Türkiye’de ne yazık ki hâlâ otizm, disleksi gibi farklılıklar dışlana dursun, yurtdışında dev teknoloji şirketleri bu kişileri özellikle işe almak için ciddi çalışmalar yürütüyorlar. Örneğin Ernst & Young 80, SAP ise 160 otizmli bireyi işe almış. Globalde Microsoft, Dell gibi şirketler nöroçeşitliliğin öneminin farkındalar… Çünkü nöroçeşitlilik onlara günümüz iş dünyasının talep ettiği analitik düşünme, odaklanma, yaratıcılık gibi yetkinlikler sunuyor.
Türkiye’de ise otizmli bireyleri işe almak için bir program yürüten Eker Süt Ürünleri, 5 otizmli bireyi istihdam etti bile. Hedefleri bu sayıyı 12’ye çıkarmak. Yakın zamanda yurtdışında olduğu gibi Türkiye’de de nöroçeşitlilik adına proje yürüten şirketlerin sayısı artacaktır.

Geçtiğimiz hafta hepimiz Aksaray’da bir okulda otizmli çocuklara yapılan insanlık dışı muameleyle sarsıldık. Çocuklarının otizmli çocuklarla beraber okumasını istemeyen, okula ayrı kapılardan girilmesini isteyen bir grup velinin, otizmli çocukları yuhaladıkları da iddia edildi.

Ne yazık ki farklılıklara saygı duymuyoruz. Oysa farklılıklarımız bizim zenginliklerimiz. Pek çok global firma bu zenginliğin farkında. Yurtdışında şirketlerin en büyük gündem maddelerinden biri iş gücünü çeşitlendirmek.
Türkiye’de çeşitlilik denilince akla ilk gelen kadın-erkek çeşitliliği ama çeşitliliğin din, dil, ırk, jenerasyon, cinsel tercih gibi pek çok boyutu var. Nöroçeşitlilik ise bir başka boyutu. Son yıllarda yurtdışındaki şirketler nöroçeşitliliğe odaklanmaya başladılar, yani disleksi, otizm ve ADHD (dikkat eksikliği ve hiperaktivite) olan kişileri işe almak için uğraşıyorlar. Örneğin globalde SAP, HP, Microsoft gibi şirketler otizmli bireyleri işe almak için programlar yürütüyorlar.

Nöroçeşitliliğe odaklanmak şirketlere rekabet avantajı da sağlıyor. Otizmli bireyler, pozisyona göre değişmekle birlikte ortalamanın yüzde 48 ila yüzde 140 üzerinde iş üretebiliyor. Disleksi ya da otizmli bireyler, analitik zeka, matematik, istatistik gibi alanlarda çok başarılı olabiliyorlar… ADHD’li bireyler yüksek hayal güçleriyle öne çıkıyor. Disleksilerin yüzde 84’ü muhakeme, olasılıkları değerlendirme ve karar vermede ortalamanın üzerindeler. Bu yetkinlikler günümüz çalışma hayatında en çok aranan ve işverenlerin bulmakta en çok zorlandıkları özellikler. Bunun farkına varan bilişim ve teknoloji şirketleri başta otizmli bireyler olmak üzere nöroçeşitliliğe sahip kişileri işe alıyorlar.

ODAKLI VE ANALİTİKLER
Yurtdışında Ernst & Young (EY), Credit Suisse Group, Dell Technologies, Microsoft, DXC Technology ve diğer pek çok firma nöroçeşitlilik programları kapsamında yapay zeka rolleri için otizmli bireyleri işe alıyorlar. EY, Fotune 500 şirketlerine benzer programlar uygulamalarını tavsiye ediyorlar.
Otizmlileri çalıştıran firmalar, otizmli bireylerin aşırı odaklı, oldukça analitik olduklarını ve tekrarlayan yapay zeka işleri için uzun saatler çalışabildiklerini söylüyorlar.

