Bağımsız üyelere talep artıyor

Yayınlandı: Mart 25, 2019 / Uncategorized, Yazılar
Etiketler:,

Bağımsız yönetim kurulu üyelerine olan talep ilk olarak SPK’nın getirdiği yasal zorunlulukla 2012 yılında arttı. SPK’nın tebliği ile şirketlere yönetim kurullarındaki üyelerin en az 3’te 1’inin bağımsız olması zorunluluğu getirilmişti. Yıllar içinde bağımsız üyelik, pek çok şirket için yasal zorunluluktan çıkıp sürdürülebilir gelişme için kendilerinin tercih ettiği bir durum haline geldi. Halka açık olmayan şirketler de bağımsız üye talep etmeye başladı. Yurtdışında yönetim kurullarının ağırlıklı olarak bağımsız üyelerden oluştukları düşünülürse gelecekte bu role olan talep çok daha artacak gibi görünüyor.

Sermaye Piyasası Kurulu’nın (SPK) 30 Aralık 2011 tarihli tebliği ile halka açık şirketlere, yönetim kurullarındaki üyelerin en az üçte birinin bağımsız olması zorunluluğu getirildi. Yasal mecburiyetten dolayı 2012’de, özellikle halka açılmayı planlayanlar başta olmak üzere kurumsal yönetim ilkelerine göre yola devam etmek isteyen aile şirketlerinden de bağımsız yönetim kurulu üyesi talepleri gelmeye başladı. Bu talepler, 2017 ve 2018 yıllarında katlanarak arttı. MY Executive Kurucu Ortağı Müge Yalçın, “2018’de daha önceki yılların ortalamasından yüzde elli daha fazla bağımsız yönetim kurulu üyesi talebine cevap verdik. 2018 yılı verilerinde SPK’nın 6 yıllık görev süresi sınırının da etkileri vardı. Zira bu sınırlama nedeniyle, halka açık şirketlerde 2012’de yönetim kuruluna giren yaklaşık 300 bağımsız üyenin koltuğu için yeni üye arayışı yaşandı. 2019 ile ilgili değerlendirmede bulunmak için henüz erken olmakla birlikte ilk iki ayın verileri artış trendinin sürdüğünü ortaya koyuyor” diyor.

1.200 BAĞIMSIZ ÜYE VAR
Müge Yalçın, “BIST’te işlem gören 512 şirket bulunuyor. Bunların hepsinde en az 2 bağımsız yönetim kurulu üyesi olması gerektiğini göz önüne alırsak, sadece halka açık şirketlerde binin üzerinde bağımsız üye olduğunu görürüz. Bunun yanı sıra halka açık olmadığı halde yönetim kuruluna bağımsız üye alan aile şirketleriyle birlikte sayının bin 250’yi aştığını söyleyebiliriz” diyor.

Son dönemde aile şirketlerinden gelen talepler yasal zorunluluk nedeniyle değil de şirketlerin sürdürülebilir gelişme için kendilerinin tercih ettiği bir durum olarak dikkat çekiyor. Bağımsız üyelerin kattıkları değer daha net görünüyor. Yalçın’a göre bağımsız üyenin en önemli avantajı dışarıdan bir gözle şirketin geleceğine yön veren kararlara dahil olması: “Sahip olduğu rafine tecrübeyi de göz önüne aldığınızda bu dışarıdan bakış açısı şirketlere paha biçilmez katma değerler sunabiliyor. Bilgisi, tecrübesi ve network’üyle yönetim kurulunun eksik kaldığı alanlara destek oluyor. Çıkar çatışması yaşanan noktalarda bir denge unsuru olan bağımsız üye, şirket yönetiminde menfaat çatışmalarından arınmış ve hesap verebilir bir yapının oluşmasını sağlıyor. Bunların yanı sıra kurumsal yönetim standartlarının oluşturulmasında ve yaşatılmasında rol oynuyor.”

Odgers Berndtson Türkiye Yönetici Ortağı Ayşe Öztuna Bozoklar da bağımsız yönetim kurulu üyeliğinin yasal bir zorunluluktan ziyade, artı değer yaratmak üzere değerlendirildiği zaman şirketlerin kurumsal yönetim yaklaşımıyla çok önemli bir performans ve değer artışı sağladığını söylüyor: “Bağımsız yönetim kurulu üyeliğinin üst düzey yöneticiler tarafından son beş yıl içinde daha bilinir, talep edilir ve talip olunur bir görev haline geldiğini gözlemliyoruz. Gelecek dönemlerde halka açık şirket sayısının ve halka açıklık oranlarının artabileceği, görev aldıkları kurumların da performans ve değer artışına katkılarını deneyimlemeleri ile birlikte göz önüne aldığımızda bağımsız ve/veya icracı olmayan yönetim kurulu üye sayısının da sağlıklı bir şekilde artmasının kritik olabileceğini düşünüyoruz. Bu süreçte de sürekli yeni adayların oluşturulması gerekiyor” diyor.

