Aralık, 2013 için arşiv

Bankalar 2014’te kaç kişiyi işe alacak?

Yayınlandı: Aralık 24, 2013 / Yazılar

Türkiye’de 10.834 şube ile faaliyet gösteren 50 bankanın toplam çalışan sayısı son bir yılda 11.491 kişi artarak 195.823 oldu. Bu yıl da yeni şubeler açıp, yeni alımlar yapacak olan bankalar, büyük oranda yeni mezunları tercih edecek. Bankalara 2014 yılında kaç şube açıp kaç kişiyi işe almayı planladıklarını sorduk. 

Türkiye Bankalar Birliği’nin eylül 2013 verilerine göre bankacılık sisteminde temmuz-eylül 2013 döneminde faaliyet gösteren banka sayısı 50. Bunlardan 33’ü mevduat bankası, 13’ü kalkınma ve yatırım bankası ve 4’ü de katılım bankası.

2013 üçüncü çeyrek itibariyle mevduat bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarının toplam şube sayısı, ekim-aralık 2012 dönemine göre 600 adet, geçen yıl üçüncü dönemine göre 723 adet artarak 10.834 oldu.

2012 yıl sonuna göre şube sayısı kamusal sermayeli mevduat bankalarında 250 adet, özel sermayeli mevduat bankalarında 136 adet, yabancı sermayeli mevduat bankalarında 215 adet artarken, kalkınma ve yatırım bankalarında ise 1 adet azaldı. 

Mevduat bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarında çalışan sayısı ekim-aralık 2012 dönemine göre 9.725 kişi (yüzde 5,2 oranında), son bir yılda 11.491 kişi (yüzde 6,2 oranında) artarak 195.823 oldu. 2012 yılsonu rakamları ile karşılaştırıldığında çalışan sayısı kamusal sermayeli mevduat bankalarında 2.060 kişi, özel sermayeli mevduat bankalarında 2.457 kişi, yabancı sermayeli mevduat bankalarında 5.021 kişi, kalkınma ve yatırım bankalarında 189 kişi arttı.

Garanti Bankası: 2.150 kişi

2013 ocak – kasım sonu arasında 55 şube açan ve 2.791 kişiyi işe alan Garanti Bankası’nın 10 Aralık 2013 itibarıyla 991 şubesi ve 18.737 çalışanı var.

2014’te şube açılışlarına kontrollü şekilde devam edecek olan banka önümüzdeki yıl 2.150 kişiyi işe almayı planlıyor. Ayrıca 2.900 çalışanın da terfi edilmesi planlanıyor.

Akbank: 1.600 kişi

2013 sonuna kadar 58 yeni şube açmış olacak olan banka bu yıl 1.645 kişiyi işe aldı. Bugün itibariyle, 984 şubeleri ve 16.311 çalışanları var. 2014 yılında da toplam 45-50 civarında yeni şube açılmış ve yaklaşık 1.600 kişi işe alınmış olacak.

2013 yılında toplam 3.646 çalışanını, yani her 5 çalışandan 1’ini terfi ettiren banka, 2014’te de benzer bir trend izlemeyi öngörüyor.

Yapı Kredi: 60 yeni şube

Bankanın şu anda 16 bine yakın çalışanı ve eylül itibariyle 939 şubesi bulunuyor. 2013’te ihtiyaçlar paralelinde şubelerde 1.450, genel müdürlük yönetimlerinde ise 1.475  çalışan işe alındı.

Yapı Kredi 2014 yılında 60 yeni şube açarak şube ağını daha da yaygınlaştırmayı planlıyorlar. Hedef 2014 yılı sonunda 1.000 şubeli bir banka olmak.  İşe alımları hem açılacak yeni şubeler, hem de genel müdürlük birimlerinin ihtiyaçları paralelinde yapacak olan banka 2014 yılında yeni açılacak şubelere 300’den fazla çalışan almayı planlıyor. Şubelerin artmasıyla birlikte genel müdürlükte de çalışan sayısının artacağı bölümler olacak.

Vakıfbank: 80 yeni şube

Tüm illerde süren şubeleşme çalışmaları doğrultusunda 2013 yılının ilk 9 ayında 100 şube açan VakıfBank, toplamda çeşitli unvan gruplarında yaklaşık 1.500 yeni personel istihdamı sağladı.Şube sayısını 860’a, çalışan sayısını 14.500’e yükselti.

2015 yılında 1.000 şubeye ulaşma hedefi doğrultusunda, şube açılışlarına önümüzdeki yıl da aynı hızla devam etmeyi düşünüyorlar. Bu kapsamda 2014 yılı içerisinde yaklaşık 80 şube açılması planlanıyor, bu paralelde doğacak personel ihtiyacı ile emeklilik, istifa gibi çeşitli nedenlerle bankadan ayrılan personel sayısı da dikkate alınarak 2014 yılı içerisinde de personel istihdamı yapılması planlanıyor.

Denizbank: 1.200 kişi

680 şubesi olan DenizBank’ın 81 ilde  şubesi bulunuyor. Eylül sonu itibariyle çalışan sayısı 14.166.

Denizbank’ın 2013’te açtığı şube sayısı 72, bunların 32’si Citibank’tan devir alındı. Citibank’tandevir alınan çalışanlar dahil olmak üzere toplam 4.235 kişi işe alındı.

