Aras Kargo Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Evrim Aras, babası Celal Aras ölünce şirketi 2007 yılında 400 milyon TL borçla devraldı. Yakınları, hukukçular, etrafındaki herkes reddi miras yapmasını önerdi. Ama o babasına olan aşkıyla, şirketi öylece bırakmak istemedi. İlk işi sahaya inip çalışanların gözlerinin içine bakıp onların desteğini istemek oldu. Ardından tüm sistemleri yeniden kurdu ve Aras Kargo 2008-2011 dönemindeki büyümesiyle dikkat çekti. Bu yıl sonu ciro hedefleri ise 900 milyon TL.

Burcu ÖZÇELİK SÖZER
SLC_9884
Aras Kargo’nun temelleri 1979 yılında Ankara’da Celal Aras tarafından kurulan Aras Dağıtım ve Pazarlama Şirketi idi. Celal Aras kendisi gibi matematik öğretmeni olan eşiyle birlikte, kızı Evrim Aras’ın doğum altınlarını bozdurup Aras Dağıtım ve Pazarlama’yı kurdu. Celal Aras köy köy, kasaba kasaba dolaşıyor, o dönem çok popüler olan çelik tencere, tava, halı gibi eşyalar satıyordu. Ev kadınları ilk başta tencere tava almaya çok rağbet etseler de iş senet ödemeye gelince sorunlar çıkıyordu. Tahsil edilemeyen senetler birikince, karı-koca bakmışlar elde arabalar var, karşılıklı gidip gelen bir sistem var, o zaman ticari taşımaya başlamışlar ve bu iş de zamanla kargoya dönüşmüş. 10 yıl sonra 1989’da kargo şirketi haline gelmiş.
Aras çiftinin ilk çocukları Evrim Aras (36), ilkokulu Ankara’da Yükseliş Koleji’nde okumuş, ortaokula ise ODTÜ Geliştirme Vakfı’nda başlayıp, 1995’de İstanbul’a taşınınca Eyüboğlu Koleji’nden devam etmiş. Ardından 2001 yılında Bilgi Üniversitesi Medya ve İletişim Sistemleri’nden mezun olmuş.

Babası ‘şarkıcı mı
olacaksın başıma’ dedi

Evrim Aras’ın küçükken tek hayali şarkıcı olmak idi. Annesi ortaokuldayken onu gizlice çalıştırarak Ankara Devlet Konservatuarı’nı kazanmasını sağladı ama babası “Şarkıcı mı olacaksın benim başıma” diyerek, konservatuara gitmesine engel oldu. Evrim Aras da nasıl benim istediğim olmaz diye kızarak “o zaman ben de savaş muhabiri olacağım, savaşlara gideceğim” dedi. Babası ‘nasıl olsa yapamaz, gönlü olsun’ diyerek medya eğitimi almasını kabul etti.
Evrim Aras, bu dönemde ATV’de yaptığı staj sonucunda basının ne kadar vahşi olduğunu görünce, burada yapamayacağım diyerek babasından iş istemeye karar verdi. ‘Hiç olmazsa paramı biriktiririm, ayrı eve çıkarım’ diye düşündü.

Şubede işe başladı
İşe ilk olarak Hasanpaşa şubede, şube personeli olarak başladı, bankonun arkasına oturup fatura kesti, para tahsil etti, kargo teslim etti kısaca her işi yaptı şubede. Sonra sırasıyla şube yönetmen yardımcısı, Marmara Bölgesi müşteri ilişkileri temsilcisi, halkla ilişkiler sorumlusu oldu. O zaman unvan halkla ilişkiler diye geçiyordu ama halkla ilişkiler adı altında satış, pazarlama, müşteri şikayetleri vs her işten sorumlu olunuyordu. Hatta bölgeler de transfer merkezlerinin içinde olduğundan birinin kargosu kaybolduğunda bulmak da bu unvan kapsamına giriyordu.

