Burger King, Sbarro, Popeyes, Arby’s ve Usta Dönerci markalarını bünyesinde bulunduran TAB Gıda’nın CEO’su Caner Dikici, mesleğe elektrik elektronik mühendisi olarak başladı. 11 yıl bu işi yapan, ardından TAB Gıda’ya geçen Dikici, kariyer hayatındaki en büyük dönüm noktalarının çok sevdiği mühendisliği bırakması ve toplam kalite yönetimi ile tanışması olduğunu söylüyor.

Burcu ÖZÇELİK SÖZER
FullSizeRender
Caner Dikici, 1960 yılında Ankara’da doğdu. TED Ankara Koleji’nden, ardından da 1981’de ODTÜ Elektrik-Elektronik Bölümü’nden mezun oldu. Bu bölüm onun tek tercihiydi, hayatı boyunca elektrik elektronik okumak istedi. Bu tercihinde aynı bölümden mezun olan babasının da payı büyük. Üçüncü sınıftayken asistan oldu, bu sayede 19 yaşında devlet memuru oldu; ama akademik kariyeri hiç düşünmedi.

1981-1983’te Michigan Technology University’de master yaptı. Dönünce 1983’te Siemens’te araştırma mühendisi olarak işe başladı. Ardından askerlik girdi araya, Jandarma Genel Komutanlığı’nda askerlik yaparken, oranın bilgi işlem merkezini kurdu. Askerlik sonrası Siemens’de aynı görevde devam etti.

1985’te güç elektriği cihazları üreten EGES’te teknik müdür olarak çalışmaya başladı. 1996’ya kadar orada çalıştı, sonra Ata İnşaat’a yatırım direktörü olarak geldi. Dikici en büyük dönüm noktalarından birinin çok sevdiği güç elektroniği işini bırakmak olduğunu söylüyor: “İşimi çok ama çok seviyordum, dünya çapında işler yapıyordum. Çok tehlikeli bir meslek, çok yüksek gerilimin önünde çok büyük güçlerle çalışıyorsunuz, anlık bir hata canınıza mal olabilir. 11 sene çalıştım orada, benim heyecanımda, cesaretimde kimseyi yetiştiremedim, hem teknik müdürdüm hem de fabrikada bir arıza olduğunda ben gidiyordum. Ben artık bir şekilde bırakmalıyım dedim. Bu büyük bir değişimdi benim için, mühendisliği bıraktım ki, ben iyi bir mühendistim.”

Ata İnşaat’ta görev yaparken Rusya’ya gidip bir kereste fabrikası kuran Dikici, bu görevine devam ederken 1999’da Koç Ata Çiftliği projesine bakmaya başladı. 2003’e kadar Koç Ata’nın Murahhas Azası oldu. 2004 yılında ATA Grubu’na bağlı TAB Gıda’ya geçti.

Hedef Çin’de 1.000 restoran
Caner Dikici TAB Gıda’ya başladığında şirket bünyesinde 89 restoranı ile sadece Burger King markası vardı. Bugün Çin dahil 1.300 restoranları ve Burger King, Sbaro, Popeyes, Arby’s, Usta Dönerci dahil 5 markaları var. Her yıl yüzde 15 büyüdükleri Türkiye’de toplam 15 bin çalışan var.
TAB Gıda’nın Çin yatırımı bundan 3 yıl önce başladı. Çin’de 45 Burger King restoranı varken, TAB Gıda’nın girişiyle 3 yılda restoran sayısı 500’e ulaştı. Çalışan sayısı ise 8 bin oldu. Burger King China’nın da yönetim kurulunda olan Dikici, hedeflerinin 2 sene sonra 1.000 restorana ulaşmak olduğunu söylüyor. Türkiye’de ise her yıl yüzde 15 büyüyorlar.