80 OTİZMLİ ÇALIŞAN VAR
Wall Street Journal’da 4 Ağustos 2019’da John Murawski imzasıyla yayımlanan haberde yer alan bilgiye göre EY hali hazırda 80 otizmli bireyi istihdam ediyor. Bu sayı 3 yıl öncesinin iki katı. En son işe alınanlar daha önce kapıcı, pizza dağıtıcısı ve Uber sürücüsü olarak çalışıyorlarmış. Eğitim durumları liseden doktoraya kadar giden bu kişiler şimdi şirketin Dallas, Şikago, Philadelphia, San Jose ve Nashville’deki 5 nöroçeşitlilik merkezinde çalışıyorlar.
Örneğin Dallas’da 8’i otizmli 14 çalışanın olduğu takım, geçen yıl EY danışmanlık sözleşmelerini otomize eden bir algoritma geliştirdi. Ayda 2 bin sözleşme üreten bu sistem şirkete 500 bin saat kazandırmış.
EY’de çalışmaya ocak ayında başlayan Asperger sendromlu Ian Nancarrow (31) ise interaktif medya konusunda ön lisansa sahip. Daha önce paket teslimi dahil aynı anda üç işte çalışan Nancarrow, bugün ise 6 programlama dili bilen bir hesap destek yardımcısı ve kod yazıyor.
EY şirket yöneticileri, otizmli bireyleri işe almanın iş açısından bir gereklilik olduğunu, bunu bir hayır ya da sosyal sorumluluk olarak görmediklerini söylüyorlar.
SAP’ın globalde duyurduğu ‘Autism at Work’, ‘işte otizm” programı, otizmli bireyleri iş hayatına katmayı amaçlıyor. SAP, bu projesi ile global olarak mevcut 66 bin çalışanın en az yüzde 1’lik kısmının 2020’ye kadar otizmli çalışanlardan oluşmasını hedefliyor. Şirket toplamda 160 otizmli bireyi istihdam ediyor.

EKER 5 OTİZMLİ BİREYİ İŞE ALDI

Türkiye’de Eker Süt Ürünleri, ‘Otizmli Bireyler Eker’le İş Gücünde’ projesiyle 5 otizmli bireyi istihdam ediyor. Hedef bu sayıyı 12’ye çıkarmak.
Hali hazırda 19 – 28 yaşları arasında, 2’si kadın 3’ü erkek, toplam 5 otizmli birey, başlarında yaşam koçlarıyla birlikte fabrikada paketleme istasyonunda çalışıyor. Eker Süt Ürünleri Genel Müdür Yardımcısı Nevra Eker, “Otizmli çalışanlarımız diğer çalışanlarla eşit, hatta daha hızlı paketleme yapabiliyor. Otizmli bireylerin, işlerine oldukça odaklı ve üretken olduklarını gözlemliyoruz. Ayrıca otizmli bireylerimiz, istekli ve verimli performanslarıyla diğer iş arkadaşlarının motivasyonuna da olumlu katkı sağlıyor” diyor. Nevra Eker, projenin nasıl doğduğunu şöyle anlatıyor: “Eker’in ortağı olan Andros Gıda Grubu, 2016 yılında toplam 12 kişiden oluşan otizmli yetişkin bireyleri istihdam etmeye başladı. Bu proje kapsamında aynı zamanda yaratmış oldukları yaşam evi içinde otizmli bireylerin yaşam koçları ve eğitmenlerin desteğiyle birlikte yaşayabileceklerini ortaya koydular. Ortağımız Andros, Fransa’da gerçekleştirdiği bu projeyi bize anlattığında çok ilgimizi çekti. Bu projeyi Eker’de uygulamak istedik ve Tohum Otizm Vakfı ile iş birliği yaparak fabrikamızda çalışmalara başladık. Bir iş modeli oluşturduk. Projenin ana yürütücüsü olarak uzman psikolog olan bir süpervizör ve otizmli bireylere hem iş hem de sosyal alanlarda koçluk yapması için iş koçları istihdam etmeye başladık.
Otizmli bireylerin, fabrikada yaşayabilecekleri sorunlar tespit edilerek onlara özel alanlar yapıldı. Her otizmli birey, iki aylık bir adaptasyon sürecinin ardından işe başladı. Öncelikle işin prototipi bir çalışma odasında gerçekleştirildi. İşe ve işyerine alıştıktan sonra fabrikada üretim aşamasına geçildi. Bu arada fabrika çalışanlarımıza da ‘otizm nedir’, ‘otizmli bireylere nasıl davranmalı’ gibi eğitimler verdik.”
Nevra Eker, “İş sonuçlarına baktığımızda, otizmli bireylerin normal çalışanlardan iş sonuçları olarak farkının olmadığını hatta birçok alanda daha üstün iş çıkardıklarını görüyoruz” diyor.

