Koç Topluluğu’nun işsizlik ve nitelikli işgücü eğitimi sorununun çözümüne katkıda bulunmak amacıyla başlattığı Meslek Lisesi Memleket Meselesi projesi 4. yılını tamamladı. Proje kapsamında 81 ilde 264 okulda 8.000 öğrenciye ulaşıldı. 337 Koç Topluluğu çalışanı öğrencilere gönüllü koçluk yaptı.

Türkiye’de işsizliğin yüzde 14, genç nüfus içinde ise yüzde 24’ün üzerinde olduğunu söyleyen Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç, işsizlerin üçte birinin mesleki niteliklerden ve becerilerden yoksun olduğu için istihdam edilemediğine dikkat çekerek, “Bu nedenlerle, Türkiye’de meslekî beceriler konusunda ortada en kısa zamanda kapatılması gereken bir boşluk var” diyor. Mustafa Koç ile bu önemli projeyi konuştuk.
 
MLMM projesinde hangi amaçla yola çıktınız?
Meslek Lisesi Memleket Meselesi projemizi 2006 yılında ülkemizin işsizlik ve nitelikli işgücünün eğitimi sorunlarının çözümüne katkıda bulunmak için başlattık. MEB ve Vehbi Koç Vakfı işbirliği ile başlatılan projenin sağlam bir zemine oturtulması amacıyla projenin tasarımında 10 büyük şirketimizin insan kaynakları yetkilileri, Holding ve Vakıf yetkililerimiz 4 ay süresince çalıştı. Sonuçta oluşturduğumuz program kapsamında bir yandan meslekî-teknik eğitimin ülke ekonomisi açısından önemi konusunda toplumun her kesiminde farkındalık yaratırken, diğer yandan da doğru modeller oluşturmayı ve bu uygulamaları ülke geneline yaymayı amaçladık. Bugün 20 Koç Topluluğu şirketimizin bölgesel ağları ile birlikte dahil olduğu projede, meslek lisesi öğrencilerimize staj destekli burs imkanı sağlamakla kalmayıp kişisel gelişimlerine de destek oluyoruz. 
 
Neden projenin ismini “memleket meselesi” olarak belirlediniz?
Projenin ismini bu şekilde koyduk çünkü meslekî eğitimin gerçekten de bir memleket meselesi olduğu inancındayız. Türkiye’de işsizlik yüzde 14 civarında, genç nüfus içerisinde işsizlik oranı ise yüzde 24’ün üzerinde. Diğer yandan, bildiğiniz gibi Türkiye’de birçok kuruluş nitelikli işgücüne erişme konusunda ciddî sıkıntı yaşıyor. Bu durum gençlerimizin çoğunun günümüzün üretim koşullarının gerektirdiği becerilere sahip olmamasından kaynaklanıyor. Bu tespit çarpıcı bir istatistikle de maalesef doğrulanıyor. TÜİK’in aylık işgücü araştırmalarına göre, işsizlerin üçte biri meslekî niteliklerden ve becerilerden yoksun olduğu için istihdam edilebilir değil. İşte bu nedenlerle, Türkiye’de meslekî beceriler konusunda ortada en kısa zamanda kapatılması gereken bir boşluk var.
Mesleki Yeterlilikler Kurumu’nun kurulması bu anlamda önemli bir kazanım. Bir an evvel bu kurumun kurumsal kapasitesinin geliştirilmesi gerekiyor. Meslekî yeterlilikler sisteminin oluşturulması, eğitim ve istihdam politikalarının içine yedirilmesi gerekiyor.
Her sene bakanla toplantı yapıyoruz
Her sene Milli Eğitim Bakanımız ile bir basın toplantısı yapıyoruz. 2009 yılında yaptığımız toplantıda yüksek işsizlik, yüksek kayıtdışılık, yüksek vergi ve prim yükü sebebi ile ülkemizin istihdam alanındaki karne notunun zayıflığına işaret etmiştim. Devamında da ilgili tüm tarafların uyumlu bir işbirliği içinde geliştireceği ulusal bir istihdam stratejisini, çözüm olarak göstermiştim.
