Dün, “herkes için ilk yardım” sloganıyla Dünya İlk Yardım Günü’nü kutladık. Her yıl Eylül ayının ikinci cumartesi kutlanan Dünya İlk Yardım Günü’nde amaç, basit uygulamların nasıl hayat kurtardığını göstererek herkesi ilk yardım öğrenmeye teşvik etmek. Türkiye’de ne yazık ki ilk yardım bilinci yok. Trafik kazası geçirmiş birisini karga tulumba hastaneye yetiştirmek bu ülkede çok sık tanık olduğumuz bir uygulama.
Levent Kırca’nın muhteşem ilk yardım skeci hâlâ akıllarda. İlk yardım anlayışımız sayesinde sapa sağlam adamın nasıl öldürüldüğünü en güzel şekilde anlatıyordu Levent Kırca. 
-Yapılan bir araştırmaya göre trafik kazalarında ölümlerin yüzde 10’u ilk 5 dakikada yüzde 50’si ilk yarım saatte meydana geliyor. O nedenle sorumlu her vatandaşın, başta yakın çevresi için ilk yardımı bilmesi şart. Başınıza bir kaza geldiğinde, yakınınızda ilk yardım eğitimi almış birisi varsa şanlısınız demektir, sizi ölümden ve sakat kalmaktan kurtarabilir.
-Bu arada, 2002 yılında şirketlere de, normal iş kolunda 20 çalışandan birinin, ağır iş kollarında ise 10 çalışandan 1’inin ilk yardım eğitimi alma zorunluluğu getirildi. Ama pek çok şirketin bundan haberi dahi yok.
İşyeri çalışanlarını ilk yardım konusunda bilinçlendirilerek, kaza sonrası meydana gelebilecek sakatlık ve ölümleri azaltmak amacıyla, 2002 yılında Sağlık Bakanlığı’nca çıkarılan ve 24762 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İlk Yardım Yönetmeliği’ne göre, iş yerleri için her 20 kişiden birisinin ilk yardımcı olması, ağır işyerleri için ise her 10 kişiden bir kişinin ilk yardımcı olması zorunlu hale getirildi. Fakat bir çok işyerinin bundan haberi yok. Olanlar da bu yasal zorunluluğu pek önemsemiyorlar. Çoğunlukla uluslararası kuruluşlar, büyük firmalar bu konuda daha hassas davranıyor. Tabii çoğu zaman yöneticinin duyarlılığı burada önemli nokta oluyor.
Sadece şirketler değil insanların da ilk yardım konusunda bilinçlenmesi gerekiyor. Düşünün evdesiniz, anne veya babanız fenalaştı, belki kalp krizi geçiriyor, veya çocuğunuzun boğazına bir şey kaçtı nefes alamıyor, mosmor oldu. Ne yapmanız gerektiğini biliyor musunuz? Yanlış uygulamalar sonucunda onları kurtarayım derken durumlarını daha zora sokabilirsiniz. Mesela boğazına birşey kaçmış birisinin sırtına vurmanın ne kadar yanlış olduğunu kaçımız biliyor? Trafik kazalarında karga tulumba taşıdığımız kişilerin kaçının ölümüne, sakat kalmasına sebep olduk? Oysa ki ilk yardımcılar bas bas bağırıyolar, “Bilmiyorsanız dokunmayın, hemen 112’yi arayın” diye. Birçoğunuzun “112 kaç saatte geliyor, senin haberin var mı?” dediğini duyar gibiyim. Gecikmeler olduğu doğru  ama kabahat 112’de değil, genelde gecikmelere kural tanımayan diğer şoförler ve eksik verilen adres sebep oluyor. Geçen hafta küçük bir kazaya karıştım, 10 dakika sonra 112 oradaydı. Yaşamın her alanında risklerle kaşı karşıyayız, her an kazazede olabiliriz. Diğer taraftan ülkemimizin afet bölgesi olduğu düşünülürse, ilk yardım eğitimi bizim için çok değerli.

Ölümlerin yüzde 50’si ilk yarım saatte oluyor
Yapılan araştırmalara göre trafik kazalarında ölümlerin yüzde 10’unun ilk 5 dakikada, yüzde 50’sinin ilk yardım saatte meydana geldiği tespit edilmiş. Eğer bu süreler çok bilinçli kullanılırsa, kişileri yüzde 50’ye kadar kurtarma şansınız var. Bu da insanların bilinçlenmesiyle alakalı. Bilinç düzeyi düştükçe ölüm oranları, sakatlanma oranları artıyor.
Türk Kızılay’ı Ulusal İlk Yardım Programı Yöneticisi Vekili Mehmet Ali Koç, “Acil durum sırasında bizde en sık yapılan hata ilk yardım denilince hastayı bir an evvel sağlık kuruluşuna ulaştırmak, alıp götürmek oluyor. Öğrenilen yanlış bilgileri uygulamaya çalışmak, örneğin herkese su içirmeye çalışmak, bildiği ilacı hemen vermek istemek çok sık kaşılaştığımız yanlış uygulamalar. Bu uygulamalar hastaya daha çok zarar veriyor. İlk yardım yapabilmesi için kişilerin temel ilk yardım eğitimini yeterli düzeyde yapması gerekiyor.”

