Emlak Bank Karaköy şubesinde uzman yardımcısı olarak çalışırken kurduğu ilişkiler sayesinde Demirbank ve Sabancı Holding ile tanışan CarrefourSA Genel Müdürü Mehmet Nane, kariyerindeki en büyük başarısının kurmuş olduğu ilişkiler olduğunu söylüyor.

Röportaj : Burcu ÖZÇELİK SÖZER
30060380

CarrefourSA Genel Müdürü Mehmet Nane, 6 Ocak 1966’da, 4 çocuklu bir ailenin en büyük çocuğu olarak Mersin’de doğdu. Tarsus Amerikan Koleji’nden mezun olduktan sonra Boğaziçi Üniversitesi’ne girdi. Deniz kenarından gelen biri olarak İstanbul’da okumayı isteğini söyleyen Mehmet Nane, ‘Ya Boğaziçi’nde okuyacaktım ya da tıpta. Ailede de yakın çevremde de çok doktor var. Biz liseden 55 kişi mezun olduk, 33’ümüz doktor. Benim en yakın arkadaşlarım doktor. O neden doktorluğa halen ilgim var, çok sevdiğim bi meslek” diyor.

Mehmet Nane, Boğaziçi Üniversitesi’nde 5 yıl okudu, toplam 3 bölüm bitirdi. İlk 2 yıl elektrik-elektronik, sonra rehberlik ve psikolojik danışmanlık, oradan da idari bilimler fakültesine kamu yönetimine geçti. Mezun olacağı yıl kamu yönetiminin adı siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler olunca diplomat olmaya hak kazandı.
Hem öğrenci hem memur

Mehmet Nane’nin çalışma hayatı üniversitede okurken başladı. Üniversite 2. ve 3. sınıftayken Emlak Bankası’nda stajyer olarak işe girdi. Takip ettiği bir projedeki başarısından dolayı kendisine kalması teklif edildi, hem üniversitede okumaya devam etti hem de devlet memuru olarak çalıştı, ilk unvanı ‘stajyer memurluk’tu.

Dördüncü sınıfa geçtiğinde memurluğa asaleten terfi etti ve 1990 yılında üniversiteyi bitirdiğinde Emlak Bankası’nın sınavına girdi, yönetici adayı (MT) olarak göreve başladı. Bu arada bir yurtdışı burs kazanarak Edinburg’da uluslararası bankacılık ve finans alanında master eğitimi aldı.

1992: Türkiye’ye döndü ve Emlak Bankası’nda 6 ay daha uzman yardımcısı olarak çalıştı.

1993: Demirbank’a uzman olarak geçti.

1995: Demir Yatırım’da müdür yardımcısı oldu, aynı yılın sonunda da müdür oldu. Ardından Yurtdışı Sermaye Piyasaları Müdürü olarak 1997 yılına kadar görevine devam etti.

1997: Sabancı Holding’e Planlama İş Geliştirme Daire Başkan Yardımcısı olarak geçti. Burada yürüttüğü projelerden biri de TeknoSA’nın kuruluşu idi. (TeknoSA’yı 1998’de Pilsa AŞ bünyesinde hayata geçirdi, 2002 yılı mart ayında TeknoSA kuruldu. Kuruluş işlemlerini Mehmet Nane yürüttü. Demir Sabancı kuruluşta yönetim kurulu başkanı ve genel müdür, Mehmet Nane de genel müdür yardımcısıydı. Mehmet Nane bu görevinde iken eş zamanlı olarak Giysa’yı da kurdu.)

2002: Perakende Grup Başkanlığı’nda Direktör oldu.

2004: Sabancı Holding Genel Sekreteri oldu.

2005: TeknoSA Genel Müdürü olarak atandı. Bu göreve gelince yönetim kurulu başkan yardımcılığı görevinden ayrıldı. Çünkü Sabancı’da banka hariç, şirket genel müdürleri yönetim kurulu üyesi olamıyor.

2013: CarrefourSA Genel Müdürü olarak atandı, halen bu görevine devam ediyor.