Yeni mezunlara 3 tavsiye
1. Sevmedikleri işi yapmasınlar. Ben bu işi geçici yapıyorum, ileride başka yere atlarım demesinler. İşinizi seviyorsanız, ne iş olursa olsun onu sonuna kadar iyi yaparsınız. Severek yaparsanız kariyer olduğunu görürsünüz.
2. İkincisi ülke için de bir şey yapın. Bu benim ülkeme ne katacak, ne faydası olacak diye düşünün.
3. Çevre için bir şey yapın. Yaptığınız işte çevreyi de düşünün.

En alttaki işi de yapabilmelisiniz
Kariyer hayatınızdaki en büyük dönüm noktaları neydi?

Birisi çok sevdiğim mühendisliği bırakmam. Diğeri de herhalde toplam kalite yönetimini kuran Deming’in 86-87 senesinde düzenlediği bir toplantısına katılmamdı. Toplam kalite yönetiminin nasıl ortaya çıktığı, oradaki insanların nasıl yöneticiler olduklarını anlatıyordu, tam da beni anlatıyordu. O günden beri o tarz bir yönetici olmaya gayret ettim.
Neydi toplam kalite yönetiminin özelliği?
Şöyle anlatayım, Japonya’da çok büyük çelik döküm fabrikaları vardı, burada CEO seçimlerinde benzer adaylar gelmişler, en son aynı kriterde iki aday kalmış. Bu adaylara, ‘gidin dökümhanenin içinde ustalarla, çalışanlarla şarap için’ demişler, biri ‘ben o kömürün, pisliğin içinde yarı çıplak ne yapacağım, neden bunu istiyorsunuz, anlamadım’ demiş, diğeri ‘tamam, ben yaparım’ demiş. Özeti bu. En alttaki işi de yapabiliyor olmanız lazım ve o kişilerle de ilişki kurabiliyor olmalısınız. Toplam kalite yönetim sisteminin özeti bu.
Siz restoranlara gidip geziyor musunuz?
Kesinlikle, sıkıntısı olan bir müdür varsa buradaki arkadaşlara gidin akşam yemek yiyin derim. Günün sonunda orada çözülür, hal olur mesele. Ben de elimden geldiğince tüm restoranları dolaşıyorum.
Şansa inanıyor musunuz?
Çok sevdiğim bir kitap var, Nassim Taleb’in Fooled by Randomness kitabı. Yöneticilerin şansla bir yere geldiğini söyleyen bir teori. Ben de buna inanıyorum, nasıl olmasın ki. Benim hayatımda da tesadüfler olduğuna inanıyorum.
Kariyer hayatınıza yön veren birisi?
Deming diyebilirim. Ama kariyer hayatım kendi kendine şekillendi.
Çok beğendiğiniz bir yönetici?
Steve Jobs diyebilirim.
Öğrenci olsanız başka bir şey okur muydunuz?
Okudum, geçen yıl tarım okudum, ziraat fakültesini bitirdim.
Neden tarım?
Urfa’daki çiftlik zamanı işin içindeydim, her şeyi görüyordum. O nedenle ilgiliydim. Sonra ben okuyunca, buradaki pek çok insana örnek oldum, ‘Caner Bey okuyor, biz de okuyalım’ dediler, yarıda bırakanlar bitirdi. Açık öğretimde okuyup da bitirmemem ihanet.
Bahçe veya tarlanız var mı?
Yok, geçen seneye kadar vardı, full time çalışmadıktan sonra olmuyor, insan çok üzülüyor, benim örneğimde bir hastalık geldi domatesler bozuldu, bir hayvan giriyor yiyor, insan üzülüyor. Başında olmayınca olmuyor.

CEO Anketi
Nasıl bir çalışma temponuz var?

