45 yaş altı tüm çalışanların, işverenleri aracılığıyla otomatik olarak bir emeklilik planına dahil olmasını içeren kanun tasarısı TBMM’de kabul edilerek yasalaştı. Çalışanların maaşlarından her ay kesinti yapılarak, bireysel emeklilik sistemine aktarılacak. İşverenler, emeklilik şirketi seçiminden günlük giriş-çıkışları takip etmeye tüm süreci yönetmekten sorumlu olacaklar. Bu da İK departmanlarının sorumluluğunu ve iş yükünü ciddi derecede arttıracak.

Burcu ÖZÇELİK SÖZER

45 yaş altı çalışanların, işverenleri aracılığıyla otomatik olarak bir emeklilik planına dahil olmasını içeren Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı, TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı. Buna göre çalışanlar, işverenler aracılığıyla emeklilik sözleşmesi imzalayacaklar. Sözleşmeye göre, çalışanlardan prime esas kazançlarının yüzde 3’ü oranında kesinti yapılacak. Bu durumda örneğin bir asgari ücretlinin maaşından 50 TL kesilecek. Eğer çalışan daha fazla kesinti yapılmasını isterse, sözleşmeye bunu ekleyebilecek. Sözleşme imzalandıktan sona çalışana, otomatik katılımlı BES sistemine dâhil olduğuna dair bildirim gelecek. Bu bildirim geldikten sonra iki ay içerisinde çalışan isterse sözleşmeden cayabilecek. Eğer çalışan, otomatik katılımlı BES sisteminden çıkmak isterse, iki ay içerisinde ödediği tutarları on gün içinde geri alabilecek. İsterse de devam edebilecek. Düzenleme, 1 Ocak 2017 tarihinde yürürlüğe girecek.

Otomatik katılımlı BES’ten ne kadar kazanılacağı ise merak konusu idi. Tasarının görüşmeleri sırasında açıklanan bilgiye göre örneğin 100 lira prim ödeyen biri 10 yıl sonra emeklilik koşullarını taşıması halinde aylık 152 lira maaş alacak. Tabii isterse parayı toplu da alabilecek.

Peki çalışanlar, işveren, İK’cılar ve dernekler otomatik katılımlı BES’e nasıl bakıyor?

Çalışanlar otomatik katılımlı BES’e isteksiz, zira maaşlarından kesinti olacak. Bu kesinti asgari ücretliler için 50 TL. Çalışanlar işverenden de katkı bekliyor. İşveren ise zaten bu yıl başında asgari ücrete 300 TL zam yaptığı için başka bir kesinti yapmak istemiyor. İşveren sendikaları, bu düzenlemenin iş sözleşmelerinde işverene yönelik taleplere dönüşeceğinden dolayı, işçi sendikaları da çalışanın maaşındaki düşüşten dolayı yasaya sıcak bakmıyorlar. Şirketlerin insan kaynakları için ise otomatik katılımlı BES çok yeni bir konu. Şimdi işverenler, emeklilik şirketi seçiminden günlük giriş-çıkış gibi operasyonel işlemlere kadar tüm bu süreci yönetmekten sorumlu olacaklar. Bu da işveren ve İK tarafından ciddiyetle yürütülmesi gereken bir konu. İK’nın operasyonel yükünün artacağı açık.

BORDRO VE ÖZLÜK İŞLERİNİN SORUMLULUKLARI ARTACAK
Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğumuz Finansbank İK Genel Müdür Yardımcısı Hakan Alp, otomatik BES katılımını çalışanlar ve İK açısından şöyle değerlendiriyor: “Asgari ücret seviyesinde çalışanlar açısından, yüzde 3 seviyesinde yapılacak bir kesinti, önemli bir tutar olacak. Otomatik BES katılımı konusunda bazı çalışanların çok sıcak bakmayabileceğini düşünüyoruz. Yüksek ve orta seviyede ücret alan çalışanlar açısından ise avantajlı bir durum olacak. İK’cılar açısından operasyonel süreçte bir miktar iş yükü artacak. Özlük ve bordrolama iş yükünde bir artış olacaktır. Üstelik BES otomatik katılımında ödenmeyen, eksik ödenen veya geç ödenen primlerden dolayı işveren sorumlu tutuluyor. Dolayısıyla bu tür işlemlerin uzmanlaşmış çalışanlar tarafından eksiksiz ve hatasız yerine getirilmesi gerekecek. Burada üzerinde düşünülmesi gereken nokta ek istihdam gerektiğinde, istihdama hazır uzmanlaşmış çalışanların daha zor ve güç temin ediliyor olmasıdır. Bu kapsamda ihtiyaç halinde bu kadrolar için bir yetiştirme süreci olacaktır.”PERYÖN Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Erdem Özdemir ise “Bugün bordro ve özlük işleri büyük ölçüde bu konuda kullanılan yazılımlardan destek alınarak yapılıyor. Dolayısıyla, mevcut yazılımların BES kesintilerini de kapsayacak şekilde güncellenmesi gerekecek. Ancak cayma hakkının kullanılması, prim ödemeye ara verilmesi, bireysel emeklilik planının seçilmesi veya değiştirilmesi gibi durumların takibi İK departmanlarına zorluk yaratabilecek. Yine iş yeri değişikliği gibi durumlar da uygulamada sorun çıkabilecek konular arasında görünüyor” diyor.

