Türkiye’de kadınlarda girişimcilik oranı yüzde 7 civarında seyrediyor. Kadınların önündeki en büyük engel kültürden kaynaklı kadın-erkek eşitsizliği. Fakat Türkiye’de başarılı işlere imza atmış pek çok kadın girişimci de var. Hepsinin ortak görüşü şu: Eğer çok isterseniz ve işinize tutkuyla bağlanırsanız aşamayacağınız güçlük yoktur.

Türkiye’de ne yazık ki kadın girişimciliği konusunda net bir istatistik yok. TÜİK İstatistiklerle Kadın 2013 verilerine göre Türkiye’de kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 25.9. Bu rakamla Türkiye, kadın istihdamında OECD’nin ve Avrupa Birliği ortalamasının çok gerisinde kalıyor.

TÜİK’in istatistiklerine göre istihdamda 7.4 milyon kadın var.  KAGİDER Başkanı Dr. Gülden Türktan, bu rakamın yaklaşık 900 bininin kendi hesabına çalışan veya işveren olan kadınlar olduğunu, öte yandan, TOBB’a kayıtlı 1.5 milyon işletmenin sadece 93 bininin kadın adıyla işveren olarak kayıtlı olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Bu rakamlardan da görüleceği üzere, Türkiye’deki kadın girişimcilik oranı ancak yüzde 7 civarında seyrediyor. Bu çok düşündürücü ve kaygılandırıcı bir durum.” Dr. Türktan, kadın girişimciliğinin önündeki en büyük engellerin, en temelde kültürel engeller olarak tanımlanan, kadın erkek eşitsizliğine dayandığını söylüyor: “‘Kadının yeri evidir, kadın ailenin bir parçasıdır, kadının asli sorumluluğu ev işleri ve çocuk bakımıdır’ gibi yerleşmiş ataerkil düşünce biçimleri aslında kadının istihdamda, girişimcilikte, toplumsal ve siyasi yaşamın her alanında önündeki temel engelleri oluşturuyor. Kadın girişimciler için bu kültürel engellere ek olarak, finansal kaynaklara erişimdeki sorunlar, eğitime erişimdeki problemler, iş ve ev uzlaştırma politikalarının olmayışından kaynaklanan engeller ve çocuk bakımı gibi engeller söz konusu. Erkeğin ev geçiminden, kadının ise ev içi emekten sorumlu olduğu bir düzende, kadının evden çıkıp iş yaşamına katılması zorlaşıyor. Ev ve iş yaşamını uzlaştırmaya yönelik politikalar da ülkemizde yok. Çocuk bakım hizmetlerinin olmaması ve çocuk bakım sorumluluğunun kadınlar tarafından üstlenilmesini gerektiren toplumsal yapı gereği, kadın çocuk sahibi olduktan sonra işgücünden çekilmek zorunda kalıyor. İşyerinde görünmez cinsiyetçi engeller iş yaşamındaki eşitsizliğe dayalı sorunlar da kadınları işgücü piyasası dışına itiyor.”

Fakat Türkiye’de, tüm engellere rağmen yılmayıp kendi işini kuran, pek çok başarılı kadın girişimci hikayesi var.  İşte bu kişilerden bazıları.

Çin’den gelip Sakarya’da girişimci oldu
Crystal Bayraktar, Çin Halk Cumhuriyeti’nin üçüncü büyük şehri olan Guangzhou’dan geliyor. Çin’de British American Tobacco, Nestle, Cadbury, Kraft gibi çokuluslu şirketlerde çalışan Bayraktar, 2008 yılında bir Türk ile evlenip Türkiye’ye taşındı. 3 yıllık ev kadınlığının ardından kendi işini kurmaya karar verdi. Şu anda Sakarya’da kişiye özel dikilmiş erkek gömleklerini online olarak hem yurtiçine hem yurtdışına satıyor. 

Bayraktar, online alışveriş sitesi gomlekplus.com’u nasıl kurduğunu şöyle anlatıyor: “Biliyordum ki sadece ev hanımı olamazdım daha fazlasını üretmeliydim. Yabancı bir kadın ve ufak bir çocuk annesi olarak ne yapabilirim diye çevreme bakınmaya başladım. İş fikrimiz şans eseri doğdu. Daha doğrusu eşimle başladı. Eşim yoğun çalışan bir işadamı, iyi giyinmeyi seviyor. Ama mevcut gömleklerinden pek memnun değildi. Ya kalıp olarak vücuda tam oturma problemi vardı ya da fazla renk ve desen seçeneği yoktu. Öte yandan erkekler alışveriş yapmaktan çok fazla hoşlanmıyorlar. Buradan benim iş fikrim doğdu: Erkek gömleği, özel dikim, iyi kalite kumaş ve online. Time2shirt.com ve gomlekplus.com bu fikirden doğdular.”

Bayraktar işini kurmak isteyenlere 3 tavsiyede bulunuyor:
– Yapmayı gerçekten sevdiğiniz işi seçin ve kolay vazgeçmeyin.
– Kendiniz için yapın, başkası için değil. 
– Daha iyiyi hayal edin, çok çalışın ve daha yükseğe ulaşın.