ABD’DE ÇOĞUNLUK BAĞIMSIZ ÜYE
Peki yurtdışında durum ne? Yalçın, bu soruya şöyle cevap veriyor “Bağımsız yönetim kurulu üyeliğinin yaygınlığı ve etkinliği konusunda ABD’nin en gelişmiş ülke olduğunu söyleyebiliriz. ABD’de federal ve eyalet yasaları dışında New York Borsası, Nasdaq, Menkul Kıymetler ve Borsalar Komisyonu kurumsal yönetim ilkelerine yön veren düzenleyici otoritelerdir. Zira Federal ve eyalet yasaları bağımsız üye sayısı konusunda bir limit belirtmemekle birlikte New York Borsası ve Nasdaq, yönetim kurulunun çoğunluğunun bağımsız üyelerden oluşmasını zorunlu tutmaktadır. 2012 yılına ait istatistikler bile ABD’de en iyi 100 halka açık şirketin 93’ünde yönetim kurulunun yüzde 75’in üzerinde oranlarla bağımsız üyelerden oluştuğu görülüyor.

ABD’de faaliyet gösteren değeri en yüksek 500 şirketin hisse senetlerinin yer aldığı Standart and Poor’s 500 şirketlerinde ise bağımsız yönetim kurulu üyeliği oranı yüzde 84. Bu oranın BIST’te henüz yüzde 26 olduğunu göz önüne alırsak Türkiye’nin bu konuda kat edeceği çok mesafe olduğunu söyleyebiliriz.”

SADECE YÜZDE 7’Sİ KADIN
Yapılan araştırmalara göre iş dünyasında her kademede, özellikle yönetim kurulunda kadın sayısı artıkça şirketin verimliliği, başarısı, kârlılığı artıyor. Fakat ne yazık ki dünyanın en büyük 200 şirketinde bile bu oran hâlâ yüzde 15’i geçemedi. İngiltere’de 2010 yılında başlayan kota uygulaması, bu oranı yüzde 12.5’tan yüzde 29’a çıkardı.

Kaliforniya’da yönetim kurulunda kadın üye zorunluluğu 30 Eylül 2018’de yasalaştı. Kaliforniya eyaleti geçtiğimiz eylül sonunda çıkarılan bir yasayla, tüm şirketlere 2019 sonuna kadar en az bir kadın üye şartı koştu. Yasaya göre; yönetim kurulunda üye sayısı beş olan şirketlerin 2021’e kadar da kadın üye sayısını en az ikiye çıkarması gerekiyor.

Kadın yönetim kurulu üyesi oranı yüzde 33,6 ile en yüksek ülke İsveç ve İsveç’te bir kota uygulaması yok.

Bugün ülkemizde, şirketlerin yönetim kurulundaki kadın üye oranı yüzde 14’ün de altında. Aile üyesi olmayan bağımsız
kadın yönetim kurulu üyesi oranı ise sadece yüzde 7.

Kimler bağımsız üye olabilir?
· Vizyon sahibi olma ve süreçlere stratejik bakabilen
· Analitik düşünebilen
· Finans bilgisi olan
· Risk yönetimi, kriz yönetimi tecrübesi olan,
· Yaratıcı ve yenilikçi olan
· Büyüme ve değişim yönetimi yapmış,
· Fikirlerini açıkça ifade cesareti gösteren
· Geniş ilişki ağı olan
· YK üyeliği tecrübesi bulunan
· Sektörü iyi bilen
· Yurtdışı deneyimi bulunan
· Başarı odaklı ve yüksek motivasyonlu
· Yüksek bireysel itibara sahip ve temsil kabiliyeti olan
· Güçlü iletişim becerilerine sahip
· Yüksek etik değerler ve güvenilir olan
· Objektif değerlendirmeler yapabilen,
· Zaman ayırabilen ve toplantılara hazırlıklı olarak
katılabilen kişiler başarılı bağımsız üyeler olabilir.

Ne kadar kazanıyorlar?

Bağımsız üyelerin ücretlendirilmesinde şirketin büyüklüğünden, faaliyet alanlarının karmaşıklığına ve yönetim kurulu üyesinin yetkinlik ve tecrübesine kadar pek çok faktör etkili oluyor. Yönetim kurulu üyesinin ücret seviyesi belirlenirken şirketin mali durumu ve ayırabileceği bütçe de göz önüne alınıyor.

Burcu ÖZÇELİK SÖZER, Hürriyet İK, 24 Mart 2019

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s