Son dönemde şirket içinde yapılan sağlık taramalarında ve sağlık seminerlerinde artış var. Şirketler çalışanlarına düzenli aralıklarla grip aşısı veya hepatit aşısı, işitme testi, görme testi vs. yaptırıp, sağlık konusunda bilinçlendirici seminerler düzenliyorlar. Çalışanlar da ayaklarına kadar gelen bu hizmete yoğun ilgi gösteriyorlar. İşveren bu sayede çalışan memnuniyetini artırırken, olabilecek işgücü kayıplarını en aza indiriyor ve çalışanların da şirkete olan bağlılığını arttırıyor. 
Vaktimizin önemli bir bölümünü işyerinde geçirdiğimiz düşünürlerse, işverenlerin çalışanlarının sağlığı konusunda daha duyarlı olması bekleniyor. Artık sadece özel sağlık sigortası yapmak yeterli değil. Önlemler almak, çalışanlarda sağlık konusunda bilinç yaratmak gerekiyor.
Sağlıklı çalışan profili yaratmak ve işgücü kayıplarını en aza indirmek isteyen şirketler, son dönemde düzenli aralıklarla sağlık taramaları yapmaya (burada işverenlerin yasal olarak yapmak zorunda olduğu sağlık tetkiklerini kast etmiyoruz) ve bilinçlendirici sağlık seminerleri düzenlemeye hız verdiler. Tabii Domuz Gribi salgınının da bunda payı büyük.
Şirketlerde en çok grip aşısı, hepatit aşısı, akciğer grafisi, görme ve işitme testleri, kolestrol, yağ ve kan şekeri ölçümü vs. gibi konularda sağlık taramaları yapılıyor. Bunun dışında bulaşıcı hastalıklar, sağlıklı yaşam, kas ve iskelet hastalıkları, göğüs kanseri gibi konularda bilinçlendirici seminerler düzenleniyor.
Şirkete anlaşmalı olarak gelen sağlık ekipleri, kendilerine tahsis edilen yerlerde, çalışanların çalışma saatlerine göre bir planlama yapıp, verilen tarih ve saatte bu tetkikleri yapıyorlar. Çalışanlar da ayaklarına kadar gelen bu hizmetlerden sonuna kadar yararlanıyorlar. Bu taramalar ya ücretsiz olarak ya da çalışana küçük bir maliyet yansıtılarak yapılıyor.
Bu sayede hem ileride yaşanabilecek daha büyük hastalıkların önüne geçiliyor, hem de şirket ileride hastalıklardan doğacak maliyet kaybının önüne geçiyor.
En basitinden, sadece sigara, sağlıklı beslenme ve egzersiz konusunda tedbir alındığında işyerinde üretimi yüzde 25-30 oranında artırmak mümkün. Aynı şekilde hastalık izni ya da işe gelmemede ortalama yüzde 27 düşüş sağlanabiliyor. Yine alınacak tedbirlerle çalışanlara yapılan ödeme veya maluliyet tazminatı giderlerinde ortalama yüzde 32 düşüş sağlanabiliyor. (Bkz. Hürriyet İK 4 Ekim 2009)
Şu ana kadar 22 şirketin sağlık taramalarını yaptıklarını söyleyen Medline Genel Müdür Yardımcısı Dr.Uğur Keskin, çalışanların da bu tür taramalara yoğun ilgi gösterdiklerini söylüyor: “Sağlık ekibinin şirketin içine kadar gelmesi çalışanların katılım sayısını arttırıyor. Çalışanlar, ayağına kadar gelmiş böyle bir fırsattan yararlanmak istiyor, bu nedenle de büyük bir oranda bu testlere katılıyorlar.”

Kanser tanısı koyduğumuz oldu
İşyeri taramaları yapıldıktan sonra sonuçların hepsi uzmanlar tarafından tek tek raporlanıyor ve firmaya iletiliyor. Varsa, firmanın işyeri hekimi sonuçları değerlendiriyor. Ancak küçük ölçekli firmalarda işyeri hekimi olmadığı için bu değerlendirme de sağlık hizmeti veren şirket tarafından yapılıyor.
Bu taramalar sırasında çok dramatik sonuçlarla karşılaşıldığı da oluyormuş. Keskin, bu taramalar sayesinde akciğer kanseri tanısı konulan, astımı, diabeti, karaciğer kanseri olduğu belirlenen pek çok vakayı tespit ettiklerini söylüyor: “Sağlıkta erken teşhis her zaman kurtarıcı olmuştur. İşitme testinde de problemli çok hastayla karşılaşıldı. Aslında işverenlerin bu testleri, işe aldıkları personel işe girerken yaptırmaları daha doğrudur. Kulağında işitme kaybı olan bir çalışana işe girişte herhangi bir test yaptırılmadıysa, kulak hasarına bu şirkette maruz kaldığını iddia edebilir, işveren de yüklü tazminatlar ödemek zorunda kalabilir. Bunun önüne geçmenin tek yolu, çalışan işe alınmadan önce ayrıntılı olarak tetkikten geçirilmesidir. İşyerlerinin mutlaka risk haritalarını çıkartmaları ve buna göre gerekli önlemleri almalarıdır.”