Sabah hava ağarınca uyanırım. 1 saat kadar spor yaparım. İşyerinde ya 08.05 ya 08.15 vapuruyla gelirim. Akşam da vapura göre 05.45 veya 06.45te çıkıyorum.
Trafiğe takılmıyorsunuz yani?
Mümkün olduğunca kaçmaya çalışıyorum, çoğu yere şoförsüz gidiyorum. Toplu taşımayı çok kullanıyorum, metro, metrobüs hepsi.
Haftasonları ne yapıyorsunuz?
Merkez çalışmıyor ama bizim işimiz herkesin tatil yaptığı zamanda başlıyor. Sahada geziyoruz, restoranlara gidiyorum, yemek yiyorum, çalışanlarla konuşuyorum.
Hobileriniz neler?
Ebru sanatçısıyım. 90’larda başladım. Ney üflüyorum. Aynı zamanda milli yelkenciyim.
Fırsat bulabiliyor musunuz hobilere?
Hiç vakit bulamıyorum son dönemde. Yelkende bir ekibin parçası oluyorsunuz, bir yıl boyunca tüm yarışlara gidiyorsunuz, son zamanlarda çok yapamıyorum.
Kitap okuyor musunuz?
Eşim de ben de çok okuruz, TV ile işimiz yok, öyle olunca hobilere zaman kalıyor. Roman pek okumam daha çok tarih, anı, gezi.
En sevdiğiniz yazarlar?
Rusya’ya gittiğim için Rusça biliyorum, orada öğrendim. Çoğu kitabı da aslından okumayı seviyorum. Çeviri hiç okumam. Rus klasikleri, Dostoyovski, Tolstoy en sevdiğim yazarlar. Türk yazarlardan da İhsan Oktay Anar. Onun kitaplarının peşinden giderim.
En çok sevdiğiniz kitaplar?
Cengiz Aytmatov’un Gün Olur Asra Bedel kitabı
Müzikle aranız?
Klasik müzikçiyim. Sonra ney ile hocamın etkisiyle sufi müzikler ve Türk sanat müziği.
En sevdiğiniz filmler?
En sevdiğim film Paris’te Son Konser. Onun dışında Piyanist, Dr. Jivago, özellikle yeni versiyonu ve The Imitation Game.
Rus kültürünü seviyorsunuz?
Evet. Hep severdim ama Rusya’ya gittikten sonra daha da çok sevdim. İçine girince etkileniyorsunuz, ne kadar sıcak, ne kadar kültürlü insanlar olduklarını görüyorsunuz. Aynı şey Çin için de geçerli.
Sık sık seyahat ediyor musunuz?
Geçen hafta İç Anadolu turu yaptım, Samsun’a uçtum Samsun’dan Malatya’ya bir sürü şehri ve restoranları gezdim. Çok seyahat ediyorum.
Yılda kaç restoran geziyorsunuz?
Benim hedefim tüm restoranları gezmek, son seyahatte 4 günde 24 restoran gezdim. Her restoranı yılda bir kez gezeyim istiyorum. O da kolay değil, beni en çok zorlayan da İstanbul. Trafikten ve mesafelerden dolayı bir günde iki restoran gezebiliyorsunuz sadece.
Yemekle aranız nasıl?
Bir gastronomi kulübüne üyeyim, çok ciddi organizasyonlarımız oluyor. Yemek yemek için seyahat ederim.
Sürekli gittiğiniz restoranlar?
Kandilli’de oturuyorum. Kandilli Balıkçısı evin bir parçası gibi.
Yerine geçmek isteyeceğiniz ünlü biri var mı?
Mandela olabilir. Ya da Büyük İskender.
Bir sanatçı?

Michelangelo olmayı çok isterdim.
En büyük pişmanlığınız?
Bazı şeyleri sonuna kadar devam ettirmemek olabilir. Ben gayet iyi bir ebru sanatçısıydım, bu işleri bırakıp ebru sanatçısı olarak veya neyzen olarak bir hayat sürebilirdim. Hepsinden azar azar ama hiç birinde bir numara olamıyorsun, belki o.
Siz yemek yapıyor musunuz?
Bizim evde her yemeği ben yapıyorum. Bir toplantıda ekibe ben yaptım yemeği. Tarifi bana ait, beğendili lazanyam var. Beşamel sos yerine beğendi yapıyorum.
Takım tutuyor musunuz?
Fenerbahçeliyim. Semt takımlarını severim, Sivasspor’u, Boluspor’u beğeniyorum. Sivas’ı şehir olarak da çok severim.
Burcu ÖZÇELİK SÖZER, Hürriyet İK, 26 Temmuz 2015