32 ülkede faaliyette olan yönetici araştırma şirketleri ittifakı AltoPartners’ın Başkanı Jean-Philippe Saint-Geours, artık adaylarda aranan en önemli özelliğin uluslararası tecübe olduğunu söylüyor. Saint-Geours,geleceğin üst düzey yöneticilerine iki tavsiyede bulundu: Uluslararası tecrübe kazanın ve ‘insan’a değer verin.

AltoPartners bağımsız yönetici araştırma firmalarından oluşan uluslararası bir ittifak. 2006 yılında bir grup girişimci şirket tarafından kurulan AltoPartners, Kuzey ve Güney Amerika, Ortadoğu, Afrika ve Asya-Pasifik Bölgeleri’nin de aralarında bulunduğu 32 ülkede faaliyet gösteriyor. Kuruluş amacı, büyük gruplara bağlı olmayan, orta ölçekli ve bağımsız yönetici arama firmalarını bir araya getirip uluslararası işbirliğini geliştirmek.
AltoPartners’ın, bu yılki yıllık toplantısı 12 Haziran’da İstanbul’da yapıldı. Panelin teması ‘Global Dünya’da Kadın Liderler-Çeşitlilik: Zorluklar ve Fırsatlar’ olarak belirlendi.
AltoPartners’ın Başkanı Jean-Philippe Saint-Geours, üst düzey yönetici araştırma pazarına ilişkin sorularımızı yanıtladı.

Üst düzey yönetici araştırma pazarının bugünkü durumunu ve Türkiye pazarını genel olarak değerlendirir misiniz?
2012 yılı üst düzey yönetici araştırma pazarı için oldukça kötüydü, 2013 yılında iyileşme başlamıştı, bu yıl ise geçen seneden daha iyi başladı. Umarım 2014 global olarak daha iyi olur. Krizden etkilenmiş gelişmekte olan ülkeler de dahil birçok ülkede iyileşme işaretlerini görüyoruz. Türkiye özeline bakarsak pazar büyüyor.

Aranan kişilerin özelliklerinde yıllar içinde ne gibi değişiklikler oldu?
Son yıllarda en önemli 2 değişiklik var: Lojistik ve dijital. Lojistikle ilgili olarak, pek çok uluslararası firma, çalışanlarını farklı lokasyonlara tayine ya da dış kaynak kullanımına karar veriyor ve bu konu yirmi yıl önce olduğundan daha karmaşık. Lojistik ve buna bağlı olarak bilgi teknolojileri çok önem kazandı ve bunlar da büyük veri, sosyal medya, bulutla bağlantılı olarak yeni fonksiyonlar üretiyor. Daha klasik fonksiyonlar açısından bakarsak müşteriler eskisine kıyasla çok daha fazla uluslararası aday arayışındalar. Bundan yirmi ya da otuz yıl önce bir firmada onbeş-yirmi yıl çalışmış olmak bir değerdi ancak şimdi bu bir dezavantaj. Müşterilerimiz, Türkiye’de dört yıl yaşamış, sonra Hong Kong’da iki yıl kalmış (iki yıldan azı da iyi değil), sonra Amerika’da çalışmış adaylar arıyorlar. Yani çeşitlendirilmiş kariyer beklentisindeler. Diyebilirim ki normal profillerde aradığımız özelliklerdeki en önemli fark adayların uluslararası tecrübe sahibi olması.

Executive search pazarı gelecekte nasıl şekillenecek?
AltoPartners olarak yaklaşımımız global. Yani tüm dünya ülkelerini kapsayan ofislerimizle global müşterilerimize ihtiyaçları doğrultusunda uluslararası profillere ulaşımı sağlayacağız. Burada değinmemiz gereken önemli bir konu da sosyal medya. Üst düzey yönetici araştırma pazarında sosyal medyanın olumlu bir etkisi var ve sağladığımız katma değerin çıtasını yükseltiyor. İlginçtir ki insanları biraraya getirmek artık eskisi gibi önemli değil. Müşteriler sosyal medya sayesinde tüm bilgilere sahip olduklarını sanıyorlar ama sahip değiller. Bizden istedikleri sadece toplantı ayarlamak değil. İnsanların tecrübeleri, karakterleri, esneklikleri, zorluklarla başa çıkabilme gibi özellikleri hakkında bir yargımızın, değerlendirmemizin olmasını istiyorlar. Gelecekleri hakkında öngörülerde bulunmamızı talep ediyorlar. Dolayısıyla danışmanlık faaliyetleri konusunda çok daha fazla değer katıyor olacağız. Sanırım en büyük değişiklik bu olacak. İkinci olarak da biz tüm dünyada şirket yönetimleriyle yakın ilişki içindeyiz. Yönetim kurulları eskiye göre daha iyi çalışıyor ve pazar da bunu talep ediyor. Biz de bu konuda danışmanlık sağlayabiliriz. Onlara sadece yeni yöneticiler bulmakla kalmayıp çalışmaları konusunda tavsiyeler de verebiliriz.