Halihazırda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın liderliğinde bir Ulusal İstihdam Stratejisi çalışması devam ediyor. Söylediğim gibi bunlar önemli kazanımlar, ancak tek başına yeterli değil.
Geldiğimiz noktada, projenin dördüncü yılında, Ulusal İstihdam Stratejisi’ne eş olarak yürütülecek bir “Ulusal Meslekî Eğitim Stratejisi” için çağrıda bulunmak istiyoruz. Biz Koç Holding olarak bu boşluğun kapanabilmesi için meslekî eğitimin algılanış ve uygulanışında bir dönüşüm olması gerektiğine inanıyoruz. Hem Türkiye’nin ekonomik gelişimi, hem de gençlerimizin potansiyellerini gerçekleştirmeleri, mutlu ve üretken bireyler olarak topluma katılımları için bu dönüşümün oldukça önemli olduğu kanısındayız. Ancak bunun yapılabilmesi için MLMM projesi tek başına yeterli değil, yalnızca bir başlangıç. Memleket dahilinde bu sorunun sahiplenilmesi ve çözüm olanakları için ortak akıl ile emek harcanması gerekiyor.
Değerli olduklarını biliyor geleceğe umutla bakıyorlar
Hangi okulları projeye dahil ettiniz?
Milli Eğitim Bakanlığı Erkek Teknik, Kız Teknik ve Ticaret Turizm Genel Müdürlükleri’ne bağlı okulları projemize dahil ettik. Öğrencilerimize 9. sınıftan itibaren destek vermeye başladık ve toplamda 81 ilde 264 okulda 8.000 öğrenciye ulaştık.
Bu öğrencilere ne tür eğitimler verildi?
Öncelikle, bursiyer öğrencilerimize koçluk hizmeti sağlayan Topluluk çalışanlarımız düzenli olarak bursiyerlerimizle bir araya gelerek onlara çeşitli alanlarda hazırlamış olduğumuz kişisel gelişim modülleri ile eğitim veriyorlar. Modüller öğrencilerimize kazandırmak istediğimiz girişimcilik, özgüven, sosyal duyarlılık, sorumlu vatandaşlık ve ekip çalışması gibi konulara odaklı. Aynı zamanda iş etiği, mülakat teknikleri ve CV hazırlama gibi konularda da çalışmalar yapılıyor. Bu eğitimleri çeşitli yarışmalar ile destekliyoruz.
Eğitimler sonucundaki gözlemleriniz neler?
Meslek Lisesi koçlarımız tarafından verilen eğitimler 4 yıl süresince devam eden ve rol-modellik sistemiyle öğrenmeye dayalı çalışmalar. Bu modüllerin uygulanmasının bursiyerlerimiz üzerinde önemli değişikliklere neden olduğunu baştan beri gözlemliyoruz. Bu değişimlerin en önemlisi özgüven artışı. Bursiyerlerimiz aldıkları desteklerle artık değerli olduklarını biliyor ve geleceğe umutla bakıyorlar. Şu anda izleme aşamasındayız. Tüm bu çalışmalarımızın getirdiği sonuçların tamamını ise ilk bursiyerlerimizin mezuniyetinin ardından, bu yıl sonu ölçmeye başlayacağız.
Bu öğrencilerin ne kadarına staj veya istihdam imkanı tanındı?
2009’da istekli bursiyerlerimizin yüzde 87’si yaz stajına ve yüzde 65’i beceri stajına yerleştirildi. Bu yıl proje kapsamında ilk mezunlarımızı veriyoruz. Bursiyerlerimizin faaliyet alanlarımızla uyumlu bölümlerde okuyanlarına istihdamda öncelik sağlayacağız.
