Mercedes Benz Türk İnsan Kaynakları Müdürü Salih Ertör, son 2 yılda işe aldıkları 150 SAP ve proje danışmanının Türkiye’den 30 ülkeye hizmet verdiğini, ayrıca şu anda 300 kişinin çalıştığı Ar-Ge departmanına da 100 kişi daha alarak Almanya’daki ana şirket Daimler adına Ar-Ge çalışmaları yapacaklarını söylüyor.

Burcu ÖZÇELİK SÖZER 

IBR_46391967 yılında Türkiye’de kurulan Mercedes Benz Türk, İstanbul’daki otobüs fabrikası ve genel müdürlük binası ile, Aksaray’daki kamyon fabrikasında toplam 6.060 kişiyi istihdam ediyor. Bu kişilerin 1.800’ü beyaz yakalı ve yüzde 60’ı mühendis.

Almanya’nın Türkiye’deki nitelikli insan gücünü görünce otobüs ve kamyon üretmenin haricinde kendilerine farklı sorumluluklar da yüklediğini söyleyen Mercedes Benz Türk İK Müdürü Salih Ertör, son 2 yılda işe aldıkları 150 SAP ve proje danışmanının 30 ülke ve 18 binin üzerinde kullanıcıya özellikle SAP ve yeni IT projelerinde danışmanlık hizmeti verdiğini söylüyor.

Ar-Ge’ye 100 mühendis
Ertör, ayrıca Ar-Ge’lerinin de Almanya için bir ‘üs’ haline geldiğini belirtiyor: “Şu anda Ar-Ge departmanında 300 çalışanımız var. Ar-Ge’ye önümüzdeki 2 yılda 100 ilave mühendis ve teknik uzman alarak Almanya’daki ana şirket Daimler adına bazı ürün ve parçaların araştırma geliştirme çalışmalarını Türkiye’de yapacağız. Biz bunlara ‘yetkinlik merkezi’ diyoruz. Türkiye bir üs gibi görülüyor. İK ekibinden de 4 kişi 15 ülkedeki Daimler otobüs şirketlerinin tamamının personel raporlama işlemlerini yapıyor. Mercedes-Benz Türk sadece yüksek kaliteli araç üreten ve bunları 80 ülkeye ihraç eden bir şirket olmanın dışında teknoloji hizmeti üreten bir merkez olma vizyonunu da üstleniyor.”

Pek çok şirket gibi Mercedes Benz Türk de yöneticilerini içeriden yetiştiriyor. Üniversite öğrencilerine uzun dönemli staj hakkı tanıyan ve sonrasında bir kısmını istihdam eden şirkete her yıl sadece beyaz yakalılardan 30 bin CV geliyor. Salih Ertör ile Mercedes Benz Türk’ün İK’sını konuştuk.
Yılda kaç stajyer alıyorsunuz?
Yaz stajları dahil 1.000 kişi stajdan geçiyor. Sayı büyük ama sosyal sorumluluk olarak da görüyoruz. İşe alımın da ciddi kısmını oradan yapıyoruz. Her yıl 200 kadar üniversite son sınıf öğrencisini 2 günlük değerlendirmeye alıyoruz. Sonra 1 yıllık staja alıyoruz. 1 yıl sonunda istihdam oranı yüzde 50.

Mavi yaka bulmak zor mu?
Evet zor, enteresan Türkiye’de işsizlik çok ama sanayinin de nitelilikli elaman bulmada çok büyük sıkıntısı var. O nedenle biz oto boyası yetiştirme eğitim atölyeleri açtık, kaynakçı yetiştiriyoruz, CNC tezgahlarında çalışacak eleman yetiştiriyoruz. En son koltuk üretim atölyesi açtık, 10-15 öğrencimiz var, çoğu kız.

Kadın çalışanların oranı?
Bizde beyaz yakalılarda kadın çalışan oranı yüzde 35, bu kotalarla olmadı, kendiliğinden oldu. Biz kadın çalışanlara her ay kreş yardımı yaparız, erkekler biz de isteriz diyor…

Yeni mezunlara ne tür kariyer fırsatları var içeride?
Şirketin icra kuruluna girenlerin hemen hepsini biz yeni mezun olarak aldık, Avrupa’da, Çin’de, Brezilya’da yeni mezun olarak işe alıp ihraç ettiğimiz yöneticilerimiz var. Son 5 yılı alın yüzde 99.9 terfiler hep içeridendir.

Y jenerasyonunun beklentilerine uyuyor musunuz?
Bizde ilk terfi 5 sene sonra oluyorsa Y jenerasyonu 3 yılda iki üç basamak atlamak istiyor. Ama yurtdışı gelişim olanakları var, insanlar uzman olarak terfi edebiliyor, rotasyon imkanları var. Rotasyonla yükselmiş bir kişi çok daha geniş bir perspektiften iş hayatına bakıyor.

Esnek çalışma sizde uygulanabiliyor mu?
Bizde yıllardır esnek çalışma var. Saat 09.30 ile 15.30 arasına çekirdek zaman deriz, bu saatlerde burada bulunmasını arzu ederiz. Fazla çalıştığınız saatler için ayda 2 gün izin alabilirsiniz. Geçen yıl da evden çalışma uygulamasına başladık. Ayda 2 gün her isteyen evden çalışabilir.

Bu yıl kaç kişi alacaksınız?
‘Üs’lere de 100 kişi alacağımız için toplamda 350 kişiyi bulur.

İK’DA DEĞİŞİM DEVAM EDİYOR
Münih Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunu olan Salih Ertör, üniversitede insan kaynakları dersleri aldı ve tezini de personel planlaması üzerine verdi. 1978’de 1 yıl MT olarak Mercedes Almanya’da çalıştı, 1979’da Mercedes Türkiye’ye geldi. Mercedes’e ilk mülakata geldiğinde kendisi ile görüşen yöneticisi odasında otururken aniden ayağa fırlayıp volta atmaya başlamış, ne yapacağını şaşıran Ertör de kalkıp yürümeye başlamış, ikisi yürüyerek tamamlamışlar mülakatı. Ertör şimdi geriye dönüp hatırladığında, “Gayet güzel bir uyum gösterdik” diyor.

Ertör, 37 yıl öncesinin İK’sını şöyle anlatıyor: “O zamanlar İK denilince daha çok endüstriyel ilişkiler, sendikal ilişkiler, iş hukuku akla geliyordu. İlk defa oturup iş tarifleri yapmaya, ücret politikası, eğitim politikası, kariyer planlaması, performans yönetimi sistemleri oluşturmaya başladık.”

İK’da değişimin halen devam ettiğini söyleyen Ertör, “Daha çok business partner (iş ortağı) dediğimiz modele geçiş var insan kaynaklarında. Diğer birimlerin içinde, onların bir elemanı gibi çalışmak… Önümüzdeki dönem böyle bir değişim bekliyor tüm şirketlerin İK’sını” diyor.
Burcu ÖZÇELİK SÖZER, Hürriyet İK, 27 Aralık 2015