OTİZMLİ ÇALIŞANLAR ANLATIYOR
Seyhan Şentürk (22), ev hanımı bir anne ve emlakçı bir babanın kızı. Ortaokuldan sonra Bursa Büyükşehir Belediyesi Konservatuarı Türk Halk Müziği Bölümü’ne giden ve oradan mezun olan Şentürk, daha önce çalışmamış. Hiçbir yere iş başvurusunda da bulunmamış. 4 aydır Eker’de çalışan Şentürk, paketleme alanında çalışıyor, kutu yapıyor.
1.5 yıldır Eker’de paketleme ve palete ürün dizme işleri yapan Halil İbrahim Çetin (19) de daha önce hiç çalışmamış. Çetin, “Hiç çalışmadım. Şimdi Eker’de çalışıyorum. Başka bir iş istemiyorum. Ben başka işlere uyumlu değilim. Yeni bir iş benim için çok yorucu olur” diyor.
Arda Toker (28), eczacı bir ailenin çocuğu. Nilüfer İş Okulu’nu bitirdikten sonra ailesinin eczanesinde çalışmış. Toker, “Ailemin eczanesinde çalıştım. Onlara yardım ettim, ilaçları dizdim, müşterilere merhaba dedim” diye anlatıyor daha önceki iş deneyimini. Şimdi ise Eker’de paketleme işçisi olarak çalışıyor.

59 ÇOCUKTAN 1’İ
Otizm, doğuştan gelen ve yaşamın ilk üç yılında fark edilen nöro-gelişimsel bir farklılık. Eğer bir çocukta, başkalarıyla göz teması kurmamak, gözlerin bir yere takılıp kalması, ismi söylendiğinde bakmamak, sözleri tekrarlamak, parmağıyla istediği şeyi gösterememek, akranlarının oynadığı oyunlara ilgi göstermemek, sallanmak, çırpınmak, parmak ucunda yürümek, dönen nesnelere karşı aşırı ilgi ve takıntılı davranışlar gibi belirtilerden bir ya da birkaçı gözlemleniyorsa bu belirtiler görmezden gelinmemeli, hemen bir çocuk ergen psikiyatristine başvurulmalı. 2003’den bugüne 462.936 otizmli çocuk ve ailenin hayatına dokunan Tohum Otizm Vakfı’nın Genel Müdürü Betül Selcen Özer, “Unutulmasın ki otizmin, günümüzde bilinen tek tedavisi vardır o da erken tanı ile yoğun ve sürekli özel eğitim. Erken tanı ve doğru bir eğitim yöntemi ile yoğun olarak eğitim alan çocukların yaklaşık yüzde ellisinde otizmin belirtileri kontrol altına alınabilmekte, gelişim sağlanabilmekte, büyük ilerleme kaydedilmekte ve hatta bazı otizmli çocukların ergenlik yaşına geldiklerinde diğer arkadaşlarından farkı kalmayabiliyor” diyor.
Özer’in verdiği bilgiye göre otizmin görülme sıklığı günümüzde çok büyük bir hızla artıyor. 1985 yılında her 2.500 çocuktan birine konan otizm tanısı, 2001 yılın da 250, 2013 yılında ise 88 çocuktan birine denk gelirken, günümüzde doğan her 59 çocuktan 1’i otizmli olarak dünyaya geliyor. Ülkemizde, 0-19 yaş grubu arasında yer alan 434 bin otizmli çocuk ve gencin 30 bini okullaşabilmiş ve eğitime ulaşabilmiştir. 59’da 1 oranı Türkiye nüfusuna projeksiyon yapıldığında ülkemizde 1 milyon 387 bin 580 otizmli birey olduğunu görülüyor. Bu projeksiyona göre çalışmaya uygun otizmli sayısı yaklaşık 950 bin. Fakat ülkemizde engelli bireylerin yüzde 93.3’ü çalışmıyor. Otizm, engel türleri içinde en az istihdam edilenlerden.
Özer, “Otizmli bireyler, çoğumuzdan farklı olarak rutin işlerde yüksek verimlilik sağlar, diğer çalışanların sıkıcı bulduğu ve kaçındığı monoton işleri mutlu bir şekilde yaparlar” diyor.
Burcu ÖZÇELİK SÖZER, Hürriyet İK, 10 Kasım 2019