Sistem kurmayı, insan yönetmeyi öğrendim
Ardından genel müdürlüğün her departmanında staj yaptı. 24 yaşında babası onu Aras Kurye’nin genel müdürü yaptı. Evrim Aras, “Küçük bir şirketti ama tüm sorumluluğunu aldığım bir şirketti. Sanki babam ‘atayım da burada ne yapıyorsa yapsın’ dedi, ben de orada tüm sistemi değiştirdim. Orası karışıktı hem moto-kuryeler vardı, hem de kargo gibi de iş yapılıyordu. ‘Kargo musun, kurye misin, nesin’ dedik, önce onu ayrıştırdık. Sonra ürünleri ayrıştırdık, o ürünleri fiyatlandırdık.” Evrim Aras, insan yönetmeyi de orada öğrenmiş: “Moto-kuryeler 100 km hızla buzun üzerinde giden tipler, onları ikna etmek kolay olmuyordu, onları bordroluyordum mesela istemiyorlardı, ‘yok imzalamam sen benim kötülüğümü istiyorsun’ diyorlardı, bir yöneticinin onun iyiliğini isteyeceğini düşünemiyorlardı. Kolay olmadı. Sistem kurmayı, insan yönetmeyi iyi öğrendim orada.”

Nasıl markalaştı?
Medya ve iletişim mezunu olduğundan akşamları eve gidince babasına sürekli, “sen çok güzel bir marka diyorsun ama şubeler pis, olması gerektiği gibi değil, daha kolay olabilir” demeye başladı, babası da her defasında “sen ne anlarsın ki, benim arabalarımın kendisi marka” diyordu. Derken 3 yılın sonunda bir gün Evrim Aras’ı çağırdı ve “işte bu ajansımız, marka mı yapıyorsunuz, ne yapıyorsanız yapın hadi” dedi. Evrim Aras, “Ajansımızla birlikte sektörde ilk reklam filmini yapan kargo şirketi olarak kurum kimliğimizi yeniledik 2003 yılında. Arkasından da markalaşma başladı reklam filmleri, PR aktiviteleri ile birlikte kurumsal iletişim departmanımızı kurduk. Markalaşmadan sonra kurumsallaşma kaçınılmaz oldu. Daha profesyonel yöneticiler markayı bildikleri için aramıza katılmaya başladı. Daha sistemli bir icra kurulu oluştu. Teknolojik altyapımız ona göre dönüşmeye başladı. Markalaşmanın ardından büyüme ve kurumsallaşma geldi.”

Borç 400 milyon TL
kasada var 4.000 TL

Evrim Aras, daha sonra satış ve pazarlamadan sorumlu genel müdür yardımcılığı, ardından da İK’dan sorumlu genel müdür yardımcılığı yaptı. Babası kanser olunca şirkette bir boşluk oldu ve 2007 eylül ayında babası onun genel müdür olmasını istedi. Celal Aras 2008 ocak ayında vefat edince Evrim Aras hem yönetim kurulu başkanı hem de genel müdür olarak devam etti görevine. Evrim Aras’ın başına geçtiği şirkette işler hiç de iyi gitmiyordu.
Güçlü, dominant, babacan bir liderden sonra, 28 yaşında çok da tecrübesi olmayan, çok da güçlü görülmeyen bir kadının kargo dünyasında nasıl yol alacağı büyük bir soru işareti idi. Bir de baba Celal Aras’ın hastalığından dolayı şirkette lider boşluğunda kaynaklanan 265 milyon TL’lik bir borç birikmiş, üzerine de 145 milyon TL’lik vergi borcu binmişti. Yani Evrim Aras eksi 400 milyon TL ile göreve geldi. Kasada 4.000 TL nakit vardı ve 10 bin kişilik bir aile. Nasıl yönetsek diye düşündü ve günü kurtarmak üzerine, günlük ve anlık stratejiler geliştirerek bir U dönüşü yapmaya karar verdi. Ama en önemli destek çalışanlarından geldi. Evrim Aras, ortaya çıkıp ‘ben güçlüyüm, hallederim’ demek yerine ‘gerçek bu, böyle bir borç var, ben sizin maaşlarınızı 6 ay geç ödeyeceğim ama siz inanırsanız da büyük bir potansiyel var, buraya hep birlikte koşarsak gidebiliriz’ dedi. Kapı kapı dolaştı tüm Türkiye’yi, herkesin gözünün içine bakarak, birbirilerine güven vererek. Çalışanlar da o şeffaflığa inandılar ve ekmeklerine sahip çıktılar.
Bu arada pek çok kişi, anne-babasının arkadaşları, hukukçular Evrim Aras’a reddi miras yapmasını önermiş. Evrim Aras, o an ne düşündüğünü şöyle anlatıyor: “Benim babama aşkım başka bir aşktı, sanki bir şey yarımdı ve öyle olmamalıydı ve ben o an o sorumluluğu aldım, eksiyse de benim sorumluğum, artıysa da benim sorumluluğum diye yol açıktım. Sonra insanlar işlerine sahip çıktılar. Sektör de potansiyeli olan ve büyümekte olan bir sektördü. O 2008 yılının krizi, lider geçişi, yazılım hataları hepsi üst üste gelmesine rağmen insanların inancı ve azmiyle doğru kararlar ve kendi şansımızı kendimiz yaratarak böyle bir geçiş yaptık.”