Sağlıklı yaşam danışmanlığı revaçta
Çalışanların en sık talep ettiği sağlık hizmetlerinden biri de, sağlıklı yaşam danışmanlığı. Malum, obezite günümüzün en ciddi hastalıkların biri. Amerika’da The Centers for Disease Control’un yaptığı bir araştırmaya göre obezler arasında işe devamsızlık diğer çalışanlardan neredeyse 2 kat daha fazla; işverenlere yıllık maliyeti ise 4 milyar dolar, verimlilik kaybı da cabası. (Bkz. Hürriyet İK 26 Temmuz 2009)Araştırmalara göre, çalışanların sağlık harcamalarının en az 1/4’ü, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, sigara kullanımı sonucu oluşan, ancak düzeltilmesi mümkün sağlık risklerini kapsıyor. Bu düşünceden hareketle, sağlıklı beslenme ve egzersizi teşvik eden şirketlerin sağlık harcamalarını önemli oranda düşürdükleri ve çalışanlarının verimliliğini artırdıkları gözleniyor.
Şu ana kadar pek çok şirkete sağlıklı yaşam konusunda danışmanlık yapan Dilara Koçak, sağlıklı yaşam ve diyet konularının algı olarak en iyi zamanlarını yaşadıklarını söyleyerek, “Ben 20 yıldır bu sektördeyim; son 7 yılda kurumsal beslenme konusuna da önemli yatırımlar yaptık. İlerleyen yıllarda daha da iyileşeceğini düşünüyorum. Bireysel ilgi en üst seviyede, ama kurumsal ilgi daha da fazla artmalı çünkü işyerinin çalışanına verdiği önemin bir göstergesi olan sağlık sigortası, özel günlerdeki hediyeler, prim vb uygulamalarının ötesinde. Bu çok daha bireysel bir destek; üstelik ben bunu toplum sağılığına katkı olarak değerlendirmeli diye düşünüyorum, çünkü siz şirketteki bir kadın çalışana doğru bilgiyi verdiğinizde o kişinin evdeki mutfağı çocukları ve eşine de daha farklı yeme alışkanlıkları geçirmesine aracı olabiliyorsunuz” diyor.

Çalışanlar kendilerine verilen önemi görmekten memnun
İlaç şirketi Sanofi-aventis, tüm çalışanlarına işe girişte yaptığı sağlık taramalarının ardından her yıl düzenli olarak çeşitli sağlık taramaları ve etkinlikleri düzenliyor. Çalışanların çok büyük bir kısmı bu taramalara katılmış, ayrıca aşılama organizasyonun devamını isteyenler, veya zatüre aşısı gibi farklı alanlarla ilgili önerileri olanlar da olmuş. Öncelikli hedeflerinin çalışanlarının sağlığını en üst seviyede tutmak olduğunu söyleyen Sanofi-aventis Grubu İdari İşler, Çevre Sağlığı ve İş Güvenliği Müdürü Hakan Üçüncüoğlu, “Ayrıca şirketteki iş kayıplarını en düşük seviyede tutabilmek için iş sağlığı ve iş güvenliğine verilen önemden dolayı bu tür organizasyonlar düzenliyoruz. Bu tür taramalar, bilgilendirme toplantıları, şirketimizin en büyük değeri olan çalışanlarımızın taşıdıkları önemi bir kez daha vurguluyor. Çalışanlarımız da şirketin kendilerine verdiği önemi görmekten memnun kalıyorlar” diyor.

