LEV_2135 16 yıldır HP Türkiye’de çeşitli görevler alan, son 5 yıldır da genel müdürlük yapan Serdar Urçar, Akdeniz, Ortadoğu ve Afrika Bölgesi’nde (MEMA) 72 ülkeden sorumlu Kurumsal Grup Satış Liderliğine getirildi. 1.3 milyar insanın yaşadığı bölgede yaklaşık 1 milyar dolarlık bir sorumluluk taşıyacak olan Urçar, Türkiye’de yaşadığı büyümeyi bölgeye de yaymayı hedefliyor.

Eskişehir’de büyüyen Serdar Urçar, Eskişehir Anadolu Lisesi’nin ardından Marmara Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nü bitirdi. Aynı üniversitenin Jeanne Monnet Enstitüsü’nde Avrupa Politikası ve Ekonomisi üzerine master yaptı. Urçar’ın bu alanda master yapması tamamen tesadüf.

Üniversitede okurken turist rehberliği yapan ve bu işin kendisine maddi manevi pek çok şey kattığını söyleyen Urçar, bu sırada askerlikten kaçmak için bir master programı yapmaya karar vermiş ve öylesine AB Enstitüsü’nde karar kılmış. Fakat program hiç ummadığı kadar kendisine fayda sağlamış. Hayatta tesadüflerin önemine inanan Urçar, “Hani futbolda bir tarif vardır ya top seni sevecek diye, niyet ve çalışkanlık var ama topun seni sevmesi de çok önemli. Beklediğimden çok daha iyi bir programdı. Tez yazma aşamasında ilk profesyonel işim olarak Arthur Andersen’a girdim. Çok uzun kalmadım ama bugün yine başlasam Arthur Andersen veya o tür bir şirkette başlamak isterim. Farklı şirketlerin iş akışlarını, kültürünü, süreçler ve finansal tablolar ilişkisini gördüğün bir şirket. Bence başlamak için iyi bir şirketti” diyor.

Satış-pazarlama işi istedi

Fakat satış-pazarlama ağırlıklı bir iş, kendi profiline daha uygun olduğundan bu alanda bir iş arayışına girdi. Ve  uluslararası enformasyon teknolojisi dağıtım şirketi Karma Bilgisayar’a geçiş yaptı. Son derece kurumsal bir Amerikan şirketinden kurumsal ağın oturmadığı bir şirkete geçince ilk birkaç ay “ben ne yaptım” diye düşünmüş. Urçar, “Ama zaten gelişme oralarda oluyor, o tokadı yemek, yeni bir düzen yaratmak, sarsılmak, bununla savaşmak…”

Asker dönüşü Karma’nın eski pazarlama müdürü vasıtasıyla Superonline’a İş Geliştirme Müdürü olarak geçiş yaptı. Urçar, “Yeni bir şey kuruluyordu, internet diye bir şeyden bahsediliyordu, yıl 1994-1995, heyecan verici geldi” diyor. Orada şirketin kuruluşu, sıkıntıları derken çok keyifli bir 2.5 yıl geçirdiğini söyleyen Urçar, sonrasında 6 ay kadar freelance web sayfaları hizmeti satışı ve bir arkadaşının ortaboy şirketine danışmanlık yaptı.

5 yılda ciro 4 katına çıktı

1997’de HP Finansal Hizmetler Bölümü’nü kurmak üzere teknoloji şirketi HP’ye katıldı. Artur’daki finansal geçmişi ve Superonline’daki iş kurma tecrübesi sayesinde bu görev kendisine teklif edildi. Urçar, “HP’ye girerken şöyle düşündüm ‘Burası iyi bir şirket şu ana kadar çok dolaştın, her yer de 1.5-2 yıl kaldın, burada 4-5 yıl kal’ dedim kendi kendime” diyor.

Urçar bu görevden sonra HP Türkiye Kişisel Sistemler Satış ve Pazarlama Yöneticiliği pozisyonunda bulundu ve Ticaret Kanalları Organizasyon yöneticiliği görevini üstlendi. 2002 yılında gerçekleşen HP–Compaq birleşmesinin ardından Kişisel Sistemler Grubu (PSG) Türkiye Ülke Müdürü oldu. 2002’den 2007’ye kadar bu görevde bulunan Urçar, “Dönüp baktığımda hakikaten dünyanın, HP’nin içinden geçtiği dönemi düşünürseniz bu dönem altın bir dönemdi. Tam bir sıradışı, hızlı büyüme dönemiydi. 5 yıllık dönemde ciromuz aşağı yukarı 4 katına, brüt karımız 6 katına, operasyon karlılığımız 10 katına çıktı. Çok başarılı, güzel bir dönemdi. Ama büyümek, büyümeyi yönetmek de kolay değil” diyor.