52 bin kişiye eğitim verdiler
Kızılay 2000 yılından bu yana 52 bin kişiye ilk yardım eğitimi verdi. Eğitim alanların yüzde 75’i şirket çalışanlarıydı. Tüm ülkede verilen ilk yardım eğitimlerinin neredeyse yarısını Kızılay veriyor. Yurtdışında ise mesela İspanya’da yılda bir milyon kişi ilk yardım eğitimi alıyor. İlk yardım eğitimleri pek çok ülkede ilk öğretimden itibaren veriliyor.
Türkiye’de verilen ilk yardım eğitimleri 2 gün sürüyor ve 18 yaşını geçmiş, okur-yazar olan herkes katılabiliyor. Bu eğitimi veren pek çok kuruluş var. Biz, Dünya İlk Yardım Günü nedeniyle bu haberi yaparken Türk Kızılay’ından eğitim aldık. Size eğitimden bazı pratik ipuçları veriyoruz ama unutmayın bilinçli herkesin temel ilk yardım eğitimi alması şart. Eğitimler hakkında bilgi için: www.ilkyardim.org.tr veya www.kizilay.org.tr.

İLK YARDIM TEMEL UYGULAMALARI
KORUMA: Olay yerinin değerlendirilerek ilk yardımcının; kendisinin, olay yerinin ve hasta/yaralının güvenliğini sağlamasıdır.
İlk Yardımcının Yapması Gerekenler;
-Olay yerinde kendi aracını güvenli bir yere park etmesi,
– Kendi can güvenliğini ve olay yeri güvenliğini sağlaması,
-Koruyucu malzemeler kullanması (eldiven, koruyucu maske vb.) gerekiyor.
Trafik kazası söz konusu ise;
-Olay yerinin görünebilir biçimde üçgen reflektörler kullanılarak işaretlenmesi,
-Meraklıların olay yerinden uzaklaştırılması,
-Kazaya uğrayan aracın kontağının kapatılması,
-Olay yerinde sigara içilmemesi ve içilmesine izin verilmemesi,
-Hasta/yaralıların kımıldatılmaması gerekiyor.
Gaz varlığı söz konusu ise; 
-Gaz tüpünün vanasının kapatılması,
-Kıvılcım oluşturacak araç-gereçlerin kullanılmaması,
-Ortamın havalandırılması,
-Hasta/yaralının gerektiğinde güvenli bir ortama alınması gerekiyor.
BİLDİRME: En hızlı şekilde acil yardım servisine (112) haber verilmesidir.
-Arayan kişinin isim ve telefon numarası,
-Olay yerinin adresi,
-Olayın tanımı,
-Hasta/yaralı sayısı,
-Hasta/yaralıların durumu,
-Mevcut imkanlar ve yapılan ilk yardım müdahalesi açıklanmalıdır.
-Acil yardım numaraları liste olarak evde bulundurulmalıdır.
KURTARMA: Olay yerinde hasta/yaralılara yapılan ilk yardım uygulamalarını kapsar.

BAZI İLK YARDIM UYGULAMALARI
Solunum durduğunda hemen suni solunuma başlanmaz ise bir süre sonra kalp durması meydana gelir. Kalp durmasında en kısa sürede müdahale edilmez ise dokular oksijensiz kalacağından 3-4 dakika sonra beyin hasarı oluşmaya başlar. Dolayısıyla beyin hücrelerinde geriye dönüşü olmayan bir hasar gelişmeden önce suni solunum ve göğüs basısının sağlanması gerekir.
(NOT: EĞİTİM ALINMADAN BU İŞLEMİN YAPILMASI ÇOK SAKINCALIDIR!)
Unutulmaması gereken en önemli nokta BİLMİYORSANIZ HASTAYA/YARALIYA DOKUNMAYIN HEMEN 112’Yİ ARAYIN. Özellikle eğer trafik kazası veya yüksekten düşme gibi bir omurga yaralanması durumu söz konusuysa hasta ASLA kıpırdatılmaz/kımıldatılmaz. İşte bazı acil durumlar karşısında yapılacak ilk yardım uygulamaları örnekleri (SADECE BİLGİ İÇİNDİR. EĞİTİM ALINARAK UYGULANMALIDIR):

