halen de işyerinde aynı odadalar, ama aralarında iş bölümü yapmışlar. Gülden Yılmaz, koleksiyonun başında, Yılmaz Yılmaz ise mali konularla ilgileniyor. Her ikisi de şirketin tüm işleyişinde bilgi ve söz sahibi. Gülden Yılmaz, birlikte çalışmalarının en önemli artılarından birisinin yetişemedikleri toplantıları bölüp, günün sonunda birbirlerine aktarmaları olduğunu söylüyor. Gülden Yılmaz, birbirlerini eleştiren bir çift olmalarının da bir avantaj olduğunu söylüyor: “Aslında bu negatif olarak algılansa da birimizin aklına yatmayan bir karar alındığında biz birbirimizi çok eleştirebilen bir çiftiz. Bir taraf diğerini ikna edene kadar da bu tartışmalarımızı sürdürürüz. Çift olmanın en önemli artısı da bu galiba. Çünkü o tartışma bir fikir üzerinde anlaşılana kadar devam edebiliyor. Bu da karar alma süreçlerinde, alınan kararın sağlıklı olması açısından avantaj yaratan bir durum.”

Sizi tek kişi olarak algılıyorlar
Eşi Prof. Dr. Acar Baltaş ile çalışan Prof. Dr. Zuhal Baltaş, aynı yerde çalışıyor olmanın dezavantajını görmediğini, avantajlarının ise sayısız olduğunu söylüyor: “Bireysel ilişkiniz açısından gün içinde çok sık olmasa da yolunuz kesişebiliyor. Yemek yeme imkánınız olursa birlikte yeme şansınız da oluyor. Düşünme, geliştirme veya çözme için zaman avantajınız var. Günün değişen programlarına ayak uydurmak daha kolay. Örneğin bir sorun varsa çözüm için rol bölümü de var.”  
Aynı işyerinde çalışmanın bir de dezavantajları var. Bir kere herkes sizi aynı kişi olarak düşünüyor. Kocası öyle düşünüyorsa, karısı da ondan farklı değildir diye bakılıyor. Çalışma arkadaşlarınız sizi tek bir bireymiş gibi algılıyor. Aslı Yapar Gönenç, “Aynı kurumda çalışıyor olmanın bizden kaynaklanan bir dezavantajı yok. Ama dışarıdan bakanlar eşi öyle düşünüyorsa, o da öyle düşünüyordur diyorlar, oysa bizim aramızda da görüş ayrılıkları olabiliyor. Dışarıdan bakanlar bizi tek kişi olarak algılıyor, her bireyin ayrı olduğunu düşünmek lazım.”
Diğer taraftan kurum içinde yaşanan bir olayın diğer eşe yansıması da bir diğer dezavataj. Eşiniz bir tartışmadan, bir anlaşmazlıktan vs etkilendiğinde sizde etkilenebiliyorsunuz ister istemez. 

Rol çatışması
Pek çok şirket evli çalışanlara sıcak bakmıyor. Örneğin holdingler eşlerin aynı şirketlerde olmalarını tercih etmiyorlar. Gerekçe özellikle terfilerde, maaş zamlarında, işten çıkarmalarda sorun çıkacağının düşünülmesi, eşlerin birbirlerini kayıracakları fikri.
Zaman zaman işyerindeki rollerle evdeki rollerin çatışması da sık rastlanan bir durum. HRM Kurucu Ortağı Aylin Coşkunoğlu Nazlıaka, eşlerden biri amir rolündeyse bu tür çatışmaların daha sık yaşandığını söylüyor: “Amir rolündeki eşin verdiği bir görevi diğer eş yapmak isteyebiliyor. Aynı işyerinde çalışan eşler, akşam eve gittiklerinde iş yerindeki sorunlarını paylaşırken birbirlerini etkileyebiliyor. Örneğin amir konumundaki eş, diğerinin iyi geçinemediği bir kişi hakkında objektif bir performans değerlendirmesi yapamıyor. Ayrıca evlilikteki tartışmalar, özellikle iş hayatında çalışan kişiler tarafından daha kolay unutulurlar, ancak iki eş de aynı yerde çalışıyorsa, çatışmanın unutulması yerine daha da tırmandırılması söz konusu olabilir. Evli olan ve olmayan çiftlerin aşkının bitmesi de aynı iş ortamında çalışmayı zorlaştırıyor.”

İş arkadaşları ne diyor?
Evli çiftlerin bir arada çalışıyor olması, onlar için eve birlikte gidip gelme, benzinden tasarruf etme gibi bir takım avantajlar sağlıyor demiştik. Ama bu avantajlar diğer çalışanların dezavantajları olabiliyor. Nasıl olsa onlar evli, aynı saatte çıksınlar, aynı zamanda tatile gitsinler fikri diğerlerini rahatsız edebiliyor. Yine aynı şekilde eğer evli çiftler evdeki kavgalarını da iş dünyasına taşıyorlarsa bu da diğer çalışanların tepkisini çekiyor.
Nazlıaka, “Aynı işyerinde çalışan eşlerin işyerindeki diğer kişilerle ilişkilerinde eşlik konumunu işyeri düzenine karıştırmamaları gerekir. Bu eşlerin ilişki dengesini ne kadar sağlıklı tuttuğuyla orantılı olmakla birlikte, hem evde hem işte birlikte olan çiftlerin kendilerine eş ilişkisinden farklı bir özgürlük alanı yaratmak amacıyla iş arkadaşlarına sarılmaları, eşleriyle olan sıkıntılarını paylaşmaları iş arkadaşları açısından itici olabilir” diyor.
Avantaj ve dezavantajları neler?
Avantajlar
Eve birlikte gidip gelirsiniz, zamandan ve benzinden tasarruf edersiniz.
Biri yıllık izin alınca diğeri de otomatik olarak izinli sayılır.
Aynı dili konuşursunuz, sizin heyecanınızı, stresinizi çok daha iyi anlar ve ona göre davranır.
İş yükünüz çoksa eşinizden hiç çekinmeden yardım isteyebilirsiniz.
Asla yeteri kadar görüşememekten şikayet etmezsiniz.
Bugün iş uzadı, geç saatlere kadar ofisteydim… yalanı sizin için geçerli değil. (Diğer eş için bir avantaj.)

Dezavantajlar
Herkes sizi aynı kişi olarak görür, aranızda görüş ayrılığı olabileceğini hesaba katmazlar. Yani iş arkadaşlarınızın “karısı böyle düşünüyorsa kocası da aynı fikirdedir” bakışlarına maruz kalırsınız.
İşyerinde eşiniz birisiyle tartıştığında veya bir sorun çıktığında siz de mutsuz olursunuz, etkilenirsiniz.
Bütün gün evde iş konuşmak evlilik hayatınızı monoton hale getirebilir, tüm yaşamınız işten ibaret olabilir.
Evdeki tartışmalarınızı işinize yansıtma olasılığınız.
Bugün iş uzadı, geç saatlere kadar ofisteydim… yalanı sizin için geçerli değil. (Yalancı eş için bir dezavantaj.)
Burcu ÖZÇELİK / Hürriyet İK