 

DenizBank 2013 sonu itibariyle yurtiçinde 700 şubeye ulaşacak. 2014 yılında ise 20 yeni şube daha açarak büyümesini sürdürecek. DenizBank gelecek sene 1.200 kişilik büyüme ile 15.600 çalışana ulaşacak. Büyüme yoğunlukla şubelerde, şube dışı satış kanallarında ve IT’de gerçekleşecek.

Finansbank: 300 kişi

Finansbank 671 şube ve 13.906 çalışanla müşterilerine hizmet veriyor. 2013 yılında 89 yeni şube açan ve 4 bini aşkın kişiyi işe alan Finansbank, 2014 yılında hem dijital bankacılık, hem de şube bankacılığı alanlarında büyümeye devam edecek. Bu kapsamda 2014’te 25 yeni şube açmayı ve 300 kişilik ilave istihdam yaratmayı planlıyorlar.

ING Bank: 15 yeni şube

Türkiye’de 72 ilde 331 şubesi ve 5.790 personeli bulunuyor. 2013 yılında 14 yeni şube açan, bunun yanı sıra 20 şubesini de yeni konseptine göre yenileyen banka, 2013 yılında 1.500’ün üzerinde kişiyi işe aldı.

2014 yılında 15 yeni şube açılışı yapacak olan ING Bank, açılan şubeler için alımlara devam edecek. Aynı zamanda genel müdürlük ve Kahramanmaraş operasyon ve çağrı merkezi için alımları sürdürecek. Kahramanmaraş’ta 150 civarı olan çalışan sayısı 2014 sonunda 400’ün üzerine çıkacak.

Şekerbank: 750 kişi

Yüzde 65’i Anadolu’da, 71 il 101 merkez ilçede toplam 312 şubeleri bulunuyor. Aralık ayı itibariyle 4.100 çalışanları var. 2013 yılında 1 gezici şubeyle birlikte 40 şube açılışı gerçekleştiren Şekerbank, şubeler, bölge ve genel müdürlük birimleri de dahil olmak üzere toplam 1.166 kişinin işe alımını gerçekleştirdi. 2014 yılında 25-30 civarında şube açmayı planlayan banka, yeni açılacak şubelerle birlikte 750 civarında yeni personel alımı planlıyor. 2014 yılında yaklaşık olarak 700 civarında çalışanın da terfisinin gerçekleşmesi planlanıyor.

Anadolubank: 100-120 kişi

116 şubesi ve 2.120 çalışanı bulunuyor. 2013 yılında 25 şube açan ve 96 kişiyi bünyesine ilave eden Anadolubank, 2014 yılı sonunda şube sayısını 130’a çıkarmayı ve yeni şube açılışlarına bağlı olarak da ilave 100-120 civarı yeni personel almayı planlıyor. Bankanın 2015 yılı sonunda 150 şubeye ulaşma hedefleniyor. Ağırlıklı olarak işe alım yapılan pozisyonlar; KOBİ bankacılığı, ticari bankacılık, işletme bankacılığı, bireysel bankacılık ve tarım bankacılığı alanlarında deneyimli portföy yöneticiliği pozisyonları.

 

Tekstilbank: 140 kişi

Şu anda 44 şubesi ve toplam 861 çalışanı var. 2013’te yeni şube açmayan banka, ayrılan personelin yerini doldurmak amacıyla 144 işe alım gerçekleştirdi.

2014’te yeni şube açma planı şu anda yok ama yine ayrılan personelin yerine işe alım yapılacak. Bu rakamın da geçen yıl gibi 140 civarında olacağı tahmin ediliyor. 2014’te yaklaşık 70 kişinin terfi edeceği öngörülüyor.

T Bank:  250 kişi

27 şubesi ve 540 çalışanı bulunuyor. Banka 2013’de yeni şube açmadı ancak pazarlama ve operasyonda görevlendirmek üzere yaklaşık 90 kişiyi bünyesine kattı. 2014 yılında İstanbul ve Anadolu’da olmak üzere yaklaşık 10 şube açılması planlanıyor. Yeni şubeler için yapılacak alımlarla birlikte bu yıl pazarlama ekiplerindeki büyüme, operasyon ve genel müdürlük için yaklaşık 250 kişilik alım yapılması planlanıyor.  

Odea: 600 kişi

19 Aralık itibariyle genel müdürlük birimleri, 25 şube ve Vatan Bilgisayar’ın Topkapı ve Bostancı, Ankara Söğütözü, İzmir Bornova, Bursa Nilüfer ve Adana mağazalarının içine açtığı şubelerle toplam 1.090 kişiye istihdam sağlıyor.

2014’te 20 şube açılması ve 600 kişinin işe alınması planlanıyor.
Burcu ÖZÇELİK SÖZER, Hürriyet İK, 22.12.2013

Reklamlar

72 ülke ondan sorulacak

Yayınlandı: Aralık 19, 2013 / Röportajlar

LEV_2135 16 yıldır HP Türkiye’de çeşitli görevler alan, son 5 yıldır da genel müdürlük yapan Serdar Urçar, Akdeniz, Ortadoğu ve Afrika Bölgesi’nde (MEMA) 72 ülkeden sorumlu Kurumsal Grup Satış Liderliğine getirildi. 1.3 milyar insanın yaşadığı bölgede yaklaşık 1 milyar dolarlık bir sorumluluk taşıyacak olan Urçar, Türkiye’de yaşadığı büyümeyi bölgeye de yaymayı hedefliyor.