Okul-işletme işbirliği kilit
Türkiye’nin en büyük sorunlarından biri eğitim. Bir tarafta bir çok genç işsiz, diğer tarafta kalifiye eleman bulamamaktan şikayetçi yöneticiler. İş dünyası ve meslek okulları birbirinden kopuk. Bu konuda iş dünyasına düşen görevler neler?
Biz “Meslek Lisesi Memleket Meselesi Projemiz” ile tam da iş dünyası ve meslek okulları arasındaki bu kopukluğa çözüm üretmeyi amaçlıyoruz. Meslek liselerinin özel sektörle yakın işbirliği içerisinde çalışması sağlanarak, gerek müfredat, gerek eğitim ortamları bakımından iş piyasasının ihtiyaçlarına uygun hale getirilmeleri gerektiğini düşünüyoruz. Buna ilaveten, meslek lisesi öğrencilerinin kişisel ve profesyonel gelişimlerine destek olunması, gerçekleştirilecek işgücü ihtiyaç analizleri ve yerinde eğitimlerle mutlu olabilecekleri doğru mesleklere yönlendirilmesinin faydalı olacağı kanısındayız. Meslek Lisesi Memleket Meselesi Projemiz kapsamında edindiğimiz deneyim ile meslekî ve teknik eğitimin niteliğinin yükseltilmesi, eğitim koşullarının çağın gerekliliklerine uygun hale getirilebilmesi için okul-işletme işbirliğinin kilit olduğu inancındayız. Topluluk şirketlerimiz tarafından oluşturulan Tofaş Fiat Laboratuvarları, Tüpraş Petrol-Rafineri-Kimya Laboratuvarları ve Ford Otosan Laboratuvarları’nda öğrenci ve öğretmenlere sağlanan olanaklar ve eğitim desteği bu anlamda oluşturulmuş model uygulamalar. Biz bu uygulamaların, ulusal düzeyde geliştirilecek bir meslekî eğitim stratejisi dahilinde değerlendirilmesi arzusundayız. Bu şekilde, okullarla işyerleri arasında sağlanacak eşleşmeler ile gerek eğitim ortamlarının iyileştirilmesi, gerek staj kalitelerinin arttırılması bakımından meslekî eğitimin içeriği ve iş dünyasının ihtiyaçları arasında köprüler sağlam bir şekilde kurulacaktır. Ancak burada iş dünyasındaki şirketler, işveren ve işçi örgütlerinin yanı sıra, ulusal düzeyde koordinasyon ve yaygınlaştırma bakımından kamu kuruluşlarına da önemli görevler düşüyor.
Türkiye’de meslek liselerinin, ailelerin gözünde de çok itibarı yok, illa da çocuğumuz üniversiteye gitsin algısı var. Meslek liseleri nasıl cazip hale getirebilir?
Burada esas olan meslek eğitiminin itibarının yükseltilmesidir. Bu noktada, bölge ve il ihtiyaçlarının doğru tespiti ile doğru bölümlerin açılması, eğitim kurumları ile işletmeler arasında bire bir koordinasyonun sağlanması ve tüm mezunların kayıtlı bir ekonomide istihdam edilebilmesi hedeflerine ulaşabilirsek, meslek lisesi öğrencileri de yetkinlikleri gelişmiş ve üretken insanlar olarak itibarlarını geri alacaklardır.
İyi örnekleri topluyoruz
Yurtdışında bu konuda model alabileceğimiz bir ülke var mı size göre? Örneğin Almanya bu konuda başarılı bir ülke olarak biliniyor. Sizce, benzer bir sistem Türkiye’de hayata geçebilir mi?