İşin her kademesini bilmek en büyük avantajı oldu
Çalışanlarla konuştuktan sonra masanın başına geçince işe ölçülebilir sistemler yaratarak başladı. Günde kaç kargo taşınıyor, nereye taşınıyor bilinmiyordu. Aras, “Yaptığımız işi ölçümlendirerek başladık, ölçtüğümüz işi de yönetebilir hale geldik. Nerede çok gaza basacağız, nerede fren yapacağız, hangi dönemde nerede daha yoğun… Önemli olan bizim için nakit akışı yaratmaktı, dolayısıyla fiyata çok bakmadan, kârlılıktan ziyade o nakdi sağlayacak hamlelerle, satış taktikleriyle o dönemi yönettik. Yazılım yenilenirken, 2001 yılında sahada bankonun arkasındaki o kız (Evrim Aras) yazılımcının yanına oturdu, ‘bu kutuyu oradan çıkar, buraya koy’ diyerek yeniledik yazılımı. İnsanların içi rahatladı sahada. İnsanların da inancı arttı. Hepsi bir bütündü.”
Evrim Aras şirketi tekrar ayağa kaldırırken tüm departmanlarda çalışmış olmanın avantajından yararlandı.

Ardından yönetici transferleri geldi
2011 yılında İş Girişim Sermayesi ile finansal ortaklık kuruldu. Sonra İş Girişim Sermayesi hisselerini Austria Post’a satarak çıktı. Austria Post, Aras’ın yüzde 25 hissesine sahip. Şirketin bu sene sonu ciro hedefi 900 milyon TL. Toplam çalışan sayısı ise 12 bin. 825 şubesi, 2.200 dağıtım noktası ve 3.300 araç ile günde ortlama 400 bin adet gönderi yapıyorlar.

Bir iş adamının kızıyken
patron olmayı öğrendim
En büyük dönüm noktanız?

Babamın vefatı sanırım, bir anda bir iş adamının kızıyken bir şirketin patronu olmayı öğrendim.
Verdiğiniz en önemli karar neydi?
Sanırım babamın vefatından sonra ‘bu şeye sahip çıkmalıyım, bırakmamalıyım duygusu’ oldu.
Örnek aldığınız kişiler?
Babam, Atatürk, Gandi.
Tekrar okusanız ne okurdunuz?
Galiba aynı bölümde, medya ve iletişimde okumak isterdim, eğlenceli, keyifliydi.
***************
KUTU KUTU
YENİ MEZUNLARA 3 TAVSİYE

1. Cesaretli olmaları lazım. Kendilerine güvenmeleri, kendi değerlerinin farkında olmaları çok önemli, dışarıda bir bilen yok aslında. Tabii profesyonelliği de seçebilirler ama ben günümüz dünyasında girişimci olmaları gerektiğini düşünüyorum.
2. Babamın bir sözü vardı, ‘insan hayalleri kadardır’ diye. O hayallere inanarak, azimle, karşılarına çıkan her türlü zorlukla yüzleşerek, devam etmeliler.
3. Günü kurtarmaktan ziyade biraz uzun vadeli bakarak, 19 yıl sonra, 20 yıl sonra kendilerini nerede görmek istediklerini bilerek, planlayarak koşmalılar. Şimdi iş bulayım değil de 20 yıl sonra ne olmak istediğini düşünerek atacaklar adımlarını.