Eskişehir’de büyüyen Serdar Urçar, Eskişehir Anadolu Lisesi’nin ardından Marmara Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nü bitirdi. Aynı üniversitenin Jeanne Monnet Enstitüsü’nde Avrupa Politikası ve Ekonomisi üzerine master yaptı. Urçar’ın bu alanda master yapması tamamen tesadüf.

Üniversitede okurken turist rehberliği yapan ve bu işin kendisine maddi manevi pek çok şey kattığını söyleyen Urçar, bu sırada askerlikten kaçmak için bir master programı yapmaya karar vermiş ve öylesine AB Enstitüsü’nde karar kılmış. Fakat program hiç ummadığı kadar kendisine fayda sağlamış. Hayatta tesadüflerin önemine inanan Urçar, “Hani futbolda bir tarif vardır ya top seni sevecek diye, niyet ve çalışkanlık var ama topun seni sevmesi de çok önemli. Beklediğimden çok daha iyi bir programdı. Tez yazma aşamasında ilk profesyonel işim olarak Arthur Andersen’a girdim. Çok uzun kalmadım ama bugün yine başlasam Arthur Andersen veya o tür bir şirkette başlamak isterim. Farklı şirketlerin iş akışlarını, kültürünü, süreçler ve finansal tablolar ilişkisini gördüğün bir şirket. Bence başlamak için iyi bir şirketti” diyor.

Satış-pazarlama işi istedi

Fakat satış-pazarlama ağırlıklı bir iş, kendi profiline daha uygun olduğundan bu alanda bir iş arayışına girdi. Ve  uluslararası enformasyon teknolojisi dağıtım şirketi Karma Bilgisayar’a geçiş yaptı. Son derece kurumsal bir Amerikan şirketinden kurumsal ağın oturmadığı bir şirkete geçince ilk birkaç ay “ben ne yaptım” diye düşünmüş. Urçar, “Ama zaten gelişme oralarda oluyor, o tokadı yemek, yeni bir düzen yaratmak, sarsılmak, bununla savaşmak…”

Asker dönüşü Karma’nın eski pazarlama müdürü vasıtasıyla Superonline’a İş Geliştirme Müdürü olarak geçiş yaptı. Urçar, “Yeni bir şey kuruluyordu, internet diye bir şeyden bahsediliyordu, yıl 1994-1995, heyecan verici geldi” diyor. Orada şirketin kuruluşu, sıkıntıları derken çok keyifli bir 2.5 yıl geçirdiğini söyleyen Urçar, sonrasında 6 ay kadar freelance web sayfaları hizmeti satışı ve bir arkadaşının ortaboy şirketine danışmanlık yaptı.

5 yılda ciro 4 katına çıktı

1997’de HP Finansal Hizmetler Bölümü’nü kurmak üzere teknoloji şirketi HP’ye katıldı. Artur’daki finansal geçmişi ve Superonline’daki iş kurma tecrübesi sayesinde bu görev kendisine teklif edildi. Urçar, “HP’ye girerken şöyle düşündüm ‘Burası iyi bir şirket şu ana kadar çok dolaştın, her yer de 1.5-2 yıl kaldın, burada 4-5 yıl kal’ dedim kendi kendime” diyor.

Urçar bu görevden sonra HP Türkiye Kişisel Sistemler Satış ve Pazarlama Yöneticiliği pozisyonunda bulundu ve Ticaret Kanalları Organizasyon yöneticiliği görevini üstlendi. 2002 yılında gerçekleşen HP–Compaq birleşmesinin ardından Kişisel Sistemler Grubu (PSG) Türkiye Ülke Müdürü oldu. 2002’den 2007’ye kadar bu görevde bulunan Urçar, “Dönüp baktığımda hakikaten dünyanın, HP’nin içinden geçtiği dönemi düşünürseniz bu dönem altın bir dönemdi. Tam bir sıradışı, hızlı büyüme dönemiydi. 5 yıllık dönemde ciromuz aşağı yukarı 4 katına, brüt karımız 6 katına, operasyon karlılığımız 10 katına çıktı. Çok başarılı, güzel bir dönemdi. Ama büyümek, büyümeyi yönetmek de kolay değil” diyor.

Ardından 14 ülkenin olduğu Ortadoğu Bölgesi’nde kişisel bilgisayar işini yönetmek üzere Dubai’ye atandı. Orada yaklaşık 650 milyon dolar olan kişisel bilisayar sistemler grubu işini 1.5 yılda 1 milyar dolara taşıdı. 1.5 yıl sonra 2008 Eylül’ünde Türkiye Genel Müdürü olarak HP Türkiye’ye döndü. Hemen sonrasında ekonomik kriz patladı.

Krizde içeriden yetişmiş lider daha faydalı

Urçar, “Zor bir dönem oldu ama şuna inanıyorum bir şirketi orta ve uzun vadede kalıcı kılan şey kültürdür. O kültürün içinden yetişmiş liderler böyle durumlarda daha faydalı oluyor. HP bürokrasisi olmayan, açık iletişimin olduğu bir şirket. O dönem krizlere rağmen fırsatların olabileceğine inandırarak krizleri geçtik diye düşünüyorum.”

2010-2011’de tüm dünyada kârımızın yüzde 40-45’ini  yaptığımız yazılım tarafında ciddi büyüme gösterdik. 2011’de bir durulma dönemi oldu, kişisel bilgisayar pazarı, tablet ve akıllı telefonlar nedeniyle düşüşe geçti. 2013’te tekrar büyümeye geçtiğimiz, özellikle kurumsal yazılım donanım işinde ciddi büyümeler, dolar bazında çift haneli büyümeler gördüğümüz, güzel bir yıldı” diyor.