Ardından 14 ülkenin olduğu Ortadoğu Bölgesi’nde kişisel bilgisayar işini yönetmek üzere Dubai’ye atandı. Orada yaklaşık 650 milyon dolar olan kişisel bilisayar sistemler grubu işini 1.5 yılda 1 milyar dolara taşıdı. 1.5 yıl sonra 2008 Eylül’ünde Türkiye Genel Müdürü olarak HP Türkiye’ye döndü. Hemen sonrasında ekonomik kriz patladı.

Krizde içeriden yetişmiş lider daha faydalı

Urçar, “Zor bir dönem oldu ama şuna inanıyorum bir şirketi orta ve uzun vadede kalıcı kılan şey kültürdür. O kültürün içinden yetişmiş liderler böyle durumlarda daha faydalı oluyor. HP bürokrasisi olmayan, açık iletişimin olduğu bir şirket. O dönem krizlere rağmen fırsatların olabileceğine inandırarak krizleri geçtik diye düşünüyorum.”

2010-2011’de tüm dünyada kârımızın yüzde 40-45’ini  yaptığımız yazılım tarafında ciddi büyüme gösterdik. 2011’de bir durulma dönemi oldu, kişisel bilgisayar pazarı, tablet ve akıllı telefonlar nedeniyle düşüşe geçti. 2013’te tekrar büyümeye geçtiğimiz, özellikle kurumsal yazılım donanım işinde ciddi büyümeler, dolar bazında çift haneli büyümeler gördüğümüz, güzel bir yıldı” diyor.

Serdar Urçar döneminde, HP, Türkiye’de, Çorlu’da bilgisayar üretimine başladı. Fabrikanın açılmasındaki temel gerekçe de 2002-2007 arasında Türkiye pazarındaki ve HP’nin kişisel bilgisayar segmentindeki yüksek büyümenin dikkat çekmesi oldu.

Yüzde 10 büyüme hedefliyor

1 Kasım itibariyle Akdeniz, Ortadoğu ve Afrika Bölgesi’nde (MEMA) 72 ülkeden sorumlu olarak Kurumsal Grup Satış Liderliğine atandı. 1.3 milyar insanın yaşadığı bölgede yaklaşık 1 milyar dolarlık bir sorumluluk taşıyacak olan Urçar, “Bu bölgede yüze yakın dağıtıcımız, 11 bine yakın iş ortağımız var. Türkiye’de yaşadığımız büyümeyi bölgeye de yaymak hedefimiz. Yüzde 10 ve üzeri büyüme hedefliyoruz” diyor.

Türkiye’deki genel müdürlük görevini yeni seçilecek kişiye devredecek olan Urçar, 72 ülkeyi İstanbul’dan yönetecek.

Hayatı sadece iş değil

Boş zamanlarınızda ne yaparsanız?

5.5 ve 8.5 yaşında iki kızım var. Onlara zaman ve enerji ayırmaya çalışıyorum. Aile, iş ve sen. Bu üçü önemli. Haftada birkaç saat de olsa kendine ait bir şey yapmak çok önemli.

Siz kendinize kalan vakitte ne yapıyorsunuz?

Bir dönem amatör oyunculukla ilgilendim. Kızlardan sonra devam edemedim. Ama hâlâ çağdaş sanat ilgimi çekiyor. Onun yanısıra futbolu büyülü bir oyun olarak görüyorum, Fenarbahçe tutkunuyum. Senede birkaç defa erkekler grubumuzla yelken turlarına gidiyoruz. Bir lüksüm de golf.  Golfte kendine hakim olmak, olumlu düşünmek çok önemli, o anlamda hayata çok benzetiyorum.

Kitaplarla aranız nasıl?

Kitap okuyorum. En son Haruki Murakami’nin Haşlanmış Harikalar Diyarı’nı okudum. Bir dönem Kayıp Zamanın İzinde’ye sardım, beni en çok etkileyen bir kitaptı.

Pek çok hobiniz varmış…

Hayatı sadece iş olan bir insan olmak istemiyorum. Kendimle ilgili olumlu bulduğum bir şey; zamanımı çok iyi planlıyor olmam. İş ve aile arasındaki denge, öncelikleri ve zamanı planlayarak olur. Bence bir liderin en önemli görevi işte de kişisel hayatta da önceliklerini doğru belirleyebilmesi.
Burcu ÖZÇELİK SÖZER, Hürriyet İK, 15.12.2013