Aidiyet artıyor kat ve kat kazanç sağlanıyor
Ezcabaşı Topluluğu, göz hastalıkları ve kırılma kusurları vb gibi genel sağlığın iyileştirilmesine yönelik taramaları düzenli aralıklarla yapıyor. Sağlığın korunmasına yönelik eğitimler (büro ergonomisi, iş kazalarından korunma vb) ve genel sağlık bilgisini arttırmaya yönelik (Pandemik İnfluenza Domuz Gribi, meme sağlığı, rahim ağzı kanserleri vb) eğitimler de veren Eczacıbaşı Topluluğu’nda her ay bir konuda eğitim yapılıyor ve zaman zaman da bilgilendirme mesajları gönderiliyor.
Çalışanların çoğunlukla bu tür hizmetlere katıldıklarını, örneğin grip aşısının isteğe bağlı olmasına rağmen yüzde 70 oranında bir katılım yakaladığını söyleyen Eczacıbaşı Topluluğu İş Sağlığı ve Güvenliği Müdürü Dr. Seçkin Özdoğan, “Çalışanların sağlığına yönelik yapılan uygulamalar (özellikle koruyucu sağlık hizmetleri) ilerleyen yıllarda yaşanabilecek sağlık sorunlarını engeleyeceği gibi sağlıklı olarak çalışma yaşamını sürdürmelerine de katkıda bulunuyor. Bunun dışında yapılan bir çok bilimsel çalışmada da çalışanların sağlığına yönelik yapmış olduğunuz maliyetlerin çalışanlarda hem kuruluşa aidiyeti arttırdığı hem de yapılan maliyetlerden kat kat fazla kazançlar oluşturduğunu ortaya koyuyor” diyor.

Hedef çalışan memnuniyetini arttırmak
Basım ve kırtasiye alanında faaliyet gösteren UMUR AŞ, yılda bir kez hem mavi hem de beyaz yakalı çalışanları kapsayan göz taraması ve grip aşısı uygulaması yapılıyor. Ayrıca beyaz yakalı çalışanlar için isteğe bağlı olarak akciğer ve işitme taraması gibi uygulamalara yer veriliyor. UMUR A.Ş. İşyeri Doktoru Gündüz Alp Samancı ve Personel Müdürü Neşe Yoğunali, şirketlerin son dönemde sağlık taramalarına olan ilgilerinin sebeplerini şöyle açıklıyorlar:
Çalışan memnuniyetini artırmak,
Erken teşhis ve tedavi olanağından yararlanarak sağlıklı çalışan profilini sağlamak ve korumak,
Orta ve uzun vadede işgücü kayıplarının en aza inmesini sağlamak
Meslek hastalığı risklerini saptamak, kök nedenlerini kaynağında analiz etmek ve önleyebilmek.

Tüm çalışanlara check-up hizmeti
3M, tüm çalışanlarına ücretsiz check-up hizmeti sunuyor. Ayrıca 30 yaş ve üzerindeki (geçen yıl kriz nedeniyle 40 yaş ve üzerindeki) tüm kadın çalışanlarına da her yıl PAP smear testi (rahim ağzı kanseri gelişmeden önce gözlenen hücresel değişiklikleri araştıran test) hizmeti sunan 3M, 2009 yılında domuz gribinin yaygınlaşması üzerine bir kriz ekibi oluşturmuş. Ekip, gribin yayılma seviyesine bağlı olarak alınacak tüm önlemleri planlamış. 3M Türkiye’nin İnsan Kaynakları Yöneticisi Yaprak Sapanlı, “Çalışan, kendisine kurum tarafından değer verildiğini hissediyor. Bu da bizim açımızdan gerçekten çok önemli” diyor.

Şirket doktoru haftada üç defa e-posta gönderiyor
Teknoloji şirketi Xerox Türkiye, her yıl düzenli şekilde grip aşısı kampanyası yapıyor. Sağlık sigortası kapsamında birinci kademe yöneticilere de her sene düzenli olarak check-up organize ediliyor.
Bunlarla birlikte, şirket doktoru da haftada üç kez tüm çalışanlara sağlıkla ilgili farklı konularda bilgilendirme mesajı gönderiyor.
Çalışanlarının sağlıklı olmasının öncelikle kendi yaşamları için sonra da şirketin başarısı için önemli bir etken olduğunu söyleyen Xerox Türkiye İnsan Kaynakları Direktörü Ayşil Akcanbaş “Çalışanlarımızı sağlıkları konusunda bilinçlendirmek ve motive etmek amacıyla bu tarz hizmetler sunuyoruz. Bu, işverenin görevleri arasındadır diye düşünüyorum. Düzenli olarak gerçekleştirdiğimiz sağlık taramaları, sunduğumuz kapsamlı sigorta hizmetleri ve bilinçlendirme amaçlı çalışmalarımızla her zaman çalışanlarımızın yanında olduğumuzu hissettiriyoruz” diyor.
Burcu ÖZÇELİK / Hürriyet İK