Serdar Urçar döneminde, HP, Türkiye’de, Çorlu’da bilgisayar üretimine başladı. Fabrikanın açılmasındaki temel gerekçe de 2002-2007 arasında Türkiye pazarındaki ve HP’nin kişisel bilgisayar segmentindeki yüksek büyümenin dikkat çekmesi oldu.

Yüzde 10 büyüme hedefliyor

1 Kasım itibariyle Akdeniz, Ortadoğu ve Afrika Bölgesi’nde (MEMA) 72 ülkeden sorumlu olarak Kurumsal Grup Satış Liderliğine atandı. 1.3 milyar insanın yaşadığı bölgede yaklaşık 1 milyar dolarlık bir sorumluluk taşıyacak olan Urçar, “Bu bölgede yüze yakın dağıtıcımız, 11 bine yakın iş ortağımız var. Türkiye’de yaşadığımız büyümeyi bölgeye de yaymak hedefimiz. Yüzde 10 ve üzeri büyüme hedefliyoruz” diyor.

Türkiye’deki genel müdürlük görevini yeni seçilecek kişiye devredecek olan Urçar, 72 ülkeyi İstanbul’dan yönetecek.

Hayatı sadece iş değil

Boş zamanlarınızda ne yaparsanız?

5.5 ve 8.5 yaşında iki kızım var. Onlara zaman ve enerji ayırmaya çalışıyorum. Aile, iş ve sen. Bu üçü önemli. Haftada birkaç saat de olsa kendine ait bir şey yapmak çok önemli.

Siz kendinize kalan vakitte ne yapıyorsunuz?

Bir dönem amatör oyunculukla ilgilendim. Kızlardan sonra devam edemedim. Ama hâlâ çağdaş sanat ilgimi çekiyor. Onun yanısıra futbolu büyülü bir oyun olarak görüyorum, Fenarbahçe tutkunuyum. Senede birkaç defa erkekler grubumuzla yelken turlarına gidiyoruz. Bir lüksüm de golf.  Golfte kendine hakim olmak, olumlu düşünmek çok önemli, o anlamda hayata çok benzetiyorum.

Kitaplarla aranız nasıl?

Kitap okuyorum. En son Haruki Murakami’nin Haşlanmış Harikalar Diyarı’nı okudum. Bir dönem Kayıp Zamanın İzinde’ye sardım, beni en çok etkileyen bir kitaptı.

Pek çok hobiniz varmış…

Hayatı sadece iş olan bir insan olmak istemiyorum. Kendimle ilgili olumlu bulduğum bir şey; zamanımı çok iyi planlıyor olmam. İş ve aile arasındaki denge, öncelikleri ve zamanı planlayarak olur. Bence bir liderin en önemli görevi işte de kişisel hayatta da önceliklerini doğru belirleyebilmesi.
Burcu ÖZÇELİK SÖZER, Hürriyet İK, 15.12.2013

2014’te kimlerin yıldızı parlayacak

Yayınlandı: Aralık 17, 2013 / Yazılar

Türk istihdam piyasası 2014’te bu yıldan daha hareketli bir yıl geçirecek. 2014’ün parlayan sektörleri 2013’te de olduğu gibi bilişim, bilgi teknolojileri, e-ticaret, perakende, inşaat ve sağlık olacak.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre, Türkiye genelinde işsiz sayısı 2013 yılı Ağustos döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 361 bin kişi artarak 2.806.000 kişiye yükseldi. İşsizlik oranı ise 1 puanlık artış ile yüzde 9,8 seviyesinde gerçekleşti. Tarım dışı işsizlik oranı 1 puanlık artış ile yüzde 12.3, 15-24 yaş grubunu içeren genç işsizlik oranı ise 1.5 puanlık artış ile yüzde 18.7 oldu.

İstihdam edilenlerin sayısı 2013 yılı Ağustos döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre 593 bin kişi artarak 25.960.000 kişiye yükseldi. Bu dönemde, tarım sektöründe çalışan sayısı 53 bin kişi azalırken, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı 646 bin kişi arttı.

En fazla istihdam artışı sağlayacak 3 ülkeden biri

Genel olarak bakıldığında 2013 yılında istihdam piyasasının durağanlık, hatta dönemsel olarak düşüşler gösterdiğini söyleyen HRM İstanbul Ofis Yöneticisi Ayşegül Davutoğlu, “ILO Küresel İstihdam Eğilimleri 2013 Raporu da bu gözlemi destekler nitelikte, ekonomik krizin ve işlerin sektörler arasında sergilediği kaymaların, işsizlik oranlarındaki yükselme eğilimini nasıl arttırdığını gözler önüne seriyor. Gelişmiş ekonomilerde bile yatırımlarda ve istihdamda belirgin toparlanma işaretleri görülmediği de raporda açıkça belirtiliyor. Ülkemizde de özellikle ilaç ve sigorta sektörlerinde küçülmeye bağlı olarak yaşanan işten çıkarmalar da bu verileri destekliyor. Bununla birlikte 2013’te yerel istihdam piyasasına baktığımızda yapı ve inşaat, otomotiv, üretim ve sağlık sektörü en çok istihdam yaratan sektörler oldu. En çok talep edilen pozisyonlar ise satış danışmanı, satış mühendisi, müşteri hizmetleri personeli, sağlık personeli ve mühendis pozisyonları idi. Bu yıl perakende, yapı ve inşaat ile sağlık sektörlerinin özelikle Anadolu’daki yatırımları dikkat çekiciydi. Enerji sektöründe de istihdam hareketliydi” diyor.