Ya depresyona girecektim ya da iş kuracaktım
Sadece kadınlara yönelik olarak tasarlanan, 30 dakikalık spor programı sunan b-fit’in kurucusu Bedriye Hülya, şirketi çok sıkıntılı bir zamanda kurduğunu söylüyor. Hülya, “Ya depresyona girecektim ya da iş kuracaktım. O dönemdeki işimde çok mutsuzdum. Stres düzeyim çok yükselmiş ve sağlık sorunlarım oluşmaya başlamıştı. Bu işin içinden çıkmam gerektiğini biliyor ancak yapamıyordum. Sonunda çok kızdığım bir gün, kızgınlığın yarattığı enerjiyi harekete geçmekte kullandım. Ertesi gün uçakla, araştırma yapmak üzere ABD’de bir fuara gidiyordum. Zaten ilk hareketten sonra beyin gerisini getiriyor” diyor.

B-fit’in bugün 239 franchise’ı ve 700 çalışanı var. Hülya, kendi işini kurmak isteyen kadınlara şu tavsiyede bulunuyor:

– İş kurmaya karar verdiklerinde onları destekleyen insanlar dışında kimseye söylemesinler. Negatif söylemlere hiç gerek yok.
– Bir de mükemmeliyetçi olmayı bıraksalar iyi olur. Yoksa düşünüp tasarlarken yıllar geçebiliyor. Oysa bereket harekette. 
– Biraz belirsizlik olacaktır ve bu normaldir. Yola çıkıp sağlam durmaya bakın. 
– İşi neden kurmak istediğinizi hep hatırlayın ki yolda hemen yorulmayın. İnancın üstünden gelemeyeceği hiç bir zorluk yoktur.

Big Chefs ile ikinci girişimcilik hikayesini yazdı
Big Chefs’i kurmadan önce, Ankara’da yine restorancılık sektöründe olan Gamze Cizreli, Cafemiz, Kuki ve Quick China markalarını eski eşi, aynı zamanda ortağı ile birlikte işletiyordu. 2006 yılında ortaklıkları sona erdiğinde, Big Chefs markasını yaratarak yoluna tek başına devam ettmeye başladı. Bu onun için ikinci girişimcilik dönemiydi.
İşi kurma aşamasında, her sektördeki kadınların karşılaştığı gibi, sermayeye ulaşmakta zorlandığını söyleyen Cizreli, “Big Chefs, öz kaynaksız, banka finansmanı  ve tamamen ileriye yönelik ödeme planlarıyla açıldı” diyor.

Cizreli, ilk Big Chefs’i 2007 yılında Ankara Çayyolu’nda açtı. 2009 yılında Saruhan Tan ile kurduğu ortaklıkla markanın yolu İstanbul’a açıldı. Bugün İstanbul, Ankara, Antalya, Mersin ve Gaziantep’te toplamda 23 şubeleri var. Personel sayısı 1.500’lere, ziyaretçi sayısı ise yılda 4 milyona ulaştı.
Big Chefs, ilk yurtdışı şubesini de haziran ayında Dubai’de açmaya hazırlanıyor.

Bu yıl yüzde 35-40 büyüyeceklerini söyleyen Cizreli, “Eğer iyi bir iş fikriniz, sektörünüzde fark yaratan, yenilikçi bir bakış açınız varsa, bunun yanında da bitmek tükenmek bilmeyen bir enerjiyle ve heyecanla işinize bağlıysanız, başarı mutlaka geliyor” diyor.

Diğer insanların da benim gibi ihtiyaçları var mı diye düşündüm
Vitringez.com internet kullanıcıları için alışverişi daha pratik hale getirmek, aranılan ürüne en hızlı şekilde ulaşılmasını sağlamak amacıyla kuruldu. Vitringez.com,  ziyaretçilerine 7.400’den fazla marka ve 74 e-ticaret sitesi altında 800 binin üzerinde ürün sunuyor.

Vitringez.com’un kurucusu Natali Yeşilbahar, işi nasıl kurduğunu şöyle anlatıyor: “Vitringez.com, eksikliğini uzun yıllardır hissettiğim ve her şeyden önce kendi ihtiyaçlarımdan ve yakın çevremin taleplerinden yola çıkarak gerçekleştirdiğim bir hayalim. İlk etapta internette bir arama kutusuna ihtiyacım olduğunu fark ettim. Bu kutuya yazdığım bir ürünün online satıldığı mağazaları bana sıralayacak bir arama kutusu canlandırdım gözümde. Yani online alışveriş için internette vazgeçmeden arama yapan ve buna uzun dakikalar, hatta saatler ayıran kişilerin hayatlarını kolaylaştıracak, keyifli zaman geçirmelerini sağlayacak bir sistem yaratmak istedim.  Online alışveriş yapan insanların da benim gibi ihtiyaçları var mı diye düşündüm. Buradan hareketle 16 yıllık IT ve e-ticaret deneyimi olan ortağım Önder Göğebakan ile birlikte detaylı bir araştırma yaptık, sonuçları analiz ettik ve hem e-ticaret siteleri hem de buralardan alışveriş yapanlar için önemli bir eksik olduğunu gördük. Ve moda arama motoru, Vitringez.com’u hayata geçirdik. Vitringez.com, kullanıcısının ihtiyacı olan ürüne ve istediği markalara, istediği zaman, geniş filtreleme seçenekleriyle ve tek tıkla ulaşmasını sağlıyor.” 

Natali Yeşilbahar’ın kendi işini kurmak isteyenlere tavsiyesi şöyle:
– İşe başlamadan önce yeterli araştırmayı yapın.
– Doğru bir ortakla yola çıkın, işine güvenen ve heyecanlı bir ekiple çalışın.
– En önemlisi işinizi tutkuyla yapmak.