5 yıldır zarar eden şirketi ayağa kaldırdı

CarrefourSA’nın mağaza sayısı Mehmet Nane ile 240’tan 450’ye çıktı. Yönetim Fransızlarda iken 5 yıldır zarar eden şirket, yeni yönetimle kâr eder hale geldi. Geçen sene 100.4 milyon TL, bu sene ilk 3 ayı da 120 milyon TL kâr elde ettiler. Ayda 30 mağaza açan, son 6 ayda 4 şirket satın aldı. Geçen sene Antalya Genpa’yı, bu yıl şubat ayında İsmar’ı, mart ayında 1e1 (Antalya) ve mayısta Kiler’i satın alan CarrefourSA’nın çalışan sayısı 10 bine çıktı.

CarrefourSA, 2016’da da 200 mağaza açmayı ve toplam mağaza sayısını 750’ye, toplam çalışan sayısı 12 bine çıkarmayı hedefliyor. 2016 net satış hedefi ise 5 milyar TL.

* Kariyer hayatınızda, bugünlere gelmenizde en büyük şansınız neydi?

Birkaç dönüm noktam var, hepsinde de iyi insan ilişkileri var. Bunlardan biri üniversitede çalışırken iş bulmam. Ben üniversite öğrencisi iken aynı zamanda devlet memuruydum. Boğaziçi Üniversitesi İşletme Kulübü’ne üyeyken, düzenlediğimiz toplantılardan birine Emlak Bankası Genel Müdürü Bülent Şemiler’i davet etmiştim. O da bana stajyerlik teklifinde bulundu. Kabul ettim, stajyer oldum, daha sonra kendimi göstermişim, bana kal dediler. Aynı şekilde Emlak Bankası Karaköy şubeden Demirbank’a geçerken de ilişkiler devredeydi. Karaköy şubede çalışırken Demirbank Karaköy şubesi müdürüne yuva kredisi verdim 1992 yılında. Onunla olan ilişkimden dolayı, beni çok beğendi ve iş teklif etti. Yine Emlak Bankası Karaköy şubesinde uzman yardımcısı olarak çalışırken Sabancı Holding’e kredi vermek için gittiğimde Sabancı Holding ile ilişkileri kurdum. O zaman tanıştığımız yöneticilerden Tufan Darbaz, bana daha sonra 97’de iş teklifinde bulundu ve ben Sabancı Holding’e girdim.
Emlak Bankası Karaköy şubesinde 6 ay çalıştım hem şubede çok şey değiştirdim hem de kendi hayatımda çok şey değiştirecek ilişkiler kurdum. Demirbank’a, Sabancı’ya geçişim orada geliştirdiğim ilişkilerimledir.

* Nasıl bir çalışma temponuz var, kaç saat çalışıyorsunuz?

6’da uyanırım, çalar saat kurmam kendi biyolojik saatimle kalkarım. Şirkete ilk ben gelirim, 7.15’te işteyim, eğer dışarıda toplantım yoksa en son ben çıkarım. Bu arkadaşlara şunu gösteriyor, arkadaşlarım geldiklerinde de çıktıklarında da benim arabamı görüyorlar. Sonra yatana kadar çalışıyorum akıllı telefonlar sayesinde. Masamda iş bırakmam, biten iş her zaman hayırlıdır. Masamı günün sonunda sıfırlamaya çalışırım, bazen okunacak şeyler kalır. O okunacak şeylere belli bir süre bakmazsam, bu ihtiyacım yok demektir, o zaman kütüphaneye gönderirim. Cumartesileri çalışıyorum, mağaza ziyaretleri, toplantılar vs.

* TeknoSA’da tüm mağazaları geziyordunuz burada da devam mı?

Tüm mağazaları yılda bir kez gezmeye çalışıyorum, toplam 450 mağazamız var.

* Ailenize vakit ayırabiliyor musunuz?

Pazar günü aileme ayırdığım tek gün. Ölüm ve sağlık haricinde evden çıkmam kolay kolay. Ailemle olurum. Ailece seyahat etmeyi seviyoruz, iki gece-üç günlük seyahatler yapıyoruz.

* Sıkı kilo verdiniz, diyet ve spor yapıyor musunuz?