KARGOCU KADIN CEO
Evrim Aras, 2014’te Birleşmiş Milletler’de “Erkek egemen sektörde kadın olmak” diye bir konuşma yaptı. Birleşmiş Milletler’de Kadının Güçlenmesi Prensipleri’ne imza attı. Kadın çalışan sayısını 2015 sonunda yüzde 20’ye çıkarmayı planlıyor. (Şu anda yüzde 16)
Evrim Aras, IAIR Global Economy ve Sustainability (Küresel Ekonomi ve Sürdürülebilirlik) organizasyonu tarafından, 2015 yılında Yılın Kadını ödülüne layık bulundu. Ödül alma nedenleri şu şekilde:
◊ 2014 yılında BM’de Kadınların Güçlenmesi Prensipleri’ne imza atan Türkiye’deki tek kargo şirketi olması,
◊ BM’de “Erkek egemen iş alanında kadın lider olmak” konuşması yapması,
◊ Aras Kargo’nun 2012 yılındaki finansal performansı ile Frost & Sullivan tarafından “Büyümede Mükemmellik Ödülü’nü alması,
◊ İflas eşiğindeki şirketin yönetimine geçtikten sonra, 2011-2013 arasında şirketi 6 kat büyütmesi,
◊ Kargo sektöründe dünyada tek kadın CEO olması.

CEO ANKETİ
Boş zamanlarınızda ne yapıyorsunuz?

10 yaşında bir oğlum var, Aras, çoğunlukla onunlayım. Yeni şeyler denemeyi seviyorum. Geçen hafta çocuktum, oğlumla birlikte ne kadar oyuncak varsa ben de bindim. Ben önce kendim, oğlum sonra işim diye bakmaya çalışıyorum. Çünkü evrenin bana ihtiyacı yok benim ona ihtiyacım var. İş gidiyor bir şekilde kendini sağlam tutmazsan başarılı olma ihtimalin çok yok.
Ne tür kitaplar okuyorsunuz?
Genellikle kişisel gelişim kitapları okuyorum. Hem iş hayatında kendimi geliştirmeme yardımcı oluyor hem de kendi hayatımla baş edebilmemde beni güçlendiriyor. O nedenle kişisel gelişim kitaplarını seviyorum, kendi üzerimde çalışmayı seviyorum.
Son okuduğunuz kitaplar?
Varoluş Süreci, Cesaret.
Şarkı söylemeyi seviyorsunuz, en sevdiğiniz şarkıcılar?
Adel, Tracey Chapman. (Sesimin tonu da çok gidiyor bu kişilerin şarkılarına). Bob Marley’i çok severim. Sezen Aksu’yu severim.
Ne sıklıkta spor yapıyorsunuz?
Haftanın 6 günü spor yapıyorum. Sabah 06.00-07.00’de sporumu yapıyorum ya eve hoca geliyor ya ben gidiyorum, pilates yapıyorum. Meditasyon benim hayat stilim oldu. Güne canlı başlıyorum sporla ama kapatırken de ruhumu sakinleştirip kapatmadan yatmıyorum, meditasyon ve ruhsal çalışma ile.
En son izlediğiniz film?
Princess Mononoke’u izledim. Bilim kurgu seviyorum, Matrix’i çok severim ve Alice Harikalar Diyarında’yı.
Tuttuğunuz futbol takımı?

Fenerbahçe.
Burcu ÖZÇELİK SÖZER, Hürriyet İK, 6 Eylül 2015