En hareketli sektörler hangileri?
Finans sektörü hareketli değil, tüketici tarafı sabit, yaşam bilimleri büyüyor. Teknoloji de makul düzeyde büyüyor, enerji ve madencilik biraz düşük ama kamu hizmetleri büyüyor. Sağlık çok önemli ancak yerel bir pazar. Amerikalı ortaklarımız ülkelerinde çok ciddi işler yapıyorlar, yönetici araştırma kullanılıyor ancak bu her zaman yerel yapılıyor. Lojistik de büyüyen bir sektör.

Bugünden geleceğin üst düzey yöneticileri olacak genç adaylara neler tavsiye edersiniz?
Yerinizden kımıldayın! Kariyeriniz boyunca en az iki ya da üç kere yurtdışına çıkın. Uluslararası tecrübe kazanın ve çokkültürlülüğünüzü geliştirin. Onlara vereceğim ilk tavsiye budur.
İkinci olarak da insanları yönetirken çok dikkatli olmalarını öneririm. Sadece uzman olmak yeterli değil. Aynı zamanda ‘insan’a değer verin çünkü bu gittikçe daha çok önem kazanacak. En teknik faaliyetlerde bile.

Üst düzey yöneticilerde kadın sayısını arttırmak neredeyse tüm ülkelerin gündemi, siz bu konuda neler düşünüyorsunuz? Bundan 5 yıl sonra kadın sayısında nasıl bir artış olacak?
Adaylarımızı farklılaştırmaya çok özen gösteriyoruz. Bazı ülkelerde kanunlar ve kotalar var ve bazı müşterilerimiz özellikle kadın aday istiyor çünkü bu zorunluluklara uymak zorundalar. Mesela Fransa için şunu söyleyebilirim, bizde yönetim kurulunun yüzde 20’sinin kadın olmasına dair kanun vardı geçen sene. Bunun çok ilerisinde, yüzde 28’deyiz ve 2 yıl içinde yüzde 40’ı hedefliyoruz. Yani doğru yoldayız.
Neredeyse tüm ülkelerde kanunlar var ve trende bakılırsa yönetim kurullarında ve icra heyetlerinde gittikçe daha fazla kadın yönetici göreceğiz. Önümüzdeki beş yıl içinde çok hızlı bir artış olacağı kanaatindeyim.

Kadın yetenekleri şirkete nasıl çekeriz?
Kadın liderler konusunun, tüm kurumlar tarafından sistemli bir şekilde çözülmesi gereken uluslararası ve kurumsal bir mesele olduğuna inanan AltoPartners İstanbul’da yaptığı yıllık toplantısında konuya ilişkin bir panel de düzenledi. Panel “Çeşitlilikte Kadın Liderler – Kurumunuzu ve yetenek stratejilerinizi; kadın yetenekleri kurumunuza çekmek, kurumda kalmalarını ve gelişmelerini sağlamak yönünde nasıl konumlandırabilirsiniz?” sorusu üzerine odaklandı.
Moderatörlüğünü NOVİDA’nn kurucusu Işık Deliorman Aydın’ın üstlendiği panele Isabel Gomez Cagigas (IBM), Lale Saral Develioğlu (Turkcell), Özlem Bulut (Micorsoft MEA), Zeynep Keskin (SAP), Radoslava Anguelova (Coca-Cola) ve Angela Cretu (Avon) panelist olarak katıldı. Panelden öne çıkan başlıklar şöyleydi:
* Çeşitlilikte kadının yeri üzerindeki çalışmalar sürekli, gayretli ve disiplinli bir odaklanma gerektiriyor.
* Kadınlar kariyer döngüsünden yaptıkları ilk doğumla birlikte çıkıyorlar, programların kadınları bu alanda desteklemek üzere geliştirilmeye ihtiyacı var.
* İnovasyon bir büyüme faktörüdür; çeşitlilik, inovasyonda önemli bir rol oynuyor.
* Kadınlar sadece destekleyici rollerde (destek pozisyonlarda) görevlendirilmemeli.
* Çeşitlilik, ‘çeşitlilikte kadının yeri’nden öteye gitmeli.
* Kadın liderler diğer kadınlar için örnek teşkil etmeli.
* Kadınlara inisiyatif vermek önemli (mesela mikrofinans).
* Halihazırda kurumlarda çalışmakta olan kadınları çekmek amacıyla da programlar geliştirilmeli.
* Liderler aracılığıyla kurumu dinamikleştirmede çevrenin önemi büyük.
* Akıl hocalığı, sponsorluk, networking ve kadınları iletişimin bir parçası yapma yoluyla ‘Kadınların hazırlanması’ (güven ortamı, daha az mükemmeliyetçilik) üzerine çaba harcanmalı.
* Kadınların kolaylaştırıcı, çoğaltıcı ve birleştiricilik gibi doğuştan gelen liderlik becerilerinden faydalanmalıyız.
* Annelerin rolü çok önemli.
Burcu ÖZÇELİK SÖZER, Hürriyet İK, 22 Haziran 2014