500 BİN ÇALIŞANIN İŞVEREN KATKISI VAR
Tasarının üzerinde en çok konuşulan noktalardan biri zorunlu işveren katkısının olmaması. Şu anda Türkiye’de yaklaşık 500 bin çalışan işveren katkılı bireysel emeklilik planına sahip. Yani işveren katkılı BES’e sahip olma oranı yüzde 2.5. Pek çok uluslararası şirket çalışanlarını elde tutmak için çalışanlarına bireysel emeklilik yapıyor. Çalışanlar da şirket seçerken emeklilik planlarına bakıyorlar. Willis Towers Watson’ın araştırmasına göre çalışanların, görev yapacağı şirketi seçerken dikkate aldıkları kriterler arasında emeklilik yan hakkı üçüncü sırada yer alıyor. Buna karşın baz maaş ise dördüncü sırada. Willis Towers Watson Türkiye Emeklilik ve Yan Haklar Direktörü Sema Gökdemir: “Bu nedenle bugün için sistemde zorunlu işveren katkısı bulunmamasına karşın, özellikle en büyük 500 şirketin çalışanları çekmek ve elde tutmak noktasında katkı payı ödemelerine katkıda bulunabileceğini öngörüyoruz. Beklentimiz, yasa ile çalışanlarını ikinci bir emeklilik sistemine dahil eden ve katkı payı ödeyen ilk 500 içindeki şirketlerin oranının önümüzdeki 2-3 yıl içinde yüzde 50’nin üzerine çıkacağı yönünde” diyor. Willis Towers Watson, şirketlerin otomatik katılıma bakışını değerlendirebilmek amacıyla geçtiğimiz mayıs ayında bir araştırma yaptı. Toplam çalışan sayısı 150 binin üzerinde olan, sekizi çokuluslu, 14 şirketin katıldığı araştırmaya göre,- Şirketlerin yüzde 50’si çalışanlarına emeklilik yan hakkı sağlıyor. – Sistemin yürürlüğe girmesiyle birlikte, ‘İşveren olarak ben de katkı sağlarım’ diyen şirket oranı yüzde 85.

İŞ SÖZLEŞMELERİNDE TALEBE DÖNÜŞECEK
Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK): “2016 yılı başında asgari ücret düzeyindeki olağan dışı artışın artçı etkileri, hükümetin sağlamış olduğu desteğe rağmen, işletmelerde henüz sona ermedi. Bireysel emekliliğin ülkemiz sosyal güvenlik sistemi ile bağlantısı kurulmadan, uzun vadeli sigorta kolları primlerinde indirime gidilmeden, düzenlemenin toplu iş sözleşmeleri üzerindeki muhtemel etkileri dikkate alınmadan, halen gönüllü olarak işverenlerce yürütülen BES uygulamaları ile ilişki kurulmadan, işçi ve işveren kesimlerinin görüşleri alınmadan gündeme getirilmesinin doğru olmadığını düşünüyoruz. Sistemin kurgusu BES kesintisinin işçiden yapılması yönündedir. Ancak kayıtlı ve örgütlü kesimi temsil eden Konfederasyonumuz, bu düzenlemenin işçi ücretlerinde yaratacağı düşüşün orta ve uzun vadede bireysel ve toplu iş sözleşmeleri ile işverene yönelik taleplere dönüşeceği kanaatindedir.”

EMEKLİLİK ŞİRKETLERİ FARKLILAŞACAK
2015 sonu istihdam rakamlarına göre bireysel emeklilik sektöründe toplam 8.525 kişinin çalıştığını söyleyen BNP Paribas Cardif İK ve Organizasyon Genel Müdür Yardımcısı Ebru Taşçı Firuzbay, “BES’e otomatik katılımdan sonra emeklilik şirketleri için önemli olan, verilen hizmet kalitesiyle farklılaşarak hem çalışanların hem de işverenlerin ihtiyaçlarına uygun çözümler sunabilmek ve uzun süreli işbirlikleri kurmak olacaktır. Yasa ile birlikte özellikle kurumsal satış/pazarlama odaklı yapılanmalara ihtiyaç duyulacaktır. Biz de önceliğimizi bu alana veriyor olacağız” diyor.

ZORUNLU GİREN GÖNÜLLÜ ÇIKAR
2007’den bu yana şirkete giren herkese bireysel emeklilik yapan ilaç şirketi AstraZeneca’da çalışanın da sisteme katılması ve maaşının minimum yüzde 1 oranında katkı payı yatırması gerekiyor. AstraZeneca İK Direktörü Feyza Aysan otomatik BES’ten sonra kendi uygulamalarına devam edeceklerini, sistemlerin birleştirilmesi ve/veya değiştirilmesiyle ilgili mevzuat değişikliği olması durumunda uygulamalarını gözden geçireceklerini söylüyor. Aysan, “İşveren katkısının olmadığı ve devlet katkısı da belirli kurallara dayalı olduğu için sisteme zorunlu giren çalışanların yüzde 50’sinden fazlasının sistemden ayrılacağını düşünüyorum. İK’cılar için her ay düzenli hesaplamaları ve takip etmeleri gereken yeni bir sorumluluk alanı geliyor. Ancak bu iş için ek istihdama gerek olmayabilir. Sorumlulukların dağılımı gözden geçirilerek departman içi dengeler gözetilebilir” diyor.

Burcu ÖZÇELİK SÖZER, Hürriyet İK, 14 Ağustos 2016,