L’Oréal Paris, Garnier, Vichy, La Roche-Posay gibi 20 markası olan L’Oreal’in Türkiye’de 1.300 çalışanı var. Güzellik sektörünün gençlerin ilgisini çektiğini söyleyen L’Oreal Türkiye İK Direktörü Canan Karacan, “Gençler yaptıkları işte anlam arıyorlar, bizim sektörün anlamı insanların hayatına güzellik katmak” diyor.

Burcu ÖZÇELİK SÖZER

Güzellik sektörü şu dönemde nasıl?
Gençler yaptıkları işte anlam arıyorlar ya, ben güzellik sektöründeki anlamı, kriz dönemlerinde daha iyi anlıyorum, kadın başka şeylerinden kısıyor ama ruj alıyor, en çok ruj satılıyor, çünkü ruj 575e651818c7732f245ef45d.jpgkendini iyi hissetmeye, bakımlı hissetmeye yarıyor… Ben işimizi sadece kozmetik ürün diye görmüyorum, biz insanların hayatına güzellik katıyoruz. O benim için güzellik sektörünün anlamı. Güzellik katıyoruz, bakım katıyoruz, iyi hissetme katıyoruz, sağlık katıyoruz… Güzellik evrensel, dünya var olduğundan beri var ve var olmaya devam edecek. Çok dinamik, büyüyen bir sektör.

Gençlerin ilgisi nasıl sektöre?
Mevcut çalışanların yüzde 70’i Y jenerasyonu, yöneticilerin de yüzde 55’i Y jenerasyonu. Gençlerin ilgisi şöyle, bizim başvuru sayımız seneden seneye artıyor, geçen yıl yüzde 40 arttı, 120 bin oldu. Bir de üniversitelerdeki işveren anketlerine katılıyoruz. Geçen sene Universum’un 31 üniversitede yaklaşık 35 bin öğrenci ile yaptığı ankette, işletme öğrencilerinin ‘ideal işveren’ sıralamasında 19 basamak birden yükseldi, hızlı tüketim ürünlerinde en çok tercih edilen ilk 3 şirket arasında yer aldı.

Neden arttı?
Bence biz gençlere daha iyi kendimizi anlatmaya başladık. Üniversite özel sektör işbirliğini arttırdığımız gibi üniversitelere daha çok gidip kendimizi tanıtıyoruz. Ve L’Oreal’in sunduğu şeyler gençlerin istekleri ile örtüşüyor, beklentisi ile örtüşüyor. Çok fazla stajyer alıyoruz. Bu stajyerler de kampuslarda anlatıyorlar. Bizde stajlar 6 ay ile 11 ay arası. Yeni mezun alımların yüzde 60’ını stajyerlerden yapıyoruz, hedefimiz de yüzde 70’lere taşımak bunu. Biz gidip üniversitelere kendi pratik deneyimimizi anlatıyoruz. Üniversitelerde girişimcilik ve dijital derslerine giriyoruz.

GİRİŞİMCİ ŞİRKET
Neden girişimcilik dersi veriyorsunuz?
Çünkü L’Oreal bir girişimci tarafından kurulmuş bir şirket. Ve girişimcilik bizim hem değerlerimizden hem de yetkinliklerimizden bir tanesi. Ben mesela bir şirkette çalışan kurumsal bir profesyonelim, nasıl girişimci olabilirim? Şirket içi girişimcilik anlayışı var, yani ben bu işte çalışıyorsam bu işi kendi işimmiş gibi düşüneceğim, otonomoyi veriyoruz, inisiyatif almayı getiriyoruz, yeni öneri getirme imkanı sunuyoruz, dolayısıyla biz gittiğimizde şirket içi girişimciliği anlatıyoruz. L’Oreal’in 20’den fazla markası var ve bunların çoğu satınalma. Türkiye’de üniversitelilerin yüzde 19’u ya kendi işini kurmak istiyor ya da bir start-up’ta çalışmak istiyor. Dolayısıyla biz onlara L’Oreal’de çalışırsa bu becerileri kazanabileceklerini söylüyoruz.

Bir çalışan kendi işini kurmak istedi diyelim, destek oluyor musunuz?
Bir yarışmamız var, o yarışma içinde öyle bir fikir gelirse biz onu destekleriz, şu ana kadar öyle bir fikir gelmedi. 1.300 kişi çalışıyor

Kaç çalışan var?
Toplam 1.300, bunun içinde merkez ofis, satış kadroları, güzellik ekipleri, fabrikada çalışanlar var.

Ne kadarı kadın?
Güzellik uzmanlarını katarsak yüzde 80’i kadın, çıkarırsak eğer yüzde 55’i kadın. Çok istediğimiz bir denge. Bizim amacımız cinsiyetler arası denge.

Kaç kişi alacaksınız bu yıl?
Her sene çalışan kadromuzu yüzde 12-14 civarında arttırdık. Bu da 150 kişi ediyor.

Çalışan bağlılık oranınz nedir?
Son yaptığımız ankette yüzde 80 civarındaydı. Şimdi senede bir yapmaya başladık. Daha sade ve daha çok yönetim becerilerini değerlendiriyoruz, çünkü günün sonunda çalışan bağlılığını en önemli etkileyen faktör birlikte çalıştığı yönetici. Geçen yıl tüm çalışanlarla oturup aksiyon planları yaptık. Tüm çalışanlarla sonuçları paylaştık, onlara göre neleri iyi yaptığımızı sorduk, taleplerini söylediler, önerilerini getirdiler. Aksiyonları belirlediler, seçtiler, şimdi onlar takip ediyor, bence ancak böyle sağlanır çalışan bağlılığı.

Çalışanlar neler istediler?
Öncelikle çalıştığımız süreçlerde sadeleşelim, iletişimi kuvvetlendirelim… Performans yönetimi ile ilgili iyileştirmeler, kariyer yönetimi ile ilgili iyileştirmeler oldu. Güzel olan onları dahil ederek aksiyonlar aldık.

FRANSA’DA 110 EURO TÜRKİYE’DE 19 EURO
Türkiye’de güzelliğe yapılan harcama ne kadar?
Türkiye’de potansiyel var, nüfusun yarısı 29 yaşından genç, kişi başı tüketimde güzelliğe harcanan miktar 19 Euro. Fransa’da 110 Euro, Polonya’da 30 Euro’lar civarında. Ayrıca güzelliğe önem veren bir kültürüz, gözler, saçlar, çok önemli, yeniliklere açık bir kültür, biz bunu anlatmaya kendimizi adadık globalde.
Burcu ÖZÇELİK SÖZER, Hürriyet İK, 12 Haziran 2016