26898617
İzmirli Renkler Makina, bu yıl PERYÖN’de ‘Eğitim ve Gelişim’ kategorisinde Jüri Özel Ödülü’nü kazandı. Şirketin genel müdürü Hakan Özçelik, daha önce çalıştığı uluslararası şirketlerdeki iyi tarafları Renkler Makina’ya adapte etmiş ve şirket içinde bir eğitim sistemi kurmuş. Şirkette herkes eğitim veriyor ve bu da performans değerlendirmelerine etki ediyor.

Bu yıl PERYÖN İnsan Yönetimi Ödülleri’nde bir ilk gerçekleşti. İlk kez bir KOBİ, Renkler Makina, ‘Eğitim ve Gelişim’ kategorisinde jüri özel ödülünü kazandı.

Fason üretim yapan, Shcneider, Bosch gibi firmaların tedarikçisi olan Renkler Makina’nın bu ödülü almasında şirketin genel müdürü Hakan Özçelik’in payı büyük. 9 Eylül Üniversitesi’nde makine mühendisliği okuyan Özçelik, hem okuyup hem çalışanlardan. Mezun olduktan sonra 5 yıl Schneider Electric’te metod mühendisi olarak çalıştı, daha sonra Delphi’ye geçerek metod bölümünün kurucularından oldu. Ardından Bosch’a geçerek üretim müdürlüğünde şef, Indesit’te üretim müdürü, Tetra Pak’ta da üretim müdürü olarak çalıştı. Bu şirketlerde çalışırken Renkler Makina kendisine iki defa genel müdürlük teklif etti, ama o kendisini hazır hissetmediği için bu teklifleri reddetti. En son Tetra Pak’ta çalışırken son bir kez daha genel müdürlük teklif ettiler, bu sefer kabul etti.
Hakan Özçelik, 6 yıl önce Renkler Makina’da genel müdür olarak çalışmaya başladığında şirketin 90 çalışanı vardı, yıllık cirsou ise 7 milyon TL idi. Şu anda çalışan sayıları 350, ciroları ise 56 milyon TL. Gelecek yıl da yüzde 20-25 büyüme hedefleri var. Bir diğer hedefleri de 2018 yılında kendi markalarının olması.

Schneider’in esnekliği Bosch’un proje yönetimi
Özçelik, Renkler Makina’dan önce çalıştığı her firmanın en başarılı uygulamalarını alıp Renkler Makina’ya adapte etmiş: “Schneider, maliyetlendirme konusunda çok iyiydi, KPI’lara çok dikkat ederlerdi, esneklik konusunda iyiydiler. Hızlı reaksiyon gösterip bir üründen diğerine geçebiliyorlar, müşteriye hızlı cevap verebiliyorlardı. Delphi de yalın yönetim konusunda çok iyiydiler. Bosch’ta proje üretim tarafım çok gelişti, ben şu anda Renkler Makina’da Almanların proje yönetim modelini kullanıyorum. Yalın yönetim modelini Delphi’den, maliyetledirme ve esnek olmayı Schneider’den aldım. Tetra Pak’ta dünya klasmanında üretim yapmayı deneyimledim. Bunlar çok güzel deneyimler ama bunları buraya bir anda verirsem aşırı dozajdan ölür burası, o nedenle yavaş yavaş veriyorum.”

Kurumsal şirketlerden patron şirketine
Hakan Özçelik kurumsal şirketlerden bir patron şirketine geçince, ilk yıllar patronları, operyasondan uzaklaştırmak için uğraşmış. Önce insan kaynaklarına odaklandığını söyleyen Özçelik, şirkette eğitim için yaptıklarını şöyle anlatıyor: “İlk olarak iş analizlerini yaptım, iş ağırlığını çıkardım, baktım bazı insanlarda fazla bazılarında yok gibi. Bunu görev tanımları ile dağıttım. Yemek yediğimiz yer çok kötüydü, yemekhaneyi yeniden düzenledik, bunlar çalışanı motive etti. Sonra eğitim işine girdim, dışarıdan eğitim alamadım, bütçem yoktu, patronlarla da alışık değildi böyle işlere. İçeride bilen bilmeyene anlattı, bu şekilde eğitimler organize ettik. Yılbaşındaki performans değerlendirmelerinde kriter olarak ele alıyoruz eğitimleri, her kişinin en az bir tane eğitim konusu vardır, ondaki performansı değerlendirilir ve bir sonraki yıl hangi eğitimi vereceği sorulur, eğer bir şey söylemezse bir söyleriz. Ve o kişi eğitim tarihine kadar hazırlanır ve eğitimi verir. Hem anlatan kişide teknik bilgi artıyor hem prezentasyon yeteneği gelişiyor, kişisel gelişimine de katkı sağlıyor. Eğitimler interaktif olduğu için ve örnekler hep içeriden olduğu için daha bir oturuyor. İçeride verimliliğimize, kalitemize, motivasyona, insanın duruşuna, güler yüzlülüğüne yansımasını görüyoruz.”
Burcu ÖZÇELİK SÖZER, Hürriyet İK, 30 Kasım 2014