19 yıldır Pfizer’de çalışan Elif Aral, 1 Ocak 2014 itibariyle Pfizer Türkiye Genel Müdürü oldu. Şirketin ilk kadın genel müdürü olan Aral, tıbbi satış mümessilliğinden en son kurumsal ilişkiler direktörlüğüne pek çok farklı pozisyonda görev aldı.

Elif Aral’ın (42) ilaç şirketi Pfizer’deki kariyeri bir gazete ilanı ile başlıyor. İstanbul Üniversitesi İngilizce İktisat mezunu olan Aral, mezun olduktan sonra Avusturya’ya gidip 1 yıl boyunca dil öğrendi, çünkü o yıllarda turizmci olmayı düşünüyordu. Döndüğünde birkaç yere başvuru yaptı, bu şirketlerden biri de gazete ilanı ile başvurduğu Pfizer’di. Kendisini aradılar, mülakata çağırdılar ve Aral, 1995 yılı aralık ayında Pfizer’de satış teşkilatında yönetici adayı olarak çalışmaya başladı. 8 ay kadar satış mümessili olarak çalıştı. Bu deneyimin kendisi için çok önemli olduğunu söyleyen Elif Aral, “İşin özünü anlamak açısından çok değerli bir dönemdi benim için, bu işin nasıl yapıldığını görmek için fırsat oldu. Sonra bana ‘senin satış teşkilatındaki görevin tamamlandı geri gel dediler’ ve bir tansiyon ilacından sorumlu ürün müdürü olarak çalışmaya başladım. Ondan sonra da kariyerim o yolda ilerledi. Çoğunluk satış pazarlama ağırlıklı çalıştım. Çok iş değişikliği oldu, hiç 3. yılımda aynı işi yaparken bulamadım kendimi” diyor.

Uzaktan ülke yönetmeyi öğrendi
Daha sonra Pfizer Anlaşmalı Satış Teşkilatı’nın yöneticiliğini yaptı. Burada çok değişik kişilerle çalışma, farklı kültürleri tanıma deneyimi edindi ve yöneticiliğini geliştirdi. Sonrasında Pfizer, Pharmacia ile birleşince, onkoloji, göz gibi yeni spesifik alanların satış ve pazarlama yöneticiliğine getirildi. Ardından merkezi sinir sisteminin başına grup pazarlama müdürü olarak geçti ve iki yıl sonra da satış-pazarlama direktörü oldu. Aynı zamanda Kurumsal Strateji İş Geliştirme Direktörlüğü’nün kuruluşunda yer aldı. Türkiye’de hem yerli hem yabancı şirketlerle işbirlikleri geliştirdiler. Aral, bu departmanın globalde de elle gösterilen bir departman olduğunu söylüyor. Kurumsal Strateji ve İş Geliştirme’ye ek olarak Elif Aral’a Kafkaslar ve Orta Asya Bölgesi Direktörlüğü görevi de verildi. 9 ülke kendisine rapor eder oldu. Bu görevle ilk defa Türkiye’nin dışına çıktığını söyleyen Aral, “Bir sürü değişik kültürden insanla çalışma ve uzaktan ülke yönetme deneyimi edindim. Oradaki sorumluluğum da 3 yıl sürdü” diyor.
2008’de Pfizer’in üç satış-pazarlama direktöründen biri oldu. Pfizer’in satış-pazarlama ile ilgili her işine değdikten sonra birazcık da Ankara ile ilişkiler nasıl yürür, iletişim nasıl yapılır, ürünlerin geri ödeme süreçleri, ruhsat süreçleri nasıl daha iyi yönetilir gibi süreçleri de anlaması için 2012’de Kurumsal İlişkiler Direktörlüğüne getirildi. Ocak ayından itibaren de Pfizer Türkiye’nin Genel Müdürü olan Elif Aral, şirketin ilk Türk kadın genel müdürü. Pfizer’in yönetim ekibinin hep içeriden yetiştiğini söyleyen Aral, genel müdürlüğe giden süreçte en önemli adımların, şirketin farklı departmanlarını görmüş olması, bölgesel deneyim kazanması ve son görevi dolayısıyla Ankara ile ilişkileri de öğrenmesi olduğunu söylüyor. Aral bundan sonraki hedefi için şunları söylüyor: “Hedefim Pfizer kariyerime devam etmek, daha büyük bölgesel rollere gitmek, şirketimizin merkezi olan New York’ta çeşitli görevlerde yer almak olacaktır. Satış-pazarlama benim atardamarım gibi, yapacağım işlerde onu hep canlı tutmak isterim.”
Zaman yönetiminde başarılıyım İş-özel hayat dengesine önem veren bir insan olduğunu söyleyen Elif Aral, sabah 06.30’da uyanıyor. Ailece kahvaltı edip, oğulları Cem (10.5) ve Can’ı (8.5) okula gönderdikten sonra o da 08.30-09.00 civarı işte oluyor. Zaman kazanmak için evini Ortaköy’e taşıyan Aral, 5 dakikada şirkete varıyor. Aral, “İş hayat dengesine önem veren bir insanım, işe bırakırsanız kendinizi haftanın 7 günü 24 saat sizi alabilir, o önceliklendirmeleri doğru yapıp zamanı iyi yönetebilirsiniz. Zaman yönetimi açısından kendimi hep iyi idare ettiğimi düşünüyorum” diyor. Çocuklarıyla sık sık seyahat eden, haftada iki kere spor yapan ve kitap okuyan Aral, bu aralar motivasyona merak sardığını söylüyor: “Bence çalışan annelerin en büyük yorgunluğu beyin yorgunluğu. Aynı anda evi, çocukları, eşinizi, işinizi yönetiyorsunuz, tüm bunları bir araya getirince beyniniz yoruluyor.” Aral’ın bir diğer hobisi de çiçekler. Buket yapımı ile ilgili birkaç kursa giden Aral, “Bahçeyi seviyorum, bahçeye çıkıp çiçeklerle ilgileniyorum. Çiçeklerin sırayla açılışlarını izlemek çok keyifli, eğer o dönem seyahatim varsa çiçeklerden birinin açışını kaçırmışsam üzülüyorum” diyor.
Burcu ÖZÇELİK SÖZER, Hürriyet İK, 9 şubat 2014

Reklamlar