PwC’nin yaptığı araştırmaya göre Türk aile şirketleri önümüzdeki 5 yıl içinde el değiştirmeyi hedefliyor. Krizde aile şirketi olmanın bir avantaj sağladığı görüşünde olan şirketlerin yüzde 82’si önümüzdeki 12 ayda büyüme bekliyor. Bu süreçte kendilerini en fazla zorlayacak şirket içi riskler konusunda ise nitelikli işgücü yetersizliğini birinci sıraya koyuyorlar.
Türkiye’de 600 bin şirket olduğu ve bunun yüzde 95’inin aile şirketi olduğu tahmin ediliyor. Türkiye’deki aile şirketleri milli gelirin ise yüzde 75’ini oluşturuyor. 
Dünyada  ekonominin yüzde 75’i aile şirketlerinden oluşuyor, milli gelirdeki payları ise en az yüzde 50.
Uluslararası denetim, vergi ve danışmanlık şirketi PwC’nin Türkiye dahil 35 ülkede yaptığı 2010/2011 Küresel Aile Şirketleri Araştırması’na göre Türk şirketlerinin büyüme beklentileri oldukça yüksek. 
Türkiye’den araştırmaya katılan aile şirketlerinin yüzde 64’ü geçtiğimiz bir yılda büyüdüklerini söylerken yüzde 82’si önümüzdeki 12 aylık süreçte büyümenin süreceğini öngörüyor. Dünya genelinde ise bu oran yüzde 60. 
Yüzde 56’lık oranla Türk şirketleri; hem 2007 yılında yapılan bir önceki araştırmaya (yüzde 34), hem de küresel ortalamaya (yüzde 27) göre çok daha yüksek oranda, önümüzdeki 5 yıl içinde şirket mülkiyetinde bir değişiklik öngörüyor. Değişiklik öngörenlerin yüzde 53’ü halka arz veya başka bir şirkete satış ihtimaline ağırlık verirken, gelecek kuşağa devir yüzde 37’lik bir oranla çok daha düşük. Küresel sonuçlar ise tam tersi yönde; aile şirketlerinin yüzde 53’ü gelecek kuşağa devri, yüzde 20’si başka şirkete veya özel sermaye fonuna satışını ve yüzde 5’i halka arzı önceliklendiriyor.

Grundig ve Godiva’nın örnekleri artacak
Araştırmayı yorumlayan PwC Türkiye Kıdemli Ortağı Adnan Nas, “Türkler ortaklığa uzak, hatta yurtdışında çatışma bazlı toplum olarak görünürler, masaya uzlaşmak için oturmazlar, çatışmak için otururlar diye bilinirler. Bu zihniyet uzlaşmaya doğru kayıyor. Krizden sonra uzlaşmacı olduk. Şirketlerin yüzde 56’sı el değiştirmeyi planlıyor, bu çok doğal ve olumlu, Türkiye’nin gelişmeye ihtiyacı var. Türkiye’deki aile şirketleri hisselerinin bir kısmını satıp işin başında olmak istiyor. Bunu en çok da pazarlamada yapıyorlar, yurtdışı piyasalara hakim ortak arayışındalar. Sermayenin el değiştirmesini istiyorlar. Şirketin yüzde 50’sinden fazlasını satıp yine şirketin başında olabilir. Satın alan pazarı bilmediğinde aileden şirketin başında kalmasını isteyebiliyor” diyor.
Denetim Hizmetleri Direktörü Mehmet Karakurt ise yurtdışında görüştükleri ekonomistlerin sık sık “Türkler heryerde” dediklerini söylüyor: “Şirket alımlarında çok ciddi artış var. Grundig ve Godiva’nın örnekleri artacak. Türk şirketleri bir taraftan ortak almaya diğer taraftan kendileri ortak olmaya bakıyorlar” diyor. 

Krizde aile şirketi olmak avantajlı

Küresel sonuçlara paralel bir şekilde, Türk aile şirketlerini zorlayacak dışsal risklerde ilk sırada yüzde 56’lık bir oranda piyasa şartları yer alıyor. 2007 yılında yapılan araştırmada en çok kaygı duyulan şey hükümet politikaları ve mevzuattı. 
Araştırmaya göre, Türk aile şirketlerinin yüzde 73’ü aile şirketi olmanın krizde koruyucu etki yaptığını düşünüyor ve iyi ki aile şirketiyiz diyorlar. Bununla birlikte küresel sonuçlara paralel olarak, Türk aile şirketlerinin yüzde 85’i stratejik iş planlarını güncellediklerini dile getiriyorlar.

Türkiye’de 1. ve 2. kuşaklar işi yürütüyor

Türk şirketlerinin birinci kaygısı büyüme. Büyümeye odaklandıklandıkları için gelecek kuşakların yetiştirilmesi geri planda kalıyor.
Türkiye’de halen 1. ve 2. kuşakların ayakta olduğunu oysa yurtdışında 5. ve 6. kuşaklara çokça rastlandığını söyleyen Nas, “Türkiye’de halen ayakta olan 1. ve 2. kuşaklar zaten girişimci kuşaklar, atılım istiyorlar. Örneğin 3-4 sene önce Anadolu’da özel sermaye fonlarına olan ilgi çok azdı, şimdi bu sayı çok arttı. Türk şirketlerinin dışarıya açılmak istemesi daha fazla, içeride bir farkındalık var, satışa isteklilik söz konusu. 1. kuşağın ağırlıkta olması kurumsallaşma açısından bir dezavantaj. Ama daha müteşebbis oldukları içinde bir avantaj” diyor.