Yaklaşık 16 kilo verdim, birazını geri aldım. Diyet yapmıyorum sağlıklı yemeye çalışıyorum. Hayır demeyi öğrendim. Öğle yemeğinde et yediysem akşam salata, sebze yiyorum. Öğünler arası denge kurmaya çalışıyorum. Haftada iki kere spor yapıyorum, ayda bir triatlon yapıyorum. Periyodik olarak pazar günleri pilates yapıyorum, haftada iki kere yürüme, koşma, gün içinde pilates hareketleri yaparım. Yüzmeyi çok severim, havuzda 2 km yüzmüşlüğüm var.

*

Yeni mezunlara 3 tavsiye :

1. Adaletten ayrılmayın. Adalet herkese gerek, işte de özel hayatta da karar verirken de. Bugün dünyada en çok ihtiyacımız olan şey adil olmak. O nedenle adaletten, hakkaniyetten ayrılmayın.

2. Kendinizi geliştirecek fırsatları pozitif değerlendirin. Bu bir eğitim olabilir, bir toplantı olabilir. Kendinizi daima gelişime açık tutun,

3. Azminizden, çalışma şevkinizden hiç bir zaman ödün vermeyin. İçinizdeki enerjiyi mutlaka dışarısı görür.

*

CEO ANKETİ

En sevdiğiniz kitaplar?

5.000 kitaptan oluşan bir kütüphanem var. Aynı zamanda bir kaç kitabı okumayı seviyorum, ruh halime göre. Sherlock Holmes, Agatha Christie, dünya klasikleri, ilk okuldayken okuduğum Tanrıların Arabaları ilk aklıma gelenler. Şu anda okuduğum kitap The Tipping Point.

En sevdiğiniz müzikler?

Saksafon ve trompet dersi aldım. Ama zamansızlıktan bıraktım. Türk sanat müziği, türküler, caz, Türk pop müziği dinlemeyi seviyorum. Dönem dönem opera dinliyorum.

En sevdiğiniz filmler?

Baba, James Bond serisi, Generaller ve Tanrılar. Fransız komedyen Louis de Funès’in serileri.

Tarihte yerine geçmek isteyeceğiniz birisi?

Benim denizi seven maceracı bir ruhum var, Cristophe Colomb olabilir.

Hangi film kahramanı olurdunuz?

James Bond, Sherlock Holmes.

İş hayatında örnek aldığınız birisi var mı?

Sakıp Sabancı. Ben Mersinli olduğum için bizim orada iyi bir üniversiteyi bitirip Sabancı’da çalışmak çok önemli. Bizim orada iyi bir yönetici olmak istiyorsan, eşittir Sabancı.

Bir daha üniversiteye gitseniz ne okurdunuz?

Aşçılık okurdum. Benim aşçılığa yaklaşımım çok farklı. Ben aşçılığı birçok bilimin ortak noktası olarak görüyorum. İyi bir aşçı olmak için biyoloji, kimya, fizik bilmeniz lazım. Yetmez, çok iyi bir sanatçı olmanız gerekir. Eğer yemeği güzel dekore edemezsiniz o yemeğin bir anlamı olmaz. Konsantre olmak gerekir. Aynı yemeği aynı malzemelere kafanız dalgınken yapsanız aynı tadı vermez. 30 saniye birşeyi az ya da çok pişirmek farklı tepkilenmelere yol açar.

En sevdiğiniz şehirler?

İstanbul, Mersin, Bozburun, Edinburg, Londra. Güç ve ihtişamı için New York ve Las Vegas. Bir çölde insanların parayla zekayı birleştirerek neler yapabileceğinin çok büyük bir göstergesi.

En iyi yaptığınız yemek?

Birçok yemeği yaparım. Alaylıyım. Geçen sene Ramazan’da bir TV programında mercimek çorbası ile patlıcan musakka yapmıştım.

Hangi takımı tutuyorsunuz?
Mersin İdman Yurdu, eş durumundan da Fenerbahçeli
Burcu ÖZÇELİK SÖZER, Hürriyet İK, 21 Haziran 2015