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’ne (OECD) göre, Türkiye 2014’te gelecek yıl en fazla istihdam artışının olacağı 3 ülkeden birisi olacak. OECD’nin raporuna göre istihdamın yüzdesel olarak en fazla artması beklenen ülkeler yüzde 2,7 ile Meksika ve İsrail. Bu ülkeleri yüzde 2,2 ile Türkiye takip ediyor.

E-ticaret büyüyecek

Türkiye’de yılda 4.500 kişiyi işe yerleştiren Adecco Türkiye Genel Müdürü ve aynı zamanda Özel İstihdam Büroları Derneği Yönetim Kurulu Başkan Vekili Tibet Eğrioğlu, 2014’te de perakende, enerji, inşaat sektörlerinin iç dinamikleri açısından çok aktif olacağını öngörüyor.

Eğrioğlu, “Diğer taraftan teknoloji ile bağlantılı e-ticaret firmaları 2013’te devam eden hızlı büyüme trendlerini ve yapılan yatırımların doğal sonuçlarını 2014’te de devam ettirecek ve ilgi görecek gibi gözüküyor. Mesleki anlamda parlayacak alanlara baktığımızda ise; perakende sektöründe yine büyük alımlar olurken sadece satış-mağaza danışmanı değil, yabancı dil bilen mağaza müdürlüğü pozisyonları, satınalma ve görsel düzenleme pozisyonları önem kazanacak. Perakende ile paralel ilerleyen AVM işletmeciliğinin yıldızı parlamaya devam edecek. İnşaatta proje yöneticileri, e-ticarette online pazarlama pozisyonlarının yanısıra yeni bir trend olarak sosyal medya yönetimi ve dijital pazarlama alanları 2014’te birçok sektör için yıldızı parlayacak bir meslek olarak karşımıza çıkacaktır” diyor.

Sağlık ve teknolojiye dikkat

2014’te yıldızının parlaması beklenen sektörlerin başında bilişim, bilgi teknolojileri, perakende ile yine yapı, inşaat ve sağlık geliyor. Özellikle bilişim sektöründe yerli şirketlerin önemli oranlarda büyüdüğü ve sayılarının arttığı gözlemleniyor. 2014’te satış (her kademede), yazılım mühendisi, üretim mühendisi ve sağlık personeli pozisyonlarına talep yüksek olacak. 

Ayşegül Davutoğlu, yapılan yatırımlara bakıldığında sağlık ve teknolojinin 2014’te parlayan iki sektör olacağını söylüyor: “Bu anlamda öne çıkması beklenen meslekler bilgisayar yazılım ve donanım mühendisi, veri analistleri ve farklı kademelerde görev alacak sağlık profesyonelleri ve yöneticileri olarak karşımıza çıkıyor. Sağlık sektöründe yaşam süresinin uzaması, hastanede ve evde bakım hizmetlerinin gelişeceğini, hızla artan yaşlı nüfus, tıp ve diğer sağlık hizmetlerine talebin artacağını gösteriyor. Sağlık kuruluşları için yönetici kadroları da büyük talep göreceğe benziyor.”

Oxygen Consultancy Genel Müdürü Tolga Bilgin, Anadolu’daki sağlık yatırımlarının artmasıyla sağlık sektöründeki personel talebinde artış olduğunu, 2014’te de özellikle Anadolu’da sağlık sektörünün yıldızının parlayacağını ekliyor. 

Sosyal medyanın önemi artacak                                                                                                

2014 yılında yerel seçimlere kadar istihdam piyasasında önemli hareketler olmayacağını söyleyen HumanGroup Genel Müdürü Gaye Özcan, “Teknolojinin gelişimi, iletişimin artan önemi, online dünyanın giderek daha fazla hayatımıza girmesi nedeniyle telekomünikasyon, bilişim sektörlerinin önemi giderek artıyor. Aynı zamanda internet dünyasına ilişkin hizmet ve ürün üreten, halkla ilişkiler, reklam, medya gibi tüm sektörler de buna dahil. Meslek olarak baktığımızda öne çıkan sektörler doğrultusunda bilgi teknolojileri uzmanları, yazılım uzmanları, iletişim ve sosyal medya uzmanları, yaratıcı meslekler (yazarlık, tasarım gibi), proje yöneticileri, halkla ilişkiler uzmanları, sağlıkla ilişkili tüm mesleklerin yıldızı parlayacaktır” diyor. 

Eğitim sektörü yatırım fonlarının ilgisini çekiyor

2014’de yıldızı parlayacak bir diğer sektör de eğitim sektörü. Sektöre yatırım fonlarının talebi oldukça yüksek. Sektörün büyümesi ve kurumsallaşması için yönetim kademelerinde profesyonel yöneticilere ihtiyaç artacak.  

Tüm dünyada çevre sorununun artması nedeniyle rüzgar enerjisi, güneş enerjisi gibi enerji kaynaklarını temsil eden yenilenebilir enerji sektörü de gelişecek. Bu alanda bilgi sahibi profesyonellere daha çok ihtiyaç duyulacak.

Geçtiğimiz yıllarda küçülen otomotiv sektöründe 2013 yılı itibariyle yeniden büyüme ve canlanma yaşanıyor. Otomotiv ve otomotiv yan sanayi sektörünün üretim alanında eleman ihtiyacı bulunuyor. Özellikle üretim alanında kariyer yapmak isteyen meslek yüksek okulu mezunu tekniker adaylara bu sektörde oldukça ihtiyaç duyulacak.