Yüzde 82’si büyüme hedefliyor

Araştırmaya göre aile şirketleri önümüzdeki 12 aya çok önemli bakıyorlar. Aile şirketlerinin yüzde 64’ü son 12 ayda ürün ve hizmetlerine olan talepte artış olduğunu söylüyorlar. Bu sene yüzde 64’ü büyüme yaşadıklarını söylüyorlar. Krize rağmen oranın yüzde 64 olması şaşırtan bir rakam. Önümüzdeki 12 ayda yüzde 82’si büyüme bekliyor, bu 2007’de yüzde 68’di.

En çok nitelikli işgücü zorlayacak

Türk şirketleri, önümüzdeki 12 ay içinde kendilerini en fazla zorlayacak şirket içi riskler konusunda ise en önemli üç konuyu küresel sonuçlara paralel olarak;
– yüzde 44 oranı ile nitelikli işgücü yetersizliği, 
– yüzde 35 oranı ile nakit akımı/maliyet kontrolü  
– yüzde 38 ile firmanın yeniden yapılandırılması olarak görüyor. Küresel sonuçlardan en fazla farklılaşan risk faktörleri ise kar marjları, finansman ve teknoloji konularında ortaya çıkıyor.

İnsan kaynaklarına yatırım

Aile şirketleri bu nedenle olsa gerek insan kaynaklarına ciddi yatırım yapmayı aynı zamanda yurtdışında da güçlenmeyi hedefliyorlar.
Önümüzdeki 12 ayda rekabetçilik amaçlı yatırım öncelikleri konusunda insan kaynakları/eğitim (yüzde 91) ile yurtdışı iş geliştirme (yüzde 65) küresel ortalamanın çok üzerinde öncelikler olarak görülürken yönetim yapısı, araştırma geliştirme ve lojistik de daha ağırlıklı vurgulanan alanlar olarak öne çıkıyor.
Aile şirketlerinin çalışanları elde tutmak için kullandıkları yöntem ücret artışı ve yıllık primler. Yurtdışında yaygın olarak kullanılan hisse senedi opsiyonları burada yaygın değil.

Yüzde 69’u halefini seçmemiş
Aile şirketlerinin 4’te 3’ünün stratejik planı var. Birçoğu bu planı aile içinde paylaşmıyor. Daha çok patronun kafasında.
Liderler haleflerini seçmemiş, yüzde 69’u kendisinden sonra kimin başa geçeceğini seçmemiş fakat önemli pozisyonlarda haleflerin aile üyelerinden olacağı kabul ediliyor.
4 şirketinden 3’ün de patronun ölmesi, görevden aniden ayrılmak zorunda kalması vs durumunda bir acil durum planı yok. Aile üyeleri karar alırken yönetim dışındaki aile üyelerine çok danışmıyor.

Araştırmanın künyesi
Araştırmaya Türkiye dahil 35 ülkeden 15 sektörden 1.606’nın üzerinde aile şirketi katıldı. Araştırma Mayıs 2010 – Kasım 2010 tarihlerinde yapıldı. Türkiye ve Japonya’da yüz yüze, diğer ülkelerde telefonla görüşüldü. Türkiye’den de 300 aile şirket seçildi, 50’si ile görüşmeler yapıldı.
Bu şirketlerin yarısı 500 milyon üstü ve altı. Türkiye’den araştırmaya katılan şirketlerin yüzde 82’si 1. ve/veya 2. kuşak tarafından yönetiliyor.

Kalıcı ailelerin 3 sırrı
Şirketler kalıcı aile şirketleri kurmak istiyorlarsa bu 3 maddeye dikkat etmeli:  
– Şirket, aileler ve ortakların kesin hatlarla birbirinden ayrılması. 
– Aile meselerinin yönetim kurulu toplantılarının dışında konuşulması.
– Şirkette yer alamayn aile üyelerine ayrı ama adil finansal olanaklar sağlanması.

Türkiye’nin en eski aile şirketleri
Türkiye’de 1900 yılından önce kurulan halen faaliyetini sürdüren 18 aile şirketi var. En eskisi 1777’de kurulan Hacı Bekir Lokumları. PwC’nin  basın toplantısında verdiği  bilgiye göre Türkiye’nin en eski 20 aile şirketi: 

Şirket                                             Kurucu                                         Kuruluş
Hacı Bekir Lokumları                    Hacı Bekir                                     777
İskender                                          Mehmetoğlu İskender Efendi    1860
Ziraat Bankası                                Mithat Paşa                                 1863
Hafız Mustafa                                  İsmail Hakkızade                         1864
Vefa Bozacısı                                  Hacı Sadık                                   1870
Karaköy Güllüoğlu                         Hacı Mehmet Güllü                       1871
Kuru Kahveci Mehmet Efendi      Mehmet Efendi                             1871
Sabuncakis                                     İstiraki Sabuncakis                      1874
Erden Gıda Sanayi                        Mahir ve Kamil Kardeşler            1878
Komili                                               Komili Hasan                               1878
Çögenler Helvacılık                       Rasif Efendi                                   1883
Cemilzade Şekerci                        Udi Cemil Bey                               1883
Hacı Abdullah                                 Abdullah Efendi                             1888
Hacı Şakir                                        Hacı Ali                                          1889
Teksima Tekstil                              H. Mehmet Botsalı                         1893
Tuzcuoğlu Nakliyat                         Fehmi, Mustafa Tuzcuoğlu           1893
Konyalı Lokantası                          Ahmet Doyuran                               1897
Alevli A.Ş.                                         Yuda Levi                                      1898
Arkas Holding                                 Gabriel Arcas                                 1902
Bebek Badem Ezmecisi               Mehmet Halil Bey                           1904
Burcu ÖZÇELİK/Hürriyet İK