Kanamalarda
-Yara üzerine temiz bir bezle direkt baskı yapılır
-Kanama durmazsa ikinci bir bez konarak basınç artırılır. (İlk bez kaldırılmaz, çünkü bu pıhtılaşmaya engel olur)
-Kanamaya durdurmak için konulan bezler kaldırılmadan başka bir bez içerisine alınarak sabitlenir.
-Kontrol altına alınmayan kanamalarda kanayan bölgeye en yakın basınç noktasına bası uygulanır
-Kanama kol veya bacaklardaysa ve kırık şüphesi yoksa kanayan bölge kalp hizasından yukarıya yükseltilir.
-Şok pozisyonu verilir (hasta yaralının ayakları yatar pozisyonda 30 cm yükseltilir)
-2-3 dk arayla yaşam belirtileri kontrol edilir.
-Burun kanamasında; hasta uygun bir yere oturtulur, başı hafifçe öne eğilir, burun kanatları 5 dk süreyle sıkılır. Eğer kanama durmuyorsa sağlık kuruluşuna sevk edilir.

Havalede
Ateşli havale herhangi bir hastalık sonucu vücut sıcaklığının 38 derecenin üzerine çıkmasıyla oluşur. Genellikle 6 ay ve 6 yaş arasındaki çocuklarda rastlanır.
-Öncelikle hasta ILIK SUYLA ıslatılmış, ıslak havlu ya da çarşafla sarılır
-Ateş bu yöntemle düşmüyorsa oda sıcaklığında küvete sokulur, duş alması sağlanır.
-Tıbbi yardım istenir (112)

Sara krizinde
-Olay yerinde güvenlik önlemleri alınır
-Hasta yaralının kendisini yaralamamasına dikkat edilir
-Etraftaki zarar verebilecek malzemeler uzaklaştırılır
-Sıkan giysiler gevşetilir ve kriz kendi sürecine bırakılır
-Hasta bağlanmaya çalışılmaz
-Kilitlenmiş çene açılmaya çalışılmaz
-Yabancı, herhangi bir madde kullanılmaz (soğan, kolanya vb)

Göğüste kuvvetli ağrı durumunda
-Hastanın yaşam bulguları kontrol edilir
-Hasta istirahata alınır, yarı oturur pozisyon verilir
-Sakinleştirilir
-Kullandığı ilaç varsa almasına yardımcı olunur
-Tıbbi yardım istenir (112), yaşam bulguları izlenir.

Yanıklarda
-Kişinin üzerinde alevler varsa, paniğe engel olunur, koşması engellenir
-Hasta/yaralının battaniye vs ile üzeri kapatılır ve yuvarlanması sağlanır
-Yanık bölge en az 20 dk soğuk suyun altında tutulur
-Şişlik oluşabileceğinden yüzük, bilezik vs çıkarılır
-Yanan bölgedeki giysiler dikkatle çıkarılır veya çevresinden kesilir.

Donmalarda

-Hasta ya da yaralı ılık bir ortama alınır
-Hareket ettirilmez, kuru giysiler giydilir, bilinci yerindeyse sıcak içecekler verilir
-İçi su dolu kabarcıklar asla patlatılmaz
-Donmuş el ve ayaklar bulunduğu şekilde doğal pozisyonunda tutulur.
-El ve ayaklarda ısıtma işleminden sonra hâlâ hissizlik varsa bezle bandaj yapılır ya da sarılır.
-Zarar gören bölgeler kesinlikle buz ve soğuk suyla ovulmaz, hastanın alkol almasına, tütün kullanmasına izin verilmez.

Zehirlenmelerde
Sindirim yolu ile zehirlenmelerde;

-Hasta ya da yaralının bilinci yerinde ise ağzı su ile çalkalanır
-Hasta yaralıya ağızdan herhangi birşey verilmez ve asla kusturulmaya çalışılmaz
-Zehirleyici maddenin tespiti için veri toplanarak tıbbi yardım ekibine ulaştırılır
-Bilinç kaybı varsa koma pozisyonu verilir (yan yatırılır) 112’den yardım istenir
Şofben ve karbon monoksit zehirlenmelerinde; 
-Hasta ortamdan uzaklaştırılır, hareket ettirilmez.
-Yaşam bulguları değerlendirilir, solunum yolu açıklığı sağlanır ve 112 aranır.
-ZEHİR DANIŞMA MERKEZİ 114 ARANIR.

NOT: İlk yardım eğitimleri hakkında daha detaylı bilgi için www.ilkyardim.org.tr veya www.kizilay.org.tr’yi ziyaret edebilirsiniz. www.ilkyardım.org.tr’de çocuklar için hazılanmış temel ilk yardım uygulamalarını anlatan bir de animasyon bulunuyor.
Burcu ÖZÇELİK / Hürriyet İK