Türk işveren ocak-mart dönemi için umut vaat ediyor

ManpowerGroup tarafından her çeyrek hazırlanan Manpower İstihdama Genel Bakış Araştırması 2014 birinci çeyrek istihdam beklentileri açıklandı. Türkiye’den de 1.001 temsilci işveren ile görüşme yapılarak gerçekleştirilen araştırmaya göre Türk işverenler ocak-mart dönemi için umut vaat eden işe alım planları bildiriyorlar. İşverenlerin yüzde 25’i istihdam artışı beklerken yüzde 9’u düşüş öngörüyor ve yüzde 65’i de herhangi bir değişiklik beklemediklerini ifade ediyor. Bunun sonucunda ise Türkiye’deki Net İstihdam Görünümü +%16’yı gösteriyor. (Net İstihdam Görünümü, toplam istihdamda artış öngören işverenlerin yüzdesinden, önümüzdeki çeyrekte iş yerlerinde istihdam düşüşü bekleyen işverenlerin yüzdesi çıkarılarak hesaplanıyor.)

2013 4. çeyreğine kıyasla, görünüm yüzde 2 puan düşüyor. Ancak önceki yılın aynı dönemine göre işe alım planları yüzde 6 puan güçleniyor.

Gelecek çeyrekte elektrik, gaz ve su sektöründeki işverenler +%33’lük Net İstihdam Görünümüyle en iyimser işe alım planlarını bildiriyorlar. Kamu & Sosyal Hizmetler sektöründeki işverenler +%24’lük bir görünüm ile aktif bir işgücü pazarı öngörürken iki sektörde (finans, sigorta, emlak kurumsal hizmetler sektörü ve ilaç sektörü) görünümler +%20’de kalıyor.

İşverenler hem ulaşım, depo & iletişim sektöründe hem de toptan & perakende ticaret sektöründe +%19 ile iyimser işe alım planları bildiriyorlar.

Birinci çeyrek öngörülerini değerlendiren Manpower Türkiye Genel Müdürü Reha Hatipoğlu, “Türkiye’nin görünümü ilaç ve toptan & perakende ticaret sektörlerindeki yıldan yıla gözlemlenen önemli iyileşmelerle ivme kazanıyor. Bunun yanı sıra, özelleştirmelerin devam ettiği, elektrik, gaz ve su sektöründeki işverenler birinci çeyrek için +%33’lük net istihdam görünümüyle en iyimser işe alım planlarını bildiriyorlar. Aktif bir sürece girmeye aday bir diğer sektör ise yaklaşan yerel seçimlerin de etkisiyle kamu & sosyal hizmetler sektörü. Bu sektördeki işverenler +%24 ile hareketlenen bir işgücü̈ pazarının sinyallerini veriyorlar” diyor.

Geleceğin meslekleri

HRM İstanbul Ofis Yöneticisi Ayşegül Davutoğlu, geleceğin mesleklerini şöyle sıralıyor:

– Sosyal medya ve sosyal ağlar iletişim uzmanlığı,

– İnternet pazarlamacılığı,

– Mobil uygulama yazılımcılığı,

– E-ticaret yazılımcılığı ve girişimciliği,

– Bilgi Teknoloji (IT) uzmanlığı (özellikle veri madenciliği yazılımı uzmanı, veri analisti ve yazılım geliştirme mühendisleri, veritabanı yöneticileri)

– Bilgi teknolojilerini kullanabilen insan kaynakları uzmanlığı

– İç kontrol sistem uzmanlığı (risklerin erken teşhisi için)

– Anlaşmazlıkların kanuna ve dışarıya yansımasını (marka değerine zararı) engelleyecek ve kendi içinde çözebilecek adalet birimleri / uzmanlıkları

Gençlere tavsiyeler

Uzmanların gençlere, yeni mezunlara meslek seçiminde en önemli tavsiyesi kendilerini iyi tanımaları, güçlü taraflarına odaklanmaları ve keyif aldıkları işleri seçmeleri.

Bunun için çeşitli sertifika programlarına, kariyer günlerine katılmak, parlayan sektörleri, çalışılmak istenen şirketleri araştırmak, farklı sektörlerde staj yapmak, İngilizce’yi geliştirmek için yurtdışındaki gençlik kampları ve üniversite değişim programlarına katılmak tavsiye ediliyor.
Burcu ÖZÇELİK SÖZER, Hürriyet İK, 15.12.2013

 

Şirketlerin en gözdeleri

Yayınlandı: Aralık 3, 2013 / Yazılar

Bir dönem işletmeler için en değerli çalışanlar üretimde görevli mühendislerken, bir dönem satış ve pazarlamacılar, ardından finansçılar oldu. Bundan 10 yıl önce kurumsal iletişim departmanı sayılı firmada varken bugün sosyal medyanın da etkisiyle şirketlerin en önemli departmanlarından biri haline geldi. Gözde departmanlar yıllara, ekonomik duruma, teknolojiye ve hatta krizlere göre değişiyor. Bugünün en gözdeleri her zaman popülaritesini koruyan satış ve pazarlama departmanları, insan kaynakları, bilgi teknolojileri, müşteri ilişkileri ve kurumsal iletişim.