Belirttiğiniz gibi Almanya bu konuda yıllardır örnek gösterilen bir ülke. Ancak yıllar içerisinde diğer ülkelerde de farklı deneyimler ortaya çıkmaya başladı. Bunlar mikro veya makro boyutta bize çeşitli iyi örnekler sunuyorlar. Diğer yandan, bu örneklerin uygulanabilirliği konusunda ülkemizin özgün ihtiyaçlarının ve mevcut kaynaklarının da göz önünde bulundurulması gerekiyor. Biz de şu günlerde bu iyi örneklerin toplanması ve ülkemiz için en uygun olacak stratejinin geliştirilmesi üzerine bir çalışma içerisindeyiz. Umuyoruz ki bu çalışmaların sonucunda tüm paydaşlarla birlikte bir ortak akıl geliştirip ülkemiz için en uygun sistemin hayata geçirilmesini sağlayacağız.
 
MLMM bursiyerleri
Öğrencilerin özgüvenleri arttı, önemli olduklarını hissetiler
Gebze Ticaret Meslek Lisesi ve Anadolu Ticaret Meslek Lisesi 11. sınıf bilişim öğrencisi Muhammet Kuşku:Bu proje kişisel olarak kendime olan güvenimi daha da çok arttırdı. Toplumda benim de önemli biryerde olduğumu hatırlattı ve artık kendime, aileme ve çevreme katkı sağlayacak bir şeyler yapmam konusunda beni tetikledi. MLMM bursiyeri olduğum günden itibaren meslek lisesi koçlarımız bizlerle yakından ilgilendi ve bizlere yol gösterici oldu. Stajlar, eğitimler, proje yarışmaları… Bu çalışmalarda hem okul hayatımızda hem de kişisel ve sosyal hayatımızda bana uzun vadede katkı sağlayacak şeyler öğrendim.
Ortaköy Zübeyde Hanım Kız Meslek Lisesi 12. sınıf grafik öğrencisi Melek Gökhan:MLMM benim hayatıma yön vermemde etkili olan, benim için dönüm noktası niteliğinde bir proje. Ülkemizde daha önce neredeyse unutulmaya yüz tutmuş meslek liselerine ve biz öğrencilerine önemli olduğumuzu hissettirdi. Sunduğu koçluk desteği ve staj imkanıyla bana iş çevresi ve olanaklarını tanıma, değerlendirme ve ileride seçmek istediğim mesleği tüm bunları düşünerek, tüm ilgili kişilerle iletişime geçerek karar verme fırsatını sundu.
 
Gönüllü koçlar
Topluma vicdanî borcumu ödüyorum
Arçelik A.Ş. Ar-Ge Mühendisi ve meslek lisesi koçlarından Görkem Benli:MLMM’nin bana kazandırdığı en önemli şeylerden biri, bir birey olarak topluma vicdanî borcumu ödemeye başladığımı hissetmek. Sosyal sorumluluğun yerine getirilmesi hiç bitmeyecek bir borç gerçekten ve bu borç bilincinin her zaman bende bulunacağından artık şüphem yok. Hayat boyu bu uğraşı devam ettireceğim.
Mezun olduğum lise birinci oldu
Birmot İzmir Servis Danışmanı ve meslek lisesi koçlarından Murat Tümer:Meslek Lisesi mezunu bir Koç Topluluğu çalışanı olarak MLMM’nin benim için ayrı bir yeri var. 2007 yılında Koç Holding’e bağlı Otokoç Otomotiv A.Ş.’de servis danışmanı olarak işe başladığımda projeden haberdar oldum ve hemen gönüllü olarak projeye dahil oldum. Geçen 4 yıl içerisinde MLMM projesinden yeni projeler doğdu, çeşitli yarışmalar düzenlendi. Bu kapsamda çalıştığım Otokoç Otomotiv ve mezun olduğum İzmir Motor Meslek Lisesi ortaklığında geliştirdiğimiz projemiz birinci oldu. Bu projeyle meslekî eğitimi güçlendirmek için şirket bünyesinde kurduğumuz derslikte öğrencilerimize eğitim verme ve uygulama yapma
fırsatı sağladık. 
Burcu ÖZÇELİK/Hürriyet İK