Yalnız bir anneyle büyüyen erkek çocuğun üniversiteyi kazanma şansı, annesi babasıyla büyüyen bir gençten daha düşük. Yani eğitim başarısında sadece çocuğun büyüdüğü kültürel ortam değil, aile yapısı da çok önemli.
Şikago Üniversitesi Booth School of Business’ten ekonomi profesörü Marianne Bertrand ile Singapur Ulusal Üniversitesi’nden Jessica Pan’ın A.B.D. ile ilgili bir araştırmalarında ulaştıkları sonuç özetle böyle.
Bu sonucun Türk toplumu için de geçerli olduğunu söylemek zor, çünkü iki toplum ve iki eğitim sistemi arasında büyük farklar var. Yine de 1998 yılında yuvaya başlayan 20 bin Amerikalı çocuğun eğitim hayatının 20 yıl boyunca izlenmesine dayanan Early Childhood Longitudinal Study verilerini tarayan iki uzmanın bulguları çok ilginç:
– Okul çevresi, çocuğun cinsiyeti ve yuvaya başlama yaşı sanıldığı kadar belirleyici değil.
– Buna karşılık aile ortamı çok önemli: “Biyolojik anne ve babadan oluşan geleneksel ailede büyümeyen erkek çocuklar eğitimde görece daha başarısız.”
– Çünkü, diyor uzmanlar, bu çocuklarda davranış sorunları görülüyor.
– Mesela, orta son sınıfta, disiplinsizlik sebebiyle sınıftan atılma oranı birinci grupta, yani geleneksel aile düzeni içinde büyüyen erkek çocuklarda yüzde 10 iken, ikinci grupta yüzde 25’e yükseliyor.
– Bu disiplin sorunlarının (iki uzmana göre) sebeplerinden biri, tek başına çocuk büyüten annelerin erkek çocuklarıyla yeteri kadar ilgilenememesi ve ‘görece daha sevgisiz’ davranması.
– Mesela, bekar annelerin erkek çocuklara ‘bir şaplak atma’ oranı, kız çocuklara kıyasla yüzde 13 daha fazla.
– Ama en önemli sebep, diyor araştırmacılar, çalışan bekar annelerin çocukları için yaptıkları eğitim yatırımının (harcamasının) geleneksel ailelerden daha kısıtlı ve daha kalitesiz oluşu.
– Oysa, erkek çocukların davranışsal gelişimi bu yatırıma (kızlardan) çok daha hassas.
– Bilimsel araştırmalar, ilgi ve dikkat eksikliğinin ve olumsuz dış etkilerin çocukların davranışlarını, dolayısıyla da okul başarısını ne denli etkilediğini gösteriyor.
– Mesela (çocukların davranışlarıyla bire bir bağlantılı olarak) sınıftan atılma ve okuldan uzaklaştırma cezaları, erkek çocukların liseyi bitirme olasılığını yüzde 17, (Amerikan sistemine göre) üniversiteye girme olasılığını yüzde 16 ve nihayet üniversiteyi bitirme olasılığını yüzde 9 azaltıyor.
– Üstelik erkek çocukların, kızlara nazaran daha tepkisel davrandığı, kolay sinirlendiği, tartıştığı ve kavga ettiği ve ‘olay çıkardığı’ biliniyor. Niye? Erkek çocukların kızlardan bu davranışsal farkı neden kaynaklanıyor? Ve bunda ailenin ve okulun bir pay var mı?
– Prof. Bertrand’ın cevabı: “Erkek çocukların beyni, kızlarınkinden daha yavaş gelişir. Ve uzmanlar, bu farkın davranışlar üzerinde etkili olduğunu düşünüyorlar. Ancak bizim araştırmalarımız, bu davranış farkının sadece biyolojik olmadığını, çocuğun büyüdüğü ile ortamından da etkilendiğini gösteriyor.” KAYNAK: Hürriyet İK