Her dönem ekonomik gelişmenin ulaştığı seviyeye, ülkenin ekonomik şartlarına, sosyal gelişmelere ve teknolojinin kullanımına göre şirketlerde popüler olan departmanlar da değişiklik gösterir. Yıllara göre pek çok departmanın ve o departmanda çalışanların altın yılları olmuştur. Üretim, finans, satış, pazarlama, insan kaynakları, iş geliştirme…

Bahçeşehir Üniversitesi Ögretim Üyesi ve Marketing MBA Yüksek Lisans Programı Koordinatörü Dr. Selçuk Tuzcuoğlu, hangi yıllarda hangi departmanların gözde olduğunu şöyle sıralıyor;

“1980’li yıllara kadar bir işletmenin en değerli elemanları üretim departmanında çalışan mühendislerdi. Çünkü kaliteli ürün üretmek önemliydi. Yüksek gümrük duvarları sebebiyle piyasalarda kıran kırana bir rekabet oluşmadığı için satış ve pazarlamaya çok önem verilmiyordu. Bu dönemde ekonomik krizler yaşandıkça finans ve maliyet muhasebesi bölümlerinde çalışanlar da öne çıkıyorlardı.

80’lerde Turgut Özal, gümrük duvarlarını indirince birçok yabancı şirket Türkiye’ye yatırıma geldi ve önce satış ve pazarlama departmanları önem kazandı. Çünkü her üretilenin kolayca satıldığı günler geride kalmıştı. (İthalatı kısıtlayan politikaların terk edilmesiyle her çeşit ürün ithal edildi ve dolayısıyla ithal edilen ürünlerin satış ve pazarlama ihtiyacı doğdu.)

Sonra da ihracat departmanları en gözde bölüm olmaya başladı. Çünkü iç piyasa rakipler tarafından daraltılınca, şirketler dışarıda yeni pazarlar bulmaya mecbur kalmışlardı.

1990’lar ekonomik krizlerle geçerken yine finansman departmanları önem kazandı. Birçok şirkette finansman ve krediler müdürleri genel müdürlüğe terfi ettiler.”

2000’lerde bilgi işlem, satış pazarlama ve İK

1990’lı yılların başında toplam kalite yönetimi anlayışı gibi yönetim felsefelerinin benimsenmesi ile kalite kontrol ve insan kaynakları gibi departmanlar da gözde departmanlar arasına katıldı. Kurumsal ve profesyonel görünme, ürün satmak kadar önemli olarak algılandı. Xerox Türkiye İnsan Kaynakları Direktörü Gülnur Baykurt, bu değişimi şöyle anlatıyor; “Bu dönemde, kalite kontrol ve insan kaynakları departmanları, iş süreçlerini optimize etme ve kayıt altına alma çalışmaları ile ön plana çıktı. 1990’lı yılların sonunda, şirketlerin otomasyon ihtiyaçlarının artması, teknolojinin iş hayatında daha sık kullanılmaya başlanması ile şirketler iş süreçlerini bilgisayar üzerinden takip etmeye başladılar. İnsan kaynakları departmanları, teknolojiye hakim, nitelikli iş gücünü çekebilmek için kendilerini daha çok göstermeye, şirketlerini tanıtmaya yönelik işler yapmaya başladılar. Şirketler, yetenekleri kendilerine çekebilmek ve çalışanlarını daha profesyonelce yönetebilmek için insan kaynakları uzmanı arıyorlardı.

Yeni yüzyılın ilk on yılı, iş dünyasında, bilgisayarın, internetin her sektörde yaygın ve etkin olarak kullanıldığı, büyük şirketlerin ERP (kurumsal kaynak planlaması) projelerinin içine daldığı, e-ticaret gibi yeni iş modellerinin yaratıldığı yıllar oldu. Bu dönemde, bilgi işlem, satış, pazarlama ve insan kaynakları yine ön plana çıkan departmanlar oldu. 2005’ten sonra, servis ve satış sonrası hizmetler hiç olmadığı kadar önem kazandı ve müşteri ilişkileri departmanları ön plana çıkmaya başladı. Şirketler, farklılıklarını müşteri ilişkilerine verdikleri önemle göstermeye çalıştılar. Birbiri ardına çağrı merkezleri açıldı, ücretsiz müşteri hatları kuruldu. Müşterinin kral olarak algılandığı ve şirket içi, iş süreçlerinin müşteri ilişkileri bölümlerinden gelen verilerle yönetildiği bir dönem yaşandı.

2010 sonrasında ise  internet ve sosyal medyanın giderek etkinliğinin artması, kurumsal iletişim bölümlerini şirket içinde söz sahibi ve gündemi belirleyen departmanlar haline getirdi. Kurumsal iletişimin, satış ve pazarlama ile doğrudan entegre olduğu bir dönem yaşamaya başladık.”

Krizde finans ve satış

Şirketlerin gözde departmanlarının belirlenmesinde elbette ekonomik krizlerin de payı var. Mesela kriz dönemlerinin en gözdesi finans ve satış idi. HumanGroup Genel Müdürü Gaye Özcan, kriz dönemlerinde ‘yeniden yapılanma’ olarak nitelendirilen işten çıkarma zamanlarında pazarlama, insan kaynakları gibi ‘maliyete neden olan’ bölümlerin göz ardı edildiğini söylüyor ve ekliyor: “Yine kriz dönemlerinde yeni pazarlar arayan şirketlerde dış ticaret departmanlarının önemi artardı.”

Bugün ise en popüler departmanlar satış, pazarlama, bilgi teknolojileri, yaşanan mali krizlerden dolayı finans, stratejik planlama, insan kaynakları, kurumsal iletişim.

Dr. Selçuk Tuzcuoğlu’na göre günümüzün en gözde departmanları ise müşteri ilişkileri departmanı ve insan kaynakları: “Çünkü rekabet maksimum düzeye ulaştı. Memnun olmayan tüketici anında rakip ürünü tercih ediyor. Bu sebeple tüketiciyi anlayıp beklentilerini karşılayan insanlara gereksinim duyuluyor. Bir de şirketler insan kaynaklarının önemini anlamaya başladılar. Müşteri memnuniyetinin baş şartı, doğru seçilmiş, iyi eğitilmiş, motive edilmiş elemanlara sahip olmak. Bu sebeple de insan kaynakları departmanı önem kazandı.”

HRM Danışmanlık Ortağı Elif Ejdar Özel ise artık bir çok satış şirketinde satıştan çok brüt kârlılık önemli hale geldiği için finans departmanlarının ön planda olduğunu ve çok hızlı büyüdüğünü söylüyor. Şirketlerin öncelik alanlarına göre değişiklik gösterse bile üretim sektöründe halen pazarlama departmanlarının ön planda olduğunu ekliyor.

Servis hizmeti katma değer yaratıyor

 Satış ve pazarlama gibi öne çıkacak bir diğer departman da servis departmanı. GE Türkiye İK’dan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Belgin Ertam, “Satış ve pazarlama departmanlarının organizasyon yapısındaki önemi halen tartışılmaz. Ancak satın alma işlemi yapıldıktan sonra müşterilerin markalardan beklentilerinin devam ettiğini görüyoruz. Bir ürünü sattıktan sonra müşteri sadakati oluşturabilmek için satış sonrasında da mutlaka destek olmak hatta danışmanlık seviyesinde hizmet vermek gerekiyor. O nedenle servis departmanların da müşteriye katma değer yaratma, ek hizmetler sunarak müşteriye fiyat maliyet avantajı sağlama noktasında önemli bir yere sahip olduğunu düşünüyorum” diyor.

Gözde departmanlar sektörden sektöre de değişiklik gösteriyor. Mesela pek çok İK danışmanlık şirketine göre satış departmanı her sektör için her zaman gözde ve gözde olmaya da devam edecek. Sektör bazında bakıldığında ise perakende sektöründe pazarlama, hizmet sektöründe pazarlama ve ürün geliştirme, stratejik planlama, bankacılık sektöründe müşteri hizmetleri, IT sektöründe yazılım, enerji sektöründe mühendislerin çalışacağı tüm departmanlar popülerliğini koruyor.

Satış-pazarlama gözde olmaya devam edecek

İK profesyonellerine göre geleceğin gözde departmanı yine satış olmaya devam edecek. Finans ise her zaman önemini koruyacak. Üçüncü sırada ise insan kaynakları geliyor. İş geliştirme, kurumsal iletişim, kurumsal sorumluluk ve sürdürülebilirlik departmanlarının gelecekte daha çok önem kazanacak departmanlar.

Teknolojinin iş hayatına gittikçe yoğun oranda nüfuz ettiği gerçeğinden yola çıkarak, önümüzdeki yıllarda da IT departmanının öneminin artması bekleniyor.  Gaye Özcan, şu anda “satış, pazarlama ve bilgi teknolojileri” departmanları en parlak dönemlerini yaşadıklarını, son 10 yıldır bu durumun artarak devam ettiğini söylüyor ve ekliyor, “Büyük ve dramatik sonuçlara neden olacak bir kriz yaşanmadığı sürece bu durum devam edecek. İnsan kaynaklarının da giderek daha fazla güçleneceğini öngörüyorum. Şirket içinde ve dışında iletişim çok önem kazanıyor. Artık daha çok şirkette kurumsal iletişim biriminin kurulduğunu görüyoruz. Yetenek kıtlığı organizasyon içinde yetenekleri elde tutmayı, potansiyel yeteneklere de cazip görünmeyi gerektiriyor. Şirketlerin çalışanlarıyla ve dışarıdaki yeteneklerle iletişimlerini çok iyi kurmaları gerekiyor, bu noktada iletişim departmanlarına çok iş düşüyor. İnternet ve sosyal medya iletişim için yeni bir kanal oldu. Bu kanalın etkin bir biçimde kullanılabilmesi gerekliliği de kurumsal iletişim departmanlarının öne çıkmasını da destekledi.”

İK daha da yükselecek

Bu arada insan kaynakları departmanının önemi her geçen gün artıyor. İnsan kaynakları stratejik kararların alındığı ve şirketlerin icra kurullarında artık bir sandalyenin kendisine ayrıldığı bir bölüm haline geliyor. Gaye Özcan, insan kaynaklarının neden bu derece önemli bir departman haline geldiğini şöyle açıklıyor; “Y kuşağının iş hayatına dahil olması, en kıt kaynağın insan haline gelmesiyle beraber kızışan yetenek savaşları, büyüyen ekonomi, insan kaynaklarının stratejik öneminin artması…” Pfizer Türkiye, Kafkaslar ve Orta Asya İK Direktörü Bahar Özen Şansal, günümüzde şirketleri başarıya götüren en önemli faktörün insan kaynakları olduğunu söylüyor  ve “İK birimlerinin, gelecekte iş birimlerini daha çok yönlendireceğine, iş geliştirme süreçleri içerisinde daha da önemli görevler üstleneceğine inanıyorum” diyor.
Burcu ÖZÇELİK SÖZER/Hürriyet İK, 01 Aralık 2013